Enflasyonun vatandaşlar üzerindeki etkisinin araştırılarak enflasyon oranlarının azaltılması için alınması gereken alternatif önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Bir anlamda hatalı ekonomi politikaları sonucunda oluşan zararların halka ödetilmesini ifade eden enflasyon ile mücadeleye ilişkin olarak izlenmesi gereken farklı yöntemlerin, yeni görev ve sorumlulukların, atılması gereken adımların ve yasal düzenlemelerin belirlenmesi ve Türkiye'nin içinde bulunduğu yüksek enflasyon sorunu ile mücadele etmenin en hızlı ve güvenli yollarının araştırılması amacıyla Anayasa'nın 98. ve TBMM İçtüzüğü 'nün 104. ve 105. maddelerine göre Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.
Güncel TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) verilerine göre, Ağustos 2026 döneminde Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) aylık yüzde 1,84 oranında artış gösterirken, yıllık enflasyon yüzde 31,51 olarak açıklanmıştır.
Bağımsız akademisyenlerin oluşturduğu Enflasyon Araştırma Grubu'na göre (ENAG) enflasyon Ağustos 2026'da aylık yüzde 2,24 artarken, yıllık yüzde 49,03 olmuştur.
Metnin tamamını göster (27 paragraf daha)Metni kısalt
Merkez Bankası (TCMB) tarafından yayınlanan güncel 'Sektörel Enflasyon Beklentileri' raporuna göre, Eylül 2026'da 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentileri hanehalkı için yüzde 45,60 seviyesindedir.
Eylül 2026'da yayımlanan "Piyasa Katılımcıları Anketi"ne göre ise, katılımcıların 2026 yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 29,6 civarındadır. Aradaki Bu uçurum niteliğindeki fark, kamuoyunda Merkez Bankası'na güvenin ciddi şekilde sarsıldığını kanıtlamaktadır.
Merkez Bankası'nın enflasyon tahminleri ile resmi enflasyon verileri kıyaslandığında karşılaşılan büyük orandaki tutarsızlık tablosu da, kamuoyunun; hem Merkez Bankası'na, hem uygulanmakta olan para politikasına, hem de genel olarak ekonomi yönetimine güveninin ciddi şekilde sarsılmasına yol açmaktadır. Son 5 yıldaki enflasyon beklentileri ile gerçekleşen enflasyon oranlarının karşılaştırılması, aşağıdaki tabloda belirtilmektedir:
Gerçekleşen TÜFE | *Beklenen / Tahmin Edilen Enflasyon | MB / OVP Hedefi
Yıl (4) (4) (4)
2021 36,1 - 15 9,4
2022 64,3 45 11,8
2023 44,4 38 22,3
2024 44,4 30 15,2
2025 30,89 29,5 24
2026 — 29,6 28,4
• "Beklenen/Tahmin Edilen Enflasyon" kategorisi, TCMB tarafından yapılan Piyasa Katılımcıları Anketlerinin sonuçlarını ifade etmektedir.
Ayrıca, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda 1211 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Kanunu'nun 42'nci maddesi gereğince gerçekleştirilen, 7 Ekim 2025 tarihli "Merkez Bankası Bilgilendirme Toplantısı" nda; TCMB Başkanı sunumu esnasında dezenflasyonun yavaşladığını, yani enflasyonun düşmediğini belirtmiştir. Bunun üzerine, mevcut ekonomi politikalarının; para politikası, dezenflasyon süreci vs. enflasyonun düşürülmesi için yeterli olmayacağı anlaşılmıştır.
Bir ülkede enflasyonun düşük olması;
Öncelikle ekonomik istikrar ve öngörülebilirlik sağlar: fiyatlar yavaş ve tahmin edilebilir şekilde artar. Bu da hem tüketicilerin hem de yatırımcıların geleceğe yönelik plan yapmasını kolaylaştırır. Şirketlerin yatırım kararlarını, tüketicilerin ise harcama ve tasarruf planlarını daha güvenle yapabilmesi sağlanır.
Yatırımların artması için sağlıklı ve güvenli bir ortam oluşturur: Faizlerde istikrarlılık hakimdir. , Buna bağlı olarak yatırım maliyetleri düşer.
Yüksek enflasyon dönemlerinde yatırımcılar belirsizlik nedeniyle beklemeye geçer; düşük enflasyon dönemlerinde üretim genişler.
Düşük enflasyon, ekonomik büyümeyi destekler: Sermeye birikimini arttırır. Tasarruflar korunur, bankalar uzun vadeli kredi verebilir, yatırım artar.
Enflasyonun düşük tutulması, Merkez Bankası'na ve para birimine olan güveni artırır. Bu durum ise döviz kurlarını istikrara kavuşturur ve yabancı yatırımcı sayısı artar.
Gelir dağılımında adaleti sağlar: Yüksek enflasyon sabit gelirlileri (memurlar, emekliler, işçiler) olumsuz etkiler; çünkü maaş artışları genelde fiyat artışlarının gerisinde kalır.
Düşük ve istikrarlı enflasyon dönemlerinde, toplumsal refahın ve güvenin artmasına yol açan gelirlerin satın alma gücü korunur.
Düşük enflasyon Devletin maliyesini güçlendirir, mali disiplinin korunmasına yardımcı olur: Enflasyon düşükken kamu borçlanma maliyetleri azalır. Vergi adaletini destekler.
Faiz ödemeleri düştüğü için kamu kaynakları üretken alanlara (eğitim, altyapı, sağlık) aktarılabilir.
Özetle, düşük ve istikrarlı enflasyonun sağlanması, bir ekonominin sağlıklı büyümesi için en temel koşullardan biri, sürdürülebilir kalkınmanın temelidir. Yüksek enflasyon kısa vadede hızlı büyümeyi sağlayabilir ama bu büyüme sağlıksız ve kırılgan olur. Düşük enflasyon ise, ekonomide güven, öngörü ve verimlilik düzeylerini arttıracağı için büyümeyi, dengeli ve sürdürülebilir kılar.
Yüksek enflasyon ise, ülkemizde olduğu gibi ahlakı bozar, toplumda yozlaşma ve çürümeye neden olur. (Artan maddi sorunlarına çare arayan bir çok vatandaşın kolay para kazanma yöntemlerine başvurması sonucunda suça bulaşması gibi) Alım gücünün düşmesine sebep olur. Buna bağlı olarak gelir adaletsizliği büyür, yoksulluk oranı artar.
Yüksek enflasyon ortamında; vergi yükü artar. Temel insan haklarına erişim imkan! kısıtlanır. ç geçilmesi ve sonucunda ekonomik krizin derinleşmesi süreci, enflasyonun yükselmesine ve bu sorunun derinleşmesine neden olmuştur. Günümüzde gelinen son nokta, ekonomi politikasını yürütenlerce enflasyonun düşürülemediğinin itiraf edilmesi olmuştur.
Hazine, maliye ve para politikasından oluşan ve sanayi, teknoloji, tarım, ticaret gibi sektörlerin ön planda tutulması, üretimin geliştirilmesi ile desteklenen ekonomi yönetiminde; bu 3 öge arasında güçlü bir tutarlılık bağlantısı sağlanmalıdır. Ayrıca ekonomi yönetimi ile yürütme arasında da tam bir uyumluluk sağlanmalı, Merkez Bankası'nın bağımsızlığı her daim korunmalı ve ekonomi yönetiminde alınan kararların rasyonelliğinin teminat altına alınması amacıyla gereken adımlar atılmalıdır.
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
AYNI KONUDA
Aynı konuda verilen diğer önergeler
TBMM, aynı konudaki araştırma önergelerini birleştirerek görüşebilir; tek bir araştırma komisyonu kurulabilir.