İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/12783 GEÇ CEVAPLANDI · 208 GÜN

Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından İmralı Cezaevi koşullarına dair yayımlanan rapora ilişkin

Kaynak göster

Meral Danış Beştaş (DEM Parti), 29 Mayıs 2024 tarihinde 7/12783 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 208 gün sonra, 23 Aralık 2024).

Meral Danış Beştaş (DEM Parti, Erzurum). “Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından İmralı Cezaevi koşullarına dair yayımlanan rapora ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/12783, 29 Mayıs 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-12783-avrupa-iskenceyi-onleme-komitesi-tarafindan-imrali-cezaevi-kosullarina-dair-yayimlanan-rap (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/d1e0f7c8-cd80-488c-a5c0-018fc83564ed

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 208 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Sayın Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasa'nın 98 inci ve

TBMM İçtüzüğü "nün 96 ile 99 uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 29.05.2024

Meral DANIŞ BEŞTAŞ Erzurum Milletvekili

Gerekçenin tamamını göster (5 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Tecrid yahut infiratın sözlük anlamı "bir kişiyi dış dünyadan koparma" olarak ifade edilmektedir. Türkiye'de Yüksek Güvenlikli İmralı Cezaevi'ndeki uygulama da bu bahisle açık bir tecrittir. Nitekim İşkencenin Önlenmesi Komitesi (CPT) ve Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi (AKBK) ile uluslararası sözleşmeler de bu durumun tecrit olduğuna, bu yönü ile de işkence olduğuna işaret eden kararlar vermiş, açıklama ve raporlar yayımlamıştır. Nitekim 5 Ağustos 2020'de CPT de açıkladığı raporunda; İmralı'dan hiçbir haber alamama halini mutlak iletişimsizlik (incommunicado) olarak tarif etmiş; bu durumun kabul edilemez olduğu vurgusu ile tecride son verilmesini tavsiye etmiştir.

İmralı Hapishanesi"nde kalmakta olan Abdullah Öcalan'ın 25 yıldır ada cezaevinde tutulması, avukat ve aile görüşlerinden yararlandırılmaması ve 41 aydır kendisinden haber alınmaması halinin, tartışmasız bir şekilde ağır hak ihlali ve dahi AİHM tarafından verilen 18 Mart 2014 tarihinde Öcalan/Türkiye kararında "serbest kalma ümidi olmadan, hapis cezasının infazının ölünceye kadar devam etmesi, Sözleşme'nin 3. Maddesini ihlal eder" içtihadı uyarınca "umut hakkı" bağlamında adeta işkence niteliğinde bir uygulamadır. Nitekim AKBK, Türkiye'nin anılan bu karar karşısında bir adım atmaması gerekçesiyle, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla ilgili "umut hakkını" doğuracak yasal düzenlemeler ve uygulama değişikliklerinin sağlanması için Türkiye'ye dair denetim süreci başlatmıştı. Ancak iktidar bu denetim sürecine iktidar sessiz kalmış, gerekli yasal düzenlemeleri yapmadığı gibi uygulama da sert tavırlara yönelmiştir. Gidişatın bu şekilde olması neticesinde ise durum 2024 yılı Avrupa Konseyi raporuna yansımış; raporda İmralı" ya gönderme yapılarak Türkiye'de işkencenin devam ettiği vurgusu yapılmıştır.

Abdullah Öcalan ile birlikte aynı hapishanede kalmakta olan Hamili Yıldırım, Ömer Hayri Konar ve Veysi Aktaş için de tecrid hali, avukatların görüş için yaptıkları tüm başvuruların reddedilmesi nedeniyle devam etmektedir. Avukat ve aile görüş taleplerinin hangi gerekçe ile reddedildiğine dair bir açıklama yapılmamış, mahpusların İmralı Hapisanesindeki durumları toplumsal kaygıları artırmıştır. Zira sağlık, sağlığa erişim başta olmak üzere hukuki destek talepleri ve infaz yasasının öngördüğü ziyaret haklarının, telefon haklarının karşılanmaması hali izaha muhtaçtır. Bu doğrultuda Partimiz bir heyet aracılığı ile cezaevinin ziyaret edilmesi ve kamuoyunun mahpusların durumlarından bilgi sahibi olması amacı ile TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonuna bir başvuruda bulunmuştu.

