Tutuklu bir kişinin adil yargılanmadığı iddiasına ilişkin
Kaynak göster
Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti), 8 Mayıs 2024 tarihinde 7/11833 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 107 gün sonra, 23 Ağustos 2024).
Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti, Kocaeli). “Tutuklu bir kişinin adil yargılanmadığı iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/11833, 8 Mayıs 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-11833-tutuklu-bir-kisinin-adil-yargilanmadigi-iddiasina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/d1b0da8d-4251-4b35-bc80-018f5cf47e00
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 107 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın 98'inci ve
TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.
Tarafıma Halime Gülsu'nun ailesinin ilettiği mesajda; "Canım kardeşim Halime Gülsu'nun Adli Tıp Raporu'nda ölüm sebebi çok açık ortaya konmasına rağmen tedavisini engelleyen hiç kimse ceza almadı. Hatta tutuklu iken, engel çıkaran polislerin soruşturmasına bile izin verilmedi. En son AYM ye yapılan müracaat reddedildi. Böylece en üst merciden, memlekette adalet olmadığı tescillenmiş oldu. Ancak uluslararası hukuki mercilere taşınan bu ağır suç dosyası, takip edilmektedir zira üstü kapatılabilecek bir olay değildir. Kimler bu suçta faildir. Siyasi, idari ve hukuki pek çok fail burada rol almıştır. En kritik 3 kişiyi bu gün açıklayacağım Kanunsuz suç uydurma ile dönemin Mersin CBS M E (, Halime'nin 20 Şubat 2018 günü tutuklanması emrini veren kişidir. Halime'nin kendisi ve baronun gönderdiği avukatın, SLE hastalığı olduğunu bildirip, tutuksuz yargılama taleplerini reddeden dönemin Mersin 4. Sulh Ceza Hâkimi M 'G hapiste vefatına uyarılmasına rağmen sebep olan kişidir. Hapishanede defalarca doktora çıkma taleplerinin ciddiye alınmaması ve hapishane görevlilerinin kötü muamelesini sorgulamayan ve göz göre göre gelen ölümün yolunu açmış kişi dönemin Tarsus Kapalı Kadın Cezaevi Müdürü M Ç dır. Eğer yaşadığınız yer bir hukuk devleti ise bu kişilerin, yetkilerini kötüye kullanmaktan ve (vicdansızca) TCK da geçen canice hislerle insan öldürmekten ilgili diğer görevlilerle birlikte yargılanmaları gerekirdi. Bu yargılama gecikse de muhakkak adâlet bir gün yerini bulacaktır!" ifadeleri yer almaktadır.
Bu bağlamda;
SORULAR
Tarafıma iletilen iddialar doğru mudur?
TBMM Halkla İlişkiler Binası
Kat, 2 Nolu Banko Oda: F214 Bakanlıklar/Ankara
Halime Gülsu'nun tedavisinin engellenmesi ve bu süreçte ölümüne sebebiyet veren kamu görevlileri hakkında, ölümünün 7. yılında hâlâ herhangi bir cezai işlem yapılmış mıdır? Eğer yapılmamışsa, bunun gerekçesi nedir?
Adli Tıp Raporu'nda Halime Gülsu'nun ölüm sebebi net olarak belirtilmiş midir? Bu raporun sonuçlarına dayanarak hangi adli veya idari işlemler başlatılmıştır?
Halime Gülsu'nun tutuklu iken tedaviye erişiminin engellenmesine ilişkin polisler hakkında soruşturma başlatılması talepleri neden reddedilmiştir? Bu konuda hangi hukuki değerlendirmeler yapılmıştır?
Anayasa Mahkemesi'ne yapılan başvurunun reddedilmesinin gerekçeleri nelerdir? Bu kararın detayları kamuoyu ile paylaşılmış mıdır?
Uluslararası hukuki mercilere taşınan bu dava hakkında Adalet Bakanlığı'nın bilgisi var mıdır? Bakanlık, uluslararası soruşturma süreçlerine nasıl bir katkı sağlamaktadır?
Mersin CBS M E , Mersin 4. Sulh Ceza Hakimi M G ve Tarsus Kapalı Kadın Cezaevi Müdürü M Ç hakkında, Halime Gülsu'nun ölümüyle ilgili olarak herhangi bir idari veya cezai soruşturma açılmış mıdır? Açılmışsa, bu süreçlerin son durumu nedir?
Halime Gülsu'nun hapishanedeki koşullarının ve sağlık hizmetlerine erişiminin engellenmesiyle ilgili olarak cezaevi görevlileri ve diğer ilgili kamu görevlileri hakkında yapılan değerlendirmeler ve alınan önlemler nelerdir?
Adalet Bakanlığı, benzer durumların tekrar yaşanmaması için hangi önleyici tedbirleri almaktadır veya almayı planlamaktadır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1429564 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/11833 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
Bi'ğaşll
Sayı o: E-56020453-610-540-3758/5401 Konu : Yazılı soru önergesi 23. 812024
Sayın Ömer Faruk GERGERLİOĞLU Kocaeli Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/11833 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.
B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.
II- İşlendiği iddia edilen bir suçla ilgili delillerin takdiri ve olayın vasıflandırılması da dâhil olmak üzere, soruşiurma başlatılması, koruma tedbirlerine başvurulması ve sonucuna göre kamu davası açılmasında tüm yetki ve sorumluluk yargı mercilerine aittir. Bununla birlikte açılan davalara ilişkin yapılan yargılamalar, Anayasanın 9. ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce sürdürülüp sonuçlandırılmaktadır.
HI- Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 28/05/2024 tarihli cevapta;
A) Soru önergesinde adı geçenin ölümüne ilişkin olarak görevli personel hakkında yürütülen adli soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına, idari soruşturma neticesinde ise disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar verildiği,
B) Adı geçenin Tarsus Devlet Hastanesi Acil Polikliniğinde "Kardiyak Arrest" nedeniyle vefat ettiği, adı geçenin Kurumda barındırıldığı süre içinde rahatsızlığını bildirir dilekçelerine istinaden 2 defa Kurum revirinde, 6 defa Tarsus Devlet Hastanesinin Acil ve Dahiliye Polikliniklerinde, 1 defa da Mersin Şehir Hastanesinin Romatoloji Polikliniğinde gerekli olan tetkik, tedavi ve muayenelerinin yaptırıldığı,
C) Tarsus Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak gerçekleştirildiği,
Ç) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı,
Bildirilmiştir.
Yılmaz TUNÇ Bakan
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden FXO9RxM - M5KUW6k - 6IG9UON - 1ibEOc—ile erişebilirsin ADALET BAKANLIĞI JD)
Mevzuat Genel Müdürlüğü DMM yu
Yılmaz TUNÇBakan