Gündüz kuşağı televizyon programlarının aile kurumuna olan olumsuz etkilerinin araştırılarak yapılması gerekenlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi
Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Son yıllarda televizyonlarda sıkça yayınlanan gündüz kuşağı programları aile değerlerine darbe vurmakta, ahlaki yozlaşmaya neden olmaktadır. (Anayasanın 4l.maddesi uyarınca aile kurumun korunması için söz konusu programların kapatılması, aile kurumumuza olumsuz etkilerinin araştırılması, aile ve milletimizin değerleri ile uyumlu programların desteklenmesi adına Anayasa'nın 98'inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İç Tüzüğü'nün 104 ile 105*inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını saygılarımla arz ederim. 29.11 2023
GEREKÇE
Aile en küçük toplumsal birimdir ve aynı zamanda bir toplumun temelidir. Bu temelin bozulması o toplumunda bozulmasına yol açar. Bu nedenle aile kurumunun korunması, ülkemiz için önemli hususlardan biridir. Bu bağlamda televizyonda yayınlanan bazı gündüz programlarının aile yapımıza çok büyük bir tehdit oluşturduğu herkesçe malumdur. Söz konusu programlarda aile içi şiddet, cinayet, aldatma ve tecavüz gibi toplum değerlerini yok etmenin önünü açabilecek mahremiyet ve ahlaktan uzak konular milyonların gözü önünde normalleştirilmektedir.
Metnin tamamını göster (7 paragraf daha)Metni kısalt
2007 yılı itibariyle, randevu programlarının formatında evlilik programları yapılmaya başlandı. Daha sonra, bu tür programlara "İzdivaç" adı verilen programlar da eklenmiştir. Bu programlar, yüksek izleyici kitlesi tarafından ilgiyle takip edilirken aynı zamanda toplumun ahlaki normlarına uymadığı, aile kurallarını zedelediği ve kadına yönelik şiddeti meşrulaştırdığı yönünde birçok eleştiri ve şikayet almıştır. Bu şikayetlerin artması üzerine;
17/4/2017 tarih ve 690 sayılı KHK ile 6112 Sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. Maddesinin 2. fıkrasına "Radyo ve televizyon yayın hizmetlerinde, çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlaki gelişimine zarar verebilecek türde içerik taşıyan programlar bunların izleyebileceği zaman dilimlerinde ve koruyucu sembol kullanılsa dahi yayınlanamaz." hükmü getirilirken öte yandan 6112 sayılı RTÜK Kanununun 32'nci maddesine RTÜK'ün evlilik programlarına ceza verdiği "Toplumun milli ve manevi değerlerine, genel ahlâka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olamaz" maddesi de eklenerek, evlenme programlarına son verilmiştir.
Şu an KHK ile yasaklanan evlilik programlarının yerini, cinayet, kayıp, cinsel istismar ve aile içi şiddet gibi konuları işleyen "reality show" programları niteliğinde olan Kriminal konuları çözüme kavuşturan programlar yer aldı. Bu yeni tarzdaki programların evlilik programlarına göre daha masum olduğunu düşünmek ise kendimizi aldatmaktan başka bir şey değildir.
Aile içi şiddet, cinayet, tecavüz, çocuk istismarı gibi daha birçok vakaların sıklıkla yer aldığı için bu programlar hiç şüphesiz aile hayatımıza ve mahremiyetimiz üzerinde büyük etkiye sahiptir. Manevi ve ahlaki değerlerimizi sarsan birçok konu gözler önüne serilmekte ve aile mahremiyeti hiçe sayılmaktadır. Canlı yayında milyonların gözü önünde yapılan DNA testleri, cinayetler, psikolojik ve fiziksel şiddet içerikli olaylar, terk edilen çocuklar, evden kaçan anneler, şiddet uygulayan babalar, aile içi dolandırıcılık, çocuğunun başkasından olduğunu öğrenen eşler, evlerinden kaçan gençler, taciz, çocuğunun başkasından olduğunu öğrenen eşler, evlerinden kaçan gençler gibi daha birçok ahlaki değerlerimiz ve aile içi mahremimize zarar veren olaylar canlı yayınlarda konuşulması ciddi bir boyut kazanmaya başladı. Hemen hemen tüm aile bireylerinin, özellikle de çocukların evde olduğu saatlerde yayınlanması ve birçok kanalda benzer içerikle aynı anda yayınlanması ise insanlarımızı ve çocukları bu programları izlemeye zorlamaktadır. Bu durum çocuklarımız başta olmak üzere, toplum ruh sağlığını ve sosyal yapıyı tehdit etmektedir. ya
Televizyonlarda yayınlanan olumsuz içerikli bu programlar, toplumsal yapıyı bozacak boyutlara ulaşırken, görevi; televizyon yayınlarını denetlemek olan RTÜK'ün bu içeriklerde nadiren ceza uygulama yoluna gitmesi bu tür programların çoğalmasına cesaret vermektedir.
Anayasamızın 41. Maddesi "Aile Türk toplumunun temelidir. Devlet, ailenin huzur, refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar." İfadesi ile devletin görevini belirlemiştir. 2011 yılında yayımlanan 633 sayılı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın Teşkilat ve görevleri Hakkında Kanun hükmünde kararname ile "Sosyal ve kültürel dokudaki aşınmalara karşı aile yapısının ve değerlerinin korunarak gelecek nesillere sağlıklı biçimde aktarılmasını sağlamak üzere; ulusal politika ve stratejilerin belirlenmesini koordine etmek, aile bütünlüğünün korunması ve aile refahının artırılmasına yönelik sosyal hizmet ve yardım faaliyetlerini yürütmek, çocukların her türlü ihmal ve istismardan korunarak sağlıklı gelişimini temin etmek üzere; ulusal politika ve stratejilerin belirlenmesini koordine etmek" gibi görevler Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına verilmiştir. Anayasal suç olan programların kaldırılması için ilgili bakanlığın ve RTÜK'ün acilen tedbir alması gerekmektedir.
Yukarıda belirttiğimiz nedenlerden dolayı söz konusu programların kapatılması, aile kurumumuza olumsuz etkilerinin araştırılması, aile ve milletimizin değerleri ile uyumlu programların desteklenmesi adına Anayasa'nın 98'inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İç Tüzüğü'nün 104 ile 105'inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını saygılarımla arz ederim. pen
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.