İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/14085 GEÇ CEVAPLANDI · 98 GÜN

Diyarbakır'da yaşanan bir cinsel istismar vakasıyla ilgili yargılama sürecine ilişkin

Kaynak göster

Osman Cengiz Çandar (DEM Parti), 17 Temmuz 2024 tarihinde 7/14085 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 98 gün sonra, 23 Ekim 2024).

Osman Cengiz Çandar (DEM Parti, Diyarbakır). “Diyarbakır'da yaşanan bir cinsel istismar vakasıyla ilgili yargılama sürecine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/14085, 17 Temmuz 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-14085-diyarbakir-da-yasanan-bir-cinsel-istismar-vakasiyla-ilgili-yargilama-surecine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/a71a6b1c-788e-4e39-95f4-0190c4a24775

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. Bakanlığa iletildi
  3. 15. gün
  4. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 98 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 91 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Sayın Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96"ıncı maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Osman Cengiz ÇANDAR Diyarbakır Milletvekili

Diyarbakır'da yaşandığı anlaşılan ağır bir cinsel istismar vakasının faillerinin, tutuklu yargılama sürecinin 8. ayında görülen ilk duruşmada adli kontrol şartıyla tahliye edilmesi hem kamu vicdanını derinden rahatsız etmiş hem de mağdurun can güvenliğine ilişkin ciddi kaygılara sebebiyet vermiştir.

Gerekçenin tamamını göster (5 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Şu anda 13 yaşında olan mağdur D.Ç., 7 yaşından itibaren yıllarca amcasının ve kuzeninin cinsel istismarına maruz kalmış ve olay yargıya intikal etmiştir. Faillerin yakın akraba çevresinden olması, sadece olayın vahametini ağırlaştırmakla kalmayıp, mağdur çocuğu ve ailesini hayati risklerle karşı karşıya bırakmaktadır. Yaşananlar, Bakanlığın bu doğrultudaki görev ve yetkisini etkin bir şekilde kullanmasını gerektirmektedir.

Bahse konu olayda, çocuğa karşı birden fazla kişi tarafından gerçekleğtirilmiş olan istismarın mağdur 7 yaşındayken başlamış olduğu tıbbi raporlar, mağdur küçüğün ye öğretmenlerin anlatımlarıyla desteklenmiştir. Çocuğa karşı işlenmiş olan istismarın faillerinin mağdurun akrabaları olan erkekler olduğu soruşturma safhasında teyit edilmiş ve failler tutuklanmıştır. Ancak failler, kovuşturma safhasında yapılan ilk duruşmada, ağır ceza mahkemesinin üye hakiminin şerhine rağmen ve mağdur çocuğun yaşayabileceği hayati riskler nazara alınmadan tahliye edilmiştir.

Çocuğa karşı işlenen suçlarda fail veya zanlıların, mağdurun yaşadığı yere tekrar dönmesinin mağdur açısından yarattığı hayati riskler bilinmektedir. Vurgulamak gerekir ki bu durum mağdurun maddi ve manevi bütünlüğünü tehlikeye sokabileceği gibi yargılamanın hakkaniyetle yürütülememesine de sebep olabilmekte, istismar suçları açısından en önemli delillerden olan beyan delilini de olası müdahalelere açık hale getirebilmektedir. Mağdur küçüğün ebeveynleri bu konuda yakın bir tehlike olduğunu belirtmiş ve ölüm tehditleri aldıklarını basınla paylaşmıştır.

İsim ve soy ismi D.Ç olarak kayıtlara geçen ve davası Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen mağdur çocuğun ve ailesinin kişisel bilgileri, çocuğun uğrayabileceği olası zararlar göz önünde bulundurularak, bu önergede sunulmamıştır. Ancak gerek duyulması halinde, ilgili dava dosyasına ilişkin bilgiler tarafımızca Bakanlığınıza iletilecektir.

Bu bağlamda,

SORULAR

  1. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın belirtilen olay ve davadan haberi var mıdır? Bakanlık söz konusu davayı müdafi marifetiyle takip etmekte midir?

  2. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın çocuklara karşı işlenen suçlarda, müdafi vasıtasıyla takip ettiği dosyalara dahli ve etkinliği: ne derecededir? Bakanlık adına müdafilik yapanların mağdurlar lehine ulaşabildikleri hukuki yarar analiz edilmekte midir? Bakanlığınızın bu yönde istatistiki bir raporu var mıdır?

  3. Çocuklara karşı işlenen ve soruşturma ya da kovuşturmaya dönüşen suçlarda, dosyaların müdafi vasıtasıyla takibi dışında, Bakanlığınızın mağdurların korunmasına yönelik politikaları nelerdir? Bahse konu olayda Bakanlık, mağdur çocuğa ve ailesine ulaşmış mıdır? Bakanlığınızın bu spesifik konuda tasarrufu ne şekilde olmuştur?

  4. Bakanlık adına görev alan müdafi, dava dosyasının içeriği, zanlıların serbest bırakılması ve mağdurun yaşayabileceği olası tehlikeler konusunda Bakanlığı bilgilendirmiş midir?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ·

İlgi yazı ekinde alınan ve Bakanlığımıza yöneltilen 7/14080, 7/14081, 7/14082, 7/14083, 7/14084, 7/14085, 7/14086 ve 7/14087 Esas Numaralı yazılı soru önergelerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99 uncu maddesi uyarınca hazırlanan cevabi yazımız ekte sunulmuştur.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞ Bakan

7114080, 7/14081, 7/14082, 7/14083, 7/14084, 7/14085, 7/14086 ve 7/14087 Esas Numaralı Yazılı Soru Önergelerine İlişkin Cevap Metni

Bakanlığımız tarafından çocuklarımızın ve gençlerimizin sağlıklı gelişimini temin etmek amacıyla; çocuklarımızın üstün yararı ilkesi doğrultusunda risklere karşı güçlü ve duyarlı nesiller yetiştirmek üzere koruyucu, önleyici ve destekleyici çalışmalar yürütülmektedir.

Bakanlığımızca çocuğa yönelik her türlü istismarla etkin mücadele edilmektedir. Bir çocuğun bile istismara uğramaması için çalışmalar gerçekleştirilmektedir. Bakanlığımıza intikal eden çocuğun ihmali ve istismarı ile ilgili herhangi bir bilgi veya ihbarda anında harekete geçilerek çocuklar ve aileleri hakkında gerekli sosyal inceleme yapılmakta ve uygun sosyal hizmet modellerinden yararlandırılmaktadır. Çocukları istismar eden kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulmakta ve Bakanlığımızca olay yakından takip edilerek davalara müdahil olunmaktadır.

Bakanlığımızca çocukların ihmal ve istismardan korunmasına yönelik hizmetler; koruyucu ve önleyici hizmetler, ikincil örselenmeyi önlemeye yönelik hizmetler, müdahale ve rehabilitasyon hizmetlerini kapsamaktadır. Bu kapsamda;

Koruyucu ve önleyici hizmetler; Bakanlığımız koruyucu ve önleyici hizmetleri tüm çocukları kapsayacak şekilde yürütülmektedir. Ülkemizde refakatsiz olarak bulunan yabancı çocuklar da dahil olmak üzere, Bakanlığımız hizmetlerinde herhangi bir ırk, din, dil vb. ayrım gözetilmeden çocuğun üstün yararı ilkesi doğrultusunda çalışmalar gerçekleştirilmektedir. (Çocuklar Güvende Programı, Sosyal Medya Çalışma Grubu, Çocukların Dijital Risklerden Korunması, Muzır İçeriklere Müdahale İhbar Platformu, Mahremiyet Eğitimleri)

İkincil örselenmeyi önlemeye yönelik hizmetler; Çocuğa yönelik ihmal, istismar, şiddet vb. vakalarının önlenmesi, koruyucu ve önleyici hizmetlerin etkin bir şekilde planlanması ve uygulanabilmesi, ilk andan itibaren çocuğun yüksek yararı doğrultusunda vaka yönetiminin doğru planlanması, sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi ve mağdur çocuk ve ailesinin ikincil örselenmelerinin önlenmesi amacıyla nitelikli eğitimler almış, deneyimli ve farklı meslek disiplininden gelmiş Uzman Müdahale Ekipleri 81 ilimizde oluşturulmuştur.

