İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL GÖRÜŞME ÖNERGESİ · 8/97 GÜNDEMDE

Et ve Süt Kurumu Genel Müdürlüğüne ilişkin bazı iddiaların tüm boyutlarıyla incelenerek kamu kaynaklarının hukuki kullanımı için alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir genel görüşme açılmasına ilişkin önergesi

İlk imza: Birol Aydın İstanbul · Yeni Yol ve 20 milletvekili ·

Genel görüşme önergesi, toplumu ve devlet faaliyetlerini ilgilendiren belirli bir konunun Genel Kurul’da görüşülmesini ister.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Et ve Süt Kurumu Genel Müdürü'nün, Macaristan'da ortağı olduğu özel bir şirketten yönettiği kuruma kırmızı et ithal edildiğine yönelik iddialar başta olmak üzere, kamu kaynaklarının kişisel çıkar doğrultusunda kullanılması ihtimallerinin artması, bakanlık ve bağlı kuruluşlarda etik ilke ihlallerinin tekrarlaması, akademik kadro ilanlarında liyakat ilkesinin zedelenmesi ve kamu kurumlarında şeffaflık mekanizmalarının etkisiz hale gelmesi hususları kamu vicdanında ciddi bir güvensizlik oluşturmaktadır. Bu iddiaların tüm boyutlarıyla araştırılması, kamu görevlileri tarafından gerçekleştirilen veya gerçekleştirildiği iddia edilen çıkar çatışması, kayırmacılık, kaynak aktarımı ve liyakat ihlallerinin sistemsel nedenlerinin ortaya çıkarılması, kamu yönetimi etiğini güçlendirecek yeni hukuki ve kurumsal çerçevenin oluşturulması amacıyla Anayasa'nın 98'inci, TBMM Içtüzüğü'nün 102 ve 103'üncü maddeleri uyarınca Genel Görüşme açılmasını saygılarımızla arz ve teklif ederiz. 18.11.2025

GEREKÇE

Türkiye'de son dönemde kamu yönetimi etiğine ilişkin tartışmalar, devlet kurumlarının tarafsızlığına ve kamu kaynaklarının adil kullanımına yönelik ciddi kaygıları beraberinde getirmiştir. Et ve Süt Kurumu (ESK) Genel Müdürü Mücahid Taylan hakkında kamuoyuna yansıyan tartışmalar, bu kaygıların somut bir örneğine işaret etmektedir. İddialara göre Taylan, Macaristan'da faaliyet gösteren Green Farm And Trade Kft. adlı et ticareti şirketinin ortağı olup, söz konusu şirket aracılığıyla yönettiği kuruma kırmızı et ithal ettiği öne sürülmektedir.

Metnin tamamını göster (8 paragraf daha)Metni kısalt

Et ve Süt Kurumu gibi piyasada belirleyici role sahip bir kamu iktisadi teşebbüsünün en üst yöneticisinin aynı sektörde kendi çıkarına ticari faaliyet yürütmesi, çıkar çatışması, görevin kötüye kullanılması, kamu gücünün özel amaçlarla kesişmesi gibi kabul edilemez riskler doğurmaktadır. Et fiyatlarının yüksek olduğu, dar gelirli yurttaşın

temel gıdaya erişimde zorlandığı bir dönemde, kamu kurumunun karar mekanizmasının özel bir şirketle iç içe geçmiş olması kamu vicdanında derin yaralar açmaktadır.

Benzer bir olay, pandemi döneminde Türkiye gündemine damgasını vuran dönemin Ticaret Bakanın Ruhsar Pekcan skandalında yaşanmıştı. Pekcan'ın bakanlığına, eşiyle ortak olduğu Nanoksia Biyoteknoloji şirketinden piyasa fiyatının üzerinde dezenfektan sattığı ortaya çıkmış, bu ticari ilişkinin niteliği, dönemin Bakanı tarafından yapılmış açık bir çıkar çatışması örneği olarak kamuoyunca değerlendirilmiştir. Pekcan'ın görevden alınmasının ardından herhangi bir adli ya da idari yaptırıma uğramaması, aksine şirketin 1.4 milyon TL'lik kamusal yatırım desteği almış olması, kamu yönetiminde hesap verilebilirliğin zayıflığını gözler önüne sermiştir. Bu iki olay, birer münferit iddia olmaktan çıkmış, kamu yönetiminde kurumsal etik, şeffaflık ve denetim mekanizmalarının giderek aşındığını gösteren geniş çaplı bir sorunun işaret fişeğine dönüşmüştür.

Ayrıca üniversitelerde açılan akademik kadro ilanlarında, sadece belirli kişileri karşılayacak şekilde dar ve özelleştirilmiş şartların konulması, ilgili bölüm veya anabilim dalıyla uyumsuz ilan kriterleri belirlenmesi, liyakat yerine kayırmacılığın öne çıkarılması konusunda ülke genelinde ciddi şikâyetler mevcuttur. Akademik özgürlüğün, bilimsel ilerlemenin ve nitelikli personel yetiştirmenin temeli olan üniversitelerde dahi bu tür uygulamaların yaygınlaşması, devlet mekanizmasında kökleşen bir sorunun farklı yansımalarıdır.

Buradaki temel mesele, belirli kişi, grup veya çıkar çevrelerinin kamu gücüyle kesiştiği noktalardan yolsuzluğa açık alanların oluşması, mevcut denetim mekanizmalarının bu alanları tespit ve kontrol etmekte yetersiz kalmasıdır.

Kamu kurumlarında çıkar çatışmasını engelleyen düzenlemeler bulunsa da, uygulamada bu kuralların etkili biçimde hayata geçirilmediği, mal bildirimi, etik kurul incelemeleri, disiplin mekanizmaları ve denetim organlarının yetersiz kaldığı görülmektedir. Bu zafiyet, kamu gücünün kişisel, ticari veya siyasi çıkarlarla iç içe geçmesine yol açmakta, devlet kurumlarının tarafsızlık ve adalet temelinde işlemesi gerektiğine dair toplumsal güveni sarsmaktadır.

Sonuç olarak, farklı sektör ve kurumlarda yaşanan bu örnekler, Türkiye'de kamu yönetimi etiğinin yeniden yapılandırılması gerektiğini açıkça göstermektedir. Parlamentonun denetim yetkisi, yalnızca mevzuat düzenlemek değil, aynı zamanda kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığını takip etmek ve kamu vicdanını rahatsız eden her türlü durumun üzerine gitmek sorumluluğunu da içerir.

Bu bağlamda Et ve Süt Kurumu'ndaki iddialar, pandemide yaşanan dezenfektan skandalı ve akademik kadro ilanlarında görülen kayırmacılık uygulamaları, sistematik bir sorunun farklı tezahürleridir. Söz konusu sorunların tüm boyutlarıyla araştırılması, kamu yönetimi etiğini güçlendirecek reformların belirlenmesi ve benzer Araşına Komisy nu kyernas açı imadirmalarn oluşturulması için-bi, ,et dr. Araştırma Komisyonu kurulması kaçınılmazdır.

Metin TBMM’deki PDF’ten otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir

ÖNERGEYİ İMZALAYANLAR

İmzacılar

21 İMZA
Yeni Yol 21

İmzacıların partisi, imza tarihindeki partisidir.