Kadın sığınma evlerinin sayısının artırılması, toplumsal bilincin geliştirilmesine yönelik çalışmalar yapılması ve mevcut kanunların eksiksiz şekilde hayata geçirilmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Tüm kadınlarımızın hayata korku, ayrımcılık veya şiddet olmaksızın katılabilmeleri için gerekli koşulları oluşturmak, kadınlara yönelik şiddeti ortadan kaldırmak, toplumsal cinsiyet eşitliğini hayata geçirmek ve şiddetsiz bir toplum sağlamak ülkemiz için hayati önem taşımaktadır. Kadına yönelik şiddet olaylarının temelinde sosyo-kültürel birçok etkenin yanında mevcut yasaların yetersizliği veya yeterince uygulanmıyor oluşu ve bu konuda gerekli mekanizmaların etkin şekilde işletilememesi gibi nedenler olduğu görülmektedir. Yürürlükte bulunan yasalara göre "Nüfusu 100 binin üzerindeki belediyeler, ihtiyaç duymaları halinde kadın ve çocukların sığınabileceği konuk evleri açmak zorundadır." hükmü yerine getirilmemekte ve ülkemiz genelinde şiddete maruz kalan kadınların başvurabileceği yalnızca 145 sığınma evi bulunmaktadır. Kadına yönelik şiddetin önlenmesi için Türk Medeni
• Kanunu'nun, 6284 sayılı Kanunun, Uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan kadın haklarının, tüm kurum ve kuruluşlarla eksiksiz uygulanması, toplum genelinde gerekli bilincin ve duyarlılığın oluşturulması için çalışmalar yürütülmesi gerekmektedir. Ülkemizde kadın sığınma evlerinin sayısının artırılması, bu konuda toplumsal bilinci artırmaya yönelik çalışmaların belirlenmesi ve şiddetin önlenmesine yönelik mevcut kanunların eksiksiz şekilde hayata geçirilmesi amacı ile Anayasa'nın 98. Maddesi ve TBMM İç Tüzüğü'nün 104 ve 105. maddeleri uyarınca, Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz. 14/11/2023
GEREKÇE
Metnin tamamını göster (5 paragraf daha)Metni kısalt
Kadınlara yönelik şiddet, yaygın bir insan hakları ihlali ve kadınların hayata tam, eşit ve etkin katılımının önündeki en önemli bir engellerin başında gelmektedir. Ülkemizin de en önemli toplumsal sorunlarından biri olan kadına yönelik şiddet olayları maalesef her geçen yıl artarak sürmektedir. Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu'nun hazırladığı bir rapora göre, 2023 yılının ilk 10 ayında 350 kadının erkekler tarafından öldürüldüğü ifade edilmiştir. Raporda, yaşamını yitiren 107i kadının ölüm nedeninin "şüpheli ölüm", 243 kadının ölüm nedeninin ise "kadın cinayeti" olarak kayıtlara geçtiği görülmektedir. Ülkemizde son 20 yıl içinde erkekler tarafından 8 binden fazla kadının öldürüldüğü bilinmektedir.
Bu yıl 100"üncü yaşını kutladığımız ve kadın-erkek eşitliği temelinde ulusal egemenlik üzerine inşa edilmiş Cumhuriyet'in, Türkiye'de kadın haklarına ivme kazandıran en önemli gelişmelerden biri olmasına karşılık bu konudaki kazanımların AK Parti iktidarı boyunca doğrudan hedef alındığı ve bilinçli şekilde zayıflatıldığı anlaşılmaktadır. Son dönemde AK Parti listelerinden Meclis'e giren HÜDA PAR ve Yeniden Refah Partisi yetkililerinin zaman zaman kamuoyuna yaptıkları açıklamalar da bu yöndeki niyetleri ispatlar niteliktedir. Yürürlükte bulunan 6284 sayılı kanun ile şiddet uygulayanın mağdurun evine, işine, okuluna yaklaşmamasını sağlayan koruma emri gibi, şiddeti etkili bir şekilde önlemeye yönelik hükümler içermesine karşılık çeşitli nedenlerle bu kanuna karşı çıkanlar, "şiddetin belgesi yoksa koruma kararı verilmesin" gibi beyanlarla devletin şiddeti önleme görevinden vazgeçmesini istemektedirler. Şiddete maruz kalan kadın ve çocukların devlet tarafından yalnız bırakılmalarını, karakoldan sağlık mekanizmalarına kadar işlem yapılmamasının talep edilmesi kadınların can güvenlikleri dahil olmak üzere edinmiş oldukları haklara yönelik açıkça tehdit edilmesi anlamına gelmektedir. Zaman zaman kamuoyunun gündemine getirilen bu beyanların ülkemiz için son derece tehlikeli girişimler olduğu açıktır.
Tüm kadınlarımızın hayata korku, ayrımcılık veya şiddet olmaksızın katılabilmeleri için gerekli koşulları oluşturmak, kadınlara yönelik şiddeti ortadan kaldırmak, toplumsal cinsiyet eşitliğini hayata geçirmek ve şiddetsiz bir toplum sağlamak ülkemiz için hayati önem taşımaktadır. Kadına yönelik şiddet olaylarının temelinde sosyo-kültürel birçok etkenin yanı sıra mevcut yasaların yetersizliği veya yeterince uygulanmıyor oluşu ve bu konuda gerekli mekanizmaların etkin şekilde işletilememesi gibi nedenler olduğu görülmektedir. Yürürlükte bulunan kanunlara göre "nüfusu 100 binin üzerindeki belediyeler, ihtiyaç duymaları halinde kadın ve çocukların sığınabileceği konuk evleri açmak zorundadır" hükmü yerine getirilmemekte ve ülkemiz genelinde şiddete maruz kalan kadınların başvurabileceği yalnızca 145 sığınma evi bulunmaktadır.
Kadına yönelik şiddetin önlenmesi için Türk Medeni Kanunu'nun, 6284 sayılı Kanunun, Uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan kadın haklarının, tüm kurum ve kuruluşlarla eksiksiz uygulanması, toplum genelinde gerekli bilincin ve duyarlılığın oluşturulması için çalışmalar yürütülmesi gerekmektedir.
Ülkemizde kadın sığınma evlerinin sayısının artırılması, bu konuda toplumsal bilinci artırmaya yönelik çalışmaların belirlenmesi ve şiddetin önlenmesine yönelik mevcut kanunların eksiksiz şekilde hayata geçirilmesi amacı ile Anayasa'nın 98. Maddesi ve TBMM İç Tüzüğü'nün 104 ve 105. maddeleri uyarınca, Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz. İSİM - SOYİSİM BÖLGE İMZA Selcan | Veri ştoğle Tekirdağ m BB A. İRE ken Seni Olan Afa Çul, AJ ala Özkan İakar - f — Odun Uz Ganakkale 7 <7 gm Terken Gönez Balıkesir. NE 777 em Kar İlme İlan Seyi khan A İşba bl rel. Mehmet Silim Ensari ağı İş baba) > hk Enon Yal İsbeki Eİ— Ayşe Silel | Ynrlmecişle fs bnbol if Moruk Zor Ukra si Bhrilin Kü Mein İl ee Ürn Korann İN | jokn (Ersin Moğla > £O©A Mehmet | Akalın Kdirne L bel Pes Pnkara ıı.
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.