Bahse konu başvurumuza Adalet Bakanlığı tarafından bir yanıt verilmiş ise de verilen yanıt meselenin çözümüne ve anlaşılmasına katkı sunmamıştır. Adalet Bakanlığı tarafından tecrit haline dair verilen yanıtta; yaşanan hak ihlallerinin gerçeği yansıtmadığı, iddiaların dayanaksız olduğu dolayısıyla tecrit olmadığı belirtilmiştir. Şöyle ki; infaz mevzuatının İmralı Cezaevindeki tüm hükümlülere eksiksiz uygulandığı, tecrid kavramının oluşması için mahkumların kimse ile görüştürülmemesi gerektiği oysa İmralı Cezaevinde kalan hükümlülerin, ortak etkinlik, aile ve avukat görüşü hususunda engellenmedikleri, ziyaretçi kabulünün yasaklanması, telefon görüşünün engellenmesi şeklindeki disiplin cezalarına itiraz edilmediği ve cezalar kesinleştiği için bu hakları kullanamadıkları ifade edilmiştir. Oysa bahse konu dilekçemizde disiplin cezalarına dair kararların avukatlara neden tebliğ edilmediği, yahut tebligatların neden zamanında yapılmadığı, disiplin yargı süreçlerinin neden gizli yürütüldüğü de vurgulanmıştı. Bu sorunun yanıtsız bırakılması, tecrit halinin ise "iddiların asılsız olduğu" şeklinde dile getirilmesi nedeniyle konunun soru önergesi olarak gündeme getirilmesini gerekli kılmıştır.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. 27 Temmuz 2011 tarihinden itibaren Abdullah Öcalan'ın avukatları tarafından görüşme için kaç başvuru yapılmıştır? Bu başvurulardan kaçı hangi gerekçelerle reddedilmiştir? İstatistiki ve kronolojik veriler mevcut mudur? Varsa kamuoyu ile paylaşır mısınız?

  2. 5 Haziran 2019 tarihinden itibaren Abdullah Öcalan'ın kaç aile görüş başvurusu yapılmıştır, başvuruların kaçı reddedilmiştir? İstatistiki ve kronolojik veriler mevcut mudur? Varsa kamuoyu ile paylaşır mısınız?

  3. İmralı Cezaevinde kalan Hamili Yıldırım, Ömer Hayri Konar ve Veysi Aktaş açısından da görüş yasağı devam etmekte olup, avukatları tarafından yapılan kaç görüş başvurusu yapılmıştır? Başvuruların kaçı reddedilmiştir? İstatistiki ve kronolojik veriler mevcut mudur? Varsa kamuoyu ile paylaşır mısınız?

  4. Hamili Yıldırım, Ömer Hayri Konar ve Veysi Aktaş, avukatları ile en son hangi tarihte görüşmüştür?

  5. Hamili Yıldırım, Ömer Hayri Konar ve Veysi Aktaş'ın aile ziyaretleri en son hangi tarihte gerçekleşmiştir?

  6. Hamili Yıldırım, Ömer Hayri Konar ve Veysi Aktaş'ın aileleri tarafından ziyaret için kaç başvuru yapılmıştır? Başvuruların kaçı reddedilmiştir? İstatistiki ve kronolojik veriler mevcut mudur? Varsa kamuoyu ile paylaşır mısınız?

  7. İmralı Cezaevinde kalan Abdullah Öcalan, Hamili Yıldırım, Ömer Hayri Konar ve Veysi Aktaş'ın telefon görüş hakları ne zamandır kullandırılmamaktadır?

  8. İmralı Cezaevinde kalan Abdullah Öcalan, Hamili Yıldırım, Ömer Hayri Konar ve Veysi Aktaş'ın aile-avukat görüşü ile telefon görüşlerini engelleyici nitelikte kaç disiplin cezaları vardır? Bu disiplin cezalarının içerikleri nelerdir?

  9. Yanıtınızda ziyaretçi kabulünün yasaklanması, telefon görüşünün engellenmesi sonucunu doğuran disiplin cezalarına itiraz edilmediği belirtilmiş olup, bu disiplin cezaları avukatlara neden tebliğ edilmemiştir?

  10. -Tebliğ edilmeyen bir karara itiraz edilmemiş olmasının, görüş yasağına dayanak olarak gösterilmesinin hukuki izahı nedir?

  11. Disiplin yargılama süreçleri neden gizli yürütülmektedir?

  12. Yanıtınızda İmralı Cezaevinde kalan hükümlülerin ortak etkinlik, aile ve avukat görüşü hususunda engellenmedikleri belirtilmiş olup, bu yanıtın dayanağı nedir? Bu yanıtta yer alan avukat ve aile görüşlerinin engellenmediği ifadesi karşısında, 41 aydır neden bir avukat görüşü sağlanmamıştır? Bir engelleme durumu yoksa neden görüş gerçekleşmemektedir?

  13. Avukatların her hafta görüş için başvuruda bulundukları kamuoyuna bildirilmekte olup avukatlara konulan engelin sebepleri nelerdir? Yanıtınızda yer alan engel hali bulunmadığı beyanı karşısında bu hafta avukatlar İmralı"daki müvekkilleri ile görüşebilecekler midir?

  14. Yanıtınızda tecridin meydana gelmesi için mahkumların kimse ile görüştürülmemesi gerektiği belirtilmiş olup bu bağlamda İmralı'daki uygulama tecrit değil midir? Bakanlığınıza göre İmralı Hapishanesi'nde uygulanan yöntem tecrit değilse nedir?

  15. CPT raporları doğrultusunda gerekli adımlar neden atılmamaktadır?

  16. CPT ile yapılan en sonuncu görüşmede İmralı Cezaevi hakkında konuşuldu mu? Bu görüşmede İmralı Cezaevine ilişkin CPT'ye verilen yanıtlarınız ve bilgiler ne yönde olmuştur?

  17. Yanıtlarınız ile fiili durum arasındaki çelişki bağlamında İmralı Cezaevinde avukat ve aile görüşlerinin yapılmaması kararını hangi merci vermektedir? Alınan bu kararlar Bakanlığınızın bilgisi dahilinde değil midir?

  18. AİHM tarafından verilen 18 Mart 2014 tarihli Öcalan/Türkiye kararı neden uygulanmamaktadır?

  19. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tarafından "umut hakkını" doğuracak yasal düzenlemeler ve uygulama değişikliklerinin sağlanması için Türkiye'ye dair başlatılan denetim süreci ile ilgili neden bir çalışma yürütülmemiştir?

  20. 2024 yılı Avrupa Konseyi raporunda İmralı"ya gönderme yapılarak Türkiye?de işkencenin devam ettiği vurgusuna rağmen neden gerekli adımlar atılmamıştır?

  21. AİHM kararları anayasal bağlayıcılığı olan uluslararası sözleşmelerden olup neden anayasa ihlali yapılmaktadır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·

1442326 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/12783 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

ADALET BAKANLIĞI YİRMİ COMET ZİR 7lı2777 Ge 16Y

ADALET BAKANLIĞI TN ona tv Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-724-5000/6970 Konu : Yazılı soru önergesi 28/44/2024

Sayın Meral DANIŞ BEŞTAŞ Erzurum Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/12783 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun;

A) "İnfazda temel ilke" kenar başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasında, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin kuralların hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefi inanç, milli veya sosyal köken ve siyasi veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanacağı,

B) "Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları" kenar başlıklı 9. maddesinin ikinci ve dördüncü fıkralarında, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olanlar ile süresine bakılmaksızın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek suçlarından veya bu örgütün faaliyeti çerçevesinde bu fıkrada sayılan suçlardan mahkum olanların cezalarının, yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında, bu kurumların ihtiyacı karşılama bakımından yetersiz olması hâlinde diğer kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümlerinde infaz edileceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Gerek yüksek güvenlikli kurumlarda gerekse diğer kapalı ceza infaz kurumlarında tecrit ve izolasyon şeklinde bir uygulama bulunmamaktadır.

H- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.

Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler

ADALET BAKANLIĞI MONA N Mevzuat Genel Müdürlüğü

Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.

Ayrıca,. Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT), 27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.

Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.

Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.

HI- 5275 sayılı Kanunun 37. maddesinin birinci fıkrasında, kurumda, düzenli bir yaşamın sürdürülmesi, güvenliğin ve disiplinin sağlanması bakımından kanun, yönetmelikler ile idarenin uyulmasını emrettiği veya gerekli kıldığı davranış ve tutumlar, kusurlu olarak ihlâl edildiğinde, hükümlüler hakkında eylemlerinin niteliği ile ağırlık derecesine göre Kanunda belirtilen disiplin cezalarının uygulanacağı hükmü yer almaktadır.

Kanunun 38. maddesinde hükümlü ve tutukluların belirtilen kurallara uymamaları hâlinde uygulanabilecek disiplin cezalarına yer verilmiş olup, 39 ilâ 44. maddelerinde disiplin cezalarının niteliği, uygulanma usulleri ile bu cezaları gerektiren eylemler, 47 ve 48. maddelerinde ise disiplin cezasını gerektiren eylemlerin tekrarı halinde belirlenecek disiplin cezaları ile disiplin cezalarının soruşturulması, infaz edilmesi ve kaldırılması usulleri düzenlenmiştir.

Ayrıca hükümlü ve tutukluların kurum idaresinin kendileriyle ilgili her türlü disiplin işlemine karşı infaz hâkimliği nezdinde şikâyet, infaz hâkimliği kararlarına karşı ise ağır ceza mahkemesi nezdinde itiraz hakkı bulunduğu malumlarıdır. Bu şekilde bağımsız yargı denetiminden geçerek kesinleşen disiplin cezası kararları infaz edilmekte olup bu kararların uygulanmasında herhangi bir keyfilik söz konusu değildir.

IV- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.

B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden BKN/ yZo - WBKF9Ch - 4-Mr1om8 - y7/Dg SS ile erişebilirsin

ADALET BAKANLIĞI TİE CAREY Mevzuat Genel Müdürlüğü

V- 5275 sayılı Kanunun "Avukat ve noterle görüşme hakkı" kenar başlıklı 59. maddesinde, "Hükümlünün telefon ile haberleşme hakkı" kenar başlıklı 66. maddesinde, "Dışarıyla İlişkiler" başlıklı Dördüncü Bölümünün hükümlülerin ziyaret edilmelerine ilişkin genel esasların yer aldığı 83 ilâ 86. maddelerinde, 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin; "Telefonla görüşme hakkı" kenar başlıklı 74. maddesinde ve Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmelikte, ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutukluların avukatla görüşme, telefonla görüşme hakları ile ziyaret ve görüşlerinin nasıl yapılacağı hususları ayrıntılı olarak düzenlenmiş olup, tüm ceza infaz kurumlarında bu hükümler çerçevesinde işlem yapılmaktadır.

Yılmaz TUNÇ Bakan

Yılmaz TUNÇBakan

Metin otomatik okundu. 3 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir