İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/13142 CEVAPLANMADI

Polis intiharlarına ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bugün · cevap yok

TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 847 gün geçti.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın; Anayasa'nın 98. ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü'nün 96. Maddeleri uyarınca İçişleri Bakanı Sayın Ali Yerlikaya tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Bildiğimiz üzere Polis; Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, Anayasa düzenine ve genel güvenliğine dair önleyici ve koruyucu tedbirleri almak, emniyet ve asayişi sağlamak üzere, ülke seviyesinde istihbarat faaliyetlerinde bulunur, bu amaçla bilgi toplar, değerlendirir, yetkili mercilere veya kullanma alanına ulaştırır.

Ancak bu kadar kutsal ve önemli görevi icra eden polislerimiz; uzun çalışma süreleri ve ağır çalışma koşulları, siyasi baskılar ve mobbingler, tayin süreçlerinde yaşanan mağduriyetler ve adaletsizliklerden dolayı ağır bunalım içerisinde intihara sürüklenmektedir. Konuyu kapsamlı olarak ele alacak olursak;

Gerekçenin tamamını göster (17 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

AB İstatistik Ofisi Eurostat verilerine göre 2021 yılında Türkiye'de 100 bin kişi başına 568 polis düşüyor. Bu sayı AB'de ise 335'dir. Verilere göre Türkiye kişi başına düşen polis sayısında Sırbistan ve Karadağ'ın ardından 3.sırada yer almasına rağmen çalışma koşulları açısından ise Avrupa standardının çok gerisindedir.

Nüfus olarak AB'nin en büyük ülkelerinden Almanya'da 100 bin kişi başına 307 polis düşerken ülkemizde bu kadar fazla polis görevlisinin bulunması ve Avrupa polisinin iki katı çalışıyor ya da çalıştırılıyor olması düşündürücüdür! Çalıştırılma gerekçesi olarak "personel yetersizliği" dile getirilmektedir. Avrupa'da kişi başına düşen polis sayısında 3.sırada yer almasına rağmen "personel yetersizliği" bahanesinin ileri sürülmesi akıllarda soru işareti bırakmaktadır.

100 bin kişiye 568 polisin düştüğü ülkemizde, Türk polisi sonu gelmez mesailerle, ek görevlerle ve angarya görevlerle boğuşmak durumunda kalmaktadır.

Dolayısıyla polislerimizle ilgili önemli sorunlara değinecek olursak;

I. Bireylere tahsis edilen polis sayısının fazla olması sebebiyle halka hizmet noktasında sokaklarda çalışan polisler, açığı kapatmak için Avrupalı meslektaşları gibi haftada 40 saat çalışmak yerine hafta 60 saatten fazla çalışması,

-Hatta bu süre ek görevlerle birlikte çoğu zaman haftada 80 saati geçtiği bilinmektedir-(Bu durumda göstermektedir ki aslında Türkiye'de doğrudan halka hizmet eden polis sayısı istatistiki verilerin çok çok altındadır.)

H. o Polislerimizin beden yükü ve uzun süreli çalışmaları ortadayken herhangi bir ek mesai ücreti ödenmemesi,

HI. Bayramlarda ve diğer tatil günlerinde polis memurları 24 saat esaslı çalışmalarından dolayı görev başındadır. Tatil günlerindeki çalışmaları yıllık iznine eklenmemesi,

IV. o Tercih dışı atamanın yapılması, (İstanbul'u tercih eden memurların atamalarının İstanbul'a yapılmayıp; İstanbul'u tercih etmeyen memurların zorla İstanbul'a gönderilmesi konusunda idarenin adil atama işlemi yapmaması,)

V. 2012 yılında getirilen değişiklik ile polislere 2. bir şark görevi getirilmiştir. Öncesinde tek şark görevi yeterli olmaktayken, günümüzde iki şark görevi aranmaktadır. 2. şark yürürlüğe girdiği günden bu yana polis teşkilatı üzerinde adaletsizliğin sembollerinden birisi olmuştur. İlk şark görevine gitmeyen on binlerce polis istedikleri halde ilk şark görevine gönderilmezken; 50 yaşına dayanmış, çocukları okula giden polisler zorunlu olarak şark görevine gönderilmesi ve bu durumun ailelerin parçalanmasına sebebiyet vermesi,

VI. Birçok Avrupa, Afrika ve Asya ülkelerinde olduğu gibi hak mücadelelerinde kendilerini savunacak bir sendikanın bulunmaması, (Sendika hakkı, Anayasal bir haktır)

Vi. Terfi sisteminin adil olmaması ve objektif kriterlere göre belirlenmemesi, (Yargı kararlarıyla da gün yüzüne çıkmıştır.)

Mesleğin getirdiği zorluk, adaletsizlik, başarının ödüllendirilmemesi, iş yükü ve değersizlik hissinin sonucunda hiç şüphesiz intiharlar yaşanmaktadır.

Emniyet Genel Müdürlüğünün 2022 Ekim ayında yapmış olduğu resmi açıklamada; 2022 yılının ilk 9 ayında 44 polis memurunun intihar ettiğini açıklamıştır. Geçtiğimiz yıllara baktığımızda ise bu sayı 2021-90, 2020-39, 2019-47, 2018-41'dir.

Ancak basına yansıyan rakamlara ilişkin olarak son 5 yılda 450, son 20 yılda ise binin üzerinde polis intiharının yaşandığı bilinmektedir. Şeffaf ve hesap verilebilir anlayıştan uzak olan iktidarın, her alanda olduğu gibi maalesef bu konuda da resmi ve gerçek sayıları kamuoyuyla paylaşmadığı görülmektedir.

Attığımız her adımda, bu vatan topraklarında şehit kanı olduğunu unutmayalım. Görevini üstün cesaretle, öz güvenle ve canını ortaya koyarak ifa eden polislerimizin; ağır ekonomik ve çalışma şartlarının düzeltilmesi konularında detaylı bir çalışma yapılmalı ve polislerimize uygulanan siyasi mobbinge son verilmelidir.

Bu kapsamda;

SORULAR

  1. 2002- 2024 yılları arasında toplamda kaç polisimiz intihar etmiştir? (Yıl bazında rakamların paylaşılması.)

  2. Son günlerde giderek artan intihar vakalarının sebepleri araştırılmış mıdır? Buna ilişkin herhangi bir çalışma veya istatiksel veriniz var mıdır? (Var ise paylaşılması)

  3. Söz konusu intiharlara ilişkin herhangi bir soruşturma başlatılmış mıdır? Soruşturması başlatılan intihar sayısı kaçtır?

  4. Yapılan soruşturmalar sonucunda kaç amir ve müdür hakkında ayrıca soruşturma başlatılmıştır? Söz konusu amir ve müdürler hakkında hangi cezai yaptırımlar uygulanmıştır?

  5. Polisintiharlarıyla ilgili nasıl bir politika izleyeceksiniz? Buna ilişkin bir çalışmanız var mıdır?

  6. Tercih dışı atama ne zaman durdurulacaktır? Tercih dışı atamanın yapılması sizce adil midir?

  7. Avrupa'da kişi başına düşen polis sayısında 3.sırada yer almasına rağmen "personel yetersizliği" nin ileri sürülmesinin nedeni nedir? Polislerimiz halka hizmet noktasında değil de daha çok bireylere mi tahsis ediliyor? Bireylere tahsis edilen polis sayısı kaçtır?

  8. Geçmiş yıllarda polislerin çalışma sisteminin düzeltilmesine dair genelgeler yayımlandı. Ancak Türkiye'nin birçok yerinde bu genelgelere rağmen polisler yine uzun ve yoğun mesai şartlarında çalıştırıldılar. 14.10.2023 Tarihindeki açıklamanızda "4 gruplu 12/36 mesaiye geçilmesine ve diğer özlük haklarının iyileştirilmesine" ilişkin çalıştığınızı belirttiniz.

    Açıklamanızın üzerinden 8 ay gibi bir süre geçti, bu konuda herhangi bir gelişme olmuş mudur? Konuya ilişkin bir çalışmanız var ise nihai sonucu nedir?

  9. 2023 yılında Eski İçişleri Bakanı Süleyman SOYLU, 2.şark görevinin 2025 yılında son bulacağını belirtmişti. 2025 yılından itibaren şark görevinin bir kez yapılması yeterli olacağı yönünde bir açıklama yapılmış olsa da henüz bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. Bu konuda herhangi bir açıklama yapmayı düşünüyor musunuz? Söz konusu mağduriyeti gidermek adına herhangi bir çalışmanız var mıdır? Polislerimize büyük mağduriyet yaşatan bu uygulamaya son vermek için gerçekten 2025 yılını mı beklemektesiniz?

  10. Polislerimizin ağır ekonomik ve çalışma şartlarının düzeltilmesine ilişkin özlük haklarında genel bir düzenleme yapmayı düşünüyor musunuz? 14.10.2023 tarihli açıklamanızın üzerinden uzun bir süre geçti; bu konuda herhangi bir çalışma yapılıyor ise çalışmanız ne aşamadadır?

Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.

Hata bildir