İstismara uğrayan ya da uğradığı düşünülen çocukların ikincil örselenmelerini önlemek amacıyla adli görüşmeleri ile adli ve psikiyatrik muayenelerinin yapıldığı, sosyal gereksinimlerinin karşılandığı Sağlık Bakanlığına bağlı Çocuk İzlem Merkezi (ÇİM) kurulmuştur.

Müdahale ve rehabilitasyon hizmetlerine yönelik hizmetler; Mağduriyeti sebebiyle bakım tedbiri kararı verilen çocuklarımıza korunma, bakım ve psikososyal destek hizmeti vermek üzere Çocuk Evleri Sitelerimiz ihtisaslaştırılmıştır.

İhtisas kuruluşlar çocukların temel gereksinimlerini karşılamak; fiziksel, duygusal, psikolojik ve sosyal ihtiyaçlarını belirleyerek gerekli müdahaleleri gerçekleştirmek, uygun ise aile ve yakın çevrelerine dönmelerini veya diğer sosyal hizmet modellerine hazır hale gelmelerini sağlamak üzere hizmet vermektedir.

Öte yandan, Bakanlığımız tarafından 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20/2 maddesinde yer verilen "Bakanlık, gerekli görmesi hâlinde kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi dolayısıyla açılan idari, cezai, hukuki her tür davaya ve çekişmesiz yargıya katılabilir." hükmü uyarınca çocuklara yönelik cinsel istismar dosyalarına katılım sağlanmaktadır. Bakanlığımız avukatları tarafından, yargılama sürecinde gerek görülmesi halinde ilgili mahkemelerden sanıkların azami hadden cezalandırılması talep edilmekte ve tutukluluk kararı verilmesi veya tutuksuz yargılanma kararlarına itiraz edilmektedir. Ayrıca 6284 sayılı Kanun ve 5395 sayılı Kanun kapsamında derhal koruyucu ve önleyici tedbirler alınmakta, mağdurlara yönelik psikososyal destek ivedilikle sağlanmaktadır.

Soru önergesinde bahsi geçen vaka ile ilgili olarak, İl Müdürlüğümüz ekiplerince ivedilikle inceleme başlatılmış olup çocuk ve ailesi, ilgili mahkemeden 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamında hakkında alınan koruyucu ve destekleyici tedbir kararları kapsamında desteklenmektedir.

Mağdur D.Ç. hakkında yürütülen süreç titizlikle yakından takip edilmektedir. Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın 12.07.2024 tarihli duruşmasına Bakanlığımız avukatları tarafından katılım sağlanmış olup, sonraki süreçlerde yapılacak olan duruşmalara da müdahil olarak katılım sağlanacaktır.

Diğer taraftan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 2 nci maddesinde "müdafii", şüpheli veya sanığın ceza muhakemesinde savunmasını yapan avukat; vekil, katılan, suçtan zarar gören veya malen sorumlu kişiyi ceza muhakemesinde temsil eden avukat olarak tanımlanmaktadır.

6284 sayılı Kanunun 20 nci maddesi kapsamında Bakanlığımız avukatları ceza kovuşturmalarında "vekil" sıfatıyla duruşmalara mağdur yanında katılım sağlamakta, katılma taleplerinin kabulü ile de katılan sıfatını almaktadır. Bu doğrultuda, soru önergesinde bahsi geçen olayda Bakanlığımız avukatları "müdafi" sıfatıyla değil, "vekil" sıfatıyla davayı takip etmektedir.

Mahinur ÖZDEMİR GÖKTAŞBakan

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir