İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL GÖRÜŞME ÖNERGESİ · 8/144 GÜNDEMDE

Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifinin olası etkilerinin değerlendirilmesi amacıyla bir genel görüşme açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Turhan Çömez Balıkesir · İYİ Parti ve 1 milletvekili ·

Genel görüşme önergesi, toplumu ve devlet faaliyetlerini ilgilendiren belirli bir konunun Genel Kurul’da görüşülmesini ister.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulan "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin; Anayasa'nın temel ilkeleri, hukuk devleti, kanun önünde eşitlik, yargı bağımsızlığı, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü ve terörle mücadele politikası bakımından doğurabileceği sonuçların; teklifin hazırlanma ve yasama sürecine dâhil edilme usulünün Anayasa ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'ne uygunluğunun; terör suçları ve bu suçların failleri bakımından ayrıcalıklı hukuki sonuçlar doğurabilecek düzenlemelerin şehit yakınları, gaziler, güvenlik güçleri ve toplumun adalet duygusu üzerindeki etkilerinin; yürütmenin millî güvenlik ve terörle mücadele alanındaki politika, hedef ve tedbirlerinin Türkiye, Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda bütün yönleriyle değerlendirilmesi amacıyla Anayasa'nın 98'inci, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 102'nci ve 103'üncü maddeleri uyarınca genel görüşme açılmasını arz ve teklif ederiz.

GEREKÇE

Türkiye Cumhuriyeti, terörle mücadelesini hukuk devleti sınırları içinde, milletin ortak iradesine, Anayasa'ya ve demokratik meşruiyete dayanarak yürütmek zorundadır. Terör, yalnızca kamu düzenini bozan bir suç türü değil; devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü, vatandaşların yaşam hakkını, demokratik düzeni ve toplumsal barışı hedef alan sistematik bir şiddet yöntemidir. Bu nedenle terörle mücadeleye ilişkin her türlü yasal düzenlemenin, güvenlik ihtiyacı ile temel hak ve hürriyetler arasındaki dengeyi koruması; şiddeti teşvik eden veya meşrulaştıran hiçbir sonuca yol açmaması gerekir.

Metnin tamamını göster (8 paragraf daha)Metni kısalt

Türkiye Büyük Millet Meclisi, milletimizin ortak iradesini temsil eden ve milli egemenliği kullanan anayasal organdır. Gazi Meclis; aziz milletimize, kahraman güvenlik güçlerimize, şehitlerimize ve gazilerimize karşı suç işlemiş terör yapılanmalarının söylem ve taleplerinin yasama faaliyeti görüntüsü altında meşrulaştırılacağı bir zemin değildir. Yasama organının görevi, terörün oluşturduğu ağır toplumsal ve hukuki tahribatı gidermek, mağdurların adalet beklentisini korumak ve devletin anayasal düzenini güçlendirmektir.

"Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" adı altında TBMM'ye sunulacağı kamuoyuna yansıyan teklifin içeriği ve yasama sürecine dâhil edilme biçimi, ciddi hukuki ve anayasal aykırılıklar barındırmaktadır. Teklifin terör suçlarını veya bu suçların faillerini diğer suçlardan ayrıştırarak özel hukuki statüler ve ayrıcalıklı sonuçlar doğurması; Anayasa'nın 2'nci maddesinde düzenlenen hukuk devleti, 3'üncü maddesindeki devletin bütünlüğü, 5'inci maddesindeki devletin temel amaç ve görevleri, 6'ncı maddesindeki egemenlik, 7'nci maddesindeki yasama yetkisi, 9'uncu maddesindeki yargı yetkisi, 10'uncu maddesindeki kanun önünde eşitlik, 11'inci maddesindeki Anayasa'nın bağlayıcılığı ve üstünlüğü ile 14'üncü maddesindeki temel hak ve hürriyetlerin kötüye kullanılamaması ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmelidir. TBMM Başkanlığının, Anayasa'nın kendisine yüklediği sorumluluk çerçevesinde hareket ederek, teklifi işleme almaksızın teklif sahibine iade etmesi hukukun ve anayasal düzenin gereğidir.

Hukuk devleti, belirli kişi veya gruplar bakımından sonuca göre değişen kurallar üretilmesine değil; genel, soyut, öngörülebilir ve eşit biçimde uygulanan hukuk kurallarına dayanır. Şiddet eylemlerini gerçekleştirenler, bu eylemleri planlayanlar, yönetenler veya destekleyenler hakkında ayrıcalıklı düzenlemeler yapılması, yalnızca ceza adaletine ilişkin teknik bir tercih olarak görülemez. Böyle bir yaklaşım; yargı yetkisinin bağımsızlığı, suç ve cezada eşitlik, kesinleşmiş yargı kararlarına duyulan güven ve mağdurların adalete erişim hakkı bakımından ağır sonuçlar doğuracaktır. Zira teklifin hazırlık süreci hain bir terör örgütü ile yürütülmüştür.

Toplumsal bütünleşme, hakikatin üzerinin örtülmesi, terörün sorumluluğunun belirsizleştirilmesi veya şiddetin siyasi bir müzakere aracı olarak ödüllendirilmesi yoluyla sağlanamaz. Kalıcı toplumsal barış; mağdurların dinlenmesi, şehit yakınları ile gazilerin onurunun korunması, vatandaşların güvenlik ve adalet duygusunun güçlendirilmesi ve terör örgütleriyle demokratik siyaset arasına kesin bir sınır çizilmesiyle mümkündür.

Şehit yakınları ve gaziler bakımından söz konusu düzenlemelerin doğuracağı sonuçlar ayrıca ele alınmalıdır. Vatanın ve milletin bütünlüğü uğruna hayatını kaybedenlerin aileleri ile bedeni ve ruhsal bütünlüğünü feda eden gazilerimizin, terör faillerine ayrıcalık sağlandığı düşüncesine kapılması, devlete ve adalet sistemine duyulan güveni derinden zedeleyebilir. Aynı şekilde terörle mücadelede görev yapan asker, polis, jandarma, sahil güvenlik ve istihbarat personelinin görev motivasyonu ve kurumsal aidiyeti de yapılacak düzenlemelerin adalet ve eşitlik ilkelerine uygunluğuyla doğrudan bağlantılıdır.

Kanun tekliflerinin hazırlanması ve görüşülmesi süreci de en az içerikleri kadar önemlidir. Anayasa'ya ve İçtüzüğe açık aykırılıkları bulunan bir teklifin, yeterli gerekçe, etki analizi ve şeffaflık sağlanmadan yasama sürecinde ilerletilmesi, TBMM'nin kurumsal saygınlığını ve kanun yapma kalitesini zedeler. Kaldı ki söz konusu teklif imza sahibi milletvekillerinden dahi gizlenmiştir. Teklifin hangi ihtiyaca cevap verdiği, hangi hukuki sonuçları doğuracağı, mevcut mevzuatla ilişkisi, yargı kararlarına etkisi ve milli güvenlik bakımından oluşturabileceği riskler Genel Kurul önünde açık biçimde ortaya konulmalıdır.

Teklif sahipleri; söz konusu teklifin hazırlanma gerekçesini, terörle mücadele politikasındaki yerini, ilgili kurumlarla yürütülen çalışmaları, güvenlik ve adalet kurumlarının değerlendirmelerini, şehit yakınları ve gaziler başta olmak üzere toplumun farklı kesimlerinin görüşlerinin alınıp alınmadığını ve öngörülen düzenlemelerin kısa, orta ve uzun vadeli sonuçlarını Türkiye Büyük Millet Meclisiyle paylaşmalıdır. Milli güvenliği ve anayasal düzeni doğrudan ilgilendiren bir meselede Meclisin yalnızca sonuç aşamasında bilgilendirilmesi kabul edilemez.

Bu nedenle "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" adı altında TBMM'ye sunulacağı kamuoyuna yansıyan teklifin Anayasa, hukuk devleti, eşitlik, yargı bağımsızlığı, milli güvenlik, terörle mücadele ve toplumsal barış bakımından doğurabileceği sonuçların; teklifin usul ve şekil yönünden yasama sürecine uygunluğunun; şehit yakınları, gaziler, güvenlik görevlileri ve toplumun adalet duygusu üzerindeki etkilerinin; yürütmenin bu alandaki politika ve tedbirlerinin Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda bütün yönleriyle görüşülmesi amacıyla genel görüşme açılması gerekmektedir.

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

2 İMZA
İYİ Parti 2

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.