İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/11838 GEÇ CEVAPLANDI · 99 GÜN

Diyarbakır Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin

Kaynak göster

Serhat Eren (DEM Parti), 8 Mayıs 2024 tarihinde 7/11838 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 99 gün sonra, 15 Ağustos 2024).

Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır). “Diyarbakır Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda yaşandığı iddia edilen hak ihlallerine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/11838, 8 Mayıs 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-11838-diyarbakir-kadin-kapali-ceza-infaz-kurumunda-yasandigi-iddia-edilen-hak-ihlallerine-iliski (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/13c7525a-c303-4e73-bab0-018f5d14427d

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 99 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasa'nın 98"inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99*uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Serhat EREN Diyarbakır Milletvekili

Özgürlük İçin Hukukçular Derneği Hapishane Komisyonu ve MED TUHAD-FED kendilerine gelen başvurular üzerine veya re'sen aralıklarla cezaevlerine ziyaretler gerçekleştirmiş, mahpusların yaşadıkları hak ihlalleri, cezaevlerindeki yapısal ve genel sorunlara ilişkin görüşmeler gerçekleştirmiş ve bu görüşmeleri raporlaştırmışlardır. 27 Nisan 2024 tarihli Özgürlük için Hukukçular Derneği Türkiye Hapishaneleri 2023 yılı hak ihlali raporunda Diyarbakır Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan mahpuslarla yapılan görüşmelerde ortaya çıkan ihlallere de yer verilmiştir. Diyarbakır Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan mahpuslarla yapılan görüşmelerde; 21 Ağustos 2023 tarih ve saat 20:00 sıralarında, sayımdan hemen önce, yoğun silah sesleri geldiği ve bu sırada aynı şekilde havalandırmada takıntı sesini duyduklarını, ancak kapıların kapalı olmasından kaynaklı ne olduğunu göremediklerini, Sabah saat 6.05-10 geçe personeller tarafından havalandırma kapısı açıldığını, S.Ç. isimli mahpus tarafından havalandırma alanında yürüyüş yaptığı sırada, havalandırmadaki kameranın altında yerde bir cisim gördüğü ve eğilip baktığında bir mermi çekirdeği olduğunu fark ettiği, oda da kalan diğer mahpusların uyanmasıyla birlikte, kendilerinin haberdar olduğunu, saat 7.30 sıralarında oda da kalan mahpuslarca infaz koruma memurlarına bilgi verildiği, mahpuslar tarafından cezaevi idaresi ve savcısıyla görüşmek için talepte bulunulduğu ancak, kendileriyle herhangi bir görüşmenin yapılmadığı, cezaevi idaresi baş memur vekili olarak bilinen infaz koruma memuru tarafından kendilerine durumun önemsiz olduğunu "Biliyorsunuz burası Diyarbakır. Etrafta bir sürü maganda var. Etrafta silah sıkıyorlar." şeklinde söylemleri de oldu." şeklinde konuştuğu ifade edilmiştir. Yine raporda bir çok cezaevinde olduğu gibi Diyarbakır Kadın Kapalı Cezaevinde de yeterli doktor ve sağlık personeli bulundurulmadığı, cezaevinde yeterli doktor ve sağlık personeli bulundurulmadığı, kurum revirindeki doktorların sık sık değişmesi sebebiyle mahpusların tedavi sürecinde aksamalara sebebiyet verildiği, hastane sevklerinin geç yapıldığı, jandarma birimleri tarafından tedavi için hastaneye götürülen mahpuslara çift kelepçe uygulandığı, mahpusların sığamayacağı darlıkta olan tekli ring aracı ile sevklerinin yapıldığı, hastanelerde ve revirde kelepçeli muayenenin yapıldığı, sevk esnasında tacize varan aramalara maruz kaldıklarını, itiraz etmeleri sebebiyle de mahpusların disiplin cezası aldıkları tespit edilmiştir.

Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Ayrıca raporda ağır hasta mahpusların, hastalıkları sebebiyle yaşamlarını tek başlarına idame edememelerine rağmen Adli Tıp Kurumu'nca hazırlanan raporlar gerekçe gösterilerek tahliye edilmediği ifade edilmiştir. Ş. K. isimli 63 yaşındaki mahpusun ayaklarında platin olduğu, Alzheimer hastalığının olduğu, merdivenleri dahi tek başına çıkamadığı belirtilmiştir. Sağlık durumları kötüleşmesine rağmen infazlarının ertelenmediğini ve cezaevinde sağlığa erişim hakkı başta olmak üzere uygun koşullar yaratılmadığı tespiti yapılmıştır. Raporda çok sayıda mahpusun çıplak aramaya maruz bırakıldığı, itiraz edenlerin darp edilerek disiplin cezasına çarptırıldıkları, mahpuslara kitap kotası getirildiği, iç postalardan mahkeme kararlarına rağmen ücret alınmaya devam edildiğini, sadece belirli yayınlara izin verildiği, şalvarın yasaklandığı, tuvaletlere ve yatakların olduğu kısımlara kameralar yerleştirilerek mahpusların özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiği tespit edilmiştir.

Bu bağlamda;

I- Diyarbakır Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda avukatlar tarafından tespit edilen hak ihlallerine ilişkin bakanlık olarak bir soruşturma başlatacak mısınız?

SORULAR

  1. Diyarbakır Kadın Kapalı Cezaevinde kaç mahpus kalmaktadır?

  2. İlgili cezaevinde 21 Ağustos 2023 tarihinde meydana gelen olaya ilişkin neden bir soruşturma başlatılmamıştır? Cezaevi avlusuna sürekli mermi düşmesi normal bir hadise midir?

  3. Diyarbakır I Nolu T Tipi Cezaevinde kaç doktor ve sağlık personeli bulunmaktadır? Bu sayı mahpus sayısı göz önüne alındığında yeterli midir?

  4. İlgili kurum revirinde doktorların sık sık değiştiği ve bu yüzden de mahpusların tedavi süreçlerinde aksamalar yaşandığı doğru mudur? Son | yıl içerisinde ilgili kurumda kaç farklı doktor görev almıştır?

  5. İlgili kurumda neden hastane sevkleri geç yapılmaktadır? Bir mahpusun hastane sevki talebine ortalama ne kadar sürede cevap verilmektedir?

  6. Hastaneye götürülen mahpuslara neden çift kelepçe uygulanmaktadır? Kelepçeli muayene mahpusların yaşam hakkına müdahale değil midir?

  7. Özgürlüğünden mahrum kalmış kişilerin, sağlık hizmeti almak isteyen hastalar gibi mahremiyetine saygı gösterilen bir ortamda, insan onuruna yakışır bir şekilde muayene ve sağlık hizmeti alması için bakanlık olarak üzerinize düşen sorumluluğu ne zaman yerine getireceksiniz?

  8. İlgili cezaevinde çıplak aramalara ve tacize varan aramalara itiraz ettikleri için son | yıl içerisinde kaç kadın mahpusa disiplin cezası verilmiştir?

  9. Ş.K isimli 63 yaşındaki ağır hasta mahpusun infazının durdurulması için bir girişiminiz olacak mıdır?

  10. İlgili cezaevinde mahpuslara kitap kotası getirilmesinin gerekçesi nedir?

  11. İlgili cezaevinde şalvar neden yasaklanmıştır? Bu yasak hangi yasaya dayanmaktadır?

  12. Tuvaletlere ve yatakların olduğu kısımlara kamera takılması özel hayatının gizliliğinin ihlali değil midir?

  13. Diyarbakır I Nolu T Tipi Kapalı Cezaevinde mahpuslara yönelik hak ihlallerine neden olan cezaevi idaresi hakkında idari işlem başlatacak mısınız?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·

1429564 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/(11838 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99..maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur. , i

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

UYAP Rilisim Sistemindeki bu dokümana htm://vatandaş.nvan.gov.ir adresinden eO0iOUnU - X5ZmS3A - HZmed4PK - OYDO/ S— ile erisehilirsin

Mevzuat Genel Müdürlüğü A

Sayı : B-56020453-610-545 -2764/4094 ç Konu : Yazılı soru önergesi 4 Ve 08. /2024

Sayın Serhat EREN Diyarbakır Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/11838 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

İ- Ceza infaz kurumlarında bulunan bükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.

Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı T ürkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu. - Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi. İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş.Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.

Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT), 27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.

Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.

Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.

H- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet

BAŞ imla hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.

B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.

M- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun;

A) "Hapis cezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi" kenar başlıklı 16. maddesinin ikinci fıkrasında, akıl hastalığı dışındaki hastalıklarda cezanın infazına, resmi sağlık kuruluşlarının mahkumlara ayrılan bölümlerinde devam olunacağı, ancak bu durumda bile hapis cezasının infazının, mahkumun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa iyileşinceye kadar geri bırakılacağı; üçüncü fıkrasında, belirtilen geri bırakma kararının, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet başsavcılığınca verileceği; altıncı fıkrasında ise maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkumun cezasının infazının, üçüncü fikrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabileceği,

B) "Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı" kenar başlıklı 105/A maddesinin üçüncü fikrasının (b) bendinde, maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen ve koşullu salıverilmesine üç yıl veya daha az süre kalan hükümlülerin, bu durumlarını, Adli Tıp Kurumundan alınan veya Adalet

Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp

Kurumunca onaylanan bir raporla belgelendirmeleri ve diğer şartları da taşımaları hâlinde denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezanın infazı usulünden yararlanabileceği,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

IV- Arama, 5275 sayılı Kanunun "Arama" kenar başlıklı 36. ve 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin, "Arama, güvenlik tatbikatı ve sayım" kenar başlıklı 34. maddesinde düzenlenmiştir.

Arama hükümlerini düzenleyen ceza infaz mevzuatımız, Ülkemizin taraf olduğu sözleşmeler ve uluslararası düzenlemeler dikkate alınmak suretiyle hazırlanarak yürürlüğe konulmuştur. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 sayılı Tavsiye Kararının "Arama ve Kontroller" başlığını taşıyan 54. maddesinde, görevlilerin arama yaparken uyacakları detaylı prosedürlerin olması, arama yapılacak hallerin ve arama şekillerinin ulusal mevzuatta düzenlenmesi, aranan kişilerin küçük düşürülmemesi, aramanın hemcins olan görevliler tarafından yapılması gibi hususlara yer verilmiştir. Yönetmeliğin 34. maddesinde yer alan düzenleme de söz konusu Tavsiye Kararındaki hükümler ile paralellik arz etmektedir.

Aramanın amacı, kurumda bulundurulması yasak olan eşya ve kanunla yasaklanan uyuşturucu maddelerin yanı sıra telefon ve sim kartı gibi haberleşme araçları ile bıçak ve jilet gibi kesici ve bereleyici aletlerin kuruma girişinin önüne geçmektir. Ayrıca, terör örgütlerinin ceza infaz kurumundaki hükümlü ve tutuklularla bağlantılarını kesmek için örgütsel iletişim

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htin://vatandaş.uvan.gov.tr adresinden JJKimiJ - XOGmXfZ - GMYh3on - VIVVYUZ ile erişebilirsin

Mevzuat Genel Müdürlüğü Tera

ADALET BAKANLIĞI İh 4

Mevzuat Genel Müdürlüğü açe niteliğinde değerlendirilebilecek haberleşme evrak ve belgelerinin kuruma girişinin engellenmesi hedeflenmektedir.

Bu çerçevede insan onuru ve haysiyetine saygı ile utanma duygusunun ihlal edilmemesi esasları doğrultusunda yapılan aramalar, kurumların güvenliğinin sağlanabilmesi için tedbir amaçlı gerçekleştirilmekte olup, herhangi bir keyfi uygulama söz konusu değildir.

V- 5275 sayılı Kanunun 37. maddesinin birinci fikrasında, kurumda, düzenli bir yaşamın sürdürülmesi, güvenliğin ve disiplinin sağlanması bakımından kanun, yönetmelikler . ile idarenin uyulmasını emrettiği veya gerekli kıldığı davranış ve tutumlar, kusurlu olarak - ihlâl edildiğinde, hükümlüler hakkında eylemlerinin niteliği ile ağırlık derecesine göre Kanunda belirtilen disiplin cezalarının uygulanacağı hükmü yer almaktadır.

Kanunun 38. maddesinde hükümlü ve tutukluların belirtilen kurallara uymamaları hâlinde uygulanabilecek disiplin cezalarına yer verilmiş olup, 39 ilâ 44. maddelerinde disiplin cezalarının niteliği, uygulanma usulleri ile bu cezaları gerektiren eylemler, 47 ve 48. maddelerinde ise disiplin cezasını gerektiren eylemlerin tekrarı halinde belirlenecek disiplin cezaları ile disiplin cezalarının soruşturulması, infaz edilmesi ve kaldırılması usulleri düzenlenmiştir.

Ayrıca hükümlü ve tutukluların kurum idaresinin kendileriyle ilgili her türlü disiplin işlemine karşı infaz hâkimliği nezdinde şikâyet, infaz hâkimliği kararlarına karşı ise ağır ceza mahkemesi nezdinde itiraz hakkı bulunduğu malumlarıdır. Bu şekilde bağımsız yargı denetiminden geçerek kesinleşen disiplin cezası kararları infaz edilmekte olup bu kararların uygulanmasında herhangi bir keyfilik söz konusu değildir.

VI- A) Süreli veya süresiz yayınlardan yararlanma hakkı, 5275 sayılı Kanunun 62.. " maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin birinci fıkrasında hükümlünün, mahkemelerce . yasaklanmamış olması koşuluyla süreli ve süresiz yayınlardan bedelini ödeyerek yararlanma hakkına sahip olduğu; ikinci fikrasında resmi kurumlar, üniversiteler, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile mahkemelerce yasaklanmamış olması koşuluyla, Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflar ve kamu yararına çalışan dernekler tarafından çıkartılan gazete, kitap ve basılı yayınların, hükümlülere ücretsiz olarak ve serbestçe verileceği; eğitim ve öğretimine devam eden hükümlülerin ders kitaplarının denetime tâbi tutulamayacağı; üçüncü fıkrasında kurum disiplinini, düzenini veya güvenliğini bozan ya da tehlikeye düşüren, hükümlülerin iyileştirilmesi amacına ulaşmayı zorlaştıran yahut müstehcen haber, yazı, fotoğraf ve yorumları kapsayan hiçbir yayının hükümlüye verilmeyeceği; dördüncü fikrasında ilan ve reklamın geçici süreyle kesilmesi hâli dışında Basın İlân Kurumu aracılığıyla resmi ilan ve reklam yayınlama hakkı bulunmayan gazetelerin, ceza infaz kurumuna kabul edilmeyeceği, yabancı dilde yayımlanmış gazete ve dergilerin ceza infaz kurumuna kabul edilmesinde Adalet Bakanlığının yetkili olduğu,

B) 5275 sayılı Kanunun, "Kütüphaneden yararlanma" kenar başlıklı 61. maddesinin birinci fıkrasında, ceza infaz kurumlarında, kurumun büyüklüğüne göre, kütüphane veya kitaplık oluşturulacağı, kütüphanelerde veya kitaplıklarda verilen derslere kaynaklık edecek kitapların yanı sıra olanaklar ölçüsünde hükümlülerin boş zamanlarını değerlendirmelerini, okuma alışkanlığı edinmelerini ve kültür bakımından ufuklarını geliştirmelerini sağlayacak kitapların da bulundurulacaâğı,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Hükümlü ve tutukluların odalarında bir defada bulundurabilecekleri kitap sayısıyla ilgili olarak, ceza infaz kurumu eğitim kurulları tarafından, 5275 sayılı Kanunun 35. maddesi, Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkındaki Yönetmeliğin 8.

Bae

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htto://vatandaş.uvan.eov.tr adresinden JJKimiJ - XOGmXFZ - GMYh3on - VIVVYU- ileerisebilirsin

Mevzuat Genel Müdürlüğü Treni maddesi, Ceza İnfaz Kurumları Kütüphane ve Kitaplık Yönergesinin 10, 11, 12 ve 30. maddeleri uyarınca uygulama yapılmakta olup, hükümlü ve tutukluların odalarında bulundurabilecekleri kitap sayısı ile ilgili herhangi bir sınırlama bulunmamaktadır.

Ancak, özellikle mevcudu kalabalık ceza infaz kurumlarında, odalardaki düzensizliğin, bulundurulması yasak eşyaların ve örgütsel dokümanların saklanmasının, aramalar sırasında yaşanabilecek olumsuzlukların ve oda yakma olaylarında kitap ve dokümanların kullanılmasının önlenmesi amacıyla Ceza İnfaz Kurumları Kütüphane ve Kitaplık Yönergesinin 30. maddesinde yer alan "Verilecek yayın sayısı, kütüphane ve kitaplık hizmetlerini aksatmayacak, oda veya koğuş düzenini bozmayacak şekilde, oda veya koğuştaki hükümlü ve tutuklu mevcudu ile kütüphane veya kitaplıkta bulunan yayın sayısı dikkate alınarak eğitim kurulu kararıyla belirlenir." hükmü uyarınca eğitim kurulunca alınan kararla hükümlü ve tutukluların odalarında bulundurabilecekleri kitap sayısında sınırlamaya gidilebilmektedir.

VI- A) 5275 sayılı Kanunun 8., 9. ve 10. maddeleri uyarınca kapalı ceza infaz kurumları, yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları ve kadın kapalı ceza infaz kurumları firara karşı teknik, mekanik, elektronik veya fiziki engellerle donatılmış tesislerdir.

B) Adalet, İçişleri ve Sağlık bakanlıkları arasında imzalanan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetim, Dış Koruma, Hükümlü ve Tutukluların Sevk ve Nakilleri ile Sağlık Hizmetlerinin Yürütülmesi Hakkında Protokolün "Ceza İnfaz Kurumlarında Dış Kontrol ve Arama" başlıklı Üçüncü Bölümünde yer alan "Kurumların teknik donanımı" kenar başlıklı 15. maddesinde, yüksek güvenlikli ceza infaz kurumundan başlamak üzere, mevcut kapalı ceza infaz kurumlarının dış korumasındaki aydınlatma, kule, tel örgü, kafes tel, ihata duvarı, dinleme cihazı, kamera, nöbetçi kulübeleri, kapı ve pencere demirleri ve elektronik kontrol cihazları gibi fiziki noksanlıkların giderilmesi suretiyle, tünel kazılarak vuku bulacak firarları önlemek amacıyla, Bakanlığımızca bütçe imkânları ölçüsünde gerekli tedbirlerin alınacağı, yeni yapılacak ve yapılmakta olan ceza infaz kurumlarında da aynı fiziki tedbirlerin alınarak uygulamaya konulacağı hükmüne yer verilmiştir.

Ceza infaz kurumlarında, firar ve benzeri olaylar ile güvenlik zafiyetine meydan verilmemesi için yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca kamera sistemi kullanılmaktadır. Söz konusu uygulamalar ulusal mevzuat, uluslararası cezaevi kuralları ve temel insan hakları gözetilerek gerçekleştirilmektedir.

VM- Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmeliğin "Giyim eşyaları" kenar başlıklı 7. maddesinin birinci fıkrasında, hükümlülerin koğuş, oda ve eklentilerinde üç çift ayakkabı, bir çift terlik, bir adet kemer ve gerektiği kadar iç çamaşırı ve çorap ile aynı tür eşyadan 6 adedi geçmeyecek ve toplamda 30 parçayı aşmayacak şekilde; başörtüsü, fular, içlik, havlu, bornoz, palto, manto, mont, ceket, hırka, pantolon, etek, elbise, eşofman, gömlek, kazak, pijama, tişört, kravat, kaşkol ile 25/11/1925 tarihli ve 671 sayılı Şapka İktisâsı Hakkında Kanuna aykırı olmayan bir adet şapka bulundurulmasına izin verileceği; ikinci fıkrasında hükümlülerin, ceza infaz kurumu dışından getirilmesine izin verilen giyim eşyalarından eskiyenlerini, yenileriyle değişürebileceği hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

IX- A) 5275 sayılı Kanunun "Zorlayıcı araçların kullanılması" kenar başlıklı 50. maddesi ile 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin "Zorlayıcı araçların kullanılması" kenar başlıklı 123. maddesinde; hiçbir hâlde zincir ve demire vurmanın tedbir olarak uygulanmayacağı, kelepçe ve bedensel hareketleri

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana hitp://vatandaş.uvap.gov.tr adresinden JJKimiJ - XOGmXfZ - GMYh3on - VIVVYU— ileerisebilirsin T.C. ğ 0g *

Mevzuat Genel Müdürlüğü The üyesi vee VAY kısıtlayıcı araçların, çocuk hükümlüler hariç olmak üzere, yetkili makamın önüne getirildiğinde çıkarılmak kaydıyla, sevk ve nakil sırasında kaçmayı önlemek için kullanılabileceği,

B) Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Yönetmeliğinin "Mülki görevlerin esasları" kenar başlıklı 11. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde, jandarmanın ceza infaz kurumlarının dış korumalarını sağlayıcı önlemlerini almakla, tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakilleriyle muhafazalarını sağlamakla görevli olduğu; "Sevk ve nakil sırasında alınacak önlemler" kenar başlıklı 34. maddesinde, tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakli sırasında kaçmalarını önlemek için sağlığa zarar vermeyecek gerekli bütün önlemlerin alınacağı,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

Bu kapsamda, hükümlü ve tutukluların sevk veya nakli sırasında kaçmalarını önlemek amacıyla kelepçe takılması, sevk edilenin koluna girilmesi, yeterli sayıda personel ile etrafında çember oluşturulması gibi hükümlü ve. tutuklunun sağlığına zarar vermeyecek şekilde gerekli önlemler alınmakta, ceza infaz kurumlarında hiçbir hükümlü ve tutukluya keyfi davranışta bulunulmamaktadır.

X- İşlendiği iddia edilen bir suçla ilgili delillerin takdiri ve olayın vasıflandırılması da dâhil olmak üzere, soruşturma başlatılması, koruma tedbirlerine başvurulması ve sonucuna göre kamu davası açılmasında tüm yetki ve sorumluluk yargı mercilerine aittir. Bununla birlikte açılan davalara ilişkin yapılan yargılamalar, Anayasanın 9. ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce sürdürülüp sonuçlandırılmaktadır.

XI- Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 27/05/2024 tarihli cevapta;

A) Soru önergesinde bahsi geçen hükümlünün Diyarbakır Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırıldığı,

B) Bahsi geçen hakkında başlatılan infaz erteleme işlemleri kapsamında en son olarak Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından 04/07/2023 tarihinde düzenlenen raporda cezasının infazına ceza infaz kurumu şartlarında devam edilebileceği ve ceza infaz kurumunda hayatını yalnız idame ettirebileceğinin belirtildiği,

C) Soru önergesinde belirtilen olaya ilişkin olarak kamu görevlileri hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 13/03/2024 tarihinde soruşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, İ

Ç) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü,

D) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı,

Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan fsi;

UYAP Rilisim Sistemindeki bu dokümana bttn-//vafandas uvan sav tr adresinden JJKimi17 - XOGmXFZ - GMYh3on - VIVVYU ile erisehilirsin *

Yılmaz TUNÇBakan

Metin otomatik okundu. 9 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir