İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/11255 GEÇ CEVAPLANDI · 121 GÜN

Batman Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan bir mahkumun İdare ve Gözlem Kurulu kararıyla tahliyesinin ertelenmesine ilişkin

Kaynak göster

Nejla Demir (DEM Parti), 24 Nisan 2024 tarihinde 7/11255 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 121 gün sonra, 23 Ağustos 2024).

Nejla Demir (DEM Parti, Ağrı). “Batman Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan bir mahkumun İdare ve Gözlem Kurulu kararıyla tahliyesinin ertelenmesine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/11255, 24 Nisan 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-11255-batman-kapali-ceza-infaz-kurumunda-bulunan-bir-mahkumun-idare-ve-gozlem-kurulu-karariyla-t (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/296a2545-2bfa-4f50-8c5a-018f0f421f44

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 121 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Nejla Demir

Batman Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'ndan tahliye edilmesi gerekirken, tahliyesi Cezaevi İdari ve Gözlem Kurulu (İGK) tarafından ikinci kez "sosyal etkinliklere katılmama" ve "tarafsızlar koğuşuna geçmeyi kabul etmeme" gerekçesiyle 6 ay uzatıldı. 1993 yılında Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) tarafından müebbet hapse mahkum edilen Yusuf Karataş, 30 yıllık tutukluluğunun ardından 22 Ekim 2023 tarihinde tahliye olmayı bekliyordu. Fakat Cezaevi Gözlem Kurulu tarafından daha önce açlık grevlerine katılmış olması ve bağımsız koğuşlara gitmeyi reddetmesi gerekçesiyle tahliyesi ikinci kez 6 ay ertelendi. Karataş'ın ailesi ile yaptığımız görüşmede, ailenin hukuk dışı olduğu savunulan bu karara tepki gösterdiğini gözlemledik.

Gerekçenin tamamını göster (7 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Cezaevi Gözlem Kurulu'nun erteleme kararında, Karataş'ın geçmişte açlık grevlerine katılmış olması ve bağımsız koğuşlara gitmeyi reddetmesi, cezaevi düzenini bozduğu gerekçeleri olarak gösterildi. Bu gerekçeler, hukuk açısından yetersiz ve keyfi olarak değerlendirilmektedir. Açlık grevi, mahpusların taleplerini dile getirmek için kullandıkları bir protesto yöntemidir ve meşru bir hak olarak kabul edilir. Bağımsız koğuşlara gitmeyi reddetmenin ise cezaevi düzenini nasıl bozduğu net bir şekilde açıklanamamıştır.

Yusuf Karataş'ın 30 yıllık tutukluluğu ve ertelenen tahliyesi, insan hakları açısından da endişelere yol açıyor. Uluslararası insan hakları standartlarına göre tutukluluk süresi makul bir sınırda tutulmalı ve tutuklu kişilerin adil yargılanma hakkı korunmalıdır. 30 yıllık tutukluluk süresi, bu standartların çok üzerindedir. Ayrıca tahliyenin ertelenmesi de keyfi ve orantısız bir uygulama olarak değerlendirilebilir.

Cezaevlerinde tutulan kişilerin insan onuruna yakışır koşullarda yaşaması ve temel hak ve özgürlüklerinin korunması temel bir insan hakkıdır. Yusuf Karataş'ın cezaevi koşullarında yaşadığı herhangi bir hak ihlali olup olmadığı araştırılmalıdır. Sonuç olarak, Yusuf Karataş'ın tahliyesinin 6 ay ertelenmesi kararı, birçok açıdan tartışmalara yol açmaktadır. Cezaevi Gözlem Kurulu'nun kararının gerekçeleri detaylı bir şekilde incelenmeli ve insan hakları açısından değerlendirilmelidir. Karataş'ın 30 yıllık tutukluluğu ve ertelenen tahliyesi de göz önünde bulundurularak adil ve insan haklarına uygun bir çözüm bulunması ve ivedilikle tahliye edilmesi gerekmektedir.

