İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/13402 CEVAPLANMADI

Göç Eylem Planı kapsamında geçici koruma altında bulunan kişilere dair çeşitli verilere ilişkin

Zuhal Karakoç Kahramanmaraş · MHP Muhatap: Dışişleri Bakanı Hakan Fidan
Kaynak göster

Zuhal Karakoç (MHP), 1 Temmuz 2024 tarihinde 7/13402 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Dışişleri Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).

Zuhal Karakoç (MHP, Kahramanmaraş). “Göç Eylem Planı kapsamında geçici koruma altında bulunan kişilere dair çeşitli verilere ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/13402, 1 Temmuz 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-13402-goc-eylem-plani-kapsaminda-gecici-koruma-altinda-bulunan-kisilere-dair-cesitli-verilere-il (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/9afbfb3b-b9de-4214-93c7-0190722a9464

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bugün · cevap yok

TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 836 gün geçti.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıda belirtilen sorularımın Dışişleri Bakanı Sayın Hakan Fidan tarafından yazılı olarak. cevaplandırılması için gereğini saygılarımla arz ederim.

Doç. Dr. Zuhal KARAKOÇ DORA MHP Kahramanmaraş Milletvekili

AB tarafı, bugüne kadar vize muafiyeti tanımayı öngördüğü ülkelerle önce Geri Kabul Anlaşması (GKA) imzalamış, bu Anlaşma'nın yürürlüğe girmesiyle birlikte bu ülkelerle vize muafiyeti sürecini gündeme getirmiştir. AB ile vize muafiyeti süreciyle de bağlantılı önemli bir reform niteliği taşıyan Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 11 Nisan 2013 tarihinde, Geri Kabul Anlaşması ise I Ekim 5014 tarihinde TBMM'de kabul edilmesiyle yürürlüğe girerek, esasen vize muafiyeti Yol Haritasında yer alan taleplerde önemli bir ilerleme kaydedilmiştir.

Gerekçenin tamamını göster (5 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Göç ve sığınmacı akını yalnızca Türkiye'nin değil, çağımızın ve tüm dünyanın en çarpıcı ve yakıcı. sorunlarından bir tanesidir. Akdeniz ve Ege üzerinden Avrupa'ya yasadışı göçmen akınındaki artış sonrasında, AB tarafı ülkemizle üst düzey yoğun temaslarda bulunarak, göçün kontrol altına alınması için ortak bir Eylem Planı önermiştir. Türkiye, AB ile düzensiz göçle mücadele alanında "yük ve sorumluluk paylaşımı" ilkesini temel alan-'bir- işbirliğinin geliştirilmesini benimsemiş ve bu minvalde müzakereleri yürütmüştür.

29 Kasım 2015 tarihinde Brüksel?de yapılan AB-Türkiye Zirve toplantısında kabul edilen Göç Eylem Planı kapsamında 2016 yılı itibari ile vatandaşlarımıza Schengen alanına seyahatlerinde

"vize muafiyeti sağlanması, "yük paylaşımı" ilkesi çerçevesinde ülkemizde GEÇİCİ koruma altındaki Suriyeliler için yapılacak yardımın başlangıç olarak 3 Milyar Avro?ya yükseltilmesi, üyelik müzakerelerinde yeni fasılların açılması ve ülkemizin geçmişte olduğu gibi AB zirvelerine davet edilmesi gibi talepler yer almaktadır.

Ancak Türkiye-AB arasındaki ilişkilerin istikrarlı, iyi niyetli ve önyargılardan uzak şekilde ilerlemediği herkesçe malumdur.

Bu çerçevede:

SORULAR

  1. Göç Eylem Planı kapsamında alınan kararların "yük ve sorumluluk" ilkesi çerçevesinde uygulandığı düşünülmekte midir?

  2. Eylem Planı kapsamında imzalanan anlaşma ve tahsis edilen fonların Türkiye'nin çıkarlarına ve yumuşak gücünü pekiştirmede nasıl bir rolü/katkısı bulunmaktadır?

  3. Frıt kapsamında uygulanan projeler ve nakdi yardımların ülkemiz politikasına uygun bir şekilde ülkemizde GEÇİCİ koruma altında bulunan Suriyelilerin gönüllü, güvenli ve onurlu geri dönüşlerine desteği bulunmakta mıdır?

  4. Frıt kapsamında uygulanan projeler ve nakdi yardımların Türkiye ekonomisine hangi kanallardan ne büyüklükte bir katkısı bulunmaktadır?

  5. Geri Kabul Anlaşması kapsamında Haziran 2024'e kadar kaç kişi kabul edilmiştir? Bu sayı anlaşma hükümlerinin uygulanması açısından yeterli bir sayı mıdır?

  6. Geri Kabul Anlaşmasının 24. Maddesi gereğince vize dialog sürecinin öngörülen süre içerisinde vize muafiyeti ile sonuçlanmaması halinde Anlaşmanın tarafımızdan tek taraflı feshi mümkündür. Bu kapsamda Anlaşmanın tek taraflı feshi Bakanlığımız gündeminde yer almakta mıdır?

Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.

Hata bildir