İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/12938 GEÇ CEVAPLANDI · 200 GÜN

Buca Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan bir mahkumun sağlık durumuna ilişkin

Kaynak göster

Rıfat Turuntay Nalbantoğlu (CHP), 6 Haziran 2024 tarihinde 7/12938 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 200 gün sonra, 23 Aralık 2024).

Rıfat Turuntay Nalbantoğlu (CHP, İzmir). “Buca Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan bir mahkumun sağlık durumuna ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/12938, 6 Haziran 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-12938-buca-yuksek-guvenlikli-kapali-ceza-infaz-kurumunda-bulunan-bir-mahkumun-saglik-durumuna-il (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/36c3f537-4426-48d9-a53e-018fed8034b9

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 200 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıda yer alan sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından yanıtlanması konusunda gereğini arz ederim.

Ülkemizde hapishaneler hemen her dönem işkence, hak ihlali ve kötü muamelelerle anılmıştır. Ancak son dönemlerde birbiri ardına açılan ve "Kuyu Tipi" diye nitelendirilen yüksek güvenlikli, Y ve S tipi hapishanelerdeki kötü muameleler ve hak ihlalleri, 12 Eylül darbe dönemindeki uygulamalardan daha beter bir boyuta erişmiştir. Yer seçimi, mimarisi ve fiziksel koşulları ile adeta mahpusların yavaş yavaş ölümüne zemin oluşturan bu hapishaneler, sadece ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilenlerle sınırlı kalmayıp, muhalif düşünen, hükümeti ve sistemi eleştiren herkes için olağan kapatılma mekanına dönüşmüş durumdadır. Mahpuslardan gelen mektuplara göre büyük çoğunluğun tek kişilik hücrelerde, bir kısmının da üç kişilik odalarda kaldığı bu cezaevlerinde, sosyal izolasyon, insansızlaştırma ve yalnızlaştırma ile tecrit uygulanmaktadır. 24 saat kamerayla izlenen mahpuslar, günün 22,5 saatini kapalı alanda gün ışığından yoksun bir şekilde geçirirken, birbirlerini görmemek koşuluyla günün farklı saatlerinde 1,5 saatlik bir havalandırmaya çıkarılmaktadırlar. Adli Tıp Kurumunun raporlarına dayalı olarak Bakanlığınızca verilen "Hapishanede kalamaz" kararları uygulanmamakta, hastaneye sevk edilseler dahi protokollere uygun tedaviden yoksun bırakılmakta, tahlil sonuçları çeşitli nedenlerle değerlendirilmemekte, bütün verilere rağmen İl Sağlık Kurulları kendi raporunu oluşturmayarak süreci uzatmaktadır. Bu ve benzeri uygulamaların yanı sıra ayakta sayım, çıplak arama ve kötü muamelelerle mahpusların ruhsal ve psikolojik olarak çökmesine yönelik izolasyonlar, şüpheli ölümlere ve intiharlara yol açmaktadır. Bu duruma en somut örnek ise Buca Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda yatmakta olan Mehmet Güvel'in yaşadıklarıdır. Yüzde 80 engelli, Wernicke Korsakof (WK) ve prostat kanseri olan 78 yaşındaki Mehmet Güvel, Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Hastanesinde kanser tedavisi görürken 6 Şubat'ta İstanbul'da gözaltına alınmış, 9 Şubat 2024'te tutuklanarak Marmara (Silivri) Kapalı Cezaevine götürülmüş, daha sonra da İzmir'deki Buca Yüksek Güvenlikli Cezaevine sevk edilmiştir. Hakkındaki Adli Tıp Kurumu raporuna ve Bakanlığınızca "Hapishanede kalamaz" kararına rağmen Mehmet Güvel'in tedavi protokollerine uygun ne tedavisi yapılmakta ne de tahliyesine karar verilmektedir.

Bütün bu gerekçeler bağlamında;

SORULAR

  1. Bakanlığınıza bağlı "Kuyu Tipi" diye nitelendirilen yüksek güvenlikli "F", "Y" ve S tipi hapishanelerde toplam ne kadar mahpus bulunmaktadır?

  2. Bu mahpusların kaçı tek kişilik hücrelerde kalmaktadır? Üç kişi olarak kalanların sayısı ne kadardır?

  3. "Kuyu tipi" diye nitelendirilen yüksek güvenlikli hapishanelerde Adli Tıp Kurumu raporlarıyla hapishanede kalamayacak durumda olan mahpusların sayısı ne kadardır?

  4. Bakanlığınızca bunlardan kaçı hakkında "hapishanede kalamaz" kararı verilmiştir? Bu kararlara istinaden kaçı tahliye edilmiştir? Bakanlığınızın kararına rağmen diğerlerinin tahliye edilmemesinin gerekçeleri nelerdir?

  5. Buca Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan Mehmet Güvel'in , Adli Tıp Kurumu raporu ve Bakanlığınızca "Hapishanede kalamaz" kararı neden uygulanmamaktadır?

  6. Mehmet Güvel'in yaşı, yüzde 80 olan fiziki engeli ve kanser hastası olduğu gerçeğine karşın olası bir olumsuzluktan kim sorumlu olacaktır? Bakanlığınız kararlarını uygulamayan yetkililerle ilgili bir işlem yapılmakta mıdır?

  7. Bakanlığınıza bağlı "Kuyu Tipi" diye nitelendirilen yüksek güvenlikli "F", "Y" ve S tipi hapishanelerde ki kötü muameleler ve hak ihlalleri konusunda etkin bir denetleme yapılmakta mıdır?

  8. Yüksek güvenlikli hapishanelerde bulunan mahpusların tüm sosyal ve kültürel etkinliklerden uzak bir şekilde tecrit edilmesi ve 24 saat kamerayla izlenmesi, temel insan haklarına aykırı değil midir?

  9. Bakanlığınızca "Ağır hasta durumunda olan mahpusların" tahliyesine yönelik bir çalışma yapılmakta mıdır?

  10. Yer seçimi, mimarisi ve fiziksel koşulları ile hak ihlallerine zemin oluşturan bu hapishanelerin insanlık onuruna uygun Ceza İnfaz Kurumlarına dönüştürülmesine yönelik bir çalışmanız var mıdır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·

1443739 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, İzmir Milletvekili Rıfat T. Nalbantoğlu tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/12938 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

ADALET BAKANLIĞI MN ON Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-762-5898/8183 Konu : Yazılı soru önergesi 2 A2 /2024

Sayın Rıfat T. NALBANTOĞLU İzmir Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/12938 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun;

A) "İnfazda temel ilke" kenar başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasında, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin kuralların hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefi inanç, milli veya sosyal köken ve siyasi veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanacağı,

B) "Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları" kenar başlıklı 9. maddesinin ikinci ve dördüncü fıkralarında, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olanlar ile süresine bakılmaksızın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek suçlarından veya bu örgütün faaliyeti çerçevesinde bu fikrada sayılan suçlardan mahkum olanların cezalarının, yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında, bu kurumların ihtiyacı karşılama bakımından yetersiz olması hâlinde diğer kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümlerinde infaz edileceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Gerek yüksek güvenlikli kurumlarda gerekse diğer kapalı ceza infaz kurumlarında tecrit ve izolasyon şeklinde bir uygulama bulunmamaktadır.

1I- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.

Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden ja /U14g - y8AmRku - *cnHnl3 - ZITHİw ile erişebilirsin : KEN

Mz ADALET BAKANLIĞI marn Mevzuat Genel Müdürlüğü

Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.

Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT),27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca Ziyaretler düzenlenebilecektir.

Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.

Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.

I1- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.

B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.

IV- 5275 sayılı Kanunun;

A) "Hapis cezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi" kenar başlıklı 16. maddesinin ikinci fıkrasında, akıl hastalığı dışındaki hastalıklarda cezanın infazına, resmi sağlık kuruluşlarının mahkumlara ayrılan bölümlerinde devam olunacağı, ancak bu durumda bile hapis cezasının infazının, mahkumun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa iyileşinceye kadar geri bırakılacağı; üçüncü fıkrasında, belirtilen geri bırakma kararının, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet başsavcılığınca verileceği; altıncı fıkrasında ise maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkumun cezasının infazının, üçüncü fikrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabileceği,

B) "Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı" kenar başlıklı 105/A maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde, maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen ve koşullu salıverilmesine üç yıl veya Sea sia

Mevzuat Genel Müdürlüğü daha az süre kalan hükümlülerin, bu durumlarını, Adli Tıp Kurumundan alınan veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan bir raporla belgelendirmeleri ve diğer şartları da taşımaları hâlinde denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezanın infazı usulünden yararlanabileceği,

©) 14/04/2020 tarihli ve 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla, 5275 sayılı Kanuna eklenen geçici 6. maddenin ikinci fıkrası uyarınca, 30/03/2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar ve İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar hariç olmak üzere; sıfır-altı yaş grubu çocuğu bulunan kadın hükümlüler ile yetmiş yaşını bitirmiş hükümlüler hakkında 105/A maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "iki yıl"lık sürenin, "dört yıl? olarak uygulanacağı; maruz kaldığı ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatını yalnız idame ettiremeyen altmışbeş yaşını bitirmiş hükümlülerin koşullu salıverilmeleri için ceza infaz kurumlarında geçirmeleri gereken sürelerin, azami süre sınırına bakılmaksızın 105/A maddesinde düzenlenen denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilebileceği; ağır hastalık, engellilik veya kocama hâlinin, Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca veya Adli Tıp Kurumunca düzenlenen bir raporla belgelendirileceği,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

Söz konusu geçici 6. madde hükmü, 15/04/2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olup, ilgili makam ve mercilerce bu madde hükmü uyarınca işlem yapılmaktadır.

V- A) 5275 sayılı Kanunun 8., 9. ve 10. maddeleri uyarınca kapalı ceza infaz kurumları, yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları ve kadın kapalı ceza infaz kurumları firara karşı teknik, mekanik, elektronik veya fiziki engellerle donatılmış tesislerdir.

