Giresun Espiye L Tipi Cezaevinde bulunan bir mahkumun hak ihlaline uğradığı iddiasına ilişkin
Kaynak göster
Cengiz Çiçek (DEM Parti), 12 Temmuz 2024 tarihinde 7/14316 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 102 gün sonra, 22 Ekim 2024).
Cengiz Çiçek (DEM Parti, İstanbul). “Giresun Espiye L Tipi Cezaevinde bulunan bir mahkumun hak ihlaline uğradığı iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/14316, 12 Temmuz 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-14316-giresun-espiye-l-tipi-cezaevinde-bulunan-bir-mahkumun-hak-ihlaline-ugradigi-iddiasina-ilis (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/bea9f2c7-6b83-45c9-bf41-0190ba9cbbef
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 102 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıda belirtilen sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasa'nın 98"inci ve TBMM İçtüzüğünün 96?ncı ve 99*uncu maddeleri uyarınca yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Cengiz ÇİÇEK İstanbul Milletvekili
Hak temelli örgütlerin ve sivil toplum kuruluşlarının hapishanelerde yaşanan hak ihlallerine ilişkin hazırladıkları raporlarla sabit olmak üzere Türkiye hapishaneleri; yaşam hakkı başta olmak üzere temel insan haklarının gasp edildiği, onur kırıcı ve kötü muamelenin sistematikleştiği insan hakları ihlal merkezlerine dönüştürülmüştür. Özellikle kamuoyunda "ölüm üçgeni" olarak tanımlanan "hapishane, hastane ve Adli Tıp Kurumu" arasında sıkıştırılan hasta mahpuslara dönük hak ihlallerine her gün bir yenisi eklenmektedir.
Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Hapishanelerin kötü fiziksel koşulları ve insan haklarına aykırı infaz uygulamaları mahpusların var olan sağlık sorunlarını ağırlaştırmakta, zamanında ve doğru tedaviye erişemedikleri için hastalıkları geri dönülemez evrelere ulaşmaktadır. Kolaylıkla tedavi edilebilir hastalıklar bile mahpusların ölümüne sebebiyet verebilmektedir. Birçok siyasi/politik mahpus, yaşamlarının son evresine gelmiş olmalarına rağmen tahliye edilmeyerek ölüm sınırında tutulmaktadır.
İlerleyen yaşına ve sağlık sorunlarına rağmen tahliye edilmeyerek hapishanede tutulan hasta mahpuslardan biri de Mehmet Darga'dır. Giresun Espiye L Tipi?nde bulunan Mehmet Darga, tansiyon, şeker, kronik gastrit hastasıdır ve hapishanede tutulduğu süreçte iki kez anjiyo olmuştur.
Hasta mahpusun derhal infazına ara verilerek tam teşekküllü bir hastanede tedavi edilmesi gerekirken, basında yer alan bilgilere göre Şubat 2024'ten beri tek kişilik hücrede tutulmaktadır. 32 yıldır hapishanede olan Darga, "Sayın Abdullah Öcalan'a Özgürlük, Kürt Sorununa Çözüm" talebiyle gerçekleştirilen açlık grevine katıldığı gerekçesiyle tekli hücreye alınmıştır.
SORULAR
5)
6)
8)
Bu bağlamda;
Mehmet Darga en son hangi tarihte hastaneye götürülmüştür? Hangi tahlil ve tetkikler yapılmıştır? Hasta mahpusun tespit edilen hastalıkları nelerdir ve şu anki sağlık durumu nasıldır?
Birçok kronik hastalığı bulunan 65 yaşındaki Mehmet Darga'nın infaz ertelemesinin koşulları mevcutken hapishanede tutulmasının sebebi nedir?
Hasta mahpusun tek kişilik hücrede tutulmasına ilişkin talimat kim tarafından hangi gerekçe ile verilmiştir?
Uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış olan açlık grevinin suç olarak addedilip cezalandırılması düşünce ve ifade özgürlüğünün ihlali değil midir?
