Kırklareli ilinde yapılması planlanan altın ve gümüş madeni alanı için ÇED gerekli değildir kararı verilmesine ilişkin
Kaynak göster
İbrahim Akın (DEM Parti), 25 Nisan 2024 tarihinde 7/11284 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 132 gün sonra, 4 Eylül 2024).
İbrahim Akın (DEM Parti, İzmir). “Kırklareli ilinde yapılması planlanan altın ve gümüş madeni alanı için ÇED gerekli değildir kararı verilmesine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/11284, 25 Nisan 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-11284-kirklareli-ilinde-yapilmasi-planlanan-altin-ve-gumus-madeni-alani-icin-ced-gerekli-degildi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/8c970bfc-983e-4071-8071-018f199fba85
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 132 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki soruların Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet ÖZHASEKİ tarafından Anayasa'nın 98'inci ve İçtüzüğün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
İbrahim AKIN İzmir Milletvekili
Kırklareli'nin Kula Köyü'nde planlanan altın ve gümüş madeni projesi, Koza Altın İşletmeleri A.Ş. tarafından gerçekleştirilmek üzere tasarlanmıştır. Projenin ruhsat alanı toplamda 182 hektar olup, bölge özellikle zengin biyoçeşitlilik ve çevresel değerler açısından önem taşımaktadır. Proje kapsamında yıllık 310.481 ton malzeme çıkarılması öngörülmekte olup, bu durum çeşitli çevresel endişeleri de beraberinde getirmektedir.
Gerekçenin tamamını göster (4 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Projenin çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) gerektirip gerektirmediği konusunda, farklı zamanlarda farklı kararlar verilmiş olup, son olarak ÇED gerekli değildir kararı alınmıştır. Projenin çevresel etkileri üzerine yapılan değerlendirmeler sonucunda, 30 Ocak 2015'te "ÇED Gereklidir" kararı alınmıştır. Ancak, daha sonra aynı proje için 3 Nisan 2024 tarihinde yapılan duyuruda "ÇED Gerekli Değildir" kararı verilmiştir. Aynı proje dosyasına farklı zamanlarda farklı değerlendirmelerin yapılmış olması, ilgili kurumun güvenilirliğini sarsmaktadır. Bölge sakinleri ve çeşitli bilimsel çalışmalar, projenin potansiyel çevresel zararlarına dikkat çekmektedir. Özellikle, bölgedeki meşe ormanları ve yerel flora ve fauna üzerindeki olası negatif etkiler, madenin çalışma süresi boyunca ve sonrasında ciddi çevresel değişimlere yol açabilecektir.
Bu proje, özellikle Trakya bölgesinin endemik türleri ve kritik ekosistemleri için önemli bir tehdit oluşturmakta. Bölge, koruma altındaki Trakya arısı ve Avrupa Kırmızı Orman Karıncası (Formica pratensis) gibi türlerin yanı sıra, nadir bitki türlerini barındıran ve yaban hayatı için kritik öneme sahip olan ormanlık alanlarla kaplıdır. Ayrıca, bölgenin ormanları, temiz hava ve su kaynaklarının korunması gibi ekosistem hizmetleri sağlamakta olup, madencilik faaliyetleri bu fonksiyonları tehlikeye atmaktadır. Madenin ekonomik ömrünün kısa olması, bu çevresel risklerin yanında değerlendirildiğinde, uzun vadeli zararlarının telafi edilemeyeceği endişeleri bulunmaktadır.
Madenin planlandığı alan, ayrıca doğa turizmi açısından değerli rotaları içermekte ve bölgesel turizm için önemli bir potansiyel sunmaktadır. Bu faktörler, projenin sadece çevresel değil, aynı zamanda sosyal ve ekonomik boyutları olan geniş kapsamlı etkilerini göstermektedir.
Bu bağlamda;
SORULAR
Kırklareli Kula'da planlanan altın ve gümüş madeni projesine ilişkin önce ÇED Gerekli görülüp sonrasında ÇED gerekli değildir kararı verilmesinin gerekçeleri nelerdir?
Daha önceki ÇED gerekli kararının iptal edilmesine yönelik olarak hangi yeni bilgiler veya değişiklikler dikkate alınmıştır?
Bölgenin zengin biyoçeşitliliğini ve özellikle koruma altındaki Trakya arısının Avrupa Kırmızı Orman Karıncası'nın habitatını korumak için hangi önlemler alınmaktadır?
