Büyükşehirlerde köylerin mahalleye dönüştürülmesinin yol açtığı sorunların araştırılarak alınacak önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)6360 Sayılı Kanun ile birlikte köylerin mahalleye dönüştürülmesi ve yine 7234 sayılı Kanun ile büyükşehir sınırları içinde mahalleye dönüştürülen köylere kırsal mahalle veya kırsal yerleşik"alan statüsünün verilmesi ile köy halkının yaşadığı sorunlar ve mağduriyetler dikkate alınarak; ortaya çıkan sosyal, kültürel, ekonomik ve insani sonuçların tespit edilmesi, özellikle mülkiyet hakkı elinden alınan köylünün haklarının korunması, hayvancılığın ve tarımsal üretimin devamlılığının sağlanması amacıyla Anayasa'nın 98. Maddesi ve Türkiye Büyük
GEREKÇE
6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile birlikte büyükşehir belediyelerinin sınırları, il mülki sınırı olarak belirlenmiş ve bu sınırlar içinde yer alan köylerin tüzel kişiliği kaldırılarak mahalleye dönüştürülmüştür. Kırsal alanları yakından ilgilendiren bu düzenleme ile köy halkının demokratik temsil gücü azalmış ve yerel düzeyde merkeziyetçilik artmıştır. Aynı zamanda kentte yaşamanın gerektirdiği mali yükümlülükler köyler için de geçerli olmuş ve hayvancılık ile tarımsal üretim olumsuz yönde etkilenmiştir.
Metnin tamamını göster (9 paragraf daha)Metni kısalt
6360 sayılı Kanun'un kırsal alanlarda meydana getirdiği sorunlar, büyükşehirlerde mahallelerin kırsal ve kentsel olarak yapılandırılmasını zorunlu kılmıştır. Bu noktada 7254 sayılı Kanun ile birlikte büyükşehir sınırları içinde mahalleye dönüştürülen köylere kırsal mahalle veya kırsal yerleşik alan statüsü verilmesinin önü açılmıştır. Böylece kırsal niteliğini devam ettiren yerlere mali açıdan bazı ayrıcalıkların tanınması ve mevcut sorunların çözüme kavuşturulması hedeflenmiştir. Ancak kırsal mahalle düzenlemesinin de çeşitli aksak yönleri bulunmakta ve 6360 sayılı Kanun'un yol açmış olduğu pek çok soruna çözüm getirmemekle birlikte ilave sorunlara da neden olmuştur.
1924 yılından beri yürürlükte olan 442 sayılı Köy Kanunu günün şartlarına uyarlanmak yerine yürürlükten kaldırıldı. Oysa bu kanuna gore köy hayatı ve tarımsal üretimin sürekliliği garanti altına alınmıştı. Günümüzde ise yaşanan söz konusu sorunlar göz önünde bulundurulduğunda; köylümüzün mülkiyetine sahip çıkılmadığı, tarımın ve hayvancılığın sonlandırıldığı apaçık ortadır.
Köy yerleşim alanı ve köy gelişim alanındaki araziler, köylerin mahalle olmasıyla birlikte emlakçıların ve rantçıların yatırım aracı haline gelmiştir. Artık sermaye sahipleri; köylülerin rekabet edemeyeceği fiyatlarla emlakçılardan, köy yerleşim alanından ve köy gelişim alanından parseller satın almaktadır. Köylerdeki emsal değerler; dekarı 10 bin TL lerden, dekarı bir milyon- iki milyona çıktı. Dolayısıyla emlakçılar ve rantçılar ile birlikte köylerdeki arazilerin emsal değerleri, yüksek meblağlara ulaşması nedeniyle rekabet edemeyen köylü, köyünü terk etmeye başladı.
Bu husus da hayvancılığı, tarımı ve üretimi yakından etkilerken; yine tarımın, aile içi hisse devri ile büyümesinin de önüne büyük bir ekonomik engel oluşturdu. Zira yapılacak iş tarımsal bir faaliyetken satın alınacak arsa ya da arazi, şehirdeki arsa fiyatları haline geldi. Hayvancılık başta olmak üzere tarla tarımı da yerini arazi rantına bıraktı.
Mahalle statüsüne geçilmesinden sonra belediye tarafından imar getirilen köylerde, belediye, "yaptığı imar masrafını, para olarak istemek"? yerine köylünün avlusuna bahçesine "hissedar" olarak girmiştir. En büyük tehlike de buradadır: zira belediyeler bu hisselerini umuma açık ihalelerle satışa sunmuştur. Köylü, avlusuna hissedar olan yabancıların insafına terk edilmiştir. O kadar suistimale açık bir uygulama ki, tefecilerin bu tür avlu hisselerini alarak, köylüyü zor duruma düşürebilmesinin de önü açılmıştır.
Günümüz piyasa koşullarında; hayvancılık ve tarımsal üretimde sürekliliğin sağlanması "köylünün köyünde huzurlu olmasına bağlı olduğu" anlaşılmasına rağmen, mahalleye dönüştürülen köylerdeki bir diğer sıkıntı da: Köylünün yıllardır ecr-i misil bedelini ödeye geldiği tarlasının, makul bedelle kendisine değil, belki o tarlayı sadece kredi teminatı için alan yabancılara satılmasıdır.
Sıkıntılar bunlarla sınırlı da değildir. 442 sayılı Köy Kanunu ile adeta kutsallık atfedilen köy yerleşim alanları ve köy gelişim alanları (köy yerleşkesinin hemen dışı) belediyeler ve milli emlak tarafından parsellenerek, yine tarla tarımı amacı taşımayan kişilere kır evi ya da hobi bahçesi adı altında satılmaktadır. Bu şekilde parsel edinen kişiler, köydeki hayvanlardan rahatsızlıklarını belirten dilekçelerle; ahırları, hayvan barınaklarını mühürletebilmektedir. Bu ve bunun gibi birçok nedenlerle köylünün faaliyetine engel olunmaktadır.
Yine son zamanlarda; boşaltılan köylerin gelişim alanları sessiz sedasız TOKİ'ye devredilerek satışa çıkartılmıştır. TOKİ'nin ve emlakçıların rant alanı haline getirilecek köylerdeki gelişim alanları tamamen köylülerden alınarak, zengin para sahipleri faydalandırılmıştır. Zaten köy nüfusunun azalmasından dolayı tarımsal üretimi büyük bir yara alan köylerde, üretim tamamen durma noktasına gelme tehlikesi ile karşı karşıya kalmıştır. Bu kapsamda; 6360 sayılı Kanun ile birlikte köylerin mahalleye dönüştürülmesi ve yine 7254 sayılı Kanun ile büyükşehir sınırları içinde mahalleye dönüştürülen köylere kırsal mahalle veya kırsal yerleşik alan statüsünün verilmesi ile köy halkının yaşadığı sorunlar ve mağduriyetler dikkate alınarak; ortaya çıkan sosyal, kültürel, ekonomik ve insani sonuçların tespit edilmesi, özellikle mülkiyet hakkı elinden alınan köylünün haklarının korunması, hayvancılığın ve tarımsal üretimin devamlılığının sağlanması amacıyla Anayasa'nın 98. Maddesi ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 104. ve 105. maddeleri gereğince
Meclis Araştırması açılmasını arz ederiz.
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.