İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/443 GÜNDEMDE

Tarım sektöründeki sorunların araştırılarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: İlhami Özcan Aygun Tekirdağ · CHP ve 30 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Türkiye'de yanlış tarım politikası ve iklim değişikliğine bağlı kuraklık, gıda güvenliğinin sigortası olan tarım sektörünü derinden etkilemiştir. Tahıl üretim miktarı azalmış; tarımda yeterlilik oranı düşmüştür.

Aşımız-ekmeğimizin ana maddesi olan ve stratejik ürün olarak değerlendirilen buğday üretiminde büyük bir kriz yaşanmaktadır. 2015 yılında 22 milyon 600 bin ton olan buğday üretimi, nüfustaki büyük artışa ve her geçen gün katlanan sığınmacı sayısına karşın 2021 yılında 17 milyon 630 bin tona, 2022 yılında 19 milyon 750 bin tona gerilemiştir. 2015 yılında 8 milyon ton olan arpa üretimi, 2022 yılında 8 milyon 500 bin ton düzeyinde kalmıştır.

2015 yılında 6 milyon 400 bin ton mısır üretimi, 2022 yılında 8 milyon 500 bin ton düzeyine gelebilmiştir. 2015 yılında 920 bin ton olan çeltik üretimi, 2022 yılında 950 bin ton düzeyinde kalmıştır.

Metnin tamamını göster (22 paragraf daha)Metni kısalt

Ayçiçek üretimindeki artış ise son iki yıldır artan kuraklığa yönelik etkin önlemlerin alınmaması, yerli üreticiye yeterli destek verilmemesi ve ithalat bazlı politikanın esas alınması nedeniyle durağan düzeye gelmiştir. Nitekim 2015 yılında 1 milyon 680 bin 700 ton olan ayçiçek üretimi, 2021 yılında 2 milyon 415 bin tona çıkmış, ancak 2022 yılında sıçrama yapamayarak, 2 milyon 550 bin ton düzeyinde sabitlenmiştir. 2023 yılında Trakya'da görülen aşırı kuraklık sonucu ayçiçeklerinde yaşanan verim kayb, nedeniyle üretimde büyük düşüş beklenmektedir.

Türkiye, AK Parti iktidarları döneminde yanlış politikalar sonucu tarımda kendi kendine | yeterlilik oranını yitirmiştir. Tahılda, 2012-2013 döneminde yüzde 98, 2013-2014 döneminde yüzde 101,8 olan buğdaydaki yeterlilik oranı, 2021-2022 döneminde yüzde 87.3'e inmiştir. Nitekim 2022-2023 döneminde, yetersiz yağışlar nedeniyle verim alınamamış, ilk beş ayda 6.5 milyon ton buğday ithalatına gidilmiştir.

Arpa üretiminde yeterlilik oranı büyük darbe yemiştir. 2012-2013 döneminde, yüzde 91.8, 2013-2014 döneminde yüzde 100.8 olan arpadaki yeterlilik oranı, 2021-2022 döneminde | yüzde 66.8'e inmiştir.

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), sırtını çiftçiye dönerek, üreticiye gereken desteği vermemiştir. TMO, alım fiyatını prim hariç makarnalık buğday için ton başına 9 bin lira, ekmeklik buğday için ton başına 8 bin 250 lira, arpa için ton başına 7 bin lira olarak açıklamıştır.

Serbest piyasa ile örtüşmeyen bu fiyatlar çiftçimizi toprağa küstürmüştür. Mısır üreticimiz de ton başına 6 bin lira olarak açıklanan mısır fiyatından memnun kalmamıştır. Geçen yıl kilogram başına 5 bin lira 70 kuruş olan mısır fiyatının, bu yıl yüzde 5.3 artışla 6 bin lira olarak açıklanması büyük bir hayal kırıklığı yaratmıştır.

Mazot fiyatları geçen yılın Ağustos ayına göre yüzde 42,9 zirai ilaç fiyatı yüzde 42. 9, gübre fiyatları yüzde 20 oranında artmıştır. Yaptığı masrafin altında taban fiyat tarımdan vazgeçmektedir. Bu ağır şartlarda üretimde kalmaya çalışan çiftçilerin kredi borcu 500 milyar liraya ulaşmıştır.

Gıda güvenliğinin kilidi olan tahıl başta olmak üzere, stratejik ürünlerde yaşanan üretim krizinin tüm boyutları ile incelenerek, çözüm önerilerinin geliştirilmesi için İçtüzüğümüzün 104. ve 105. maddeleri gereğince Araştırma Komisyonu kurularak, konunun kapsamlı olarak araştırılmasını arz ederim. (12.10.2023) Hanın

GEREKÇE

AK Parti iktidarları döneminde izlenen "ithalat odaklı" tarım politikası, ülkemizin gıda güvenliğini tehlikeye atmaktadır. 2022 yılında piyasada süt ve süt ürünlerinin fiyatlarındaki artışı önleyebilmek için çiğ süt fiyatını düşük tutan iktidar, maliyetlerini karşılayamayan üreticinin hayvancılıktan kopmasına ve ineklerini kesmesine yol açmıştır.

2023 yılının ilk altı aylık döneminde büyükbaş hayvan sayısı 2022 yılı sonuna göre 336 bin baş azalarak 16 milyon 687 bine gerilemiştir. Aynı dönemde küçük baş hayvan sayısı da 2 milyon 992 bin adet azalarak 53 milyon 274 bine düşmüştür. Üreticinin, süt hayvanlarını kesime gönderdiği bu süreçte; arz miktarındaki artış belli bir süre et fiyatlarındaki artışı durdurmuştur. Ancak süt ineklerinin kesim süreci tamamlandığında, et fiyatları yeniden artma eğilimine girmiş, vatandaş da kırmızı et tüketemez hale gelmiştir. Çocuklarımızın gelişim sürecine de büyük darbe vuran bu yapısal sorun, gelec tehdit etmektedir.

AK Parti iktidarı, fiyatlardaki artış karşısında çözümü yine ithalatta aramıştır. Yalnızca Ocak-Ağustos 2023 döneminde; gıda ve canlı hayvan ithalatı, bir önceki döneme göre yüzde 25.1 oranında artmıştır. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre, Ocak-Ağustos 2023 döneminde 11 milyar 262 milyon dolarlık gıda ve canlı hayvan ithalatı gerçekleştirilmiştir. Bu dönemde canlı hayvan ithalatı için ödenen para yüzde 634,9 oranında artarak 599 milyon dolara, et ve et ürünleri ithalatı için ödenen para yüzde 94,5 oranında artarak 195 milyon dolara çıkmıştır. Üreticiye ayrılmayan kaynağın ithalata aktarılması, Türkiye'nin tarım ve hayvan üretiminde kan kaybetmesine yol açmaktadır.

Çiftçinin buğday hasadı yaptığı dönemde gerçekleşen ithalatlar, tahıl üretiminde de büyük sorunlar yaratmaktadır. Ocak-Ağustos 2023 döneminde hububat ithalatı yüzde 20 artarak, 4,3 milyar dolar; meyve ve sebze ithalatı yüzde 30,8 artarak, 1,9 milyar dolar; kahve, çay ve benzerlerinin ithalatı yüzde 27 artarak, 1,1 milyar dolar; hayvanlar için gıda ithalatı yüzde 12 artarak, 1,9 milyar dolar düzeyine tırmanmıştır.

Buğday ve arpanın yanı sıra pirinç üretiminde de büyük gerileme yaşanmaktadır. 2015 yılında 920 bin ton olan çeltik üretimin 2023 yılında 876 bin tona düşmesi beklenmektedir. Pirinç üretiminde 2012-2013 döneminde yüzde 86.9 olan yeterlilik oranı, 2021-2022 döneminde yüzde 75.4"e düşmüştür.

Mısır üretiminde 2012-2013 döneminde yüzde 77,5 olan yeterlilik oranı, 2021-2022 döneminde yüzde 76.6'a inmiştir.

Türkiye, AK Parti iktidarları öncesinde şeker pancarı üretiminde dünyanın sayılı ülkeleri arasında iken, Cumhuriyet tarihi boyunca ilk kez ithalat yapmak zorunda kalmıştır. Stratejik bir ürün olan şeker pancarından, şeker ve alkol üretilir. Özelleştirmeye dayalı yanlış şeker politikası, Türkiye'nin 450 bin ton şeker ithal etmesine yol açmıştır. Türkiye'de en ucuz gıda ürünlerinden biri olan şeker fiyatları; 2021-2023 döneminde yüzde 541 oranında artmıştır.

Bu koşullarda üreticiye yine gereken destek verilmemektedir. 2022 yılında 19 milyon ton olan şeker pancarı üretiminin bu yıl 21,5 milyon ton olarak gerçekleşmesi beklenirken, açıklanan taban fiyat, üretici için hayal kırıklığı yaratmıştır. Alım fiyatını kotgafârm a primi dahil ton başına 1855 lira olarak açıklayan iktidar, çiftçiyi derinden ü pancarı üreticisi de toprağını terk etmeye başlamıştır. 2020-20215 sözleşmeli şeker pancar üretimi yapan çiftçi sayısı 93 bin 812 çiftçi iken, 2022- 2023 döneminde bu sayı 78 bin 755'e gerilemiştir.

Ülkemizde tarımda izlenen yanlış politikalar sonucu toprak verimliliğimizin son 10 yılda yüzde 23 azaldığı da raporlanmıştır.

Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi, 2022 yılında bir önceki yıla göre yüzde 151,03 oranında artmıştır.

Çiftçinin artan üretim maliyetleri, tarım sektörünün geleceği açısından büyük bir tehdittir. Üre gübresinin tonu 14 bin, DAP Gübresinin tonu 20 bin liradır. Mazot fiyatları geçen yılın Ağustos ayına göre yüzde 42,9 zirai ilaç fiyatı yüzde 42.9, gübre fiyatları yüzde 20 oranında artmıştır. Yaptığı masrafın altında taban fiyat alan üretici, borçlanmakta ve tarımdan çekilmektedir.

Çiftçilerin kooperatif hariç bankalara olan kredi borcu; 499,3 milyar liraya ulaşmıştır. Bu borcun 427,2 milyar lirası kamu bankalarının, 72,1 milyar lirası ise özel bankaların sektöre kullandırdığı kredilerden oluşmaktadır.

Tarım sektöründeki bu krizin ve çiftçilerin ağırlaşan sorunlarının tüm boyutları ile incelenmesi elzemdir.

Öne çllöşer

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

31 İMZA
CHP 31

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.