Yargı mercileri arasındaki uyuşmazlıkların nedenleri ve bu konuda TBMM'nin tutumunun değerlendirilmesi amacıyla bir genel görüşme açılmasına ilişkin önergesi
Genel görüşme önergesi, toplumu ve devlet faaliyetlerini ilgilendiren belirli bir konunun Genel Kurul’da görüşülmesini ister.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır). Yargıtay 3'üncü Ceza Dairesi üyelerinin Can Atalay hakkındaki Anayasa Mahkemesinin hak ihlali kararını yok sayma ve adeta bir "yargı darbesi" yaparak görevlerini kötüye kullanmaları nedeniyle TBMM'nin tutum ve davranışının belirlenmesi, bu darbe girişimlerinin arkasında yatan nedenlerin araştırılması ve bu tür hukuk dışı girişimlerin önlenmesi için gereken düzenlemelerin araştırılması için Anayasa'nın 98 ve İçtüzüğün 101 ve 102'nci maddeleri kapsamında bir Genel
Görüşme açılması konusunda gereğini arz ederiz.
GEREKÇE
Metnin tamamını göster (8 paragraf daha)Metni kısalt
Son yıllarda rejim değişikliğinin bir tezahürü olarak bazı siyasetçiler, Anayasaya sadakat andını hiçe sayarak yaptığı konuşmalarda Anayasa Mahkemesince verilen kararları eleştirmenin ötesine geçerek Anayasa Mahkemesinin kapatılması gerektiğine dair açıklamalarda bulunmuş, Anayasamızı hiçe sayarak demokratik hukuk devletini zedeleyici bir yaklaşım sergilemiştir. Yargı organları da benzer şekilde hukuksuz kararlara imza atmış, Anayasa'nın 153'üncü maddesinde açıkça tanımlanan kuralı ihlal edici uygulamalarda bulunmuştur. yapmıştır. Bunun son örneği de 28. Dönem Milletvekili olarak seçilen Şerafettin Can Atalay'ın yaşadığı hukuki garabete ilişkin gelişmelerdir.
Bilindiği üzere Anayasa Mahkemesi, Şerafettin Can Atalay'ın Anayasa'nın 67'nci maddesinde güvence altına alınan seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkı ile 19'uncu maddesinde güvence altına alınan kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine karar vermiş; kararın bir örneğini hak ihlallerinin ortadan kaldırılması için başvurucunun yeniden yargılanmasına başlanması, mahkumiyet hükmünün infazının durdurulması, ceza infaz kurumundan tahliyesinin sağlanması ve yeniden yapılacak yargılamada durma kararı verilmesi şeklindeki işlemlerin yerine getirilmesi için İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ne göndermiştir. (25.70.2023 tarihli ve 2023/53898 Bireysel Başvuru Numaralı Kararı) Anılan karar, on beş üyeden teşekkül eden Mahkemenin dokuz olumlu oyuna istinaden alınmıştır.
Bu sırada Can Atalay hakkındaki ceza dava dosyası, ilgili Yerel Mahkeme tarafından tek hakimin imzasıyla Yargıtay'a gönderilmiştir. Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 08.11.2023 tarihli ve 2023/12611 E. sayılı dosya üzerinden; Anayasa Mahkemesi'nin | söz konusu ihlal kararına hukuki değer ve geçerlilik izafe edilemeyeceğinden cihetle uyulmayacağına; Can Atalay'ın TBMM tarafından milletvekilliğinin düşürülmesi gerektiğine ve yetki aşımı yapan AYM üyeleri hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulacağına karar vermiştir.
Anayasa'nın 153'üncü maddesi açık ve nettir ve Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcılığını betimler. Hiçbir organ, kurum ya da kişi Anayasa Mahkemesi kararlarını uygulamama, görev ve yetisine hak ve hürriyetine sahip değildir.
Yargıtay 3'üncü Ceza Dairesi üyelerinin Anayasa'nın 153'üncü maddesini yok sayma hakkı ve yetkisi de bulunmamaktadır. Bir yargı organının mensuplarının "Millet iradesinin mutlak üstünlüğü, egemenliğin kayıtsız şartsız Türk Milletine ait olduğu ve bunu millet adına kullanmaya yetkili kılınan hiçbir kişi ve kuruluşun, bu Anayasada gösterilen hürriyetçi demokrasi ve bunun icaplarıyla belirlenmiş hukuk düzeni dışına çıkamayacağı" şeklindeki Anayasa'nın Başlangıç hükmüne ve 6'ncı maddesinde belirtilen "Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz." hükümlerine açık bir şekilde aykırı olan bu yetki aşımını kullanmaları sadece bir yargı organları arasındaki ihtilaf olarak değerlendirilemez. Kaldı ki, Yargıtay 3'üncü Ceza Dairesi üyeleri bununla da yetinmemiş ve adeta bir darbe KALLa gelebilecek skandal bir karar alarak Anayasa Mahkemesi üyeleri hak nda argi A Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulmasına da karar
Ne var ki AY Md. 148 ve 6216 sayılı Kanun gereğince bir AYM üyesini, AYM Genel Kurulu Yüce Divan sıfatıyla yargılayabilir; bunun için on beş üyeden onunun olumlu oyuyla soruşturma izni vermesi gerekir. Bu kadar açık bir Anayasa hükmünün yüksek yargı organı üyesi sıfatını taşıyan hakimlerce göz ardı edilemeyeceğinden dolayı bu karar hukuk devleti ilkesi içerisinde ele alınamaz. Yargıtay 3'üncü Ceza Dairesi üyeleri adeta bir "yargı darbesi" yaparak Anayasayı yok saymışlardır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin en temel görevi, her milletvekilinin de ettiği yeminde de belirtildiği üzere Anayasa'ya sadakat ve demokratik hukuk devletini korumadır. Bu çerçevede Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin bu yargı darbesine karşı derhal sorumluluklarını ve yükümlülüklerini yerine getirmesi gerekmektedir.
Bu nedenle; yaşanan bu gelişmeler karşısında TBMM'nin tutum ve davranışının belirlenmesi, bu darbe girişimlerinin arkasında yatan nedenlerin araştırılması ve bu tür hukuk dışı girişimlerin önlenmesi için gereken düzenlemelerin araştırılması kapsamında bir Genel Görüşme açılması kaçınılmaz bir zorunluluktur.
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.