İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL GÖRÜŞME ÖNERGESİ · 8/102 GÜNDEMDE

Emekli aylıklarının hesaplanmasında ortaya çıkan eşitsizliklerin ve emeklilerin yaşadıkları sorunların incelenerek bu sorunlara yönelik çözüm önerilerinin belirlenmesi amacıyla bir genel görüşme açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Birol Aydın İstanbul · Yeni Yol ve 19 milletvekili ·

Genel görüşme önergesi, toplumu ve devlet faaliyetlerini ilgilendiren belirli bir konunun Genel Kurul’da görüşülmesini ister.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Emekli aylıklarının belirlenmesinde ortaya çıkan adaletsizliklerin, alım gücündeki erimenin ve emeklilerimizin insan onuruna yakışır bir yaşam sürmelerini engelleyen yapısal sorunların tespit edilmesi; emekli maaşlarının gerçek enflasyon karşısındaki durumu ile açlık ve yoksulluk sınırları arasındaki uçurumun incelenmesi; SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı mensupları arasında oluşan eşitsizliklerin nedenlerinin ortaya konulması ve kalıcı çözüm önerilerinin geliştirilmesi amacıyla, Anayasa'nın 98'inci, TBMM Içtüzüğü'nün 101, 102 ve 103'üncü maddeleri uyarınca Genel Görüşme açılmasını arz ve teklif ederiz. 13.01.2026

GEREKÇE

Türkiye'de emeklilik, yıllarca çalışmanın ve sosyal güvenlik sistemine yapılan prim ödemelerinin karşılığı olarak, bireylere güvenli, müreffeh ve onurlu bir yaşam sunması gereken önemli bir sosyal haktır. Ancak gelinen noktada emeklilik, milyonlarca yurttaş için yoksullukla, güvencesizlikle ve geçim mücadelesiyle özdeş hale gelmiştir. 2026 yılı itibarıyla en düşük emekli maaşının 20 bin liraya çıkarılacağı açıklanmış olsa da, bu artış gerçek anlamda bir "zam" değil, yüksek enflasyon karşısında yaşanan kaybın kısmi bir telafisidir. Dahası, en düşük emekli maaşına uygulanan %18,48 lik artışa karşın, SSK ve Bağ-Kur emeklilerine yalnızca %12,19 oranında artış yapılması, sosyal güvenlik sistemi içinde derin bir adaletsizlik yaratmıştır. Aynı ülkede, aynı ekonomik koşullar altında yaşayan emekliler arasında bu denli farklı oranların uygulanması, eşitlik ilkesine açıkça aykırıdır.

Metnin tamamını göster (8 paragraf daha)Metni kısalt

Bugün itibarıyla dört kişilik bir ailenin yalnızca açlık sınırı 30 bin liranın üzerine, yoksulluk sınırı ise 100 bin liraya dayanmıştır! Bu veriler karşısında, 20 bin liralık bir emekli aylığıyla yaşamak bir yana, asgari insani ihtiyaçları karşılamak dahi mümkün değildir. Emekliler; barınma, gıda, sağlık ve enerji giderleri karşısında her geçen gün daha fazla borçlanmakta, sosyal hayattan dışlanmakta ve yaşam kaliteleri hızla düşmektedir.

Sorunun temelinde yalnızca maaş tutarları değil;

• Emekli aylıklarının hesaplanmasında kullanılan enflasyon verilerinin gerçek hayat pahalılığını yansıtmaması,

• Farklı statülerdeki emekliler arasında oluşan sistematik eşitsizlik,

• Emekli aylıklarının açlık ve yoksulluk sınırlarıyla ilişkilendirilmemesi,

• Sosyal devlet ilkesinin giderek kâğıt üzerinde kalması gibi sebepler yatmaktadır. Emekli, sadaka değil hakkını istemektedir! Yıllarca çalışmış, prim ödemiş, bu ülkenin büyümesine katkı sunmuş milyonlarca insanın, emeklilik döneminde yoksulluğa mahkum edilmesi asla kabul edilemez. Bu durum, aynı zamanda ahlaki ve vicdani bir sorundur.

Bu nedenle; emekli maaşlarının belirlenme sürecinin tüm boyutlarıyla incelenmesi, farklı emekli grupları arasındaki gelir uçurumunun nedenlerinin ortaya konulması, mevcut uygulamaların sosyal adalet açısından değerlendirilmesi ve insan onuruna yaraşır bir emeklilik sistemi için kalıcı çözüm önerilerinin geliştirilmesi amacıyla bir Genel Görüşme açılması zorunlu hale gelmiştir.

Bu Meclis, yoksulluğu yönetenlerin değil, milletin Meclisi olmak zorundadır!

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

20 İMZA
Yeni Yol 20

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.