İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/481 GÜNDEMDE

Kaçırılma ve zorla kaybetme olaylarına ilişkin iddiaların araştırılarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Zeynep Oduncu Kutevi Batman · DEM Parti ve 19 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Türkiye'de son yıllarda giderek artan kaçırılma ve zorla kaybetme vakalarının araştırılması, siyasi sorumluların açığa çıkarılması ve faillerin cezalandırılarak kayıp yakınlarının adalet arayışlarını sonuçlandırmak amacıyla Anayasa'nın 98'inci, İçtüzüğün 104 ve 105'inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılması için gereğini arz ve teklif ederim.

GEREKÇE

Yirminci yüzyılın ikinci yarısı dünyanın farklı bölgelerinde askeri darbelerin, iç savaşların ve devlet şiddetinin yoğun olarak yaşandığı bir dönem olmuştur. Özellikle askeri darbe süreçlerinde devlet şiddeti olarak en çok gündeme gelen ağır insan hakları ihlali, kolluk eliyle kaçırılma ve zorla kaybedilme vakalarıdır.

Metnin tamamını göster (8 paragraf daha)Metni kısalt

Uluslararası literatürde enforced disappearance veya enforced or involuntary disappearance terimleriyle zorla kaybetme/kaybedilme olarak ifade edilen suç, Türkiye'de genellikle "kayıp" veya "gözaltında kayıp" olarak kullanılmaktadır.

Türkiye'de zorla kaybetme suçu çoğunlukla siyasi muhaliflere, Kürtlere, solculara devlet güçleri veya devlet tarafından açık ya da gizli biçimde desteklenen güçler tarafından uygulanmış; gözaltı, tutuklama, kaçırılma sonrasında bu kişilerin akıbetinden haber alınamamış, varlıkları yasadışı bir biçimde ortadan kaldırılmış ve bir hukuk öznesi olarak ispat edilemediği için kişiler yasal korumadan mahrum bırakılmıştır.

İnsan Hakları Derneği'nin raporlarına göre; 1990'lardan günümüze değin gözaltına alındıktan sonra kaybolan insan sayısı 940'tan fazladır. Tespit edilen 253 toplu mezarda ise 4 binden fazla kişinin gömülü olduğu düşünülmektedir. Ancak özellikle OHAL bölgesinde kayıp yakınlarının tamamının resmi başvuruda bulunmadığı düşünüldüğünde gerçek sayı çok daha fazladır. Türkiye'de kayıp yakınları 27 Mayıs 1995'ten beri Cumartesi İnsanları olarak her hafta bir gün Galatasaray Meydanı'nda ve Diyarbakır'da Koşuyolu Parkı'ndaki İnsan Hakları Anıtı önünde nöbet tutarak zorla kaybedilen yakınlarının bulunması ve faillerin cezalandırılması çağrısında bulunmaktaydılar. Ancak özellikle 2016'dan sonra siyasi iktidar Diyarbakır'da kayıp yakınlarının oturma eylemleri yapmasına ve Cumartesi İnsanlarının simgeleşen Galatasaray Meydanı'na girmesine hatta çiçek bırakmasına dahi izin vermemekte, girmeye çalışanları da her hafta gözaltına almaktadır.

Türkiye'de özellikle darbe girişimi sonrası pek çok kaybetme vakası yaşanmıştır. Bunlardan biri de Mehmet Bal?dır. 24 Ocak 2020 tarihinde Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumundaki oğlunu ziyaret etmek için Batman'dan İstanbul'a gelerek, aynı gün akrabalarıyla görüştükten kendisinden daha sonra bir daha haber alınamamıştır. Yaklaşık 4 yıldır kayıp olan Mehmet Bal'ın akıbetine ilişkin yetkili makamlarca aileye hiçbir bilgi verilmediği gibi babasının gözaltına alınıp alınmadığını öğrenmeye çalışan Nihat Bal, "neden gözaltına alınsın dağa çıkmıştır" şeklinde bir cevap ile karşılaşmıştır. İnsan Hakları Derneği'nin Mehmet Bal'ın akibetine ilişkin İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığına yaptığı başvurulardan da henüz bir sonuç alınamamıştır.

Benzeri vakalarda sıklıkla başvurulan HTS kayıtları yoluyla telefon sinyali takibinin yapılması ve yine İstanbul gibi neredeyse her noktası MOBESELER ile donatılmış bir metropolde kamera kayıtlarının incelenmesiyle kısa sürede ilerleme kaydedilebilecek bir olayda henüz tek bir gelişme dahi olmaması etkili bir soruşturma yürütülmediğine ilişkin iddiaları güçlendirmektedir.

Zorla kaybedilme vakalarında en önemli ihlalin "etkin soruşturma yürütülmemesi" olması ve Türkiye'nin, İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi'nde bu ihlalden sıkça mahkum edilen ülkelerden biri olması da göz önünde bulundurulduğunda ailede ve kamuoyunda oluşan güvensizlik ve hakikate erişememe endişesi daha da artmaktadır.

Zorla kaybetme; yaşama hakkını, işkence yasağını, kişi özgürlüğünü ve güvenliğini ve kayıp yakınlarının gerçeği bilme hakkını ihlal eden ağır bir insanlık suçudur. Dolayısıyla Türkiye'nin de bu olaylarla bir an evvel yüzleşmesi, kayıplara ne olduğunun ortaya çıkarılması, kayıp yakınlarının yaşadığı belirsiz sürece son verilmesi, siyasi sorumluların açığa çıkarılması ve faillerin cezalandırılarak kayıp yakınlarının adalet taleplerinin karşılaması amacıyla Meclis

Araştırması açılması elzemdir.

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

20 İMZA
DEM Parti 20

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.