B) Adalet, İçişleri ve Sağlık bakanlıkları arasında imzalanan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetim, Dış Koruma, Hükümlü ve Tutukluların Sevk ve Nakilleri ile Sağlık Hizmetlerinin Yürütülmesi Hakkında Protokolün "Ceza İnfaz Kurumlarında Dış Kontrol ve Arama" başlıklı Üçüncü Bölümünde yer alan "Kurumların teknik donanımı" kenar başlıklı 15. maddesinde, yüksek güvenlikli ceza infaz kurumundan başlamak üzere, mevcut kapalı ceza infaz kurumlarının dış korumasındaki aydınlatma, kule, tel örgü, kafes tel, ihata duvarı, dinleme cihazı, kamera, nöbetçi kulübeleri, kapı ve pencere demirleri ve elektronik kontrol cihazları gibi fiziki noksanlıkların giderilmesi suretiyle, tünel kazılarak vuku bulacak firarları önlemek amacıyla, Bakanlığımızca bütçe imkânları ölçüsünde gerekli tedbirlerin alınacağı, yeni yapılacak ve yapılmakta olan ceza infaz kurumlarında da aynı fiziki tedbirlerin alınarak uygulamaya konulacağı hükmüne yer verilmiştir.

Ceza infaz kurumlarında, firar ve benzeri olaylar ile güvenlik zafiyetine meydan verilmemesi için yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri uyarınca kamera sistemi kullanılmaktadır. Söz konusu uygulamalar ulusal mevzuat, uluslararası cezaevi kuralları ve temel insan hakları gözetilerek gerçekleştirilmektedir.

VI- 5275 sayılı Kanunun;

A) "Hükümlülerin gözlem ve sınıflandırılması" kenar başlıklı 23. maddesinin birinci

ADALET BAKANLIĞI NECE zi dsi

Mevzuat Genel Müdürlüğü fıkrasının (a) bendinde, hükümlülerin kişisel özellikleri, bedensel, akli ve sağlık durumları, suç işlemeden önceki yaşamları, sosyal çevre ve ilişkileri, sanat ve meslek faaliyetleri, ahlâki eğilimleri, suça bakış açıları, hükümlülük süreleri ve suç türleri belirlenerek, durumlarına uygun infaz kurumlarına ayrılmaları ve bunlara göre saptanacak infaz ve iyileştirme rejiminin; gözlem, inceleme ve değerlendirme yöntemiyle çalışan gözlem ve sınıflandırma merkezlerinde veya kapalı ceza infaz kurumlarının bu hizmete ayrılan bölümlerinde yapılacağı; hükümlülerin, işledikleri suç tiplerine, gösterdikleri eğilimlere, tutum ve davranışları nedeniyle sıkı gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekip gerekmediğine göre yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya normal güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya açık ceza infaz kurumlarına gönderilecekleri,

B) "Hükümlülerin gruplandırılması" kenar başlıklı 24. maddesinin birinci fikrasında hükümlülerin, ilk defa suç işleyenler, mükerrirler, itiyadi suçlular veya suç işlemeyi meslek edinenler; akli ve bedensel durumları nedeniyle veya yaşları itibarıyla özel bir infaz rejimine tâbi tutulması gerekenler; tehlike hâli taşıyanlar; terör suçluları ile suç örgütlerine veya çıkar amaçlı suç örgütlerine mensup olan suçlular şeklinde gruplara ayrılacağı; ikinci fıkrasında hükümlülerin ayrıca yaşları, hükümlülük süreleri ve suç türleri itibarıyla da gruplandırılacağı,

C) "Hükümlünün barındırılması ve yatırılması" kenar başlıklı 63. maddesinin üçüncü fıkrasında, kadınların erkeklerle, hükümlülerin tutuklularla, çocukların yetişkinlerle, örgüt veya çıkar amaçlı örgüt suçluları ile terör suçlularının Kanunda sayılan hâller dışında bir araya gelmelerine ve bağlantı kurmalarına izin verilmeyeceği,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

Bu kapsamda hükümlü ve tutukluların gözlem, sınıflandırma, gruplandırma ve odalara yerleştirme işlemleri, anılan mevzuat hükümleri doğrultusunda Ceza İnfaz Kurumları İdare ve Gözlem Kurulu kararlarıyla gerçekleştirilmekte olup, bu kararlara karşı yargı yolu açıktır.

VII- İzmir Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 07/10/2024 tarihli cevapta;

A) Soru önergesinde adı geçen tutuklunun Buca Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmaktayken 20/08/2024 tarihinde zorunlu nedenlerle İzmir 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledildiği, 26/09/2024 tarihinde ise anılan Kurumdan tahliye edildiği,

B) Adı geçenin Kurumda barındırıldığı sürede şikâyetleri nedeniyle Kurum revirinde muayene edildiği gibi gerektiğinde İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinin çeşitli polikliniklerinde muayene, tetkik ve tedavisinin yapıldığı, reçete edilen ilaçların kendisine teslim edildiği,

©) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü,

Ç) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı,

Bildirilmiştir. ON

Yılmaz TUNÇ Bakan

ADALET BAKANLIĞI ne none

Yılmaz TUNÇBakan

Metin otomatik okundu. 3 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir