İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/13543 GEÇ CEVAPLANDI · 148 GÜN

Milli Savunma Bakanlığınca yapılan uzman alımı mülakatı hakkında açılan davaya ilişkin

Kaynak göster

Selçuk Özdağ (Saadet Partisi), 27 Haziran 2024 tarihinde 7/13543 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 148 gün sonra, 22 Kasım 2024).

Selçuk Özdağ (Saadet Partisi, Muğla). “Milli Savunma Bakanlığınca yapılan uzman alımı mülakatı hakkında açılan davaya ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/13543, 27 Haziran 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-13543-milli-savunma-bakanliginca-yapilan-uzman-alimi-mulakati-hakkinda-acilan-davaya-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/5cdc634c-8eab-4347-bae2-01905d9e38ca

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 148 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını, Anayasa'nın 98 ve İçtüzüğün 96'ncı maddeleri gereğince talep ederim.

1325 sayılı Kanuna 03.10.2016 tarihli ve 676 sayılı KHK ile eklenen geşiei "Yapılacak sınav tarihi itibarıyla en az üç yıl görev yapmış ve halen Kuvvet Komutanlıkları hariç Milli Savunma Bakanlığının merkez ve taşra teşkilatı kadrolarında 657 sayılı Devlet Memurları

Kanununa tabi olarak görevli bulunanlardan; yaş, KPSS ve yabancı dil şartı aranmaksızın, 657

Gerekçenin tamamını göster (8 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

• sayılı Kanunun ek 41 inci maddesinde belirtilen şartları taşıyanlar; bu maddenin yürürlüğe "girdiği tarih itibarıyla bir yıl içerisinde ve bir defaya mahsus olmak üzere Bakanlıkça belirlenecek usul ve esaslar kapsamında yapılacak veya yaptırılacak yazılı ve sözlü veya yalnızca sözlü sınavda başarılı olanlardan Milli Savunma Uzmanı toplam kadro sayısının 9620'si kadarı, tespit edilecek başarı sırasına göre Bakanlıkça belirlenen Milli Savunma Uzmanı kadrolarına atanabilir." hükmü ihdas edilmiştir.

Kurum içinden birçok kişi, Temmuz 2017 tarihinde Yıldırım Beyazıt Üniversitesi tarafından yapılan yazılı sınavı kazanmış ve sözlü sınava 833 personel girmeye hak kazanmıştır. Yapılan sözlü mülakat sonucunda ilgili kişiler sözlü sınavı geçmiş ve Milli Savunma Uzmanı olarak atanmaya hak kazanmıştır.

Ancak, 2017 yılında yapılan söz konusu mülakatın iptali talebi ile, Büro Memurları Sendikası tarafından, Ankara 13. İdare Mahkemesinin E.2018-703 sayılı dosyasına kayden dava açılmıştır. İlk derece mahkemesi tarafından, davanın esastan reddine karar verilmiştir. Sendikanın, istinaf yoluna gitmesi üzerine, Ankara BİM 3. İ.D.D.26.06.2019 tarihli ve E.2019- 165 K.2019-1256 sayılı kararı ile, mülakat iptal edilmiştir. Gerekçe olarak, kriter bazlı puan ayrıştırması yapılmaması olarak gösterilmiştir.

Şubat 2020 tarihinde, ilgili kişilerin MS Uzmanı unvanları iptal edilerek önceki unvanları ile atanmaları yapılmıştır. Şubat-Nisan 2020 tarihleri arası yapılan "ikinci" sözlü sınavı (mülakat) yapılmıştır. İlk mülakatta kazandığı halde ikinci mülakatta elenen kişi sayısı 50'den fazladır.

Daha sonra, ikinci mülakatın iptali için de davalar açılmış ve bu davalarda iptal kararları verilmiştir. Gerekçe olarak, mülakat sırasında tutulması gereken tutanakların tutulmamasıdır. Akabinde, 2023 yılında üçüncü mülakat yapılmıştır. Üçüncü mülakatta, anılan 50 fazla kişiden sadece bir (1) kişi mülakatı kazanmış, 2. mülakatta alınanların hemen hemen hepsi, aynen üçüncü mülakatta da alınmıştır. Böylece, söz konusu 50'den kişi yine unvanlarına kavuşamamıştır.

2020 yılında, söz konusu 50'den kişiden fazla personel, kazanılmış hak bağlamında davalar açmıştır. Davacılar, 2017 mülakatının iptal sebebinin kendilerinden kaynaklanmadığını, idarenin sınav sürecini yönetememesinden kaynaklandığını, ayrıca aldıkları puanların esasına dair bir hukuka aykırılık tepti yapılmadığını, sadece ayrıştırma yapılmaması nedeniyle, kendileri dışında gerçekleşen hususa istinaden iptal kararı verildiğini belirtmişlerdir. Fakat, davalar reddedilmiş ve aleyhe kesinleşmiştir.

İlgili şahıslar, yukarıdaki hukuki yollar yanında, Ankara BİM 3. İ.D.D.26.06.2019 tarihli ve E.2019-165 K.2019-1256 sayılı kararına karşı, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur. 22.02.2024 tarihli ve 32468 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, Anayasa Mahkemesinin 29.11.2023 tarihli ve 2020/17478 sayılı bireysel başvuru kararında, başvurucuların davacı sendikanın dava açma ehliyeti olmadığı, istinaf mahkemesi ilgili dairesi eski başkanının tarafsız davranmadığı, aynı başkanın yakın tarihli benzer bir davada başvurucular lehine karar verildiği gibi iddiaların derece mahkemesinde ileri sürme ve inceletme imkanı verilmediği için (mahkemeye erişim hakkı) hak ihlali verilmiştir.

Bu bağlamda:

SORULAR

  1. Başkan olarak görev yapan Hâkimin, kızının yazılı sınav ile ilgili davası devam ederken (aynı unvana dair) sözlü sınav davasında görev alması ve tarafları bu hususta bilgilendirmemesi mesleki etik kurallarına uygun mudur? Uygun değilse, Adalet Bakanlığı veya HSK disiplin tahkikatı başlatmış mıdır? Başlatıldı ise süreç ne şekilde devam etmekte. Sonuçlandı ise taraflar bilgilendirilmiş midir?

  2. Tarafsızlık noktasında ciddi soru işareti oluşturan bu uygulama (aynı unvana dair kızının yazılı sınav davası devam ederken, söz konusu mülakat iptal davasında, başkan olarak etkin pozisyonda görev alması), meslek kurallarına uygun mudur? Değilse, Adalet Bakanlığı ve HSK disiplin tahkikatı başlatmış mıdır? Başlatıldı ise sonucu nedir?

  3. Dışardan alıma dair aynı unvan için aynı idarece aynı usul ile yapılan sözlü sınavın iptaline karşı açılan davada, istinaf mahkemesi, sözlü sınavı hukuka uygun bulurken, kısa bir süre sonra içeriden alıma dair sözlü sınavı iptal etmesi, unvanlarını kaybedenlerin adalete olan güveninin zedelendiği dikkate alındığında, bu güvenin tekrar tesisi için ne gibi adımlar atılması planlanmaktadır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·

1456830 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Muğla Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ tarafindan Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/13543 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden / VWWWUSU - Vv#Ux4Mz - Mebdchy - K5VCVE ileerişebilirsin iz EE 7 ADALET BAKANLIĞI Trans Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-844-5200/7233 Konu : Yazılı soru önergesi 221102024

Sayın Doç. Dr. Selçuk ÖZDAĞ Muğla Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/13543 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;

A) "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,

B) "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinin birinci fıkrasında, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri; ikinci fıkrasında, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu; bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Belirtilen hükümler çerçevesinde, Anayasanın 9 ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce verilen ara karar, karar ve hükümlerin hukuki dayanakları ile gerekçelerine dair Bakanlığımızda bilgi bulunmadığı gibi, sözü edilen karar ve hükümlerin olağan yargısal denetimi, başvuru usulü ve şartları ilgili kanunlarda gösterilen yargı mercilerine aittir.

II- Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğiyle yapılan yazışmaya verilen 30/07/2024 tarihli cevapta; Kurul Hâkim ve Savcı Şikâyet Bürosu ile Disiplin Bürosu ve Yargı Etiği Bürosu kayıtlarının tetkikinde soru önergesinde bahsi geçen hususa ilişkin olarak herhangi bir somut bilgi, şikâyet, ihbar ve soruşturma kaydına rastlanmadığı bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

Yılmaz TUNÇBakan

Metin otomatik okundu. 1 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir