Bakanlık tarafından tarım sektörünün geliştirilmesi için alınacak tedbirlere ilişkin
Kaynak göster
Nejla Demir (DEM Parti), 22 Mayıs 2024 tarihinde 7/12193 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Tarım ve Orman Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 34 gün sonra, 25 Haziran 2024).
Nejla Demir (DEM Parti, Ağrı). “Bakanlık tarafından tarım sektörünün geliştirilmesi için alınacak tedbirlere ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/12193, 22 Mayıs 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-12193-bakanlik-tarafindan-tarim-sektorunun-gelistirilmesi-icin-alinacak-tedbirlere-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/0852d291-2cbf-4f80-b879-018fa0c3d2e8
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- Bakanlığa iletildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 34 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 29 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Nejla Demir
Türkiye, küresel tarımsal ihracatın yüzde 1,6'sını ve ithalatının yüzde 1,I'ini gerçekleştiren bir ülke olarak mevcut konumunu güçlendirmelidir. Ancak, bu sadece yüzeysel bir güçlenme değil, yapısal ve kalıcı çözümlerle desteklenmelidir. Küresel tarım ekonomisinin ulaştığı 4 trilyon dolarlık hacim, sektörün potansiyeline işaret ederken, AKP iktidarlarının bu potansiyeli tam anlamıyla kullanmadığı görülmektedir. Salgının ortaya çıkardığı gerçeklik, tarımsal üretim ve güvenliğin daha fazla önem kazandığını gösterirken, hükümetin bu kritik dönemde bile tarım politikalarında gerekli reformları yapmadığı görülmektedir.
Gerekçenin tamamını göster (5 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Gıda enflasyonu alt ve orta gelir grupları için daha negatif etkiler yaratmaktadır. 2024'te Mayıs itibariyle yüzde 70'ler seviyesinde bulunan gıda enflasyonu, 2021'in sonlarından itibaren yüksek kalmaya devam ediyor. Kasım 2022'de yüzde 102 ile zirveye ulaşan gıda enflasyonuna küresel gıda fiyatları eşlik etti. Ukrayna Savaşı, enerji krizi ve ambargolar nedeniyle küreselde yüzde 65'ler seviyesine erişen gıda enflasyonu, Türkiye'de TL'nin değer kaybı nedeniyle daha yüksek seyretti. Bu durum, ülkenin ekonomik kırılganlıklarının ve iktidarın yanlış tarım politikalarının bir yansımasıdır. 2023'ün başlarından itibaren düşmeye başlayan küresel gıda enflasyonu günümüzde yüzde 20'ler seviyesine kadar geriledi. Ancak, Türkiye'de reel enflasyonun yüksekliği nedeniyle gıda enflasyonu hala yurttaşın gündeminde kalmaya devam ediyor. Bu durum, hükümetin enflasyonla mücadelede yetersiz kaldığını ve ekonomik politikaların revize edilmesi gerektiğini göstermektedir.
Küresel tarım sektöründe 10. sırada yer alan ve yıllık 70 milyar dolarlık üretim ve 35 milyar dolarlık ihracat yapan bir ülke olarak, yaşanılan küresel dalgalanmaları daha rahat şekilde atlatabilir. Ancak, bu potansiyeli hayata geçirmek için kamu teşviklerinin daha verimli hale getirilmesi ve Tarım Bakanlığı'nın yönlendirmesiyle yeni üretim tekniklerinin benimsenmesi gerekmektedir. Tarımsal istihdamın 5 milyon civarında olduğu göz önüne alındığında, tarım sektörünün potansiyelinin tam anlamıyla kullanılmadığı açıktır.
Kentleşme süreci hızlandıkça tarımdan kopan nüfus artıyor. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verilerine göre, 2012 yılında 1 milyon 56 bin olan aktif sigortalı çiftçi sayısı, bugün 460 bine gerilemiş durumda. Bu dramatik düşüş, tarım sektöründeki ciddi sorunların bir yansımasıdır. Çiftçilerin bankalara olan borcu, bir yılda yüzde 64,7 artarak 651,6 milyar liraya yükseldi. Son 20 yılda bu borç miktarı 122 kat artmış durumda. Türkiye'de ipotekli tarım alanı 42,3 milyon dekara ulaştı ve 2 milyon 230 bin çiftçinin tapusu üzerine ipotek konulmuş durumda. Türkiye Ziraat Odaları Birliği'ne bağlı çiftçi sayısı 5,5 milyonken, Çiftçi Kayıt Sistemi'ne kayıtlı 2,1 milyon çifiçi var. Bu, ülkedeki çiftçilerin yarısının kayıtlı olmadığını ve destek alamadığını gösteriyor.
