Manavgat Kadın Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun hak ihlaline uğradığı iddiasına ilişkin
Kaynak göster
Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti), 11 Mart 2024 tarihinde 7/10387 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 218 gün sonra, 15 Ekim 2024).
Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti, Kocaeli). “Manavgat Kadın Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun hak ihlaline uğradığı iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/10387, 11 Mart 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-10387-manavgat-kadin-kapali-cezaevinde-bulunan-bir-mahkumun-hak-ihlaline-ugradigi-iddiasina-ilis (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/0fdf5359-baa5-471d-bb1d-018e318a23e4
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 218 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Sayın Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın
98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.
Tarafima iletilen bilgide ; "Kız kardeşim Zilan Demir yaklaşık 2 yıldır tutuklu. İlk tutuklandığı yer Mardin Cezaevi oradan Elazığ Kadın Kapalı oradan Tarsus ve en sonunda hiçbir aile ferdinin olmadığı Antalya Manavgat Kadın Kapalı Cezaevi'ne gönderildi ve psikolojik şiddet çıplak arama her türlü işkenceden geçiyor ve koşulları giderek ağırlaştırıyor. Zilan mektubunda: " Tarsus'ta çıplak aramaya maruz kalmadım. Taraflı mahpusların koğuşuna verildim. Ancak yargılanmadığını davanın karar duruşması için Mardin'e götürüldüğümde, daha önceki istihbaratçılar tarafından tehdit edildim. Bunu duruşmada söyledim; nitekim duruşma zaptında bu var. O gün hakkımda karar verilmedi. Karar duruşması 7 Ekim 2022'ye ertelendi. Tarsus'a döndüğümde benim tekli odaya alınacağımı ilettiler. 7 Ekim'de verilen karar ağırlaştırılmış müebbet oldu. 10 Ekim günü, bana verilen ceza sanki kesinleşmişçesine tekli odaya alındım. Maruz bırakıldığım haksızlığı mecliste milletvekili Fatma Kurtalan dile getirince, 15 Aralık 2022 günü Manavgat S Tipi Cezaevi'ne sürgün edildim. Halen Manavgat S Tipi Cezaevi'ndeyim. Burada da yine Cezaevi İdare ve Gözlem Kurulu kararıyla tekli odada tutuluyorum. Uzun süreli mağduriyetimin elimden geldiğince insan hakkı savunucuları aracılığıyla gündeme alınmasını istedim. Nihayetinde tecrit kapısına bir nefes alabilecek delik açabildik ve Mayıs ayı itibariyle "aynı odaya verilmediğini? arkadaşlarımla ortak sohbet-spor faaliyetlerinden yararlanmaya başladım. Beni diğer tutuklu ve hükümlülerle aynı odaya vermeme kararı alan Cezaevi İdare ve Gözlem Kurulu'nun değerlendirmesi, "Zilan Demir birlikte kaldığı tutuklu ya da hükümlülere bomba eğitimi verebilir? diye gerekçelendiriyordu. Şimdi diğer tutuklu ve hükümlerle ortak spor ve sohbete çıkmamda sakınca görülmediğine göre, söz konusu arkadaşlarla aynı odada kalabilirim diye düşünüyorum. Bu yüzden, aynı odaya çıkarılmak için talepte bulundum. Ama İdare ve Gözlem Kurulu, yine tekli odada kalmam yönünde karar verdi. Yine itiraz edeceğim. İtiraz yollarının tümünü kullanmaya niyetliyim. Bana ortak spor-sohbet hakkının tanınması Türkiye İnsan Hakları Eşitlik Kurumu'nun
Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
TBMM Halkla İlişkiler Binası 2. Kat, 2 Nolu Banko Oda: F214 Bakanlıklar/Ankara
(TİHEK) başlattığı incelemeye denk gelmiştir. Zira TİHEK inceleme sonrası, benim spor-sohbet (o hakkımı (o kullanabildiğim (için (bulunduğum Ortamın tecrit (o olarak değerlendirilemeyeceğini belirtti. Bu aşamada, benim tek isteğim en azından şu veya bu şekilde verilmiş ağırlaştırılmış müebbet hapis cezam onaylanmadan normal bir süreç geçirmektir. Cezası onaylanmadan böylesine ağır koşullarda kalan kişi, benden başka var mıdır? 30 yıldır içeride yatmakta olan kişilere soruyorum; onlar böylesi bir durumu hatırlamadıklarını söylüyorlar." dedi." ifadeleri yer almaktadır.
Bu bağlamda;
SORULAR
Tarafıma iletilen iddialar doğru mudur?
Zilan Demir isimli yurttaşın tek kişilik koğuşta kaldığı iddiası doğru mudur? Eğer bu iddia doğruya Zilan Demir isimli yurttaşın tek kişilik koğuşta kalmasının gerekçesi nedir?
Eğer bu iddialar doğruysa konu ile ilgili açılmış bir soruşturma var mıdır?
Konu ile ilgili kamera kayıtları incelenmiş midir?
Konu ile ilgili Ceza Tevkifevleri Genel Müdürlüğü açıklamada bulunacak mıdır?
Antalya Manavgat Kadın Kapalı Cezaevi İdaresi hakkında açılmış bir soruşturma var mıdır?
'7)Bakanlığınızın konu hakkında bilgisi var mıdır?
Soru önergesinin yazıldığı tarih itibariyle tekli hücrelerde kalan mahpus sayısı kaçtır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1399635 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/10387 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
Mevzuat Genel Müdürlüğü Tr pi zi ma
E-56020453-610-333-4628/6530 : Yazılı soru önergesi İS 02024
Sayın Ömer Faruk GERGERLİOĞLU Kocaeli Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/10387 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklular hakkında, başta 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun olmak üzere, ilgili mevzuat hükümlerine göre işlem yapılmakta olup, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin mevzuat hükümleri, tüm ceza infaz kurumlarında, hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefi inanç, milli veya sosyal köken ve siyasi veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanmaktadır.
U- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.
Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.
Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT),27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.
Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.
Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.
HI- 5275 sayılı Kanunun;
T.C. (06
Mevzuat Genel Müdürlüğü ni one ec
A) "Hükümlülerin Nakilleri" başlıklı Dokuzuncu Bölümünün "Kendi istekleri ile nakil" kenar başlıklı 54. maddesinin birinci fıkrasında, hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, çocuk hükümlüler ile maddi durumunun yetersiz olduğunu belgelendiren hükümlüler hariç olmak üzere nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, ceza infaz kurumlarında bulunması gereken sürenin üç aydan fazla olması, iyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, istekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, mahkumiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması gerektiği; ikinci fıkrasında ise bu hükümlülerin nakledildikleri kurumlarda, eğitim öğretim veya hastalık nedeniyle nakil hariç, bir yıl kalmak zorunda olduğu, çocuklar bakımından bu sürenin altı ay olarak uygulanacağı,
B) "Zorunlu nedenlerle nakil" kenar başlıklı 56. maddesinde, kurumların elverişsiz ve yetersiz kalması, kapsama gücünün aşılması, kullanılamaz hâle gelmesi, asayiş, güvenlik, doğal afet, yangın ve büyük onarım gibi zorunlu nedenlerle başka kurumlara nakledilmeleri gerekli görülen hükümlülerin, yargı çevresi dışında Adalet Bakanlığınca belirlenen ve konumlarına uygun olan diğer kurumlara nakledilebileceği,
Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.
Ceza infaz mevzuatımızda "sürgün" şeklinde bir uygulama bulunmamakta olup başta zorunlu nakiller olmak üzere, hükümlü ve tutuklular mevzuata uygun olarak bulundukları ceza infaz kurumlarından, başka ceza infaz kurumlarına nakledilmektedirler. Hükümlü ve tutukluların sevklerinden önce gerekli sağlık kontrolleri yapılmakta ve güvenlik önlemleri alındıktan sonra nakil işlemleri gerçekleştirilmektedir.
IV- Arama, 5275 sayılı Kanunun "Arama" kenar başlıklı 36. ve 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin, "Arama, güvenlik tatbikatı ve sayım" kenar başlıklı 34. maddesinde düzenlenmiştir.
Arama hükümlerini düzenleyen ceza infaz mevzuatımız, Ülkemizin taraf olduğu sözleşmeler ve uluslararası düzenlemeler dikkate alınmak suretiyle hazırlanarak yürürlüğe konulmuştur. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 sayılı Tavsiye Kararının "Arama ve Kontroller" başlığını taşıyan 54. maddesinde, görevlilerin arama yaparken uyacakları detaylı prosedürlerin olması, arama yapılacak hallerin ve arama şekillerinin ulusal mevzuatta düzenlenmesi, aranan kişilerin küçük düşürülmemesi, aramanın hemcins olan görevliler tarafından yapılması gibi hususlara yer verilmiştir. Yönetmeliğin 34. maddesinde yer alan düzenleme de söz konusu Tavsiye Kararındaki hükümler ile paralellik arz etmektedir.
Aramanın amacı, kurumda bulundurulması yasak olan eşya ve kanunla yasaklanan uyuşturucu maddelerin yanı sıra telefon ve sim kartı gibi haberleşme araçları ile bıçak ve jilet gibi kesici ve bereleyici aletlerin kuruma girişinin önüne geçmektir. Ayrıca, terör örgütlerinin ceza infaz kurumundaki hükümlü ve tutuklularla bağlantılarını kesmek için örgütsel iletişim niteliğinde değerlendirilebilecek haberleşme evrak ve belgelerinin kuruma girişinin engellenmesi hedeflenmektedir.
Bu çerçevede insan onuru ve haysiyetine saygı ile utanma duygusunun ihlal edilmemesi esasları doğrultusunda yapılan aramalar, kurumların güvenliğinin sağlanabilmesi için tedbir amaçlı gerçekleştirilmekte olup, herhangi bir keyfi uygulama söz konusu değildir.
V- 5275 sayılı Kanunun;
A) "Hükümlülerin gözlem ve sınıflandırılması" kenar başlıklı 23. maddesinin birinci
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden 015e iUM - n9XmiIVİ - zY31GgL - FABİXE- ile erişebilirsin
Mevzuat Genel Müdürlüğü FE Yİ fıkrasının (a) bendinde, hükümlülerin kişisel özellikleri, bedensel, akli ve sağlık durumları, suç işlemeden önceki yaşamları, sosyal çevre ve ilişkileri, sanat ve meslek faaliyetleri, ahlâki eğilimleri, suça bakış açıları, hükümlülük süreleri ve suç türleri belirlenerek, durumlarına uygun infaz kurumlarına ayrılmaları ve bunlara göre saptanacak infaz ve iyileştirme rejiminin; gözlem, inceleme ve değerlendirme yöntemiyle çalışan gözlem ve sınıflandırma merkezlerinde veya kapalı ceza infaz kurumlarının bu hizmete ayrılan bölümlerinde yapılacağı; hükümlülerin, işledikleri suç tiplerine, gösterdikleri eğilimlere, tutum ve davranışları nedeniyle sıkı gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekip gerekmediğine göre yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya normal güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya açık ceza infaz kurumlarına gönderilecekleri,
B) "Hükümlülerin gruplandırılması" kenar başlıklı 24. maddesinin birinci fıkrasında hükümlülerin, ilk defa suç işleyenler, mükerrirler, itiyadi suçlular veya suç işlemeyi meslek edinenler; akli ve bedensel durumları nedeniyle veya yaşları itibarıyla özel bir infaz rejimine tâbi tutulması gerekenler; tehlike hâli taşıyanlar; terör suçluları ile suç örgütlerine veya çıkar amaçlı suç örgütlerine mensup olan suçlular şeklinde gruplara ayrılacağı; ikinci fıkrasında hükümlülerin ayrıca yaşları, hükümlülük süreleri ve suç türleri itibarıyla da gruplandırılacağı,
C) "Hükümlünün barındırılması ve yatırılması" kenar başlıklı 63. maddesinin üçüncü fıkrasında, kadınların erkeklerle, hükümlülerin tutuklularla, çocukların yetişkinlerle, örgüt veya çıkar amaçlı örgüt suçluları ile terör suçlularının Kanunda sayılan hâller dışında bir araya gelmelerine ve bağlantı kurmalarına izin verilmeyeceği,
Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.
Bu kapsamda hükümlü ve tutukluların gözlem, sınıflandırma, gruplandırma ve odalara yerleştirme işlemleri, anılan mevzuat hükümleri doğrultusunda Ceza İnfaz Kurumları İdare ve Gözlem Kurulu kararlarıyla gerçekleştirilmekte olup, bu kararlara karşı yargı yolu açıktır.
Vi- Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 02/04/2024 tarihli cevapta;
A) Soru önergesinde adı geçen hükümözlünün 15/12/2022 tarihinde Tarsus Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan Manavgat S Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledildiği, üst aramasının mevzuata uygun olarak yapıldığı, Kurumda aramaların insan onuruna saygı esası doğrultusunda gerçekleştirildiği, bu hususta başlatılmış herhangi bir soruşturmanın bulunmadığı, B) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak gerçekleştirildiği, C) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Bildirilmiştir.
Yılmaz TUNÇ Bakan
Yılmaz TUNÇBakan