İstanbul'un Kadıköy ilçesinde gözaltına alınan bazı kişilerin kötü muameleye maruz kaldıkları iddiasına ilişkin
Kaynak göster
Adalet Kaya (DEM Parti), 24 Mayıs 2024 tarihinde 7/12231 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 67 gün sonra, 30 Temmuz 2024).
Adalet Kaya (DEM Parti, Diyarbakır). “İstanbul'un Kadıköy ilçesinde gözaltına alınan bazı kişilerin kötü muameleye maruz kaldıkları iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/12231, 24 Mayıs 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-12231-istanbul-un-kadikoy-ilcesinde-gozaltina-alinan-bazi-kisilerin-kotu-muameleye-maruz-kaldikl (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/0ef3aeba-7dbc-4a15-b02f-018fb9233f7f
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 67 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Sayın Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasa'nın 98'inci TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak yanıtlanmasını saygılarımla dilerim.
İstanbul Kadıköy'de 18 Mayıs'ta gençlik örgütlerinin mayıs ayında hayatını kaybeden devrimciler İbrahim Kaypakkaya, Haki Karer, Ferhat Kurtay, Eşref Anyık, Mahmut Zengin ve Necmi Öneri anmak için yaptıkları eyleme polis saldırıda bulunarak 20 kişiyi gözaltına almıştır. Örgüt propagandası yapmak ve 2911 sayılı kanuna muhalefet ettikleri iddiasıyla gözaltına alınan gençlerden, DEM Parti Meclis üyesi ve Genç Kadın Koordinasyon üyesi Senem Eriş, Gençliğin Devrimci Güçleri (Dev-Güç) üyesi Gürdağ Efe Tunç, Yeni Demokrat Gençlik (YDG) üyesi Volkan Atmaca ve Tahsin Aladağ, polise mukavemet iddiasıyla tutuklanmıştır. Eriş, Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi'ne götürülürken; Atmaca, Tunç ve Aladağ Maltepe L 2 Cezaevi'ne sevk edilmiştir.
Tutuklanan gençleri ziyaret eden avukatları, gençlerin gözaltına alındıkları andan emniyet, adliye ve cezaevine götürüldüğü ana kadar ters kelepçeli bir şekilde tutulduklarını ve itirazlarına rağmen adli tutukluların koğuşuna konulduklarını belirtmektedir.
Gerekçenin tamamını göster (4 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Avukatlarının açıklamasına göre Senem Eriş, hem cezaevine götürülürken, hem de koğuşa götürülürken zorla çıplak aramaya maruz bırakılmıştır. Eriş, adli koğuşa gitmektense hücrede kalabileceğini söylediği halde cezaevi müdürünün gözetiminde 15 gardiyan tarafından yerde sürüklenerek adli tutukluların bulunduğu koğuşa götürülmüştür. Gardiyanların Eriş'e "Müslüman mısın?" diye sorduğu bilgisi de avukatların açıklamasında yer almaktadır.
Çıplak arama ve zorla soyma uygulaması kişinin doğrudan maddi ve psikolojik varlığına yönelen; kişinin toplumsal kimliğini, kendi bedeni üzerindeki söz hakkını ve öz saygısını hedef alan onur kırıcı bir şiddet yöntemi, işkence ve kötü muamele biçimidir. İşkence ve kötü muamele ise her koşulda suçtur ve hiçbir gerekçe ile meşru kılınamaz. Anayasa Mahkemesi, 2 Mayıs 2019'da çıplak aramaya maruz kalan bir kadının başvurusunda, "Kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkının ihlal edildiğine" karar vermiştir.
Bu bağlamda;
I- Cezaevlerinde "detaylı arama" adı altında devam eden çıplak arama işkencesini önlemek için bir adım atacak mısınız?
SORULAR
Senem Eriş'i yerde sürükleyen ve çıplak arama işkencesine maruz bırakan cezaevi personeli hakkında soruşturma başlatılacak mıdır?
Bakanlığınız döneminde çıplak arama yaptığı iddiasıyla kaç cezaevi personeli soruşturma geçirmiştir? Çıplak arama işkencesi yaptığı tespit edilen personellere hangi yaptırımlar uygulanmıştır?
Senem Eriş, Gürdağ Efe Tunç, Volkan Atmaca ve Tahsin Aladağ'ın itiraz etmelerine rağmen adli tutukluların bulunduğu koğuşa alınmalarının gerekçesi nedir?
Adli koğuşta kalan siyasi mahpusların can güvenliğini sağlamak adına hangi önlemleri alıyorsunuz?
Bakanlığınız döneminde kaç yurttaş 2911 sayılı kanuna muhalefetten tutuklanmıştır? Bu tutuklamaların bölgelere göre dağılımı nasıldır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1436034 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Diyarbakır Milletvekili Adalet Kaya tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/12231 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden 4y6kY/V - CXEVU39 - 8kj 1LEs - dSGnJ4—ik erişebilirsin
ADALET BAKANLIĞI Term Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-609-2753/4079 Konu : Yazılı soru önergesi 39, (472024
Sayın Adalet KAYA Diyarbakır Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/12231 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- Ceza ve infaz mevzuatımızda "siyasi mahpus" kavramı bulunmamaktadır. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 2. maddesinde terör suçlusu, 3. maddesinde ise terör suçları tanımlanmıştır. Ayrıca 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun, hükümlülerin gruplandırılmasını düzenleyen 24. maddesi ile hükümlünün barındırılması ve yatırılmasını düzenleyen 63. maddesinde "terör suçluları"ndan söz edilmektedir. Buna göre ceza infaz kurumlarında, terör suçlarından hükümlü terör suçluları ile terör suçlarından tutuklu veya hükümözlü kişiler barındırılmaktadır.
I- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.
Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri, uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.
Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT), 27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.
Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.
İlel
ADALET BAKANLIĞI TME emeli Mevzuat Genel Müdürlüğü
Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.
HI- Arama, 5275 sayılı Kanunun "Arama" kenar başlıklı 36. ve 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin, "Arama, güvenlik tatbikatı ve sayım" kenar başlıklı 34. maddesinde düzenlenmiştir.
Arama hükümlerini düzenleyen ceza infaz mevzuatımız, Ülkemizin taraf olduğu sözleşmeler ve uluslararası düzenlemeler dikkate alınmak suretiyle hazırlanarak yürürlüğe konulmuştur. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 sayılı Tavsiye Kararının "Arama ve Kontroller" başlığını taşıyan 54. maddesinde, görevlilerin arama yaparken uyacakları detaylı prosedürlerin olması, arama yapılacak hallerin ve arama şekillerinin ulusal mevzuatta düzenlenmesi, aranan kişilerin küçük düşürülmemesi, aramanın hemcins olan görevliler tarafından yapılması gibi hususlara yer verilmiştir. Yönetmeliğin 34. maddesinde yer alan düzenleme de söz konusu Tavsiye Kararındaki hükümler ile paralellik arz etmektedir.
Aramanın amacı, kurumda bulundurulması yasak olan eşya ve kanunla yasaklanan uyuşturucu maddelerin yanı sıra telefon ve sim kartı gibi haberleşme araçları ile bıçak ve jilet gibi kesici ve bereleyici aletlerin kuruma girişinin önüne geçmektir. Ayrıca, terör örgütlerinin ceza infaz kurumundaki hükümlü ve tutuklularla bağlantılarını kesmek için örgütsel iletişim niteliğinde değerlendirilebilecek haberleşme evrak ve belgelerinin kuruma girişinin engellenmesi hedeflenmektedir.
Bu çerçevede insan onuru ve haysiyetine saygı ile utanma duygusunun ihlal edilmemesi esasları doğrultusunda yapılan aramalar, kurumların güvenliğinin sağlanabilmesi için tedbir amaçlı gerçekleştirilmekte olup, herhangi bir keyfi uygulama söz konusu değildir.
IV- 5275 sayılı Kanunun;
A) "Hükümlülerin gözlem ve sınıflandırılması" kenar başlıklı 23. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, hükümlülerin kişisel özellikleri, bedensel, akli ve sağlık durumları, suç işlemeden önceki yaşamları, sosyal çevre ve ilişkileri, sanat ve meslek faaliyetleri, ahlâki eğilimleri, suça bakış açıları, hükümlülük süreleri ve suç türleri belirlenerek, durumlarına uygun infaz kurumlarına ayrılmaları ve bunlara göre saptanacak infaz ve iyileştirme rejiminin; gözlem, inceleme ve değerlendirme yöntemiyle çalışan gözlem ve sınıflandırma merkezlerinde veya kapalı ceza infaz kurumlarının bu hizmete ayrılan bölümlerinde yapılacağı; hükümlülerin, işledikleri suç tiplerine, gösterdikleri eğilimlere, tutum ve davranışları nedeniyle sıkı gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekip gerekmediğine göre yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya normal güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya açık ceza infaz kurumlarına gönderilecekleri,
B) "Hükümlülerin gruplandırılması" kenar başlıklı 24. maddesinin birinci fıkrasında hükümlülerin, ilk defa suç işleyenler, mükerrirler, itiyadi suçlular veya suç işlemeyi meslek edinenler; akli ve bedensel durumları nedeniyle veya yaşları itibarıyla özel bir infaz rejimine tâbi tutulması gerekenler; tehlike hâli taşıyanlar; terör suçluları ile suç örgütlerine veya çıkar amaçlı suç örgütlerine mensup olan suçlular şeklinde gruplara ayrılacağı; ikinci fıkrasında hükümlülerin ayrıca yaşları, hükümlülük süreleri ve suç türleri itibarıyla da gruplandırılacağı, Mevzuat Genel Müdürlüğü
©) "Hükümlünün barındırılması ve yatırılması" kenar başlıklı 63. maddesinin üçüncü fıkrasında, kadınların erkeklerle, hükümlülerin tutuklularla, çocukların yetişkinlerle, örgüt veya çıkar amaçlı örgüt suçluları ile terör suçlularının Kanunda sayılan hâller dışında bir araya gelmelerine ve bağlantı kurmalarına izin verilmeyeceği,
Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.
Bu kapsamda hükümlü ve tutukluların gözlem, sınıflandırma, gruplandırma ve odalara yerleştirme işlemleri, anılan mevzuat hükümleri doğrultusunda Ceza İnfaz Kurumları İdare ve Gözlem Kurulu kararlarıyla gerçekleştirilmekte olup, bu kararlara karşı yargı yolu açıktır.
V- Bakırköy ve İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılıklarıyla yapılan yazışmalara verilen 11/06/2024 ve 12/06/2024 tarihli cevaplarda;
A) Soru önergesinde adı geçen tutuklulardan birinin Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda, diğerlerinin ise Maltepe 2 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmaktayken 28/05/2024 tarihinde tahliye edildikleri,
B) Adı geçen tutuklulardan birinin Kurumda bulunduğu sırada geçici olarak barındırıldığı gözlem odasından Kurum İdare ve Gözlem Kurulunun kararıyla başka bir koğuşa yerleştirilmesi sırasında belirlenen koğuşa yerleşmek istemediğini beyan ederek pasif direniş gösterdiği, bunun üzerine görevli personel tarafından orantılı güç kullanılarak oda değişikliğinin gerçekleştirildiği, müdahale ile ilgili olarak tutanak düzenlendiği, adli raporunda herhangi bir darp ve cebir izine rastlanılmadığının belirtildiği, bu nedenle Kurumda görevli personel hakkında herhangi bir idari soruşturma başlatılmadığı,
C) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü,
Ç) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı,
Bildirilmiştir.
Yılmaz TUNÇ Bakan
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana hitn://vatandaş.uvap.gov.tr adresinden WeaXTSM - JCS9xMma -
ADALET BAKANLIĞI İRKİ MEYZİN
Yılmaz TUNÇBakan