Bir iş insanı ile ilgili iddialara ilişkin
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 459 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Sayın Yılmaz TUNÇ tarafından yazılı olarak yanıtlanması için gereğini arz ederim. deni NE mi ia A. m "© CAY Aysu BANKOĞLU Bartın Milletvekili
Son zamanlarda kamuoyu gündemine yansıdığı üzere, ABD makamlarıyla anlaşma yaparak tahliye edilen Sezgin Baran Korkmaz ve yapılanmasının ülkemizde iş insanlarının malvarlığını ve güvenliğini hedef almaya yönelik aktif eylemlere devam ettiği yönünde haberler bulunmaktadır. Sezgin Baran Korkmaz'ın özellikle Adalet Bakanlığı nezdinde yer alan üst düzey personel ile rüşvet ilişkisi kurarak işlediği suçların üstünü örtmeyi başardığı sadece basın kuruluşları tarafından değil, Önceki Dönem İçişleri Bakanı Sayın Süleyman Soylu tarafından da Sayın İnan Kıraç'ın mağdurlar listesine eklenmesiyle kamuoyuna duyurulmuştur.
Bu çerçeveden hareketle;
SORULAR
01/07/2019 tarihinde resmi kayıtlara geçen olayda Sezgin Baran Korkmaz'ın İstanbul'da tanınan bir AVM'de bir mağaza çalışanını dövmesi ve ölümle tehdit etmesi sonucunda mağdur edilen mağaza personelinin kolluk kuvvetlerine verdiği ifadesinde Sezgin Baran Korkmaz'ın kendisini arayarak, "Ankara'dan önemli bir adamın aradığını, sen kimsin benim neler yapabileceğimi biliyor musun, adam ol, sağda solda konuşma senin kemiklerini kırarım" şeklindeki sözlerinde bahsi geçen "Ankara'daki önemli adamın" HSK Başkanvekili ve 2. Daire Başkanı Mehmet Akif Ekinci olduğuna dair haberler çıkmıştır. Mehmet Akif Ekinci'nin ilgili mağazada eşiyle birlikte Haziran 2019 tarihlerinde tek seferde 220.000,00 TL alışveriş yaptığı ve işbu alışverişin Sezgin Baran Korkmaz hesabına yapılıp yapılmadığına dair iddialarla ilgili Adalet Bakanlığı bir soruşturma açıldı mı? Yine HSK Başkanvekilinin şahsi ve birinci derece yakınlarının malvarlığı üzerinde olağandışı bir zenginleşme olup olmadığı araştırılmış mıdır? Mağdurun iddiaları, ilgili mağazanın kamera görüntüleri üzerinden kanıtlanmasına rağmen, mağdurun ifadesini geri çekmesinde bu Ankara'daki "önemli adamın" bir etkisi olup olmadığı araştırılmış mıdır?
Sezgin Baran Korkmaz'ın ABD makamlarına verdiği bilgiler ve sözler kapsamında yasal engelleri aşmak ve Türkiye'deki suçlarını meşrulaştırmak için ABD'den cep telefonuyla ülkemizde bazı ilgili makamları arayarak, çalışanları tarafından usulsüz yollarla bu şirketler üzerinden 280.000.000,00 TL para çıkışı gerçekleştiğini ihbar etmiştir. Bu ihbar üzerine bir inceleme yapılmış mıdır?
Sezgin Baran Korkmaz'ın daha önce Sayın İnan Kıraç'a karşı nitelikli dolandırıcılık yöntemleri kullanarak, aynı zamanda tertiplediği yargı ayağının nüfusunu kullanmak suretiyle ve yine yönetimindeki yasa dışı silahlı baskı unsurlarıyla elindeki hisseleri yağmalamaya çalışması nedeniyle Önceki Dönem İçişleri Bakanı Sayın Süleyman Soylu'nun açık kaynaklardaki ikrarıyla da sabit olduğu üzere, Sayın Cumhurbaşkanı'nın talimatları doğrultusunda "devletin emir komutası" olaya el koyup Sayın Kıraç'a yardım ettiği bilinmektedir. Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın İnan Kıraç dışında aynı örgütün mağduru olan sayın Yalçın Ayaslı gibi başka iş insanlarının da ağır mağduriyetinin engellenmesi için gerekli talimatları vermiş midir? Aksi halde diğer mağdurların kanun önünde eşitlik ilkesi ve hak arama kabiliyeti çiğnenmiş midir? Ayrıca Adalet Bakanlığı resen Anayasal sorumluluğu çerçevesinde bu mağduriyetleri araştırmış mıdır? Yargı sistemi içerisinde menfaat odaklı Sezgin Baran Korkmaz tarafından tertiplenen çeteleşmeyi dağıtacak yetki ve görev tamamen ve münhasıran Adalet Bakanlığının ve Hâkim ve Savcılar Kurulu'nun emredici görevleri arasında değil mi?
Söz konusu suçlar ve mevcut davalar karşısında Sezgin Baran Korkmaz'ın kamuoyuna ve bazı resmi evraklara yansıdığı üzere Adalet Bakanlığındaki ilişkileri sayesinde halen korunmakta olduğu iddiaları doğru mudur? Bakanlığınız bu konuda bir soruşturma talimatı vermiş midir? Sezgin Baran Korkmaz'ın iadesi için ulusal ve uluslararası hukuk yönünden zaruri olan adli ve idari prosedürler bazı Bakanlık görevlilerince bilinçli olarak engellenmekte midir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1411080 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu tarafindan Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/10918 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-411-917/1347 Konu : Yazılı soru önergesi 4$ /9Tp2025
Sayın Aysu BANKOĞLU Bartın Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/10918 Esas Nolu Soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
• FA) Anayasanın;
1. "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,
2. "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinde, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılmasıyla ilgili soru sorulamayacağı, görüşme yapılamayacağı veya herhangi bir beyanda bulunulamayacağı,
B) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun;
1. "Soruşturmanın gizliliği" kenar başlıklı 157. maddesinde, Kanunun başka türlü hüküm koyduğu hâller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul işlemlerinin gizli olduğu,
2. "Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının görevi" kenar başlıklı 160. maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı,
3. "Cumhuriyet savcısının görev ve yetkileri" kenar başlıklı 161. maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısının, doğrudan doğruya veya emrindeki adli kolluk görevlileri aracılığı ile her türlü araştırmayı yapabileceği,
4. "Kamu davasını açma görevi" kenar başlıklı 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında ise, kamu davasını açma görevinin, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği; soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde, Cumhuriyet savcısı tarafından iddianame düzenleneceği,
Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
Sözü edilen bu düzenlemeler çerçevesinde, işlendiği iddia edilen bir suçla ilgili delillerin takdiri ve olayın vasıflandırılması da dâhil olmak üzere, soruşturma yürütülmesi, koruma tedbirlerine başvurulması ve sonucuna göre kamu davası açılmasında tüm yetki ve
Eğe
Mevzuat Genel Müdürlüğü sorumluluk yargı mercilerine aittir. Bununla birlikte, açılan davalara ilişkin yapılan yargılamalar Anayasanın 9. ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce sürdürülüp sonuçlandırılmaktadır.
I- A) 10/07/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin "Görev" kenar başlıklı 38. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde, Bakanlığımız görevleri arasında adalet hizmetlerine ilişkin konularda, yabancı ülkelerle ilgili işlemleri yerine getirmek ve "Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü" kenar başlıklı 45. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, Bakanlığımız Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünün görevleri arasında hukuki ve cezai konularda uluslararası adli yardımlaşma; tebligat, istinabe, suçluların iadesi, hükümlülerin transferi, kovuşturmaların aktarılması işlemlerini yapmak sayılmıştır.
B) Suçluların iadesine ilişkin iade süreçleri, Bakanlığımızca Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesi, 6706 sayılı Cezai Konularda Uluslararası Adit İş Birliği Kanunu, Türkiye Cumhuriyeti ile diğer ülkeler arasında imzalanan iadeye ilişkin ikili sözleşmeler ve uluslararası teamül hukuku ile mütekabiliyet ilkesi uyarınca yerine getirilmektedir.
NI Bakanlığımız kayıtlarının incelenmesinden; soru önergesinde adı geçen ve hakkında yakalama kararı bulunan sanığın Ülkemize iadesinin sağlanması için kırmızı bültenle aranmasına yönelik gerekli işlemlerin yapıldığı, tespit edildiği ülke makamlarına iade talebinin iletildiği ve sürecin devam ettiği anlaşılmıştır.
Yılmaz TUNÇ Bakan
TEAM MİR. Bimemamim Ani bel Anlatamam hemi Memenmdan sina marin ndenmindan EOİ Omi - 2C7911/4 . TA9cima - BA e X e m PK ŞEYE
Yılmaz TUNÇBakan