Mevcut koşullarda çiftçilerin en büyük talebi, üretimi devam ettirebilmek için önlerini görebilmektir. Üretim maliyetlerinin düşürülmesi, başta mazot ve gübre olmak üzere girdi maliyetlerinde somut destekler verilmesi, toplam destek bütçesinin artırılması ve desteklerin önceden verilmesi gerekmektedir. Küçük üreticilerin banka ve şahıslara toplam borcu 850 milyar TL'yi aşmış durumda. Mevcut faizlerle bu borç, üreticiler için büyük bir yük oluşturuyor. Çiftçi lehine bir faiz düzenlemesi şarttır. Bütün zorluklara rağmen üretime devam eden çiftçiler, düşük alım fiyatları ile ürünlerini satmak zorunda bırakılıyor. Buğdayda 11 lira maliyet var, çiftçi kârıyla 15 liralık bir alım fiyatı bekliyor. Çayın maliyeti 21 liraydı, 25 lira beklenti vardı; maalesef 19 lira açıklandı. Çiftçi, ürettiği üründen kâr elde edemediği için üretime devam edemiyor. Çiftçilerin taleplerine kulak verilmediği sürece, ülkenin tarımsal üretim kapasitesi ve gıda güvenliği ciddi tehdit altında kalmaya devam edecektir.
Bu bağlamda;
SORULAR
Türkiye, küresel tarımsal ihracatta önemli bir paya sahip olmasına rağmen, tarım sektöründe gerekli yapısal reformlar neden yapılmamaktadır? Bu konuda Bakanlık hangi somut adımları atmayı planlıyor?
2021'den bu yana yüksek seyreden gıda enflasyonunu düşürmek için hangi spesifik politikaları uygulamayı düşünüyorsunuz? Bu politikaların uygulanma süreci ve beklenen sonuçlar hakkında ayrıntılı bilgi verebilir misiniz?
Çiftçi borçlarının sürdürülebilir seviyelere indirilmesi için hangi finansal destek veya yeniden yapılandırma programlarını devreye sokmayı planlıyorsunuz? Bu programların uygulanma süreci ve çiftçilerin finansal yükünü hafifletme potansiyeli hakkında detaylı bilgi verebilir misiniz?
Türkiye Ziraat Odaları Birliği'ne bağlı çiftçi sayısı 5,5 milyonken, Çiftçi Kayıt Sistemi'ne kayıtlı sadece 2,1 milyon çiftçi var. Kayıtsız çiftçilerin sisteme dahil edilmesi ve desteklerden yararlanabilmeleri için ne tür adımlar atılacak?
Çiftçilerin artan üretim maliyetlerini karşılayabilmeleri için mazot, gübre ve diğer girdi maliyetlerinde somut destekler sağlanacak mıdır? Bu desteklerin artırılması ve önceden verilmesi konusunda herhangi bir planlamanız var mıdır?
Kuraklık tehlikesi tarımsal üretimi ciddi şekilde tehdit ediyor. Kuraklıkla mücadele ve iklim değişikliğine uyum sağlamak için hangi projeler yürütülmektedir? Bu projelerin kapsamı, uygulanma süreci ve beklenen etkileri hakkında ayrıntılı bilgi verebilir misiniz?
/UFİ
İthalat politikalarının gözden geçirilmesi ve üreticiyi koruyacak tedbirlerin alınması konusunda hangi adımlar atılacak?
Tarımsal istihdamın 5 milyon civarında olduğu göz önüne alındığında, çiftçilere yönelik eğitim ve teknolojiye erişim imkânları nasıl artırılacak? Yeni üretim tekniklerinin benimsenmesi için hangi teşvikler sağlanacak? Bu teşviklerin uygulanma süreci ve beklenen etkileri hakkında detaylı bilgi verebilir misiniz?
Buğday ve çay gibi temel ürünlerde çiftçinin beklentilerinin karşılanmamasının nedeni nedir? Alım fiyatlarının adil ve sürdürülebilir bir seviyeye getirilmesi için ne gibi düzenlemeler yapılacaktır?
Kamu teşviklerinin verimliliği artırmak ve çiftçilerin mali yükünü hafifletmek için yeniden yapılandırılması planlanıyor mudur? Bu konuda Bakanlık hangi stratejileri benimseyecek?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)İbrahim Yumaklı, Tarım ve Orman Bakanı ·
Tarım politikalarının amaçları, ilkeleri ve öncelikleri doğrultusunda tarım sektörüyle ilgili politikaların planlanmasına yönelik 5488 sayılı Tarım Kanunu'nun 7'nci maddesinde değişikliğe gidilmiştir. Bahse konu kanuni düzenlemeye istinaden "Tarımsal Üretimin Planlanması Hakkında Yönetmelik" yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Yapılan düzenlemeyle ürünlerin arz ve talep miktarı dikkate alınarak tarım havzası veya işletme bazında ürün veya ürün gruplarının en uygun yerde üretilmesi sağlanacak, ilin ekolojisine uygun ve suyu merkeze alan bir anlayış çerçevesinde oluşturulacak bitkisel üretim deseninde stratejik ürünler önceliklendirilecektir.
Bakanlığımızca tarımsal desteklemeler; Tarım Kanunu'nun 19'uncu maddesine istinaden çıkarılan ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde yürütülmektedir. Bakanlığımız tarafından uygulanan tarımsal destekler, her yıl çıkarılan Cumhurbaşkanı Kararları ve Uygulama Esasları Tebliğleri doğrultusunda yürütülmekte olup desteğin türüne göre ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde (yürütülmektedir. 2024 üretim yılı destekleme birim miktarlarının güncellenmesine yönelik çalışmalar devam etmektedir. Bitkisel üretimin desteklenmesi kapsamında; mazot ve gübre desteği, toprak analizi desteği, organik tarım desteği, iyi tarım uygulamaları desteği, küçük aile işletmesi desteği, fındık alan bazlı gelir desteği, katı organikorganomineral gübre desteği, geleneksel zeytin bahçelerinin rehabilitasyonu desteği, fark ödemeleri destekleri, sertifikalı tohum kullanım desteği, sertifikalı fidan/fide ve standart fidan kullanım desteği, sertifikalı tohum üretim desteği, sertifikalı fidan üretim desteği, bombus arısı kullanım desteği, biyolojik ve biyoteknik mücadele desteği, bitki karantinası tazminatı desteği yer almaktadır.
Hayvansal üretimin desteklenmesi kapsamında ise; yem bitkileri desteği, buzağı/malak/dişi manda desteği, düve alım desteği, hastalıktan ari işletme desteği, besilik erkek sığır desteği, sürü yöneticisi istihdam desteği, anaç koyun/keçi desteği, sürü yenileme desteği, koç-teke alımı desteği, tiftik üretimi desteği, ipek böceği desteği, arıcılık desteği, aşı, atık ve küpe desteği yer almaktadır.
Kırsal kalkınma destekleri kapsamında; tarımsal yayım ve danışmanlık desteği, kırsal kalkınma yatırımları (ekonomik ve alt yapı yatırımları), uzman eller proje desteği, bireysel sulama sistemlerinin desteklenmesi, IPARD ulusal eş finansman ödemeleri, çiftlik muhasebe veri ağı (ÇMVA) katılım primi destekleri yer almaktadır.
IPARD Programı kapsamında 2007 yılı itibarıyla başlayan program üzerinden 42 ilde birçok tedbir altında tarım ve hayvancılık alanlarında hibe destekleri sağlanmaktadır. IPARD | ve IPARD 1) dönemi olarak başarıyla yürütülen süreç, IPARD TI dönemiyle birlikte ülke geneline yayılmıştır. IPARD Il dönemiyle birlikte çıkılan ve çıkılacak çağrılarda 9050-75 değişen oranlarda yatırım tedbirlerine hibe desteği sağlanacaktır.
Tarımsal araştırma ve geliştirmenin desteklenmesi kapsamında; hayvan gen kaynakları (hayvan gen kaynaklarının yerinde korunması, Anadolu mandasının halk elinde ıslahı, halk elinde küçükbaş hayvan ıslahı projeleri) ve AR-Ge proje destekleri yer almaktadır.
Su ürünleri üretiminin desteklenmesi kapsamında; su ürünleri yetiştiriciliği, küçük ölçekli balıkçılık, balon balığı avcılığı ve su ürünleri sigortası destekleri yer almaktadır.
Ayrıca Bakanlığımız tarafından deprem, sel gibi afetlerde, üreticilerimizin zararlarını telafi etmek ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliğine katkı sağlamak amacıyla da tarımsal destekler Strateji Geliştirme Başkanlığı verilmektedir.
Bakanlığımızca "Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projesi" ile işlenmeyen ve nadasa ayrılan alanlar ile işlemeli tarıma uygun olmayan alanlar öncelikli olmak üzere, uygun tarımsal üretim yöntemleri kullanmak suretiyle stratejik ürünler başta olmak üzere bitkisel üretimin artırılması amacıyla azami "675'i ayni destek ile ülke genelinde projeler yürütülmektedir.
Bakanlığımızca yürütülen çalışmalar neticesinde 2023 yılında bir önceki yıla göre nadas alanı 1,45 milyon dekar daralarak 28,1 milyon dekar, tarla bitkileri ekim alanı 1,8 milyon dekar artışla 167,1 milyon dekar, toplam tarım alanı ise 585 bin dekar artışla 239,4 milyon dekar olarak gerçekleşmiştir.
Bakanlığımızca tarımsal destek uygulamalarında iklim değişikliği ve su kısıtı dikkate alınmaktadır. Bu kapsamda havzalarda desteklenecek ürünler iklim, toprak, topografya, verim, su kısıtı gibi faktörler göz önüne alınarak belirlenmektedir. Havzası dışında yetiştirilen ürünlere mazot, gübre, fark ödemesi, sertifikalı tohum kullanım ve fındık alan bazlı gelir desteği ödemeleri yapılmamaktadır.
Yeraltı sularının yetersiz seviyede ve su kısıtı olduğunun Bakanlıkça tespit edildiği havzalarda;
Fark ödemesi desteklemelerinde yer alan nohut, mercimek ürünlerine ilave 9050 destek ödenmektedir. Damlama sulama ile sulanan alanlar hariç dane mısıra destekleme ödemesi yapılmamaktadır.
Yem bitkileri desteklemelerinde yer alan yem bezelyesi, fiğ, macar fiği, burçak ve mürdümük ürünlerine ilave 9050 destek ödemesi yapılmaktadır. e Sertifikalı tohum kullanım desteği kapsamında yağlık ayçiçeği desteklenmektedir.
Bireysel sulama sistemlerine 9090 hibe desteği verilmektedir.
8038 ve 8039 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararları kapsamında 01.01.2024-31.12.2026 tarihleri arasında Ziraat Katılım Bankası A.Ş. ile T.C. Ziraat Bankası A.Ş. ve Tarım Kredi Kooperatiflerinden 28 farklı konuda Y625-90100 aralığında Hazine faiz/kar payı destekli yatırım ve işletme kredi/finansmanı kullanımı yapılabilmektedir.
Bu doğrultuda,
Basınçlı sulama sistemleri ve tarımsal yenilenebilir enerji yatırımlarına 15 milyon TL üst limite kadar 90100 faiz/kâr payı desteği, e Tarımsal AR-GE ve Biyo-Tarım yatırımlarına *050 faiz/kâr payı destekli kredi/finansman kullanımı sağlanmaktadır. e Hayvancılık, kanatlı sektörü ve su ürünleri sektöründe yatırım ve işletme kredi/finansman kullanımlarında yenilenebilir/atık enerji kullanımına ilave 95,
Bitkisel üretim konularında işletme kredi/finansman kullanımlarında basınçlı sulama sistemi kullanımında ilave 9010, e Kapalı ortamda bitkisel üretim konusunda yatırım ve işletme kredi/finansman kullanımlarında yenilenebilir/atık enerji kullanımına ilave 020, yatırımlarda yağmur suyu hasatı değerlendirildiğinde ilave 9010 faiz/kâr payı desteği sağlanmaktadır.
Bakanlığımızca hazırlanan sektörel su tahsis planları ile havza ve alt havza ölçeğinde iklim Strateji Geliştirme Başkanlığı değişikliği sebebiyle oluşabilecek kuraklık risklerine karşı su tahsis senaryoları hazırlanmakta ve su tahsis planlaması yapılmaktadır.
İklim değişikliğinin en önemli olumsuz etkilerinden biri olan kuraklıklara karşı hazırlıklı olunması ve kuraklık risklerinin olumsuz etkilerinin asgari düzeye indirilmesi maksadıyla kuraklık yönetim planları hazırlanmıştır. Belirlenen tedbirlerin uygulanması ile yılda yaklaşık 11,6 milyar m? su tasarrufu sağlanabilmesi hedeflenmektedir. Bu kapsamda belirlenen tedbirler içeriğinde; e Sulama alanlarının rehabilitasyonu ve modem sulama sistemlerine geçilmesi, e İçme ve kullanma suyu şebekelerindeki kayıp kaçakların azaltılması, e Sanayi sektöründe kullanılan suyun geri kazanılması ve temiz üretim tekniklerinin yaygınlaştırılması, " Alternatif su kaynaklarının belirlenmesi e Kullanılmış suların yeniden kullanımının sağlanması, e Kuraklığa dayanıklı bitkisel ürünlerin artırılması, " Kuraklığın ekosistem üzerindeki olumsuz etkilerinin azaltılması ve e Kuraklık farkındalığının artırılması hususları yer almaktadır.
Kuraklıkla mücadele ve iklim değişikliğine uyum sağlamak için "Kullanılmış Suların Yeniden Kullanım Alternatiflerinin Değerlendirilmesi Projesi" yürütülmüştür. Bu proje kapsamında; evlerde, sanayide, enerji üretiminde ve tarım sektörlerinde kullanılan suların yeniden kullanımına yönelik olarak alternatiflerin incelenip değerlendirilmesi hedeflenmiştir.
Bakanlığımız tarafından "Suda sıfır kayıp" sloganıyla başlatılan "Su Verimliliği Seferberliği" çalışmaları kapsamında; sektörel kullanımlarda su kayıplarının önlenmesi, suyun verimli kullanılmasını sağlayan teknoloji ve uygulamaların yaygınlaştırılması, bireysel ve kurumsal farkındalığın artırılması, su ayakizinin azaltılması, yağmur suyu, gri sular, kullanılmış sular gibi alternatif o(geleneksel oolmayan) su kaynaklarının kullanımının yaygınlaştırılması hedeflenmektedir. Seferberlik sürecinde su verimliliği konusunda yol haritası niteliği taşıyan ve ulusal su verimliliği hedeflerinin ve stratejilerinin ortaya koyulduğu "Değişen İklime Uyum Çerçevesinde Su Verimliliği Strateji Belgesi ve Eylem Planı (2023-2033)" hazırlanmış olup yürürlüğe girmiştir. Bu kapsamda sektörel su verimliliği rehber dokümanları hazırlanmış olup suverimliligi.gov.tr adresinde yayımlanmıştır.
Bu kapsamda yürütülmüş/yürütülmekte olan diğer projelerimiz ise; e Konya Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü bünyesinde "Kuraklık Test Merkezi" kurulmuştur. e Çeşit geliştirme Ar-Ge faaliyetleri sonucunda tarla bitkilerinde kuraklığa dayanıklı/tolerant bitki olarak 79 çeşit tescil edilerek üretimde yaklaşık 9020 artış sağlanmıştır. e Kurak ve yarı kurak suyun kısıtlı olduğu bölgelerde, tarımsal üretimin sağlanması için yağmur suyunun yönetimi ve toprakta nemin tutulması amacıyla, su hasadı projeleri yürütülmektedir. Su hasadı projelerinde yağmur suyundan "685-90'a varan oranlarda toprakta bitki kökünde biriktirilmesi sağlanmıştır. e "Türkiye'de Sulanan Bitkilerin Bitki Su Tüketimi Rehberi" güncellenmiştir. Rehberin dijital ortamda erişimini sağlamak için TAGEM-SuET yazılımı geliştirilmiş ve bu yazılım, TAGEM-SuET internet sitesi ve "Tarım Cebimde" mobil uygulaması üzerinden erişilebilir hale getirilmiştir.
Strateji Geliştirme Başkanlığı
"Çeltikte Damla Sulama Sistemlerinin Kullanım Olanaklarının Araştırılması" projesinde Trakya, Ege, Akdeniz ve Karadeniz bölgelerinde 9050 su tasarrufu sağlanmıştır.
"İklim Değişikliğinin Su Kaynaklarına Etkisi Projesi" ile ülkemizdeki tüm nehir havzalarında 2100 yılına kadar sıcaklık ve yağış gibi önemli iklim parametrelerinin değişimi tespit edilerek, iklim değişikliğinin su kaynaklarına muhtemel etkileri ve uyum faaliyetleri belirlenmiştir.
"İklim Değişikliğinin Kar Erimelerine ve Akımlarına Etkisinin Belirlenmesi Projesi" iklim değişikliği neticesinde karla kaplı alanlardaki değişim oranları, kar-su eşdeğeri miktarında beklenen değişimler ile kar erimelerinden kaynaklı akış projeksiyonları elde edilmiştir.
"Su Kaynaklarında İklim Değişikliğine Uyum Projesi" ile "yağmur suyu hasadı", "gri suyun kullanımı" vb. faaliyetlerin bölgelere ve çalışma alanlarına göre değişen gerçek uygulama maliyetleri ve uygulama detayları gerçek örnekler ile ortaya çıkartılmıştır.
İbrahim YUMAKLIBakan