İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevinde bulunan bazı mahkumlara ilişkin
Kaynak göster
Nevroz Uysal Aslan (DEM Parti), 14 Ekim 2024 tarihinde 7/18489 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 144 gün sonra, 7 Mart 2025).
Nevroz Uysal Aslan (DEM Parti, Şırnak). “İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevinde bulunan bazı mahkumlara ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/18489, 14 Ekim 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-18489-imrali-f-tipi-yuksek-guvenlikli-kapali-cezaevinde-bulunan-bazi-mahkumlara-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/c8a42891-ca00-45e9-9d00-01928ff4577c
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 144 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)i TEN j ZŞALKLARIN EŞİTLİK VE DEMOKRASİ PARTİSİ
• GRUP BAŞKANLIĞI i Sayı BANU)... i Tarh. NNe 191.29.20, .. 18489
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞP'NA
Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasa'nın 98'inci, İçtüzüğün 96'ncı ve 99uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
SORULAR
10.2024
MAP roz UYSAL ASLA
İmralı Ada Hapishanesi'nde tutulan Sayın Abdullah Öcalan, Veysi Aktaş, Ömer Hayri Konar ile Sn. Hamili Yıldırım'dan 43 aydır haber alınamamaktadır.
Kürt meselesinde siyasi muhataplığı ve çözüm gücü tartışmasız olan Sn. Öcalan'dan en son haber alma tarihi 25 Mart 2021'dir. Bu haber alma hali Abdullah Öcalan'ın kardeşi Mehmet Öcalan ile yaptığı birkaç dakika süren kesintili telefon görüşmesidir. Abdullah Öcalan'ın avukatları ile en son görüşmesi ise 7 Ağustos 2019 tarihli olup, bu tarihten bu yana hiçbir avukat görüşü yapılmamıştır.
Ada hapishanesinde 27 Temmuz 2011 yılından 2 Mayıs 2019 tarihine dek 8 yıl boyunca kesintisiz bir biçimde avukat görüş yasağı uygulanmıştır. 2019 yılında 5 defa avukatlarıyla görüşebilen Sn. Öcalan'a, 7 Ağustos 2019 tarihli son avukat görüşü sonrası yine kesintisiz bir biçimde bu yasak uygulanmıştır.
Dünyanın hiçbir yerinde eşi benzeri bulunmayan bu uygulama ve hukuk dışılığa karşı aile ve avukatları tarafından yapılan tüm başvurular, hapishane idaresi tarafından sürekli tekrarlanarak verilen disiplin cezaları gerekçe gösterilmiş ve sonuçsuz bırakılmıştır. Hukuksuzluğun bile istisna halini oluşturan bu durum, avukatlara tebliğ edilmesi zorunlu olan idari ve yargısal yasaklama kararların avukatlara tebliğ edilmemesi ile sürdürülmüş, avukatların dosyadan fotokopi almaları dahi engellenmiştir.
5 Ağustos 2020'de İşkencenin Önlenmesi Komitesi (CPT)'nin açlkladığı.rapoida: İmralı Adâ Cezaevi'nden hiçbir şekilde haber alamama halini "incommunicad6o" yani mutlak iletişimsizlik olarak tanımlamış ve bu durumun kabul edilemez olduğunu belirtmiştir.
Sn. Öcalan'ın avukatları tarafından 29 Temmuz 2022 tarihli bir başvuru ile İmralı Ada Hapishanesinde uygulanan mutlak tecrid Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi'nin gündemine de taşınmıştır. BM İnsan Hakları Komitesi, 6 Eylül 2022 tarihinde başvuruya ilişkin başvurucuların maruz kaldıkları incommunicado tutulma haline son verilmesini ve başvurucuların kendi seçecekleri bir avukata derhal ve herhangi bir kısıtlama olmaksızın erişimine olanak tanınması" yönünde tedbir kararı almıştır.
Ancak devlet ve hükümet yetkilileri Komite'nin bu tedbir talebini yerine getirmemiştir. Aksine bu karara yeni keyfi aile ve vasi ziyaretleri, telefon ve avukat yasaklarıyla yanıt vermiştir. Bunun üzerine tedbir kararının yerine getirilmemesi nedeniyle avukatlar tarafından yapılan ikinci başvuru sonucunda BM İnsan Hakları Komitesi, i##communicado tutulma haline son verilmesini ve kendi seçecekleri bir avukata derhal ve herhangi bir kısıtlama olmaksızın erişim sağlanması konusundaki 19 Ocak 2023 tarihli ikinci tedbir talebini Türkiye'ye iletmiştir. Ancak alınan bu karar da uygulanmamıştır.
Temmuz 2024 yılında BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliğine bağlı İşkence Karşıtı Komitesi (CAD)'nde birçok ülkeden sivil toplum örgütlerinin hak ihlallerini içeren raporları görüşülmüştür. 17 Temmuz tarihli yapılan oturumlarda Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD), Toplum ve Hukuk Araştırmaları Vakfı (TOHAV), Medya ve Hukuk Araştırmaları Vakfı (MLSA) ile The World Organization against Torture (OMCT) tarafından hazırlanan rapor Komiteye sunulmuş ve İmralı'da uygulan insanlık dışı mutlak tecrit bir kez daha gündeme gelmiştir. BM İşkence Karşıtı Komitesi yapılan görüşmeler sonrasında Sonuç Gözlemlerini kamuoyu ile paylaşmıştır.
