Edirne L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan bazı mahkumların hak ihlaline uğradığı iddiasına ilişkin
Kaynak göster
Çiçek Otlu (DEM Parti), 25 Haziran 2024 tarihinde 7/13241 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 133 gün sonra, 5 Kasım 2024).
Çiçek Otlu (DEM Parti, İstanbul). “Edirne L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunan bazı mahkumların hak ihlaline uğradığı iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/13241, 25 Haziran 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-13241-edirne-l-tipi-kapali-ceza-infaz-kurumunda-bulunan-bazi-mahkumlarin-hak-ihlaline-ugradigi-i (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/ccefdd72-c227-41e7-a618-01905492077e
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 133 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın 98. ve
İçtüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
C.oHo
Gerekçenin tamamını göster (7 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Çiçek OTLU İstanbul Milletvekili
Tarafıma aktarılan bilgilere göre; Edirne L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda A 19 koğuşunda kalmakta olan kadın tutuklular yaklaşık bir ay önce ayakta sayım vermedikleri gerekçesi ile baskı, hakaret ve zor kullanılarak iki kişilik koğuşlara yerleştirilmişlerdir. Ortak kullandıkları buzdolabı, televizyon gibi eşyaları ortak koğuşta kaldığı için şu anda iki kişilik koğuşlarda televizyon ve buzdolabı bulunmamaktadır. Daha öncesinde havalandırma gün boyu açık iken şimdi günde iki kez olmak üzere ikişer saat uygulanmaktadır. Tutuklular ihtiyaçları olan birçok gıda maddesine ulaşamamaktadır.
Cezaevlerinde tutuklulara ayakta sayım dayatması yapıldığı, buna karşı çıkanların da soruşturmalarla, disiplin cezaları ile karşı karşıya kaldıkları, darp edildikleri, işkence gördükleri, hücre cezası aldıkları sıklıkla gündeme gelmektedir. 2324 sayılı Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin 34. Maddesi sayımların, yatma planları da göz önünde bulundurularak odalarda yapılacağını, sayımlar sırasında insan onuru ve haysiyetine saygının esas olduğunu, bu kapsamda gerekli her türlü tedbirin alınması gerektiği belirtilmiştir. Tutukluların, kendisini sayma, ya da ayakta durma zorunluluğu bulunmamaktadır. Tutukluların ayakta, askeri düzen içinde sayım vermesi insan onuruna, mevcut yasa ve yönetmeliğe aykırıdır. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'nin Ceza İnfaz Alanındaki Tavsiye Kararlarının 72. Maddesine göre, cezaevleri, tüm tutuklulara insanca davranma ve insan olmalarından kaynaklanan onurlarına saygı gösterme zorunluluğunu kabul eden etik koşullar içerisinde yönetilmelidirler. Ayakta sayım hukuka ve insan onuruna aykırı bir uygulama olmasına karşın bir cezalandırma yöntemi olarak uygulanmaktadır.
Ayakta sayıma itiraz edilmesi bir disiplin suçu oluşturmadığı halde Edirne L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda tutukluların, baskı, hakaret ve zor kullanılarak iki kişilik koğuşlara verilmeleri, kaldıkları koğuşlarda televizyon ve buzdolabı bulunmaması, sağlıklı beslenmelerini sağlayacak gıdalara ulaşamamaları, havalandırma haklarının sınırlandırılması ağır hak ihlaline neden olmaktadır.
Bu bağlamda;
I-Edirne L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda kadın tutukluların yaklaşık bir ay önce ayakta sayım vermedikleri gerekçesi ile baskı, hakaret ve zor kullanılarak iki kişilik koğuşlara verildiği
Bakanlığınızın bilgisi dahilinde midir?
SORULAR
İnsan onuruna ve hukuka aykırılık teşkil eden ayakta sayım yapılmasının gerekçesi nedir?
Özellikle siyasi tutukluların kaldığı koğuşlarda ayakta sayım dayatmasının Bakanlığınızın talimatı ile gerçekleştirildiği, bir cezalandırma yöntemi olarak kullanıldığı iddiasına ilişkin açıklamanız var mıdır?
Edirne L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda kadın tutukluların iletişim araçlarına, sağlıklı gıdaya erişimleri sağlanacak mıdır?
Cezaevi yöneticileri ve personelinin hukuk dışı, keyfi uygulamalarını engelleyecek ve kadın tutukluların mağduriyetini giderecek misiniz?
Edirne L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda hukuksuz uygulamalarda bulunan, görevini kötüye kullanan personel hakkında idari soruşturma açılacak mıdır?
Ceza infaz kurumlarında ayakta sayım dayatmasını kaldıracak mısınız?
Edirne L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda kalmakta olan kaç tutuklu hak ihlalleri yaşadığı için Bakanlığınıza başvuru yapmıştır? Bu başvuruların kaçı incelenmiş ve sonuçlandırılmıştır?
Edirne L Tipi Kapalı Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu hangi sıklıkta denetlenmektedir? Denetimler etkin bir şekilde yapılmakta mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1451476 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, İstanbul Milletvekili Çiçek Otlu tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/13241 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet) bal elin
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov tr adresinden İipLHhI R - Tİ K6J Kt - GEDFLİ9 - zhOgMg- ile erişebilirsin
Mevzuat Genel Müdürlüğü Ti an MZ
Sayı : E-56020453-610-799-4027/5821 Konu : Yazılı soru önergesi
OŞ//i 2024
Sayın Çiçek OTLU İstanbul Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/13241 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- Ceza ve infaz mevzuatımızda "siyasi tutuklu" kavramı bulunmamaktadır. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 2. maddesinde terör suçlusu, 3. maddesinde ise terör suçları tanımlanmıştır. Ayrıca 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun, hükümlülerin gruplandırılmasını düzenleyen 24. maddesi ile hükümlünün barındırılması ve yatırılmasını düzenleyen 63. maddesinde "terör suçluları"ndan söz edilmektedir. Buna göre ceza infaz kurumlarında, terör suçlarından hükümlü terör suçluları ile terör suçlarından tutuklu veya hükümözlü kişiler barındırılmaktadır.
II- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.
Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.
Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT), 27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.
Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.
Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül eril içli
Mevzuat Genel Müdürlüğü TM Can edilmektedir.
MI- Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin, "Arama, güvenlik tatbikatı ve sayım" kenar başlıklı 34. maddesinin altıncı fıkrasında, sayımların, güvenlik ve gözetim servisi görevlileri tarafından, dörtlü vardiya hizmetinin uygulandığı kurumlarda sabah, akşam ve gece olmak üzere günde üç kez, diğer vardiya hizmetlerinin uygulandığı kurumlarda ise her vardiya değişiminde yapılacağı; yedinci fıkrasında, idare tarafından uygun görülmesi durumunda, her zaman sayım yapılabileceği, olağanüstü durumlarda kurum en üst amirinin talebi, Cumhuriyet başsavcısının oluru ile dış güvenlik görevlilerinin sayımlara katılabileceği; sekizinci fıkrasında, sayımların, yatma planları da göz önünde bulundurularak odalarda yapılacağı, sayımın yapılış şeklinin, kurum güvenliğini tehlikeye düşürmeyecek biçimde odada bulunan hükümlülerin sayısı dikkate alınarak idare tarafından belirleneceği hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
Bu çerçevede insan onuru ve haysiyetine saygı ile utanma duygusunun ihlal edilmemesi esasları doğrultusunda yapılan arama ve sayımlar, kurumların güvenliğinin sağlanabilmesi için tedbir amaçlı gerçekleştirilmekte olup, herhangi bir keyfi uygulama söz konusu değildir.
IV- 5275 sayılı Kanunun;
A) "Hükümlülerin gözlem ve sınıflandırılması" kenar başlıklı 23. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, hükümlülerin kişisel özellikleri, bedensel, akli ve sağlık durumları, suç işlemeden önceki yaşamları, sosyal çevre ve ilişkileri, sanat ve meslek faaliyetleri, ahlâki eğilimleri, suça bakış açıları, hükümlülük süreleri ve suç türleri belirlenerek, durumlarına uygun infaz kurumlarına ayrılmaları ve bunlara göre saptanacak infaz ve iyileştirme rejiminin; gözlem, inceleme ve değerlendirme yöntemiyle çalışan gözlem ve sınıflandırma merkezlerinde veya kapalı ceza infaz kurumlarının bu hizmete ayrılan bölümlerinde yapılacağı; hükümlülerin, işledikleri suç tiplerine, gösterdikleri eğilimlere, tutum ve davranışları nedeniyle sıkı gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekip gerekmediğine göre yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya normal güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya açık ceza infaz kurumlarına gönderilecekleri,
B) "Hükümlülerin gruplandırılması" kenar başlıklı 24. maddesinin birinci fıkrasında hükümlülerin, ilk defa suç işleyenler, mükerrirler, itiyadi suçlular veya suç işlemeyi meslek edinenler; akli ve bedensel durumları nedeniyle veya yaşları itibarıyla özel bir infaz rejimine tâbi tutulması gerekenler; tehlike hâli taşıyanlar; terör suçluları ile suç örgütlerine veya çıkar amaçlı suç örgütlerine mensup olan suçlular şeklinde gruplara ayrılacağı; ikinci fıkrasında hükümlülerin ayrıca yaşları, hükümlülük süreleri ve suç türleri itibarıyla da gruplandırılacağı,
©) "Hükümlünün barındırılması ve yatırılması" kenar başlıklı 63. maddesinin üçüncü fıkrasında, kadınların erkeklerle, hükümlülerin tutuklularla, çocukların yetişkinlerle, örgüt veya çıkar amaçlı örgüt suçluları ile terör suçlularının Kanunda sayılan hâller dışında bir araya gelmelerine ve bağlantı kurmalarına izin verilmeyeceği,
Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.
Bu kapsamda hükümlü ve tutukluların gözlem, sınıflandırma, gruplandırma ve odalara yerleştirme işlemleri, anılan mevzuat hükümleri doğrultusunda Ceza İnfaz Kurumları İdare ve Gözlem Kurulu kararlarıyla gerçekleştirilmekte olup, bu kararlara karşı yargı yolu açıktır.
V- A) 5275 sayılı Kanunun "Hükümlünün telefon ile haberleşme hakkı" kenar başlıklı 66. maddesinin birinci fıkrasında, kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlülerin, Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikte belirlenen esas ve usullere göre idarenin
Cep dn
Mevzuat Genel Müdürlüğü MAC av kontrolündeki ücretli telefonlar ile görüşme yapabileceği, telefon görüşmesinin idarece dinleneceği ve kayıt altına alınacağı, bu hakkın tehlikeli hâlde bulunan ve örgüt mensubu hükümlüler bakımından kısıtlanabileceği; ikinci fıkrasında, açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitimevlerinde hükümlülerin, ücretli telefonlarla serbestçe görüşme yapabileceği; üçüncü fıkrasında, açık ve kapalı ceza infaz kurumlarındaki hükümlülerin altsoy, üstsoy, eş ve kardeşlerinin ölüm, ağır hastalık, salgın hastalık veya doğal afet hâllerinde, kuruma ait telefon ve faks cihazından derhâl yararlandırılacağı, görüşmelerin, tutanak ile belgeleneceği ve tutanakların özel bir dosyada saklanacağı; dördüncü fıkrasında, hükümlülerin açık ve kapalı ceza infaz kurumlarında, çocuk eğitimevlerinde araç telefonu, telsiz telefon veya cep telefonu ve benzeri iletişim araçlarını bulunduramayacağı ve kullanamayacağı,
B) 28/03/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin "Telefonla görüşme hakkı" kenar başlıklı 74. maddesinin ikinci fıkrasının (f) bendinde, hükümlülerin görüşebilecekleri yakınlarından bir veya birden fazla kişi ile haftada bir kez ve bir telefon numarasıyla bağlantı kurarak kesintisiz görüşme yapabileceği, herhangi bir nedenle görüşme gerçekleşememişse daha önceden bildirilen numaralardan bir diğeriyle görüşebileceği, konuşma süresinin görüşme başladığı andan itibaren on dakikayı geçemeyeceği, deprem, salgın hastalık, doğal afet gibi zaruri hâllerde Bakanlık kararı ile telefon ile görüşme süresi ve sayısının artırılabileceği,
Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
VI- Bakanlığımız kayıtlarının incelenmesinden; Edirne L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun 13/02/2024 tarihinde Kontrolörler Kurulu Başkanlığı, 15/05/2024 tarihinde ise Edirne Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulu tarafından denetlendiği anlaşılmıştır.
VI- Edirne Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 25/07/2024 tarihli cevapta;
A) Edirne L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda 26/04/2024 ilâ 24/05/2024 tarihleri arasında mevzuata uygun şekilde yapılan sayıma bir koğuşta barındırılan hükümlü ve tutukluların karşı çıktığı, görevli personel tarafından sözlü olarak uyarılmalarına rağmen sayıma karşı çıkmaya devam ettikleri, bu olay nedeniyle hükümlü ve tutukluların oda değişikliğinin gerçekleştirildiği, görevli personelin hükümlü ve tutuklulara karşı hakaret ya da fiziksel zorlamada bulunduğu iddialarının gerçeği yansıtmadığı,
B) Kurumda barındırılan hükümlü ve tutuklulara yemeklerin, koğuşlarda bulunan kişi sayısına göre görevli memurlar gözetiminde günlük iaşe oranına uygun miktarda dağıtıldığı, yemeklerin pişirilmesi sırasında ceza infaz kurumu mutfağında hijyen kurallarına riayet edildiği, hükümlü ve tutuklular ile görevi başında bulunan personelin aynı yemekten yediği,
C) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü,
Bildirilmiştir.
Yılmaz TUNÇ Bakan
Eiğeeil
Yılmaz TUNÇBakan