MAS

İHD raporlarına göre tahliye engellemelerinin Türkiye'de önemli bir sorun olduğunu söyleyebiliriz. Örneğin, 2022 yılında İHD'nin Marmara Bölgesi Hapishaneleri Raporu'na göre, "tespit edebildiğimiz kadarıyla" 2022 yılında en az 102 mahpusun tahliyesi çeşitli gerekçelerle engellenmiştir. Ayrıca, İHD'nin 2020 Yılı İnsan Hakları İhlalleri Raporu'na göre, o yıl İHD'ye tahliye engellemeleri ile ilgili 1182 başvuru yapılmıştır. Bu veriler, Türkiye'de tahliye engellemelerinin yaygın bir sorun olduğunu göstermektedir.

İHD'nin 2023 Yılı İnsan Hakları İhlalleri Raporu'na göre: 2023 yılında İHD'ye tahliye engellemeleri ile ilgili 1200'den fazla başvuru yapılmıştır. En az 313 mahpusun tahliyesi birden fazla kez ertelenmiştir. Bu mahpuslardan 48'inin tahliyesi, infaz uzatma kararı sonrası sağlanmıştır. Tahliyesi engellenen mahpuslardan 88'i hasta, 42'si ise ağır hasta statüsündedir. Bu veriler ışığında, 2023 yılında İHD'ye yansıyan tahliye engelleme vakalarının yüzlerce olduğunu söyleyebiliriz.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Yusuf Karataş'ın tahliyesi, Cezaevi İdari ve Gözlem Kurulu tarafından ikinci kez 6 ay ertelendi. Bu kararın hukuki dayanağı nedir ve uluslararası insan hakları standartlarına uygun mudur? Bakanlığınız, mahpusun tahliye edilmesi amacıyla herhangi bir girişimde bulunacak mıdır?

  2. Karataş'ın 30 yıllık tutukluluğu ve tahliyesinin ertelenmesi, insan hakları açısından ne tür endişelere yol açmaktadır ve bu durumun açıklanabilir bir gerekçesi var mıdır?

  3. Cezaevi Gözlem Kurulu'nun tahliye erteleme kararında belirtilen gerekçeler, hukuk açısından yeterli midir?

  4. Karataş'ın geçmişte açlık grevlerine katılmış olması ve bağımsız koğuşlara gitmeyi reddetmesi, tahliyesinin ertelenmesi için yeterli ve makul bir sebep midir?

  5. İnsan Hakları Derneği (İHD) raporlarına göre tahliye engellemeleri oldukça yaygın bir sorun. Adalet Bakanlığı, bu raporlardaki verileri dikkate alarak tahliye engellemeleriyle ilgili ne tür önlemler almayı planlıyor? 2002-2023 yılları arasında tahliyesi engellenen mahpus sayısı kaçtır?

  6. Tahliye engellemelerinin sıkça yaşandığı göz önüne alındığında, Adalet Bakanlığı'nın bu konuda izlediği politika ve uygulamaların gözden geçirilmesi veya revize edilmesi düşünülüyor mu?

  7. Tahliye engellemelerinin mahpusların temel insan haklarına ve adalet ilkelerine aykırı olduğu açıkça görülüyor. Adalet Bakanlığı, bu durumu nasıl değerlendiriyor ve bu sorunu çözmek için neler yapıyor?

  8. Cezaevlerinde tutulan mahpusların insan onuruna uygun koşullarda yaşamasını sağlamak için alınan tedbirler nelerdir ve bu tedbirlerin etkinliği nasıl değerlendiriliyor? Adalet Bakanlığı, tahliye engellemelerinin önlenmesi ve adil bir yargı sürecinin sağlanması için ne gibi reformlar önermektedir?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·

1417225 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Ağrı Milletvekili Nejla Demir tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/11255 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htin://vatandaş.uvan.cov.tr adresinden MFTRİC*# - 1/cxO0cF - Nx9hdiO - pnDhAC- ileerisehilirsin

Mevzuat Genel Müdürlüğü Te ci yiv

Sayı : E-56020453-610-456-3383/4859 Konu : Yazılı soru önergesi Lu? MS 2024

Sayın Nejla DEMİR Ağrı Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/11255 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- A) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun "Koşullu salıverilme" kenar başlıklı 107. maddesinde, "Mükerrirlere ve bazı suç faillerine özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri" kenar başlıklı 108. maddesinde ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun "Koşullu salıverilme" kenar başlıklı 17. maddesinde, koşullu salıverilme süreleri ve oranları ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.

B) 5275 sayılı Kanunun;

1. "Disiplin cezasını gerektiren eylemlerin tekrarı, disiplin cezalarının infazı ve kaldırılması" kenar başlıklı 48. maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde, disiplin cezalarının tamamı infaz edilip kaldırılmadıkça koşullu salıverilme işleminin yapılmayacağı, ancak bu sürenin hakederek salıverme tarihini geçemeyeceği; dördüncü fıkrasında, infaz edildiği tarihten itibaren disiplin cezasının kaldırılmasında ve iyi hâlin kazanılmasında verilen disiplin cezasının niteliğine göre fıkrada belirlenmiş sürelerin (onbeş gün ilâ bir yıl) esas alınacağı ve bu süreler sonunda yeni bir disiplin cezası almamak ve iyi hâlli olmak koşuluyla bu cezaların kaldırılacağı,

2. "Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi" kenar başlıklı 89. maddesinin birinci fıkrasında hükümlülerin, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulacağı; ikinci fıkrasında, birinci fıkra uyarınca yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirme ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetler, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikalar, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezalarının dikkate alınacağı; altıncı fıkrasında, açık ceza infaz kurumuna ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu salıverilmeye ilişkin olarak tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma sürelerinin bir yılı geçemeyeceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

5275 sayılı Kanunun 89. maddesinde, 14/04/2020 tarihli ve 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla yapılan ve yukarıya alınan değişiklikler, 01/01/2021 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

C) 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza

Mevzuat Genel Müdürlüğü Ti ie zler

İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin;

1. "Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi" kenar başlıklı 109. maddesinin; birinci fıkrasında hükümlülerin, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme risklerinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulacağı; ikinci fıkrasında, birinci fıkra gereğince yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirmeye yönelik psiko-sosyal ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetleri, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikaları, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezalarının dikkate alınacağı,

2. "Disiplin eylemi nedeniyle iyi hâl kararı verilmesine engel hâller ve şikâyet" kenar başlıklı 110. maddesinin birinci fıkrasında, gözlem değerlendirme raporu veya gelişim değerlendirme raporunda yazılı olup da henüz kaldırılmamış disiplin cezası bulunan hükümlü hakkında iyi hâl kararı verilemeyeceği, hükümlünün iyi hâline ilişkin değerlendirmenin, ancak daha önceden verilmiş olup da disiplin cezası infaz edilmiş ve bu cezası kaldırılmış olanlar hakkında yapılabileceği; ikinci fıkrasında, disiplin cezasını gerektiren bir eylemi işlemiş olmasına rağmen, koşullu salıverilme tarihinde bu eyleminden dolayı disiplin soruşturması henüz sonuçlandırılmayan hükümlüler hakkında iyi hâl kararının verilip verilmemesinin idare ve gözlem kurulunca takdir edileceği; üçüncü fıkrasında, idare ve gözlem kurulunca, hükümlü hakkında, süre belgesindeki muhtemel koşullu salıverilme tarihi de dikkate alınarak iyi hâle ilişkin olarak bir karar verileceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Bu kapsamda idare ve gözlem kurulunca verilen kararlara karşı infaz hâkimliği nezdinde şikâyet, infaz hâkimliği kararlarına karşı da ağır ceza mahkemesi nezdinde itiraz kanun yoluna başvurulabilmektedir.

II- Batman Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 05/07/2024 tarihli cevapta;

A) Soru önergesinde adı geçen hükümlünün Batman Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırıldığı, Kurum İdare ve Gözlem Kurulu tarafından 17/04/2024 tarihinde hükümlünün koşullu salıverilmesinin uygun olmadığına karar verildiği, kararın infaz hâkimliği ve ağır ceza mahkemesinin denetiminden geçerek kesinleştiği,

B) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü,

CO) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı,

Bildirilmiştir.

Yılmaz TÜNÇ Bakan

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htin://vatandaş.uvan.eov.tr adresinden bitsroV - FpaoYct - SHOİKTZ - PZ1SG4- ileerisebilirsin

Yılmaz TUNÇBakan

Metin otomatik okundu. 4 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir