Antalya S Tipi Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun adil yargılanmadığı iddiasına ilişkin
Kaynak göster
Kamuran Tanhan (DEM Parti), 30 Mayıs 2024 tarihinde 7/12785 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 77 gün sonra, 15 Ağustos 2024).
Kamuran Tanhan (DEM Parti, Mardin). “Antalya S Tipi Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun adil yargılanmadığı iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/12785, 30 Mayıs 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-12785-antalya-s-tipi-kapali-cezaevinde-bulunan-bir-mahkumun-adil-yargilanmadigi-iddiasina-iliski (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/ee382d6c-d1f4-4cce-b069-018fce760941
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 77 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki soruların Adalet Bakanı Sayın Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasanın 98'inci ve TBMM içtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim.
Kamuran TANHAN Mardin Milletvekili
Basında yer alan bilgilere göre; Antalya S Tipi Cezaevi'nde hükümlü olarak tutulan ve Kuzey ve Doğu Suriye'de bulunan Til Ebyad'a bağlı Sülük Köyü'nden Arap bir ailenin çocuğu olan Zaim Hişman Ali, 13 Ekim 2019 tarihinde Türkiye'nin Til Ebyad'a yönelik operasyonunda gözaltına alınıp 8 Kasım 2019'da Türkiye'ye getirilmiş ve 13 Kasım 2019'da tutuklanmıştır. 26 Haziran 2020'de ise tek celsede "ağırlaştırılmış müebbet" cezası verilen Hişman Ali'nin cezası çok kısa bir süre sonra 23 Eylül 2020'de İstinaf Mahkemesi'nde onaylanmış, Yargıtay ise cezayı 16 Şubat 2022 tarihinde kesinleştirmiştir.
Gerekçenin tamamını göster (19 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Zaim Hişman Ali, halihazırda ağırlaştırılmış müebbet ile cezalandırıldığı için tekli hücrede tutulmakta ve yine aynı sebeple birinci dereceden ailesi dışında kimse ziyaretine gidememektedir. Zaim Hişman Ali'nin ailesiyle hiçbir iletişiminin olmadığı ve hatta ailenin
Zaim Hişman Ali'nin Türkiye'de cezaevinde olduğu bilgisine sahip olmadığı belirtilmektedir.
2001 doğumlu olan Zaim Hişman Ali'nin gözaltına alındığında 17 yaşında olduğu ve dava dosyasında doğum tarihini gün ay yıl olarak yazılmamış olduğu iddiaları mevcuttur. Zaim Hişman Ali, gerçek doğum tarihini tam olarak söylemiş olmasına karşın gerek gözaltında ve savcılıkta gerekse de ceza yargılaması aşamalarının hiçbirinde bu detayın dikkate alınmadığı ifade edilmektedir.
Yargılama aşamalarında baro tarafından kanun gereği resen atanan avukatın yargılama boyunca hukuki yardım konusunda yetersiz kaldığı da iddialar arasındadır.
Bu bağlamda;
2)
3)
5)
6)
7)
8)
Zaim Hişman Ali'nin yargılamasına geçilmeden önce kimlik tespiti nasıl yapılmıştır?
Yapıldıysa doğum tarihi nasıl yazılmıştır?
Zaim Hişman Ali'nin kimlik tespitinde doğum tarihinin gün, ay, yıl olarak yazılmadığı iddiaları doğru mudur?
Zaim Hişman Ali, gerçek doğum tarihini tam olarak söylemiş olmasına karşın gerek gözaltında ve savcılıkta gerekse de ceza yargılaması aşamalarının hiçbirinde bu detayın dikkate alınmamış olmasının gerekçesi nedir?
Zaim Hişman Ali'nin gerçek yaşının tespiti için Adli Tıp Kurumu'na sevki yapıldı mı?
Yapılmadıysa bunun gerekçesi nedir?
Suriye ile Ali'nin yaşının tespiti için resmi yazışmalar yapıldı mı? Yapılmadıysa bunun gerekçesi nedir?
Zaim Hişman Ali'nin ailesiyle hiçbir iletişiminin olmadığı ve hatta ailenin Zaim Hişman
SORULAR
Ali'nin Türkiye'de cezaevinde olduğu bilgisine sahip olmadığı iddiaları doğru mudur?
Yargılama aşamalarında baro tarafından kanun gereği resen atanan avukatın yargılama boyunca hukuki yardım konusunda yetersiz kaldığı ve yargılamalarda göstermelik olarak bulunduğu iddiaları doğru mudur?
Adeta ikinci bir Erdal Eren davasına dönüştüğü gözlenen bu olayda, Bakanlığınızca mevcut hukuksuzluğu gidermek ve yaşanan çok boyutlu mağduriyetleri ortadan kaldırmak adına harekete geçecek misiniz?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1442326 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Mardin Milletvekili Kamuran Tanhan tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/12785 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Soru önergesi cevabı (1 adet)
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip://vatandaş.uyap.gov.ir adresinden AR5egGO - 7cwIJRha - İJSVEwoa - TgrHAA- ile erişebilirsin
Mevzuat Genel Müdürlüğü TÜGKİYE GUNİKURİYETİKİN YÜZÜCÜ YEL
Sayı : B-56020453-610-726-3290/4755 Konu : Yazılı soru önergesi Li / 88 12024
Sayın Kamuran TANHAN Mardin Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/12785 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;
A) "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,
B) "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinin birinci fikrasında, hâkimlerin görevlerinde bağımsız. oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak. vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri; ikinci fıkrasında, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; dördüncü ooo fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu; bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve. " . bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği,
Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
Belirtilen hükümler çerçevesinde, Anayasanın 9 ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce verilen ara karar, karar ve hükümlerin hukuki dayanakları ile gerekçelerine dair Bakanlığımızda bilgi bulunmadığı gibi, sözü edilen karar ve hükümlerin olağan yargısal denetimi, başvuru usulü ve şartları ilgili kanunlarda gösterilen yargı mercilerine âittir.
U- A) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun "Hükümlünün telefon ile haberleşme hakkı" kenar başlıklı 66. maddesinin birinci fıkrasında, kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlülerin, Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte belirlenen esas ve usullere göre idarenin kontrolündeki ücretli telefonlar ile görüşme yapabileceği, telefon görüşmesinin idarece dinleneceği ve kayıt altına alınacağı, bu hakkın tehlikeli hâlde bulunan ve örgüt mensubu hükümlüler bakımından kısıtlanabileceği, ikinci fıkrasında, açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde hükümlülerin, ücretli telefonlarla serbestçe görüşme yapabileceği; üçüncü fıkrasında, açık ve kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlülerin altsoy, üstsoy, eş ve kardeşlerinin ölüm, ağır hastalık, salgın hastalık veya doğal afet hâllerinde, kuruma ait telefon ve faks cihazından derhâl yararlandırılacağı, görüşmelerin, tutanak ile belgeleneceği ve tutanakların özel bir dosyada saklanacağı; dördüncü fikrasında, hükümlülerin açık ve kapalı ceza infaz kurumlarında, çocuk eğitimevlerinde araç telefonu, telsiz telefon veya cep telefonu ve benzeri iletişim araçlarını bulunduramayacağı ve kullanamayacağı,
B) 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza
İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin "Telefonla görüşme hakkı" kenar başlıklı 74. maddesinin ikinci fıkrasının (8) T.C. , di We Mevzuat Genel Müdürlüğü Tin ceed bendinde, hükümlülerin görüşebilecekleri yakınlarından bir veya birden fazla kişi ile haftada bir kez ve bir telefon numarasıyla bağlantı kurarak kesintisiz görüşme yapabileceği, herhangi bir nedenle görüşme gerçekleşememişse daha önceden bildirilen numaralardan bir diğeriyle görüşebileceği, konuşma süresinin görüşme başladığı andan itibaren on dakikayı geçemeyeceği, deprem, salgın hastalık, doğal afet gibi zaruri hâllerde Bakanlık kararı ile telefon ile görüşme süresi ve sayısının artırılabileceği,
Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
I- Antalya ve Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılıklarıyla yapılan yazışmalara verilen 01/07/2024 ve 04/07/2024 tarihli cevaplarda;
A) Soru önergesinde adı geçen hükümlünün kesinleşmiş mahkumiyet kararı nedeniyle Antalya S Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırıldığı,
B) Adı geçenin en son 13/04/2024 tarihinde telefon görüşmesi yaptığı, bu tarihten itibaren kendi istediği ile telefon görüşmelerine çıkmadığı,
C) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü,
Ç) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı,
Bildirilmiştir.
Yılmaz TUNÇ Bakan