İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİ · 10/79 GÜNDEMDE

Sağlık alanındaki eşitsizliklerin ortaya konması, söz konusu eşitsizliklerin nedenlerinin belirlenmesi ve eşitsizliklerin azaltılması için gereken önlemlerin ve politikaların saptanabilmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Kayıhan Pala Bursa · CHP ve 19 milletvekili ·

Meclis araştırması önergesi, bir konuda bilgi edinmek için TBMM’nin araştırma komisyonu kurmasını ister. Önerge Genel Kurul’da öngörüşmeyle oylanır; kabul edilirse araştırma komisyonu kurulur.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Ülkemizde sağlık alanındaki eşitsizliklerin ortaya konması, söz konusu eşitsizliklerin nedenlerinin belirlenmesi ve eşitsizliklerin azaltılması amacıyla alınması gereken önlemlerin ve hayata geçirilmesi gereken sağlık politikalarının saptanabilmesi amacıyla, Yüce Meclisimizce; Anayasanın 98. maddesi ve İç Tüzüğün 104. ve 105. maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ederiz. 04.07.2023

Kala

Sağlıkta eşitsizlikler genel olarak gereksiz, kaçınılabilir, adil olmayan ve haksız sağlık farklılıkları olarak tanımlanmaktadır. Bir başka değişle sağlıkta eşitsizlikler, insanların sağlıklarını olumsuz etkileyen ve erken ölümlere yol açan kaçınılabilir sağlık farklılıklarıdır. Sağlık doğuştan kazanılmış en temel insan haklarından biri olduğuna göre, bu farklılıkların giderilmesi gerekir.

Metnin tamamını göster (16 paragraf daha)Metni kısalt

Eşitsizlik kavramının ahlaki ve etik bir boyutu vardır. Eşitsizlik gereksiz ve önlenebilir ve aynı zamanda, adil olmayan farklılıklar anlamına gelmektedir. Böylece belirli bir durumun eşitsizlik olarak tanımlanabilmesi için, toplumun geri kalan kısmındaki koşullar göz önüne alınarak nedenin incelenmesi ve haksız olarak tanımlanması gerekmektedir. Sağlık alanında kullanılan "eşitsizlik" terimi sadece gereksiz ve önlenebilir değil, aynı zamanda haksız sağlık farklılıklarını da ifade etmektedir

Sağlıkta eşitsizlikler sağlığın belirleyicileri ve sağlık sistemi ile doğrudan ilişkilidir. Bireylerin sağlığın belirleyicilerinden birçoğunu, kendilerinin doğrudan kontrol etme olasılığı düşüktür. Sağlık sisteminin başta finansman ve örgütlenme özellikleri olmak üzere değişik bileşenleriyle yol açtığı eşitsizlikler de bireyler tarafından ortadan kaldırılamaz. Eşitsizliklerin azaltılabilmesi bireyin çabası dışında, devletin hem sağlığın belirleyicilerine yönelik hem de sağlık hizmetlerini daha ulaşılabilir ve kapsayıcı hale getirerek sağlık sistemine yönelik eşitlikçi uygulamaları hayata geçirmesiyle mümkündür.

Sağlık hizmetleri herkes için elde edilebilir ve erişilebilir olmalıdır. Ancak yeterli sayıda ve işlevde sağlık bakımı ve halk sağlığı kuruluşu, donanımı, hizmetleri ve programlarının sağlanmasıyla sağlık hizmetleri elde edilebilir. Sağlık hizmetlerine erişilebilirliğin sağlanması için ise ayrımcılık olmamasının yanı sıra, sağlık hizmeti sunan kuruluşların yaşanılan yerin yakınında bulunması, hizmetten yararlanabilmeye güç yetmesi ya da gücü yetmeyenler için hizmetin ücretsiz sunulması ve sağlık hizmetlerine erişilebilirliğe ilişkin toplumun yeterince bilgilendirilmesi gerekir.

Türkiye'de sağlık göstergeleri incelendiğinde (bebek ölüm hızı, beş yaş altı çocuk ölüm hızı, doğumda beklenen yaşam ümidi, erken ölümler, sağlık hizmetlerine erişim, nüfusa göre hasta yatağı ve yoğun bakım yatağı sayıları, nüfusa göre toplam hekim ve toplam ebe/hemşire sayıları vb.) iller ve sosyal sınıflar arasında sağlıkta büyük eşitsizlikler söz konusudur.

Örneğin Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması (TNSA) bulgularına göre bu dönemde hane halkı refah düzeyi en yüksek ailelerde doğan her bin bebekten 8'i bir yaşını göremeden yaşamını yitirirken; hane halkı refah düzeyi en düşük ailelerde doğan 23 bebek yaşamını yitirmektedir. Benzer biçimde 5 yaşın altındaki çocuk ölüm hızı da hane halkı refah düzeyi en yüksek ailelerde binde 8 iken, hane halkı refah düzeyi en düşük ailelerde binde 28 düzeyindedir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Halkfa İlişkiler Binası 2.Kat No: F-216 Çankaya / Ankara 06543 Ülkemizde yaşayan Suriyeli sığınmacı ailelerde bebek ve çocuk ölüm hızı çok yüksektir. TNSA 2018 Suriyeli sığınmacılar örneklemi sonuçlarına göre, bebek ölüm hızı bin canlı doğumda 22 ve 5 yaş altı ölüm hızı bin canlı doğumda 27'dir.

Ülkemizde TÜİK verilerine göre bebek ölüm hızı 2022 yılında binde 9,2'ye gerilemiş olmasına karşın, binde 3,4 olan Avrupa Birliği ortalamasına göre halen çok yüksektir.

Türkiye'de iller arasında bebek ölüm hızında önemli farklılıklar söz konusudur. TÜİK verilerine göre 2022 yılında Çanakkale'de dünyaya gözlerini açan her bin bebekten yalnızca 4,11 bir yıl içerisinde yaşamını yitirmişken, Siirtte her bin bebekten 16,8i yaşamını yitirmiştir.

TÜİK tarafından illere göre 2015-2017 dönemine ait yayınlanan hayat tablolarına göre, iller arasında Doğumda Beklenen Yaşam Ümidi (DBYÜ) açısından büyük farklılıklar mevcuttur; toplam olarak DBYÜ en yüksek 80,7 yıl ile Tunceli?deyken, en düşük 76,1 yıl ile Kilis'tedir. Bu dönemde dünyaya gözlerini Tunceli'de açan bir kız çocuğunun 84,2 yıl yaşaması beklenirken, Kütahya'da doğan bir kız çocuğunun 5,1 yıl daha az (79,1 yıl) yaşaması beklenmektedir. Muğla'da doğan bir erkek çocuğunun 77,6 yıl yaşaması beklenirken, Kilis'te doğan erkek çocuğu 4,7 yıl (72,9 yıl) daha az yaşamak beklentisi ile dünyaya gözlerini açmaktadır.

Türkiye'de birinci basamakta sunulan koruyucu sağlık hizmetlerine erişimle ilgili de eşitsizlikler söz konusudur. Hane halkı refah düzeyi en yüksek yüzde 20'lik dilimde bulunan ailelerde tam aşılı çocukların oranı yüzde 82 iken, bu oran hane halkı refah düzeyi en düşük yüzde 20lik dilimde bulunan ailelerde yalnızca yüzde 6tür (TNSA 2018).

Türkiye'de 2019 yılında on bin kişiye 28,6 hasta yatağı ve 4,8 yoğun bakım yatağı düşmektedir. Ancak iller arasında gerek hasta yatağı sayısı gerekse de yoğun bakım yatağı sayısı açısından büyük eşitsizlikler söz konusudur. Elazığ'da on bin kişiye 50,6 yatak düşerken, Şırnak'ta on bin kişiye düşen yatak sayısı yalnızca 11,9*dur. Isparta'da on bin kişiye 9,7 yoğun bakım yatağı düşerken, Şırnak'ta on bin kişiye düşen yoğun bakım yatak sayısı yalnızca 1,3"tür.

Sağlık, en temel insan haklarından biridir. Ancak ülkemizde iller arasında sağlıkta büyük eşitsizlikler söz konusudur. Bu eşitsizliklerin azaltılabilmesine ışık tutmak ve sağlık eşitsizliklerini azaltabilecek halk sağlığı politikalarını gündeme getirebilmek için bir araştırma komisyonu kurulması amaçlanmıştır.

• Orman Some | Adas, GP VE Semen Dinçer | Anbar GE 1 Girme Tse Poz - — kn CAT Ame —— Pay veli Gön) Alay > "Sere SANI Üohlesin | Tİ ği /; edi (İncleği)

17. Dp Ola /

Dahi -

Ahi

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

20 İMZA
CHP 20

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.