Yurt dışına yasa dışı yollarla çıkarılan tarihi eserlere ilişkin
Kaynak göster
Oğuz Kaan Salıcı (CHP), 23 Mayıs 2024 tarihinde 7/12307 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Kültür ve Turizm Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 148 gün sonra, 18 Ekim 2024).
Oğuz Kaan Salıcı (CHP, İstanbul). “Yurt dışına yasa dışı yollarla çıkarılan tarihi eserlere ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/12307, 23 Mayıs 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-12307-yurt-disina-yasa-disi-yollarla-cikarilan-tarihi-eserlere-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/c36d26cb-b312-43ae-9b0c-018fa53aaf54
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- Bakanlığa iletildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 148 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 147 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Anayasa'nın 98, TBMM İç Tüzüğü'nün 96. Maddeleri uyarınca Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Oğuz Kaan SALICI İstanbul Milletvekili
Dünyada 1977, ülkemizde 1982 yılından beri 18-24 Mayıs tarihleri arası, çeşitli etkinliklerle müzeler haftası olarak kutlanmaktadır.
Gerekçenin tamamını göster (6 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Üzerinde bulunduğumuz topraklar neolitik dönemden beri, yaklaşık 12 bin yıldır, birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Bu topraklarda bulunan tarihi eserler, Anadolu'nun olduğu kadar dünya tarihinin de aydınlanmasına ışık tutmuştur.
Ülkemizin UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde 19'u kültürel 2'si karma olmak üzere toplam 21 miras alanı; UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde ise 72 kültürel, 4 karma ve 3 doğal olmak üzere toplam 79 mirası yer almaktadır. Bu listelerdeki Aphrodisias, Xanthos, Piriene, Efes, Bergama, Truva, Aspendos, Zeugma ören yerleri başta olmak üzere; arkeolojik kazılarda bulunan tarihi eserlerin sergilendiği müzeler, turistlerin olduğu kadar maalesef tarihi eser kaçakçılarının da yüz yıllardır ilgi odağı olmuştur.
Son 20 yılda hukuki ve diplomatik girişmeler sonucu farklı dönemlerde yasa dışı yollarla yurt dışına kaçırılan 12.135 tarihi eserin iadesinin gerçekleştiği, yakın zamanda 8.000 eserin daha ülkemize geri döneceği Bakanlığınızca yapılan açıklamalardan öğrenilmiştir.
Bu açıklamalar, ülkede her kesimce memnuniyet ve sevinçle karşılansa da; yurt dışındaki prestijli müzelerde sergilenen İhtiyar Balıkçı Heykeli, Nereidler Anıtı, Zeus Sunağı, Troya'nın Hazineleri, Milet Antik Kenti Güney Agora Kapısı, Bronz Afrodit Büstü, Üç Güzeller Mozaiği, Dionysos Mozaiği gibi kült olmuş tarihi eserlerin anavatanlarından binlerce kilometre ötedeki esaretleri ne yazık ki sonlandırılamamıştır. Bu gibi eserlerin esaretine son vermek, bizlerin Anadolu'da yaşamış tüm medeniyetlere borcudur.
MRS
Bu bağlamda;
SORULAR
Yukarıda adı yazılı eserlerin ülkemize tekrar kazandırılması adına Almanya, İngiltere, Fransa, Yunanistan ve ABD ile herhangi bir görüşme gerçekleştirilmekte midir?
Yakın zamanda ülkemize geri geleceği söylenen 8.000 eser haricinde, ülkemize ait ve fakat yurt dışına yasa dışı yollarla çıkarıldığı tespit edilen toplam kaç tarihi eser vardır, bunlardan kaçı son 20 yıl içinde ülkemizden kaçırılmıştır, eserler hangi ülkelerde bulunmaktadır?
Son 20 yılda iadesi sağlanan 12.135 tarihi eserin getirildiği ülkelere göre dağılımı nasıldır?
Bakanlığınızca kültür varlığı ticareti yapmak isteyenlere verilen ruhsat sayısı kaçtır? Bu ruhsat sahiplerine son 20 yılda kaç denetim yapılmıştır? Kaç kişinin ruhsatı iptal edilmiştir? Ruhsatı iptal edilen kişilerden, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na göre hapis cezası alan kişiler bulunmakta mıdır?
Bakanlığınıza bağlı müzelerde çeşitli kademelerde ve ünvanlarda görev yapan personelden, başta "yurt dışına çıkarma yasağı" olmak üzere, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na göre ceza alan kişiler var mıdır, varsa sayısı kaçtır?
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na göre; yurt dışına çıkarma yasağına aykırı hareket edenlere verilecek cezanın alt sınırının 5 yıl olması, güncel infaz hukuku hesaplamaları ve mahkemece takdiri indirim nedenlerinin uygulanması yaptırımın caydırıcılığının ortadan kalkmasına neden olmaktadır. Bu kapsamda, kanunda öngörülen hapis cezasının artırılması konusunda Adalet Bakanlığı ile ortak bir çalışmanız bulunmakta mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Mehmet Nuri Ersoy, Kültür ve Turizm Bakanı ·
Bakanlığımız (Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel MüdürlüğüY'ca;
Geç Osmanlı Dönemi'nde Avrupa ve Amerika'dan gelen diplomatların, ticari veya teknik anlaşmalar kapsamında görevli olarak gelen kişilerin çok yaygın olarak kazılar yaparak birtakım efsaneleri ispatlamak, büyük arkeolojik keşifler yapmak, ülkelerinde büyük ilgi gören arkeolojik eserleri alıp vatandaşı bulundukları ülkelerin müzelerine götürmek gibi bir eğilim içerisinde oldukları bilinmektedir. Bu dönem aynı zamanda arkeolojinin bir bilim olarak kurumsallaşmaya başladığı dönemi de kapsar ve kuralları daha ziyade dönemin kolonyal güçleri tarafından koyulan bir takım kazı ve paylaşım usulleri Latin Amerika'dan Orta Doğu'ya kadar yayılır.
Osmanlı İmparatorluğu'nda, bu tür uygulamaların kültürel açıdan kayba yol açtığına yönelik tespitler neticesinde eski eserlerin korunması ilki 1869 yılında yürürlüğe girmiş olan ve daha sonra 1874, 1884 ve 1906 yıllarında güncellenerek yürürlüğe giren kanunlar yoluyla gerçekleştirilmiştir. Her güncellemeyle korumacı niteliği arttırılan nizamnamelerde ulaşılan ve bugün yürürlükte bulunan kanunumuza da ilham vermiş olan ana öğeler; kültür varlıklarının henüz keşfedilmemiş olup toprak veya su altında bulunanlar veya varlığı tespit edilmemiş olanlar dahil olmak üzere "Devlet Malı" olarak kabul edilmesi, yurt dışına çıkarılmalarının yasaklanması, bir kültür varlığı bulunduğunda haber verme zorunluluğu, kültür varlığı aramak maksadıyla izinsiz araştırma yapılmaması ve aykırı hareketlerin cezaya bağlanmasıdır.
Tüm bu mücadelenin yanı sıra ve çıkışına izin verilmeyen birçok esere rağmen, Osmanlı topraklarından bilhassa son zamanlarında artan siyasi ve diplomatik baskının da tesiriyle pek çok önemli eserin çeşitli yollarla ülke dışına çıkarıldığı veya kaçırıldığı bilinmektedir.
Önergede sayılan eserlerden pek çoğu bu kapsamda kalmakta olup 19. yy'ın ortalarından 20. yy'ın başlarına kadar geçen sürede çeşitli yollarla Osmanlı topraklarından çıkarılmıştır.
Özetle, aralarında Pergamon Müzesi, British Museum, Louvre Müzesi, Metropolitan Müzesi gibi müzelerin bulunduğu ve bu türlü giden eserlerimizin yer aldığı müzelerin ana argümanı bu eserlerin dönemin kanunlarına uygun geldiği veya alınan müstakil izinlerle taşındığı yönündedir. Burada Bakanlığımızca gösterilen tutum ise son derece açık olup iddia edilen izin belgelerinin de dönemin hukukuyla bağdaşmadığı, o dönem kurulan siyasi baskının bir sonucu olarak temin edilmiş olduklarının arşiv belgelerimizden anlaşıldığı, ayrıca bulundurdukları her eser için de bu şekilde dahi olsa verilmiş bir izinden bahsedilemeyeceğini hatırlatmak ve tartışmak yönündedir. Bu tür eserlerin iadeleri hakkında gösterilebilecek en doğru yaklaşımın teslimiyet duygusundan uzak ve ısrarlı girişimlerin sürdürülmesi yolu olduğu değerlendirilmekte ve çalışmalarımız buna göre gerçekleştirilmektedir.
