İnsan ticareti ile mücadelede ülkemizdeki durumun tespiti, mücadele yöntemlerinin etkinliğinin tartışılması ve çözüm önerilerinin geliştirilmesi amacıyla bir genel görüşme açılmasına ilişkin önergesi
Genel görüşme önergesi, toplumu ve devlet faaliyetlerini ilgilendiren belirli bir konunun Genel Kurul’da görüşülmesini ister.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)İnsan ticaretinin dünyada tükenmesi yerine giderek artması, insanlığın içine düşürüldüğü durumun acı bir yansımasıdır. "Modern Kölelik" düzeninin bir parçası olarak dünya genelinde yaygınlaşan ve ülkemizin de nasibini aldığı insan bedeninin çok yönlü sömürüsü, pek çok ülkenin de çözüm aradığı bir konudur. İnsan ticaretinin önlenebilmesi, sosyal bir problem olarak giderek derinleşen konunun çok yönlü takibi, araştırılması ve önlemler alınması ülkelerin geleceği adına da önem arz etmektedir.
Göçmen İdaresi Başkanlığı, insan ticaretini kuvvet kullanarak, kuvvet kullanma tehdidiyle veya diğer bir biçimde zorlama, kaçırma, hile, aldatma, nüfuzu kötüye kullanma, kişinin çaresizliğinden yararlanma, başkası üzerinde denetim yetkisi olan kişilerin rızasını kazanmak için o kişiye veya başkalarına kazanç, çıkar sağlama yoluyla kişilerin istismar amaçlı temin edilmesi, bir yerden bir yere taşınması, devredilmesi, barındırılması veya teslim alınması" anlamına geldiğini vurgulamaktadır. Bu cümleden "Kadınların, çocukların ve erkeklerin sömürü amacıyla kaçırılması, zorla alıkonulması ve zorla çalıştırılması" olarak ifade edilebilen "İnsan ticareti", yoksulluk ve daha iyi yaşam isteği, toplumsal değerlerin yok edilmesi, politik ve ekonomik alanda kaynak ülkelerde baş gösteren sorunlar, ucuz işgücü ve eğlence sektöründeki mevcut talep, suçtan elde edilen menfaatin yüksek olması, cezaların hâlen bazı ülkelerde caydırıcılıktan uzak olması gibi nedenlerle tüm dünyada yaygın olarak yaşandığı da ifade edilmektedir. Ülkemiz içinde giderek daha büyük sorunlar üretmesi olasıdır. Hiç şüphesiz, tek başına ülkemizin sorunu olmadığı gibi dünyanın da bu bağlamda yeterli caydırıcı önlemler konusunda bir işbirliğini de geliştirmemiş olması sorunun varlığına bir nedendir. Kölelik, her ne kadar yasal anlamda yasak ve suç olsa da uygulama biçimi değiştirilerek sürdürüldüğü ülkeler de vardır. İnsan ticareti ile oluşturulan yenidünya düzeninde insan köleliğin farklı bir sömürü unsuru olarak kullanılmaya devam etmektedir. İnsan hak ve hürriyetlerini ortadan kaldıran, rızası dışında çalıştırmadan öte hem emeği hem bedenini rızası dışında kullanan sisteme karşı daha katı ve sert önlemlerin ve yasal düzenlemelerin gerekliliği giderek yaygınlaşması dikkate alınarak ihtiyaç arz etmektedir.İnsanlık onuru ve bütünlüğüne karşı işlenen bu suç, silah ve uyuşturucu kaçakçılığı ile birlikte en yaygın sorun üreten alandır. Ülke yurttaşı yanında ülkeye farklı yollardan gelenlerin içine düştükleri olumsuzluklarda, onları kolayca elde ederek köle gibi kullanan, sömüren, emeklerini ve yaşamlarını çalanların varlığı gelişen dünyada insanlık adına utanç vericidir. Gelir dağılımı dengesizliği, ekonomik sorunların gelir-gider dengesini bozması, yoksullaşma, siyasi ve toplumsal farklı sorunların etkisi, insan sömürüsüne katkı olan etkenlerdir. Ancak asıl önemli olan, bu yöntemlerin daha çok kazanç ve daha kolay para kazanma aracı olarak görülüp, bu kapıdan ahlaksızca sağlanan faydanın varlığıdır. Önü kesilmesi gereken en önemli girişim ise bu yoldan kazanç elde edenlerin, bu işi yapanlar kadar suçlu ve sorumlu olduğunun da görülmesidir. Göç İdaresi Başkanlığı başta kadınların ve kız çocuklarının fuhuşa zorlanması olmak üzere çocuk işçiliği, evlerde hizmetçilik, zorla çalıştırma, çocukların dilendirilmesi veya suç işlettirilmesi, insanların organlarının izinsiz olarak alınması gibi belli başlı insan ticareti türleri arasında yer almaktadır. Dünya genelinde kadınlar ve çocuklar, bu suçtan en çok zarar gören mağdurlar olarak belirlenmiştir. Göç İdaresi Başkanlığı, "İnsan ticareti mağdurları, kendi ülkelerinde veya başka ülkelerde yasal ve iyi kazançlı iş vaadiyle tacirler tarafından kandırılırlar. Bu umutla evlerinden, şehirlerinden hatta ülkelerinden ayrılan mağdurlar, tanımadıkları bir ortamda, güvenceden yoksun ve savunmasızdırlar. Özellikle yabancı mağdurlar, vaat edilen işlerin gerçek olmadığını hedef ülkeye vardıktan sonra anlarlar. Büyük çoğunluğu borçlandırılır, tehdit edilir, genellikle de 'fuhşa' zorlanırlar." diyerek konunun boyutunu ve adını koymuştur.
Esas olan, bu tespitler ve bilgiler ışığında ülkemizde durumun çok kapsamlı bir şekilde ele alınarak araştırılmasıdır.Boyutu nedir? Sorun hangi noktaya evrilmiştir? Mücadele yöntemlerinde istenen sağlanmış mıdır? Ülkemizde bu bağlamda durum nedir, neler yapılmalıdır? Bu konuyu irdelemek için Anayasa'nın 98, İçtüzüğün 101, 102 ve 103'üncü maddeleri gereğince TBMM Genel Kurulu'nda Genel Görüşme açılmasını saygıyla arz ve talep ederiz.
Metnin tamamını göster (4 paragraf daha)Metni kısalt
Saygılarımla. 09.06.2023
70) Gata.
"...ese LERİ
Vecdi indiği
ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR
İmzacılar
İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.