TOKİ projelerinin akıbetinin araştırılarak projelerin planlı bir şekilde tamamlanması için yapılması gerekenlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aralık 2019'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe'de yaptığı geniş katılımlı törende 100 bin sosyal konut projesini açıklamış ve projenin en geç 1,5 yıl içinde bitirileceği sözünü vermiştir. Ancak ihalesi yapılan konutların birçoğunun henüz inşaatının dahi başlamadığı ortaya çıkmıştır. Üstelik vatandaşlarımız proje detayları açıklanırken alınacak peşinat ve taksit ödemeleri ile aynı koşullarda ev sahibi olmayı beklerken, evlerin teslim tarihi yaklaştığında aldıkları fahiş ödeme tebligatlarıyla büyük bir hayal kırıklığı yaşamışlardır.
Bu projeler kapsamında yapılan ihalelerin çoğu iptal edilmiş, gerekçe olarak ise artan inşaat maliyetleri gösterilmiştir. Ancak iktidarın bu tür gelişmeler karşısında vatandaşlarımızın mağduriyetini önleyici tedbirler almaması öngörüsüzlüğüne işaret etmektedir.
Aynı şekilde Cumhurbaşkanı tarafından 13 Eylül 2022'de açıklanan "İlk Evim İlk İş Yerim" projesi kapsamında yapılacak 250 bin konut da benzer bir sonuçla karşı karşıyadır. TOKİ kapsamındaki bu projede de aynı sonucun yaşanmaması için gerekli tedbirler ve planlamalar yapılmalıdır.
Metnin tamamını göster (6 paragraf daha)Metni kısalt
Bu nedenlerle iktidarın seçim propagandası olarak kullandığı TOKİ projelerinin tespit edilmesi, projelerin yarım kalmasının sorumlularının araştırılması, kendilerine beyan edilenin üzerinde ücret talep edilmesi ile oluşan mağduriyetin giderilmesi, projelerin planlı ve hızlı biçimde ilerlemesi için gerekli önlemlerin alınması amacıyla Anayasa'nın 98 inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 104 ve 105 inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını saygılarımla arz ederim.
GEREKÇE
TÜİK"in yapmış olduğu Gelir ve yaşam koşulları araştırması sonuçlarına göre, 2022 yılında konutların mülkiyet durumları incelendiğinde, fertlerin (%56,7'sinin oturduğu konutların kendilerine ait olduğu, %27,2'sinin ise kiracı olduğu görülmüştür. Bu çalışma yıllara göre incelendiğinde 2012 yılında her 100 kişiden yaklaşık 61 kişi ev sahibiyken, bu oranın 2022'de 56,7/'ye gerilediği görülmektedir. Tamamlanan ve aslında oturuma hazır hale gelen konutlarda da düşüş yaşanmaktadır. 2023 yılı TI. çeyreğinde belediyeler tarafından yapı kullanma izin belgesi verilen yapıların bina sayısı yüzde 22,1 düşerken daire sayısı yüzde 28,5 ve yüzölçümü yüzde 28,6 azalmıştır.
İktidar bu sorunu bir seçim malzemesi haline getirmiş ve vatandaşlarımızın konut ihtiyacını siyasetine malzeme olarak kullanmıştır. Aralık 2019'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe'de yaptığı geniş katılımlı törende 100 bin sosyal konut projesini açıklamış ve projenin en geç 1,5 yıl içinde bitirileceği sözünü vermiştir. Ancak ihalesi yapılan konutların birçoğunun henüz inşaatının dahi başlamadığı ortaya çıkmıştır. Üstelik vatandaşlarımız proje detayları açıklanırken alınacak peşinat ve taksit ödemeleri ile aynı koşullarda ev sahibi olmayı hayal ederlerken, evlerin teslim tarihi yaklaştığında aldıkları fahiş ödeme tebligatlarıyla büyük bir hayal kırıklığı yaşamışlardır. İktidarın "Müjde" olarak pazarladığı ve 2019 yılında Türkiye genelinde yapılacağı söylenen 100 bin konuttan büyük bir mağduriyet doğmuştur. Bu projeler kapsamında yapılan ihalelerin çoğu iptal edilmiş, gerekçe olarak ise artan inşaat maliyetleri gösterilmiştir. Ancak iktidarın bu tür gelişmeler karşısında vatandaşımızın mağduriyetini önleyici tedbirler almaması öngörüsüzlüğüne işaret etmektedir. Bu durum sosyal devlet anlayışıyla da bağdaşmamaktadır. İktidar vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını yalnızca seçim dönemlerinde görmeyi ve sonrasında daha büyük mağduriyetler oluşturmayı alışkanlık haline getirmiştir.
Cumhurbaşkanı tarafından 13 Eylül 2022'de açıklanan "İlk Evim İlk İş Yerim" projesi kapsamında yapılacak 250 bin konut da aynı sonuçla karşı karşıyadır. TOKİ kapsamındaki bu projede de aynı sonucun yaşanmaması için gerekli tedbirler ve planlamalar yapılmalıdır. Bu proje kapsamında da bir buçuk aylık bir süre zarfında 8 milyon kişi ev sahibi olmak için başvuruda bulunmuştur. Bir ev sahibi olma umuduyla vatandaşlarımız Halk ve Ziraat bankalarına 500'er Türk lirası yatırmış ve kısa sürede bu hesaplarda 4 milyar Türk lirası birikmiştir. Yapılacak projeye 250 bin sosyal konut, 100 bin konut arsası ve 10 bin iş yerinin dahil olacağı ve 2 yıl içinde teslim edileceği kamuoyuna ilan edilmiştir. Ancak bu konuda da büyük eksikler olduğu ve yine gerekli adımların atılmadığı görülmüştür.
Bu nedenlerle iktidarın seçim propagandası olarak kullandığı TOKİ projelerinin tespit edilmesi, projelerin yarım kalmasının sorumlularının araştırılması, kendilerine beyan edilenin üzerinde ücret talep edilmesi ile oluşan mağduriyetin giderilmesi, projelerin planlı ve hızlı biçimde ilerlemesi için gerekli önlemlerin alınması amacıyla Anayasa'nın 98 inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 104 ve 105 inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını saygılarımla arz ederim.
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.
AYNI KONUDA
Aynı konuda verilen diğer önergeler
TBMM, aynı konudaki araştırma önergelerini birleştirerek görüşebilir; tek bir araştırma komisyonu kurulabilir.