Projeden beklenen ekonomik faydalar ile çevresel riskler arasında nasıl bir denge kurulmaktadır?
Bölge sakinlerinin ve yereldeki toplulukların projeye karşı olan endişeleri dikkate alınarak, bu konuda bir kamuoyu bilgilendirme ve katılım süreci planlanmakta mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Mehmet Özhaseki, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ·
İLİŞKİN SORULAR VE CEVABI
SORULAR
Kırklareli'nin Kula Köyü'nde planlanan altın ve gümüş madeni projesi, Koza Altın İşletmeleri A.Ş. tarafından gerçekleştirilmek üzere tasarlanmıştır. Projenin ruhsat alanı toplamda 182 hektar olup, bölge özellikle zengin biyoçeşitlilik ve çevresel değerler açısından önem taşımaktadır. Proje kapsamında yıllık 310.481 ton malzeme çıkarılması öngörülmekte olup, bu durum çeşitli çevresel endişeleri de beraberinde getirmektedir.
Projenin çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) gerektirip gerektirmediği konusunda, farklı zamanlarda farklı kararlar verilmiş olup, son olarak ÇED gerekli değildir karan alınmıştır. Projenin çevresel etkileri üzerine yapılan değerlendirmeler sonucunda, 30 Ocak 2015'te "ÇED Gereklidir" kararı alınmıştır. Ancak, daha sonra aynı proje için 3 Nisan 2024 tarihinde yapılan duyuruda "ÇED Gerekli Değildir" kararı verilmiştir. Aynı proje dosyasına farklı zamanlarda farklı değerlendirmelerin yapılmış olması, ilgili kurumun güvenilirliğini sarsmaktadır. Bölge sakinleri ve çeşitli bilimsel çalışmalar, projenin potansiyel çevresel zararlarına dikkat çekmektedir. Özellikle, bölgedeki meşe ormanları ve yerel flora ve fauna üzerindeki olası negatif etkiler, madenin çalışma süresi boyunca ve sonrasında ciddi çevresel değişimlere yol açabilecektir.
Bu proje, özellikle Trakya bölgesinin endemik türleri ve kritik ekosistemleri için önemli bir tehdit oluşturmakta. Bölge, koruma altındaki Trakya arısı ve Avrupa Kırmızı Orman Karıncası (Formica pratensis) gibi türlerin yanı sıra, nadir bitki türlerini barındıran ve yaban hayatı için kritik öneme sahip olan ormanlık alanlarla kaplıdır. Ayrıca, bölgenin ormanları, temiz hava ve su kaynaklarının korunması gibi ekosistem hizmetleri sağlamakta olup, madencilik faaliyetleri bu fonksiyonları tehlikeye atmaktadır. Madenin ekonomik ömrünün kısa olması, bu çevresel risklerin yanında değerlendirildiğinde, uzun vadeli zararlarının telafi edilemeyeceği endişeleri bulunmaktadır. Madenin planlandığı alan, ayrıca doğa turizmi açısından değerli rotaları içermekte ve bölgesel turizm için önemli bir potansiyel sunmaktadır. Bu faktörler, projenin sadece çevresel değil, aynı zamanda sosyal ve ekonomik boyutları olan geniş kapsamlı etkilerini göstermektedir.
Bu bağlamda;
1. Kırklareli Kula'da planlanan altın ve gümüş madeni projesine ilişkin önce ÇED Gerekli görülüp sonrasında ÇED gerekli değildir kararı verilmesinin gerekçeleri nelerdir?
2. Daha önceki ÇED gerekli kararının iptal edilmesine yönelik olarak hangi yeni bilgiler veya değişiklikler dikkate alınmıştır?
3. Bölgenin zengin biyoçeşitliliğini ve özellikle koruma altındaki Trakya arısının Avrupa Kırmızı Orman Karıncası'nın habitatını korumak için hangi önlemler alınmaktadır?
4. Projeden beklenen ekonomik faydalar ile çevresel riskler arasında nasıl bir denge kurulmaktadır?
5. Bölge sakinlerinin ve yereldeki toplulukların projeye karşı olan endişeleri dikkate alınarak, bu konuda bir kamuoyu bilgilendirme ve katılım süreci planlanmakta mıdır?
