Sincan 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun nakil talebine ilişkin
Kaynak göster
Nevroz Uysal Aslan (DEM Parti), 30 Nisan 2024 tarihinde 7/11363 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 91 gün sonra, 30 Temmuz 2024).
Nevroz Uysal Aslan (DEM Parti, Şırnak). “Sincan 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun nakil talebine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/11363, 30 Nisan 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-11363-sincan-1-nolu-yuksek-guvenlikli-kapali-cezaevinde-bulunan-bir-mahkumun-nakil-talebine-ilis (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/e80a3f80-ae40-4ccb-8c8c-018f391d2fc8
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 91 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)HALKLARIN EŞİTLİK VE DEMOKRASİ PARTİSİ GRUP BAŞKANLIĞI
Tarih 2 Ola 2024 1363
Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞP'NA
Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasa'nın 98'inci, İçtüzüğün
96'ıncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim
SORULAR
04.2024.
( UYSAL ASLAN
Cezaevlerinde yaşam hakkı tehlikede olan ve tedavi hakkı elinden alındığı yüzlerce hasta mahpustan biri de Sincan | Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi'nde tutuklu bulunan kanser hastası Eren Odabaş tır.
Kanser tedavisi sürerken 6 Şubat'ta gözaltına alınıp. 9 Şubat'ta tutuklanan Eren Odabaş'ı
Sincan | Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi'nden tarafımıza gönderdiği mektupta:
"2018 yılından bu yana İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Onkoloji Bölümü'nde Agresif Desmoid Tümör görüyorum. Fakat tutuklandığını tarihten bu yana tedavime devam edemedim. Devam edememe sebebim ise hem tutuklanmış olmam hem de tedavimin yapıldığı hastanenin İstanbul?da olmasına rağmen rızam olmadan sürgün sevkle 24.02.2024 tarihinde Sincan 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi'ne getirilmemdir. Bu tarihten yana tedavimi devam ettirmem bir yana, sürekli hastane sevklerim iptal ediliyor." demektedir.
Odabaşı, sevk süreciyle tedavisinin 6 yıl geriye düştüğünü ayrıca "28.03.2024 tarihinde çekilen BT Radyoloji raporunda; Kasık ve Lenflerde kitle tespit" edildiğini "kanserli olan kalça kemiğinde de büyüme" izlendiğini belirtmiştir.
Kanser tedavisine devam edebilmek için İstanbul Tıp Fakültesine erişim açısından. İstanbul yakınındaki bir cezaevine sevk edilmek üzere dilekçe veren Odabaşın sevk talebi reddedilmiştir. Oysa Odabaş hakkında İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü: Odabaş'ın tedavi alması ve yakın onkolojik takibinin hayati önemde olduğunu vurgulayarak "Geçmişte yapılan tedavi ve takiplerinde tüm tedavi seçeneklerini etkileyeceği için genel prensip olarak hastanın tedavi ve takiplerinin tek merkezde (mümkünse ilk tedavilerinin yapıldığı yerde) yapılması gerekmektedir" şeklinde ilgili makamlara gönderilmek üzere dilekçe yazdığı tarafımca öğrenilmiştir.
Kalbinde de sorun olduğu belirtilen ağır hasta mahpusun hayati tehlikesi bulunduğu ve tedavilerinin kesintisiz ve sağlıklı yürütülmesi için bir an önce tahliye olması gerektiği belirtilmektedir.
Bu bağlamda:
Bakanlığınıza bağlı cezaevlerinde kanser teşhisi konulan kaç tutuklu ve hükümlü bulunmaktadır?
Kural olarak soruşturmanın yürütüldüğü şehirde ve/veya yakın bir cezaevinde olması gereken Odabaş, 6 yıl boyunca tedavi gördüğü İstanbul'dan neden tutukluluktan çok kısa bir süre sonra Marmara (Silivri) Cezaevi'nden Ankara Sincan I Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi'ne sevk edilmiştir?
Sincan | Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi'nden sevkini talep eden Odabaş'ın sevk talebi neden reddedilmiştir?
Oturmakta güçlük çeken kanser hastasının sağlık. tedavi hakkının engellendiği, hastane sevklerinin yapılmadığı iddiaları hakkında soruşturma açacak mısınız?
Cezaevinde tedavi sürecinin aksatıldığı ve cezaevi koşullarında kalamayacağı belirtilen Odabaş'ın yaşam hakkını savunmak adına bakanlığınız mahpusun tahliyesine yönelik bir girişimde bulunacak mı?
Özellikle cezaevlerinde bulunan yüzlerce ağır hasta mahpus için ayrımcı ve geçici çözümler bulmak yerine insan haklarını ve onurunu gözeten. Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde belirtilen eşitlik ilkesine ve ayrımcılık yasağına uygun bir infaz düzenlemesi için bir çalışmanız var mı?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1421667 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/11363 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
Mevzuat Genel Müdürlüğü Tin zy
Sayı :E-56020453-610-479-2810/4144 Konu : Yazılı soru önergesi Ay GİM024
Sayın Nevroz UYSAL ASLAN Şırnak Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/11363 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun;
A) "Hükümlülerin Nakilleri" başlıklı Dokuzuncu Bölümünün "Kendi istekleri ile nakil" kenar başlıklı 54. maddesinin birinci fıkrasında, hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, çocuk hükümlüler ile maddi durumunun yetersiz olduğunu belgelendiren hükümlüler hariç olmak üzere nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, ceza infaz kurumlarında bulunması gereken sürenin üç aydan fazla olması, iyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, istekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, mahkumiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması gerektiği; ikinci fıkrasında ise bu hükümlülerin nakledildikleri kurumlarda, eğitim öğretim veya hastalık nedeniyle nakil hariç, bir yıl kalmak zorunda olduğu, çocuklar bakımından bu sürenin altı ay olarak uygulanacağı,
B) "Zorunlu nedenlerle nakil" kenar başlıklı 56. maddesinde, kurumların elverişsiz ve yetersiz kalması, kapsama gücünün aşılması, kullanılamaz hâle gelmesi, asayiş, güvenlik, doğal afet, yangın ve büyük onarım gibi zorunlu nedenlerle başka kurumlara nakledilmeleri gerekli görülen hükümlülerin, yargı çevresi dışında Adalet Bakanlığınca belirlenen ve konumlarına uygun olan diğer kurumlara nakledilebileceği,
Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.
Ceza infaz mevzuatımızda "sürgün" şeklinde bir uygulama bulunmamakta olup, başta zorunlu nakiller olmak üzere, hükümlü ve tutuklular mevzuata uygun olarak bulundukları ceza infaz kurumlarından başka ceza infaz kurumlarına nakledilmektedirler. Başka ceza infaz kurumuna sevk edilen hükümlü ve tutukluların sevklerinden önce gerekli sağlık kontrolleri yapılmakta ve güvenlik önlemleri alındıktan sonra sevk işlemleri gerçekleştirilmektedir.
N- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.
B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık
Mevzuat Genel Müdürlüğü TÜKKİYE UMAURİYETİNİN ÜZÜCÜ YL koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.
C) Öte yandan; hastalığı nedeniyle Adli Tıp Kurumundan rapor bekleyen ya da tek başına öz bakım becerisini yapamayan ve başkasının bakımına muhtaç olan hasta tutuklu ve hükümlülerin barındırılması, rehabilite ve tedavilerini sağlamak amacıyla Metris ve Elazığ R Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumları ile Menemen R Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu faaliyete geçirilmiştir.
MI- 5275 sayılı Kanunun;
A) "Hapis cezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi" kenar başlıklı 16. maddesinin ikinci fıkrasında, akıl hastalığı dışındaki hastalıklarda cezanın infazına, resmi sağlık kuruluşlarının mahkumlara ayrılan bölümlerinde devam olunacağı, ancak bu durumda bile hapis cezasının infazının, mahkumun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa iyileşinceye kadar geri bırakılacağı; üçüncü fıkrasında, belirtilen geri bırakma kararının, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet başsavcılığınca verileceği; altıncı fıkrasında ise maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkumun cezasının infazının, üçüncü fıkrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabileceği,
B) "Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı" kenar başlıklı 105/A maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde, maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen ve koşullu salıverilmesine üç yıl veya daha az süre kalan hükümlülerin, bu durumlarını, Adli Tıp Kurumundan alınan veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan bir raporla belgelendirmeleri ve diğer şartları da taşımaları hâlinde denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezanın infazı usulünden yararlanabileceği,
Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.
IV- Ankara Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen cevapta;
A) Soru önergesinde adı geçen tutuklunun Sincan I Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmaktayken 12/05/2024 tarihinde tedavisi nedeniyle Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledildiği, 23/05/2024 tarihinde İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin kararı nedeniyle Kurumdan tahliye edildiği,
B) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, CO) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtyagdığı, Bildirilmiştir.
Yılmaz TUNÇ Bakan
Yılmaz TUNÇBakan