Sayın Öcalan'ın özgürlüğünü talep etmeyi ve bu amaçla açlık grevi/boykot eylemine katılmayı suç mu sayıyorsunuz? Suç ise AİHM"in 18 Haziran 2024 tarihli kararıyla Sayın Öcalan'ın kaleme aldığı eseri basmanın, edinmenin ve okumanın engellenmesi üzerine Türkiyeyi mahkum etmesini nasıl açıklıyorsunuz?
Tek kişilik hücrelerin güneş görmemesi ve yeterli havalandırmaya sahip olmamasının hasta mahpusların sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine yönelik yapılan bir çalışmanız var mıdır?
27 Kasım 2023 tarihinde "Sayın Öcalan'a Özgürlük, Kürt Sorununa Çözüm" talebiyle başlatılan açlık grevi/boykot eylemine katıldıkları gerekçesiyle haklarında disiplin cezası verilen tutuklu/hükümlü sayısı kaçtır?
Siyasi/politik mahpusların açlık grevi/boykot eylemlerine girmesine neden olan
• talepleriyle ilgili Bakanlığınızca bir girişimde bulunacak mı?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1467248 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/14316 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden İ"US2WY - bIG3NZt - EbTUA4NO - DUWGXC— ile erişebilirsin iler
Sayı : E-56020453-610-936-5241/7278 Konu : Yazılı soru önergesi 22.102024
Sayın Cengiz ÇİÇEK İstanbul Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/14316 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
İ- Ceza ve infaz mevzuatımızda "siyasi mahpus" kavramı bulunmamaktadır. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 2. maddesinde terör suçlusu, 3. maddesinde ise terör suçları tanımlanmıştır. Ayrıca 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun, hükümlülerin gruplandırılmasını düzenleyen 24. maddesi ile hükümlünün barındırılması ve yatırılmasını düzenleyen 63. maddesinde "terör suçluları"ndan söz edilmektedir. Buna göre ceza infaz kurumlarında, terör suçlarından hükümlü terör suçluları ile terör suçlarından tutuklu veya hükümözlü kişiler barındırılmaktadır.
1. Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.
Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.
Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT),27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca ziyaretler düzenlenebilecektir.
Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.
Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.
HI- 5275 sayılı Kanunun;
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap gov.tr adresinden MZAWVH8 - mNkisZe - JtCynAâ5 - CWLS5UO ile erişebilirsin
SERA T.C. & 3 NN ADALET BAKANLIĞI (e)
O Mevzuat Genel Müdürlüğü Tom ne
Mevzuat Genel Müdürlüğü m
A) "Hükümlülerin gözlem ve sınıflandırılması" kenar başlıklı 23. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, hükümlülerin kişisel özellikleri, bedensel, akli ve sağlık durumları, suç işlemeden önceki yaşamları, sosyal çevre ve ilişkileri, sanat ve meslek faaliyetleri, ahlâki eğilimleri, suça bakış açıları, hükümlülük süreleri ve suç türleri belirlenerek, durumlarına uygun infaz kurumlarına ayrılmaları ve bunlara göre saptanacak infaz ve iyileştirme rejiminin; gözlem, inceleme ve değerlendirme yöntemiyle çalışan gözlem ve sınıflandırma merkezlerinde veya kapalı ceza infaz kurumlarının bu hizmete ayrılan bölümlerinde yapılacağı; hükümlülerin, işledikleri suç tiplerine, gösterdikleri eğilimlere, tutum ve davranışları nedeniyle sıkı gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekip gerekmediğine göre yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya normal güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya açık ceza infaz kurumlarına gönderilecekleri,
B) "Hükümlülerin gruplandırılması" kenar başlıklı 24. maddesinin birinci fıkrasında hükümlülerin, ilk defa suç işleyenler, mükerrirler, itiyadi suçlular veya suç işlemeyi meslek edinenler; akli ve bedensel durumları nedeniyle veya yaşları itibarıyla özel bir infaz rejimine tâbi tutulması gerekenler; tehlike hâli taşıyanlar; terör suçluları ile suç örgütlerine veya çıkar amaçlı suç örgütlerine mensup olan suçlular şeklinde gruplara ayrılacağı; ikinci fıkrasında hükümlülerin ayrıca yaşları, hükümlülük süreleri ve suç türleri itibarıyla da gruplandırılacağı,
C) "Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının infazı" kenar başlıklı 25. maddesinin birinci fikrasında, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum edilmiş olan hükümlünün tek kişilik odada barındırılacağı,
Ç) "Hükümlünün barındırılması ve yatırılması" kenar başlıklı 63. maddesinin üçüncü fıkrasında, kadınların erkeklerle, hükümlülerin tutuklularla, çocukların yetişkinlerle, örgüt veya çıkar amaçlı örgüt suçluları ile terör suçlularının Kanunda sayılan hâller dışında bir araya gelmelerine ve bağlantı kurmalarına izin verilmeyeceği,
Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.
Bu kapsamda hükümlü ve tutukluların gözlem, sınıflandırma, gruplandırma ve odalara yerleştirme işlemleri, anılan mevzuat hükümleri doğrultusunda Ceza İnfaz Kurumları İdare ve Gözlem Kurulu kararlarıyla gerçekleştirilmekte olup, bu kararlara karşı yargı yolu açıktır.
IV- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.
B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.
©) Hükümlü ve tutukluların; ayakta ve yatarak tedavilerinde muayene, tetkik, tahlil, kontrol, ilaç, diş protezi ve tıbbi malzemeleri Sağlık Bakanlığı, hastane tarafından temini mümkün bulunmayan tıbbi malzemeler (ortez, protez, gözlük, işitme cihazı, şeker ölçüm çubuğu vb.) ile ilaç bedelleri ise Adalet Bakanlığı tarafından karşılanmaktadır.
Ç) Öte yandan; hastalığı nedeniyle Adli Tıp Kurumundan rapor bekleyen ya da tek başına öz bakım becerisini yapamayan ve başkasının bakımına muhtaç olan hasta tutuklu ve hükümlülerin barındırılması, rehabilite ve tedavilerini sağlamak amacıyla Metris ve Elazığ R Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumları ile Menemen R Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu faaliyete geçirilmiştir.
V- 5275 sayılı Kanunun;
A) "Hapis cezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi" kenar başlıklı 16. maddesinin ikinci fıkrasında, akıl hastalığı dışındaki hastalıklarda cezanın infazına, resmi sağlık kuruluşlarının mahkumlara ayrılan bölümlerinde devam olunacağı, ancak bu durumda bile hapis cezasının infazının, mahkumun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa iyileşinceye kadar geri bırakılacağı; üçüncü fıkrasında, belirtilen geri bırakma kararının, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet başsavcılığınca verileceği; altıncı fıkrasında ise maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkumun cezasının infazının, üçüncü fıkrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabileceği,
B) "Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı" kenar başlıklı 105/A maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde, maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen ve koşullu salıverilmesine üç yıl veya daha az süre kalan hükümlülerin, bu durumlarını, Adli Tıp Kurumundan alınan veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan bir raporla belgelendirmeleri ve diğer şartları da taşımaları hâlinde denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezanın infazı usulünden yararlanabileceği,
©) 14/04/2020 tarihli ve 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla, 5275 sayılı Kanuna eklenen geçici 6. maddenin ikinci fıkrası uyarınca, 30/03/2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar ve İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar hariç olmak üzere; sıfır-altı yaş grubu çocuğu bulunan kadın hükümlüler ile yetmiş yaşını bitirmiş hükümlüler hakkında 105/A maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "iki yıl"lık sürenin, "dört yıl" olarak uygulanacağı; maruz kaldığı ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatını yalnız idame ettiremeyen altmışbeş yaşını bitirmiş hükümlülerin koşullu salıverilmeleri için ceza infaz kurumlarında geçirmeleri gereken sürelerin, azami süre sınırına bakılmaksızın 105/A maddesinde düzenlenen denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilebileceği; ağır hastalık, engellilik veya kocama hâlinin, Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca veya Adli Tıp Kurumunca düzenlenen bir raporla belgelendirileceği,
Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.
Söz konusu geçici 6. madde hükmü, 15/04/2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olup, ilgili makam ve mercilerce bu madde hükmü uyarınca işlem yapılmaktadır.
VI- 5275 sayılı Kanunun "Hükümlünün kendisine verilen yiyecek ve içecekleri Bi'ğili ile erişebilirsin
Mevzuat Genel Müdürlüğü rn ozi reddetmesi" kenar başlıklı 82. maddesinin birinci fıkrasında, hükümlülerin, hangi nedenle olursa olsun, kendilerine verilen yiyecek ve içecekleri sürekli olarak reddetmesi halinde; bu hareketlerinin kötü sonuçları ile bırakacağı bedensel ve ruhsal hasarlar konusunda ceza infaz kurumu hekimince bilgilendirileceği, psiko-sosyal hizmet birimince de bu hareketlerinden vazgeçmeleri yolunda çalışmalar yapılacağı ve sonuç alınamaması hâlinde, beslenmelerine kurum hekimince belirlenen rejime göre uygun ortamda başlanacağı düzenlenmiştir.
VII- 5275 sayılı Kanunun 37. maddesinin birinci fıkrasında, kurumda, düzenli bir yaşamın sürdürülmesi, güvenliğin ve disiplinin sağlanması bakımından kanun, yönetmelikler ile idarenin uyulmasını emrettiği veya gerekli kıldığı davranış ve tutumlar, kusurlu olarak iblâl edildiğinde, hükümlüler hakkında eylemlerinin niteliği ile ağırlık derecesine göre Kanunda belirtilen disiplin cezalarının uygulanacağı hükmü yer almaktadır.
Kanunun 38. maddesinde hükümlü ve tutukluların belirtilen kurallara uymamaları hâlinde uygulanabilecek disiplin cezalarına yer verilmiş olup, 39 ilâ 44. maddelerinde disiplin cezalarının niteliği, uygulanma usulleri ile bu cezaları gerektiren eylemler, 47 ve 48. maddelerinde ise disiplin cezasını gerektiren eylemlerin tekrarı halinde belirlenecek disiplin cezaları ile disiplin cezalarının soruşturulması, infaz edilmesi ve kaldırılması usulleri düzenlenmiştir.
Ayrıca hükümlü ve tutukluların kurum idaresinin kendileriyle ilgili her türlü disiplin işlemine karşı infaz hâkimliği nezdinde şikâyet, infaz hâkimliği kararlarına karşı ise ağır ceza mahkemesi nezdinde itiraz hakkı bulunduğu malumlarıdır. Bu şekilde bağımsız yargı denetiminden geçerek kesinleşen disiplin cezası kararları infaz edilmekte olup bu kararların uygulanmasında herhangi bir keyfilik söz konusu değildir.
VMI. Bakanlığımız kayıtlarının incelenmesinden; ceza infaz kurumlarında açlık grevi eyleminde bulunan hükümlü ve tutukluların sağlık durumlarının düzenli olarak takip edildiği, Kurum doktorlarının kontrolünde öncelikle B kompleks vitaminleri olmak üzere gerekli görülen vitaminlerin, tuz, şeker, limon ve sıvıların kendilerine verildiği, her gün sağlık birimi tarafından periyodik olarak tansiyon, şeker, kilo ve nabız ölçümlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
IX- Giresun Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 22/08/2024 tarihli cevapta;
A) Soru önergesinde adı geçen hükümlünün Espiye L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırıldığı, adı geçenin çeşitli rahatsızlıkları nedeniyle Kurum revirinde muayene edildiği gibi gerektiğinde Giresun Eğitim ve Araştırma Hastanesinin farklı polikliniklerinde muayene, tetkik ve tedavisinin yapıldığı, reçete edilen ilaçların kendisine teslim edildiği,
B) Adı geçenin ceza tehiri işlemlerine esas olmak üzere 06/02/2023 tarihinde Giresun Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevkinin planlandığı ancak aramayı kabul etmemesi sebebiyle sevkinin gerçekleştirilemediği, adı geçenin tekrar ceza tehiri işlemlerinin başlatılması için Kurum idaresine ilettiği bir talebinin bulunmadığı,
C) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, Ç) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Bildirilmiştir.
Yılmaz TUNÇ Bakan
EDİ
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana hitp//vatandaş.uyap gov.tr adresinden MZAWVH8 - mNkisZe - J tCynA5 - CWI DUO ile erişebilirsin
Yılmaz TUNÇBakan