CEVAP
Söz konusu karar mülga Kırklareli Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün 31.12.2014 tarih ve 5383- 5384 sayılı yazıları ile verilen ÇED Gereklidir Kararı'dır.
Anılan karara esas 03 Ekim 2013 tarih ve 28784 sayılı Resmi gazetede yayımlanana mülga Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği (ÇEDYnin "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gereklidir Veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı" başlıklı 17 nci maddesi | inci bendinde "...Bakanlık, Proje Tanıtım Dosyalarını EK-4'te yer alan kriterler çerçevesinde inceler ve değerlendirir..." ve 2 nci bendinde de "...Bakanlık on beş(15) iş günü içinde inceleme ve değerlendirmelerini tamamlar. Proje hakkında "ÇED Gereklidir" veya "ÇED Gerekli Değildir" kararını beş (9) iş günü içinde verir..." ifadeleri yer almıştır.
Keza, anılan yönetmelik EK-4'ünde; Projenin Özellikleri (Projenin ve yerin alternatifleri (proje teknolojisinin ve proje alanının seçilme nedenleri, Projenin iş akım şeması, kapasitesi, kapladığı alan, teknolojisi, çalışacak personel sayısı, Doğal kaynakların kullanımı (arazi kullanımı, su kullanımı, kullanılan enerji türü vb.), atık miktarı (katı, sıvı, gaz ve benzeri) ve atıkların kimyasal, fiziksel ve biyolojik özellikleri, Kullanılan teknoloji ve malzemelerden kaynaklanabilecek kaza riski)|, Proje Yeri ve Etki Alanının Mevcut Çevresel Özellikleri (Mevcut arazi kullanımı ve kalitesi (tarım alanı, orman alanı, planlı alan, su yüzeyi ve benzeri, Ek-5'deki Duyarlı Yöreler Listesi dikkate alınarak korunması gereken alanlar), Projenin İnşaat ve İşletme Aşamasında Çevresel Etkileri ve Alınacak Önlemler başlıkları ve detaylı içeriklerine ilişkin açıklamalar talep edilmektedir.
Görüldüğü üzere, 2014 yılında verilen karar ilgili mevzuatın verdiği görev ve yetki kapsamında yapılan inceleme-değerlendirme sonucu verilmiş bir karardır.
Yukarıda özetlendiği üzere, karara esas dosya PTD'dir. Her iki dosya arasında, başta üretilen malzeme miktarı olmak üzere, çevresel etkilere karşı alınacak önlemler farklı irdelenmiş olup, ilgili teknik personel tarafından yapılan değerlendirmede yeterli bulunan dosya için ÇED Gerekli Değildir Kararı verilmişken, 2014 yılında ise ÇED Gereklidir Kararı verilmiştir. "ÇED Gereklidir" kararı esasen olumsuz bir anlam içermemekte olup, dosya içeriğinin, diğer bir ifade ile "çevresel etkilere karşı alınacak tedbirlerin dosyada yeterince açıklanmadığı ve daha detaylı bir dosya hazırlanmasının ve Bakanlığımıza arz edilmesi gerektiği" içerikli bir karardır.
Her iki karar da mevzuatın yanı sıra, sunulan PTD içerikleri, ilgili kurum görüşleri ve taahhütler dikkate alınarak verilmiş olup, başta yıllık çıkarılacak malzeme miktarı farkı olmak üzere, çevresel etkilere karşı alınması öngörülen tedbirler, çevreyi korumaya yönelik verilen taahhütler değerlendirmede dikkate alınmıştır. Dolayısı ile farklı iki dosya için verilen kararların, aynı olmaması olağan bir durumdur.
Ayrıca söz konusu projeye ilişkin ilgili 12 kurum/ kuruluş (DSİ 11. Bölge Müdürlüğü, TEİAŞ, İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü, Kırklareli İl Özel İdaresi, Kırklareli Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü- İmar ve Planlama Şube Müdürlüğü, Edirne Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü, Kültür ve Turizm Bakanlığı (Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü), İstanbul Orman Bölge Müdürlüğü, Tarım ve Orman Bakanlığı 1. Bölge Müdürlüğü, Kırklareli İl Sağlık Müdürlüğü, Kırklareli İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ve Edirne Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğü) tarafından olumlu görüş verilmiş olması da verilen kararda etkili olmuştur.