Muğla'nın Milas ilçesine bağlı Akbelen mevkiinde bulunan maden işletmesine tahsis edilen ormanlık alanlara ilişkin
Kaynak göster
Gizem Özcan (CHP), 13 Mart 2024 tarihinde 7/10624 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).
Gizem Özcan (CHP, Muğla). “Muğla'nın Milas ilçesine bağlı Akbelen mevkiinde bulunan maden işletmesine tahsis edilen ormanlık alanlara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/10624, 13 Mart 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-10624-mugla-nin-milas-ilcesine-bagli-akbelen-mevkiinde-bulunan-maden-isletmesine-tahsis-edilen-o (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/b28a877a-c48d-46fb-a2d9-018e3bd2ed48
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap yok
TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 946 gün geçti.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Sayın Mehmet Özhaseki tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.
Gizem Özcan Muğla Milletvekili
12 Mart 2024 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 8247 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile Akbelen Ormanı'nın çevresindeki 190 parsellik tarım arazisi, linyit madeni sahası olarak kullanılmak üzere Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırılmıştır.
Gerekçenin tamamını göster (6 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Bilindiği üzere, Akbelen Ormanı, Milas"taki iki termik santralına kömür sağlamak amacıyla 2020 yılında Yeniköy Kemerköy Elektrik Üretim ve Ticaret AŞ*ye (YK Enerji) devredilmiştir.
Özelleştirme kararı sonrasında, Akbelen'de ağaçların kesilmesiyle başlayan ekolojik yıkıma direnen köylüler, Akbelen'de nöbet tutmaya başlamış, bu direniş büyüyerek sürmüş ve şimdiden Türkiye'deki çevre mücadeleleri tarihinin unutulmaz bir parçasına dönüşmüştür. Ancak iktidarın tasarrufu bugüne kadar, bu mücadelenin ortaya koyduğu ve bilimsel bulgulara dayanan ekolojik talepleri görmezden gelmek yönünde olmuştur.
Sadece, Elektrik Mühendisleri Odası ve Makina Mühendisleri Odası'nın Temmuz 2022'de yayınlanan ortak raporuna göre; Türkiye genelinde de, Ege Bölgesinde de, elektrik arz (üretim) kapasitesinin, gerçekleşen talepten (tüketimden) fazla olduğu gerçeği bile, Akbelen Ormanı'nı talan eden zihniyetin hedefinin elektrik ihtiyacını karşılamak değil, sermayeye kaynak aktarmak olduğunu net biçimde ortaya koymaktadır.
Bu sermaye merkezli tercihin, bir ormanı yok ederek ekolojik yıkımı derinleştirdiği açıktır. En az bu olgu kadar hayati bir husus da santrallerin bölge halkının ve işçilerin sağlığına yönelik etkileridir. Sağlık ve Çevre Birliği'nin (Health and Environment Alliance — HEAL) "Kronik kömür kirliliği Türkiye: Kümülatif sağlık etkileri" konulu araştırmasında, Türkiye'de 2019 yılında işletmede olan 28 termik santralin sağlık maliyetinin neredeyse üçte birini Muğla'daki santrallerin yarattığı hava kirliliğinin kümülatif sağlık maliyeti oluşturmaktadır.
Ayrıca, Hacettepe Üniversitesi Uluslararası Karst Su Kaynakları Uygulama ve Araştırma Merkezi'nin Nisan 2013 tarihinde, "TKİ-Geli Akbelen-Karacahisar (Milas-Muğla) Linyit Sahaları ve Yakın Dolayındaki Hidrojeolojik Koşulların Mevcut Verilere Dayanılarak Linyit Madenciliği ve Bodrum İçme Suyu Kuyuları Açısından Değerlendirilmesi-Değerlendirme Sonuç Raporu"na göre, bölgedeki madencilik faaliyetleri su kaynaklarını yok etmektedir. Madencilikte su üretimi engelleneceği için çevrede yeraltı suyunu kullanan yerleşim ve tarım alanları ile zeytinlikler susuz kalmaktadır.
Bu bağlamda;
SORULAR
Bakanlığınız, uymakla yükümlü olduğu uluslararası sözleşmeler doğrultusunda, büyük bir çevresel yıkıma, ekolojik felakete neden olan bu kararı engellemek için adım atacak mıdır?
Bölgenin su kaynaklarının korunması, Bakanlığınızın sorumluluğunda bulunan çevrenin korunması yükümlülüğünün bir parçası değil midir?
Bu faaliyetin, Bakanlığınızın 2053 yılında net sıfır karbon emisyon hedefi konusundaki uluslararası taahhütleri ile çeliştiği açık değil midir?
Glasgow'da gerçekleştirilen BM İklim Değişikliği 26'ncı Taraflar Konferansı (COP26) sürecinde imza attığınız 2030 yılına kadar ormansızlaşmayı ve arazi bozulmasını durdurma ve tersine çevirme taahhüdüne aykırı değil midir?
Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.
Hata bildir