Komite, halihazırda İmralı Cezaevi'nde tutulan Sn. Abdullah Öcalan, Hamili Yıldırım, Ömer Hayri Konar ve Veysi Aktaş ile ilgili olarak; avukatlarıyla temaslarının fiilen süresiz olarak yasaklanmasıyla sonuçlanan disiplin yaptırımlarının uygulanmasından endişe duyduğunu, yine 25 Mart 2021'den bu yana hücrede tutulmalarından derin endişe duyduğunu ve bazı mahpusların dokuz yılı aşkın süredir avukatlarıyla görüşemediğini ifade etmiştir.
Komite, bazı durumlarda herhangi bir salıverilme ihtimalinin bulunmadığı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası rejimine ilişkin endişelerini dile getirmiş, bu tür cezalara çarptırılan yaklaşık 4.000 mahpusun sosyal temas ve ziyaretleri ciddi şekilde kısıtlayan katı tutukluluk koşullarından özellikle endişe duyduğunu ifade etmiştir. Komite, bu tür kısıtlamaların sağlık hizmetlerinde bile uygulanmaya devam etmesinden kaynaklı kaygı duyduğunu belirtmiştir.
Ayrıca Komite, Türkiye'den 26 Temmuz 2025 tarihine kadar, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ve İmralı Ada Hapishanesinde tutulan Sn. Öcalan ve diğer 3 kişi hakkında; aileleri ve yasal temsilcileriyle görüşmelerinin kolaylaştırılması, olağanüstü hâl sırasında yürürlüğe giren ve temel yasal güvencelerden yararlanmayı etkileyen mevzuatın yürürlükten kaldırılması konusundaki tavsiyelerinin takibi hakkında Türkiye'nin bilgi vermesini talep etmiştir.
Bu bağlamda;
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi tarafından 6 Eylül 2022 ve 19 Ocak 2023 tarihli alınan tedbir kararları neden bekletilmekte ve uygulanmamaktadır? Bu kararların uygulanmamasına engel ve gerekçeler nelerdir?
Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve BM İnsan Hakları Komitesi kararlarını uygulamamaktaki ısrarının nedeni nedir?
Komite tarafından alınan tedbir kararları ne zaman uygulanacaktır?
Türkiye uluslararası sorumluluklarını neden yerine getirmemektedir?
43 ay hiçbir haber alınama hali tecrit değil midir? Dünyada böylesi bir uygulamanın başkaca bir örneği var mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1522939 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/18489 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur. AN
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-1519-14/16 Konu : Yazılı soru önergesi 02. (03 (2025
Sayın Nevroz UYSAL ASLAN Şırnak Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/18489 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun;
A) "İnfazda temel ilke" kenar başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasında, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin kuralların hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefi inanç, milli veya sosyal köken ve siyasi veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanacağı,
B) "Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları" kenar başlıklı 9. maddesinin ikinci ve dördüncü fıkralarında, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olanlar ile süresine bakılmaksızın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek suçlarından veya bu örgütün faaliyeti çerçevesinde bu fıkrada sayılan suçlardan mahkum olanların cezalarının, yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında, bu kurumların ihtiyacı karşılama bakımından yetersiz olması hâlinde diğer kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümlerinde infaz edileceği,
Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
Gerek yüksek güvenlikli kurumlarda gerekse diğer kapalı ceza infaz kurumlarında tecrit ve izolasyon şeklinde bir uygulama bulunmamaktadır.
1. Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.
Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler
BAŞI
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov tr adresinden bj G2k/k - 0r0K37j S - PBcWcvK - erbail-ik erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü
Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.
Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT), 27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.
Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.
Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.
MI- 5275 sayılı Kanunun "Avukat ve noterle görüşme hakkı" kenar başlıklı 59. maddesinde, "Hükümlünün telefon ile haberleşme hakkı" kenar başlıklı 66. maddesinde, "Hükümlünün mektup, faks ve telgrafları alma ve gönderme hakkı" kenar başlıklı 68. maddesinde, "Dışarıyla İlişkiler" başlıklı Dördüncü Bölümünün hükümlülerin ziyaret edilmelerine ilişkin genel esasların yer aldığı 83 ilâ 86. maddelerinde, 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelikte ve Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmelikte, ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutukluların avukat ve noterle görüşme, telefonla görüşme, mektup, faks ve telgrafları alma ve gönderme hakları ile ziyaret ve görüşlerinin nasıl yapılacağı hususları ayrıntılı olarak düzenlenmiş olup, tüm ceza infaz kurumlarında bu hükümler çerçevesinde işlem yapılmaktadır.
IV- Bakanlığımız kayıtlarının incelenmesinden; ceza infaz kurumlarında tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı anlaşılmıştır. m
Yılmaz TUNÇ Bakan
EŞE
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden bj G2k/ k - Or0K3j S - PBcWcvK - erba İl ile erişebilirsin
Yılmaz TUNÇBakan