Muğla'nın Bodrum ilçesinde otel ve restoranlar tarafından kapatılan kıyı şeridine ilişkin
Kaynak göster
Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti), 26 Haziran 2024 tarihinde 7/13265 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 251 gün sonra, 4 Mart 2025).
Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti, Kocaeli). “Muğla'nın Bodrum ilçesinde otel ve restoranlar tarafından kapatılan kıyı şeridine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/13265, 26 Haziran 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-13265-mugla-nin-bodrum-ilcesinde-otel-ve-restoranlar-tarafindan-kapatilan-kiyi-seridine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/b15c9370-c711-4210-8a9b-019055821695
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 251 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Sayın
Mehmet Özhaseki tarafından Anayasanın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarıml ederim.
Son dönemde Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde sahilleri işgal eden otel, restoran ve beach club gibi işletmelere karşı halk eylemleri artarak devam etmektedir. Bu eylemler, kıyıların halkın kullanımına kapatılması ve kamuya ait alanların özel işletmeler tarafından işgal edilmesi nedeniyle ortaya çıkmıştır. Özellikle Muğla'nın Bodrum ilçesinde gerçekleşen olaylar, kıyı işgali sorununu daha da görünür hale getirmiştir.
Gerekçenin tamamını göster (6 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Muğla'nın Bodrum ilçesinde Özgür Kıyılar Bodrum İnisiyatifi Platformu'nun düzenlediği "Kıyılar Halkındır Halkın Kalacak" eylemi, kıyı işgaline karşı halkın tepkisini dile getirmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Mavi bayraklı Torba sahilinde yapılan eylemde, iki kilometrelik sahilde sadece 100 metrelik bir alanın halka ayrıldığı, geri kalanının otel, restoran ve beach club'lar tarafından işgal edildiği belirtilmiştir. Eylemciler, sahili işgal eden işletmelere karşı tepkilerini dile getirirken, bazı otel çalışanlarının eylemcilere, polislere ve basın mensuplarına fiziki saldırıda bulunması gerginliği tırmandırmıştır. Eyleme katılan vatandaşlar ve tatilciler, sahillerin kamuya ait olması gerektiği konusunda ortak bir duruş sergilemiş, kıyı işgaline karşı sloganlar atarak tepkilerini göstermişlerdir. Otel personelinin eylemcilere saldırması ve polise karşı koyması olayın ciddiyetini artırmıştır. Ayrıca, basın mensuplarına yönelik saldırılar, ifade ve basın özgürlüğüne yönelik ciddi bir tehdit oluşturmuştur.
Eylemciler, mevcut Kıyı Kanunu'nun uygulanmasını talep etmekte ve sahillerin halka açık tutulmasını istemektedirler. Kıyıların kiralanamaz, satılamaz ve devredilemez olduğu anayasal
TBMM Halkla İlişkiler Binası 2. Kat, 2 Nolu Banko Oda: F214 Bakanlıklar/Ankara bir haktır. Bu bağlamda, kıyı işgaline karşı daha etkin denetim ve yaptırımların uygulanması gerekmektedir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın bu konuda gerekli önlemleri alarak kıyıların halka açılmasını sağlaması önem arz etmektedir.
Bodrum'da yaşanan olaylar, kıyı işgali sorununu ve halkın bu konudaki tepkilerini gözler önüne sermektedir. Kıyıların halka açık tutulması ve kamuya ait alanların korunması anayasal bir hak olup, bu hakların ihlal edilmemesi için gerekli yasal düzenlemelerin etkin bir şekilde uygulanması gerekmektedir. Bu bağlamda, kıyıların halka açılması ve işgallerin sona erdirilmesi yönünde çalışmaların hızlandırılması elzemdir.
Kıyıların halkın kullanımına açılması ve işgallerin önlenmesi için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın acilen harekete geçmesi gerekmektedir. Kıyı Kanunu'nun etkin bir şekilde uygulanması, denetimlerin artırılması ve işgallerin sona erdirilmesi, halkın anayasal haklarının korunması açısından büyük önem taşımaktadır.
Bu bağlamda;
SORULAR
Bodrum'un Torba sahilinde gerçekleştirilen eylemde, iki kilometrelik sahilin sadece 100 metrelik kısmının halka ayrıldığı belirtilmiştir. Kıyı Kanunu'na göre kıyıların halka açık olması gerektiği halde, otel ve restoranların sahili kapatması yasal mıdır?
Kıyıların işgali durumunda ne gibi cezai yaptırımlar uygulanmaktadır? Bu konuda mevcut yasal düzenlemeler yeterli midir?
Eylem sırasında otel çalışanlarının halka ve polise fiziki saldırıda bulunduğu iddiaları bulunmaktadır. Bu konuda bir soruşturma başlatılmış mıdır?
Eylemcilere ve basın mensuplarına yönelik saldırılar hakkında ne gibi önlemler alınmıştır? Suçlular hakkında yasal işlemler başlatılacak mıdır?
Bu tür olayların tekrar yaşanmaması için güvenlik önlemleri artırılacak mıdır?
Kıyıların halkın kullanımına açık olması gerektiği konusunda Bakanlık olarak ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz? Halkın kıyılara rahatça erişebilmesi için ne gibi düzenlemeler planlanmaktadır?
Bu tür ihlallerin önüne geçmek için Bakanlığınızca ne gibi denetim ve uygulama mekanizmaları oluşturulmuştur?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Mehmet Özhaseki, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ·
İLİŞKİN SORULAR VE CEVAPLAR
SORULAR
Son dönemde Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde sahilleri işgal eden otel, restoran ve beach club gibi işletmelere karşı halk eylemleri artarak devam etmektedir. Bu eylemler, kıyıların halkın kullanımına kapatılması ve kamuya ait alanların özel işletmeler tarafından işgal edilmesi nedeniyle ortaya çıkmıştır. Özellikle Muğla'nın Bodrum ilçesinde gerçekleşen olaylar, kıyı işgali sorununu daha da görünür hale getirmiştir.
Muğla'nın Bodrum ilçesinde Özgür Kıyılar Bodrum İnisiyatifi Platformu'nun düzenlediği "Kıyılar Halkındır Halkın Kalacak" eylemi, kıyı işgaline karşı halkın tepkisini dile getirmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Mavi bayraklı Torba sahilinde yapılan eylemde, iki kilometrelik sahilde sadece 100 metrelik bir alanın halka ayrıldığı, geri kalanının otel, restoran ve beach club'lar tarafından işgal edildiği belirtilmiştir. Eylemciler, sahili işgal eden işletmelere karşı tepkilerini dile getirirken, bazı otel çalışanlarının eylemcilere, polislere ve basın mensuplarına fiziki saldırıda bulunması gerginliği tırmandırmıştır. Eyleme katılan vatandaşlar ve tatilciler, sahillerin kamuya ait olması gerektiği konusunda ortak bir duruş sergilemiş, kıyı işgaline karşı sloganlar atarak tepkilerini göstermişlerdir. Otel personelinin eylemcilere saldırması ve polise karşı koyması olayın ciddiyetini artırmıştır. Ayrıca, basın mensuplarına yönelik saldırılar, ifade ve basın özgürlüğüne yönelik ciddi bir tehdit oluşturmuştur.
Eylemciler, mevcut Kıyı Kanunu'nun uygulanmasını talep etmekte ve sahillerin halka açık tutulmasını istemektedirler. Kıyıların kiralanamaz, satılamaz ve devredilemez olduğu anayasal bir haktır. Bu bağlamda, kıyı işgaline karşı daha etkin denetim ve yaptırımların uygulanması gerekmektedir. Çevre , Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın bu konuda gerekli önlemleri alarak kıyıların halka açılmasını sağlaması önem arz etmektedir.
Bodrum'da yaşanan olaylar, kıyı işgali sorununu ve halkın bu konudaki tepkilerini gözler önüne sermektedir. Kıyıların halka açık tutulması ve kamuya ait alanların korunması anayasal bir hak olup, bu hakların ihlal edilmemesi için gerekli yasal düzenlemelerin etkin bir şekilde uygulanması gerekmektedir. Bu bağlamda, kıyıların halka açılması ve işgallerin sona erdirilmesi yönünde çalışmaların hızlandırılması elzemdir.
Kıyıların halkın kullanımına açılması ve işgallerin önlenmesi için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın acilen harekete geçmesi gerekmektedir. Kıyı Kanunu'nun etkin bir şekilde uygulanması, denetimlerin artırılması ve işgallerin sona erdirilmesi, halkın anayasal haklarının korunması açısından büyük önem taşımaktadır.
Bu bağlamda;
I- Bodrum'un Torba sahilinde gerçekleştirilen eylemde, iki kilometrelik sahilin sadece 100 metrelik kısmının halka ayrıldığı belirtilmiştir. Kıyı Kanunu'na göre kıyıların halka açık olması gerektiği halde, otel ve restoranların sahili kapatması yasal mıdır?
2- Kıyıların işgali durumunda ne gibi cezai yaptırımlar uygulanmaktadır? Bu konuda mevcut yasal düzenlemeler yeterli midir?
3- Eylem sırasında otel çalışanlarının halka ve polise fiziki saldırıda bulunduğu iddiaları bulunmaktadır. Bu konuda bir soruşturma başlatılmış mıdır?
4- Eylemcilere ve basın mensuplarına yönelik saldırılar hakkında ne gibi önlemler alınmıştır? Suçlular hakkında yasal işlemler başlatılacak mıdır?
5- Bu tür olayların tekrar yaşanmaması için güvenlik önlemleri artırılacak mıdır?
6- Kıyıların halkın kullanımına açık olması gerektiği konusunda Bakanlık olarak ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz? Halkın kıyılara rahatça erişebilmesi için ne gibi düzenlemeler planlanmaktadır?
7- Bu tür ihlallerin önüne geçmek için Bakanlığınızca ne gibi denetim ve uygulama mekanizmaları oluşturulmuştur?
CEVAPLAR
Bodrum İlçesi'ne bağlı Torba sahilinde Bakanlığımız (Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü) tarafından yapılmış bir kiralama bulunmamaktadır. Bakanlığımız (Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü) yetki ve sorumluluğu altındaki alanlarda yer alan işgallere yönelik Valiliklerce (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü) Bakanlığımızın 2018/03 sayılı Genelgesi uyarınca ecrimisil iş ve işlemleri yapılmakta olup, ecrimisil işlemleri sonrasında alandaki işgallerin tahliyesi gerçekleştirilmektedir.
Doğal Sit ve/veya Özel Çevre Koruma Bölgesi sınırları içerisinde yer alan kıyılarda gerek 2863 sayılı Kanun ve gerekse 383 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. ve 42. maddeleri ve 775 sayılı Kanun doğrultusunda ilgili İdaresince yıkım ve para cezası işlemleri yürütülmektedir.
Özel Çevre Koruma Bölgesi'nde ayrıca 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 20. maddesine aykırılık tespit edilmesi halinde de para cezası uygulanmaktadır. Doğal Sit Alanında kalan kıyı alanlarında mevzuata aykırı yapılar için konu Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunda görüşülmekte ve 2863 sayılı Kanun'un 65. maddesi gereğince suç duyurusunda bulunulmaktadır.
Ayrca İmar Kanunu'nun cezai hükümleri bulunmaktadır. Bakanlığımızca (Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü) yapılan kıyı kullanım kiralama sözleşmelerinde halkın geçişlerine engel olunmayacağı, alanın 9630-40'lık kesiminin halk plajı olarak ayrılacağı ile hizmet alınmadığı sürece ücret talep edilmeyeceğine ilişkin hükümler eklenmektedir.
Bakanlığımızca (Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü) Doğal Sit Alanı ve Özel Çevre Koruma Bölgesi içerisinde kalan kıyılarda; balkın kıyıya ulaşımını engelleyen izinsiz kullanım ve kaçak yapılaşmanın önlenmesini teminen çalışmalar yapılmakta olup, halkın kıyıya (Oulaşımını ve kullanımını engelleyen işgallerin o belirlenmesine yönelik inceleme ve tespit çalışmaları yapılmakta, mevzuata aykırı uygulamaların tespit edilmesi halinde 3621 sayılı Kıyı Kanunu ve Kıyı Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik, 3194 sayılı İmar Kanunu ve Yönetmelikleri, 383 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK), 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, yürürlükteki imar planı, plan notları ve ilgili diğer tüm mevzuat kapsamında belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde Belediyesince, dışında ise İl Özel İdaresince gerekli işlemlerin yapılması sağlanmaktadır.