Bunlara ek olarak son yıllarda, İsviçre, Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Fransa, Hollanda gibi ülkelerden, bilhassa 1960-80 yılları arasında gerçekleştirildiği anlaşılan kaçak kazılar yoluyla elde edilerek götürülmüş eserlerimizin iadeleri sağlanmaktadır. Bunlar arasında Bakanlığımız ile Manhattan Bölge Savcılığı arasında kurulan yakın iş birliği sayesinde iadesi sağlanan Perge Antik Kenti kökenli heykeller, lahitler ile Boubon Antik Kenti'nden çalınan bronz imparator heykelleri, Kiliya İdolleri, Çatalhöyük, Hacılar kökenli tanrıça heykelcikleriyle, Roma Dönemi siyah figürlü vazolar, gümüş heykelcikler, Elmalı Sikkeleri sayılabilir. İsviçre'den iadesi sağlanan Urartu sserleri, İngiltere'den iadesi sağlanan Milet kökenli Kore Heykeli, el yazması Kur'an-ı Kerim, Fransa'dan iadesi sağlanan figürin ve mozaikler, Hollanda'dan iadesi sağlanan çiniler ve cami kitabesi, İtalya'dan iadesi sağlanan Zeugma kökenli Satornila Mezar Steli ilk akla gelen eserler arasında olup ülkemiz müzelerinde araştırmacı ve ziyaretçilerimizin beğenisine sunulmuştur. İadeleri henüz tamamlanmamış eserlerin bazıları, olayların gerçekleştiği yıllar ve koşullar sebebiyle uluslararası kurumlarca yürütülen sözleşme veya anlaşmalar kapsamında değerlendirilememektedir. Bununla beraber Türkiye'nin kültür varlıklarının kaçakçılığının önlenmesi ve yurt dışında bulunan eserlerimizin iadesinin sağlanması yönündeki tutumu Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO, Milletlerarası Müzeler Konseyi ICOM, Uluslararası Kriminal Polis Teşkilatı INTERPOL, Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi UNODC ve benzeri tüm mecralarda dile getirilmektedir.
Bakanlığımız, UNESCO başta olmak üzere bu alanda çalışmaları bulunan tüm çok taraflı platformlarda aktif olmaya gayret etmektedir. Ülkemizin 2023 yılında UNESCO 1970 Sözleşmesi Alt Komitesine dört yıllığına bir kez daha seçilmiş olması bu başarılardan birisidir. Bakanlığımız, çok taraflı kuruluşlardaki çalışmalarının yanında, ülkelerle ikili anlaşmalar yapılması yönünde de girişimlerini hızlandırmaktadır. Bu kapsamda 2024 yılı itibarıyla doğrudan kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadele alanında imzalanan ikili anlaşma sayısı 12ye ulaşmıştır. Bunlar arasında bulunan Amerika Birleşik Devletleri ve İsviçre gibi pazar ülkelerle imzalanmış anlaşmalar özellikle iade çalışmalarına önemli katkı sunmaktadır. Bu sayının arttırılması ve ikili ilişkilerin geliştirilmesi için görüşmeler sürdürülmektedir.
Bakanlığımızın çalışmaları ve girişimleri neticesinde 2002-2024 yılları arasında toplam 12.155 kültür varlığının ülkemize iadesi sağlanmıştır. Bu istatistiki veriler ülkemizde ve dünyada ülkemizin kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelesi hakkında farkındalığı arttırmak için önem arz etmektedir.
Kültür varlığı kaçakçılığının önlenmesi amacıyla yurt içinde alınan tedbir ve yakalamalar sonucu 701.251 kültür varlığının son 3 yılda yurt dışına çıkarılmasına engel olunmuştur. Yurt dışında bulunan eserlerimiz konusunda ise her biri ulaşılabilir ya da sergilenir durumda olmadığından istatistiki bilgi vermek mümkün olamamaktadır.
Son olarak 12.155 olarak güncellenen eserlerimizin iade alındığı ülkelere göre yüzdelik dağılımı aşağıda sunulmaktadır:
Hırvatistan: 9034,17 Bulgaristan: 025,22 Sırbistan: Oo 015,36 Almanya: "010,28 Macaristan: 04,23 İsviçre: 03,67 Avusturya: 902,65 ABD: 962,50 İngiltere: | 900,64 Avustralya: 900,52 Hollanda: 960,24 Fransa: 260,20 BAE: 00,19 İtalya: "00,10 İskoçya: 400,03
Bakanlığımızca kültür varlığı ticareti yapmak isteyenlere verilen ruhsat sayısı toplam 217'dir. Bunlardan 79'u aktif olarak kültür varlığı ticareti yaparken 138 ticarethane ruhsatnamesi iptal edilmiştir. Taşınır Kültür Varlığı Ticareti ve Bu Ticarete Ait İşyerleri ile Depoların Denetimi Hakkında Yönetmelik kapsamında taşınır kültür varlığı ticareti yapanların denetimleri periyodik olarak her yıl ilgili Müze Müdürlüklerince gerçekleşmektedir. Ruhsatı iptal edilen kişilerden, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na göre hapis cezası alan bulunmamaktadır.
Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü bünyesinde 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 32'nci maddesine istinaden "yurt dışına çıkarma yasağı" kapsamında ceza alan personel bulunmamakla birlikte; 2863 sayılı Kanun kapsamında taşınır ve taşınmaz kültür varlıklarına yönelik yapılan iş ve işlemlerden ceza alan 15 personel bulunmaktadır.
2863 sayılı Kanun'un 68'inci maddesi uyarınca alt sınır 5 yıl olmakla beraber üst sınır 12 yıldır. Tüm kaçakçılık suçları içinde en ağır ceza kültür varlığı kaçakçılığı suçları için öngörülmüştür. Buna karşın caydırıcı yönünün daha da arttırılması maksadıyla söz konusu cezaların arttırılmasına yönelik mevzuat çalışması sürdürülmektedir.