Adana Kürkçüler F Tipi Kapalı Cezaevi ile Suluca Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevinde yaşandığı iddia edilen hak ihlallerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Adana Kürkçüler F Tipi Kapalı Hapishanesi ile Suluca Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesinde yaşandığı bildirilen tecrit, sağlık hizmetlerine erişimin engellenmesi, ağız içi arama ve kelepçeli muayene dayatması, kötü muamele, yayınlara erişimin kısıtlanması, sosyal faaliyetlerin sınırlandırılması ve tahliye süreçlerindeki keyfilik iddialarının bütünlüklü biçimde araştırılması gerekmektedir. İHD Adana Şubesi ile ÖHD Adana Temsilciliğinin 16 Ekim 2026 tarihli raporu ve 9 Ekim 2026'da mahpuslarla gerçekleştirdiğim görüşmelerde aktarılanlar, bu ihlallerin münferit olaylar olarak ele alınamayacağına ve hapishane yönetimlerinin uygulamaları ile denetim mekanizmalarının incelenmesi gerektiğine işaret etmektedir. Mahpusların yaşam ve sağlık haklarının korunması, insan onurunu zedeleyen uygulamaların sona erdirilmesi, iddiaların bağımsız biçimde araştırılması ve sorumluların tespit edilmesi amacıyla bir Araştırma Komisyonu kurulmasını ve bu hususta Anayasa'nın 98'inci İçtüzüğün 104'üncü ve 105'inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederim.
GEREKÇE
Adana Kürkçüler F Tipi Kapalı Hapishanesi ile Suluca Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesinde mahpusların temel haklarına ilişkin aktarımlar, güvenlik ve disiplin gerekçeleriyle uygulanan infaz rejiminin tecrit, hak kısıtlaması ve insan onurunu zedeleyen uygulamalar üzerinden işleyip işlemediğinin araştırılmasını zorunlu kılmaktadır. İnsan Hakları Derneği (İHD) Adana Şubesi ile Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Adana Temsilciliğinin hazırladığı, Temmuz, Ağustos ve Eylül 2026 dönemini kapsayan hapishanelerdeki hak ihlalleri raporu, 16 Ekim 2026 tarihinde kamuoyuna açıklanmıştır. Raporda Suluca'daki yüksek güvenlikli hapishane ile Kürkçüler F Tipi Kapalı Hapishanesinde tecrit, sağlık hizmetlerine erişimin engellenmesi, kötü muamele iddiaları, beslenme ve hijyen sorunları, sosyal faaliyetlerin kısıtlanması ve tahliye süreçlerine ilişkin sorunlar gündeme getirilmiştir.
Metnin tamamını göster (8 paragraf daha)Metni kısalt
DEM Parti Hakkâri Milletvekili olarak 9 Ekim 2026 tarihinde Kürkçüler ve Suluca hapishanelerinde mahpuslarla yaptığım görüşmelerde aktarılanlar, raporda dile getirilen kaygıları somutlaştırmaktadır. Kürkçüler'de mahpuslar, Sayın Abdullah Öcalan'ın özgürlüğüne ilişkin sloganlar nedeniyle iletişim cezaları aldıklarını, kategorize edilerek ayrı bloklarda tutulduklarını ve sohbet ile spor faaliyetlerinin toplu etkinlikler olmaktan çıkarılarak tek başına avluya çıkma biçiminde uygulandığını belirtmiştir. IŞİD/DAİŞ üyeleriyle aynı odada aile görüşmesi yapmaya zorlandıkları, zaman zaman bu kişiler üzerinden politik mahpuslara yönelik tehditlerin yaşandığı ve bazı görevlilerin şovenist tutumlarına hapishane yönetiminin kayıtsız kaldığı da tarafıma aktarılmıştır. Suluca'da ise politik mahpusların adli mahpuslarla aynı katlarda tutulduğu, tehdit şikâyetlerinin dikkate alınmadığı ve barış ile demokratik toplum sürecine uygun bir yaklaşım geliştirilmediği ifade edilmiştir.
Mahpuslar, hapishane yönetiminin tecrit ve insanlık dışı uygulamaları dayattığını, psikolog ve sosyologların bu yaklaşımı sürdürdüğünü, yer değişikliği ve güvenlik taleplerinin karşılanmadığını aktarmıştır. Bu tablo, hak ihlallerinin münferit uygulamalardan değil, hapishane yönetiminin yaklaşımından kaynaklandığına işaret etmektedir.
Sağlık hakkına erişim bakımından aktarımlar özellikle ağırdır. Mahpuslar, hastane girişinde ağız içi arama ve kelepçeli muayene dayatması nedeniyle sevklere gitmediklerini; karaciğer hastası bir mahpusun yaklaşık beş yıldır, üç ayda bir yapılması gereken kontrollerine erişemediğini bildirmiştir. İHD-ÖHD raporunda iki hapishanede 38 hasta mahpus bulunduğu, ağız içi arama dayatması nedeniyle tedavi ve sevklerin engellendiği belirtilmektedir.
Savaş Geçirgen'in hastane sevki sırasında tehdit edildiği, ters kelepçeye ve fiziksel şiddet girişimine maruz kaldığı yönündeki beyanı karşısında, üç haftadır soruşturma açılmadığının aktarılması da ciddi kaygı yaratmaktadır.
Suluca'da mahpusların günün yaklaşık 23 saatini tek kişilik hücrelerde geçirdiği ve yalnızca bir saat havalandırmaya çıkabildiği yönündeki iddialar ile yakın dönemde bir mahpusun yaşamına son verdiğine ilişkin rapor aktarımı, tecrit rejiminin ruhsal ve bedensel sonuçlarının bağımsız biçimde araştırılmasını gerektirmektedir.
Kitap kotaları, "Demokratik Komünal Toplum Manifestosu" adlı kitaba el konulduğu iddiası, Demokratik Modernite'nin son üç sayısının verilmemesi, Evrensel ve Yeni Yaşam gazetelerine erişimin kısıtlanması; yetersiz yemek, içme suyuna erişimde kota ve hijyen sorunları da mahpusların yaşam koşullarını ağırlaştırmaktadır. Sohbet, spor ve atölye faaliyetlerinin sınırlandırılması ile Gözlem ve Sınıflandırma Kurullarının keyfi kararlarla tahliyeleri geciktirdiği yönündeki iddialar ayrıca açıklığa kavuşturulmalıdır.
Anayasa'nın 10'uncu maddesindeki eşitlik ilkesi, 17'nci maddesindeki kötü muamele yasağı, 56'ncı maddesindeki sağlık hakkına ilişkin devlet yükümlülükleri ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 3'üncü maddesi, özgürlüğünden yoksun bırakılan kişilerin insan onurunun korunmasını gerektirir. Hapishanelerde güvenlik, sağlık hakkının, insan onurunun ve temel özgürlüklerin askıya alınmasının gerekçesi olamaz. Demokratik çözüm ve toplumsal barış yönündeki beklentilerin güçlendiği bir dönemde, politik mahpuslara yönelik ayrımcı ve dışlayıcı uygulama iddialarının araştırılması; hak ihlallerinin giderilmesi, sorumluların açığa çıkarılması ve bağımsız denetimin sağlanması demokratik hukuk devletinin gereğidir.
Mahpusların yaşam ve sağlık haklarının korunması, insan onurunu zedeleyen uygulamaların sona erdirilmesi, iddiaların bağımsız biçimde araştırılması ve sorumluların tespit edilmesi amacıyla bir Araştırma Komisyonu kurulmasını ve Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederim.
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.