Suça sürüklenen çocuklarla ilgili alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)YENİ PARTİ " ENİ Grup Mn YENİ | mein NEYE alte.2026
10/4524 vatan dayan
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞVNA
Türkiye'de çocukların suça sürüklenmesi artık görmezden gelinemeyecek kadar büyük bir toplumsal krize dönüşmüştür. TÜİK'in açıkladığı 2025 yılı verilerine göre 609 bin 959 çocuk güvenlik birimlerine gelmiş veya getirilmiştir. Bu çocukların 196 bin 308'i suça sürüklenme iddiasıyla, 267 bin 794'ü ise mağdur olarak kayıtlara geçmiştir.Bu rakamlar sadece istatistik değildir. Her biri yarım kalmış bir çocukluk, kaybedilen bir eğitim yılı, sönen bir umut ve geleceği tehdit altında olan bir hayat demektir. Asıl sorulması gereken şudur: Çocuklar mı suça yöneliyor, yoksa yanlış politikalar mı çocukları suça itiyor? Bir çocuğun eline kitap, kalem ve oyuncak yerine suç dosyası geçiyorsa burada yalnızca çocuğu değil, o çocuğu koruyamayan düzeni de sorgulamak gerekir.
Bugün Türkiye'de derinleşen ekonomik sorunlar, artan yoksulluk, işsizlik ve gelir adaletsizliği milyonlarca ailenin yaşamını zorlaştırmaktadır. Geçim sıkıntısı yaşayan aileler çocuklarına yeterli imkan sunmakta zorlanırken, eğitimden kopan, sosyal çevresi zayıflayan ve geleceğe dair umudunu kaybeden çocuklar suç örgütlerinin hedefi haline gelmektedir. Parçalanmış aileler, aile içi sorunlar, şiddet, ihmal ve yetersiz sosyal destek mekanizmaları çocuklarımızı daha kırılgan hale getirmektedir. Devletin ulaşamadığı çocuklara, ne yazık ki suç çevreleri daha kolay ulaşmaktadır. Birkaç saat içinde kazanılacak kolay para vaadi, geleceği çalınan binlerce çocuğun hayatını karartmaktadır. Bugün suça sürüklenen çocuklarda yaralama, hırsızlık, uyuşturucu ve tehdit suçlarının ilk sıralarda yer alması, üzerinde ciddi şekilde düşünülmesi gereken bir tablodur. Çünkü çocukları sadece cezalandırarak bu sorunu çözmek mümkün değildir. Asıl mücadele, çocukların neden suça sürüklendiğini anlamak ve bu nedenleri ortadan kaldırmaktır. İktidarın yıllardır uyguladığı politikalar, ne yazık ki çocukları suça sürükleyen ekonomik ve sosyal sorunların köküne inmekte yetersiz kalmıştır. Daha fazla güvenlik önlemi almak, daha fazla ceza uygulamak tek başına çözüm değildir. Çünkü suç ortaya çıktıktan sonra müdahale etmek kolaydır; asıl görev, çocuk suçla tanışmadan önce onu koruyabilmektir. Bir ülkede çocuklar okul sıralarında olması gerekirken güvenlik birimlerinin kayıtlarında yer alıyorsa, bu sadece çocukların değil, o ülkeyi yönetenlerin de sorumluluğudur
Her çocuğun güvenli bir çevrede büyüme, kaliteli eğitim alma ve geleceğe umutla bakma hakkı vardır. Devletin görevi, çocuk suç işledikten sonra onu cezalandırmak değil; suçun oluşmasına neden olan koşulları ortadan kaldırmaktır. Çünkü güçlü devlet, çocuklarını kaybettikten sonra müdahale eden değil; çocuklarını kaybetmeden önce koruyandır. Bugün çocuklarımızın geleceği için harekete geçilmezse, yarın çok daha ağır toplumsal sorunlarla karşı karşıya kalacağız. Bir ülkenin gerçek kalkınması yalnızca &konomik göstergelerle değil, çocuklarının ne kadar güvende olduğu ile ölçülür. Çocuklarımızın kaderi yoksulluk, şiddet ve suç olmamalıdır. Onların kaderi eğitim, bilim, sanat ve umut doll bir gelecek olmalıdır. Bu nedenle Anayasamızın 98'nci Türkiye Büyük Millet Meclisi İsi
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
AYNI KONUDA
Aynı konuda verilen diğer önergeler
TBMM, aynı konudaki araştırma önergelerini birleştirerek görüşebilir; tek bir araştırma komisyonu kurulabilir.