Diyarbakır'da yaşanan bir cinsel istismar vakasıyla ilgili yargılama sürecine ilişkin
Kaynak göster
Keziban Konukcu Kok (DEM Parti), 26 Temmuz 2024 tarihinde 7/14767 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 54 gün sonra, 18 Eylül 2024).
Keziban Konukcu Kok (DEM Parti, İstanbul). “Diyarbakır'da yaşanan bir cinsel istismar vakasıyla ilgili yargılama sürecine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/14767, 26 Temmuz 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-14767-diyarbakir-da-yasanan-bir-cinsel-istismar-vakasiyla-ilgili-yargilama-surecine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/3d960bd1-e000-4c7f-950b-0190f00876cc
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 54 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasa'nın 98'inci TBMM
İçtüzüğünün 96'ncı ve 99*uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılması konusunda gereğini arz ederim. PE N, ;
PAN Aİ
Gerekçenin tamamını göster (8 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Son dönemde ulusal basına yansıyan ve kamu vicdanını derinden yaralayan çocuğa yönelik cinsel şiddet ve istismar haberleri, -Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin ve ceza kanunu olmak üzere, iç hukuk düzenlemelerinin varlığına rağmen- mevcut siyasi karar alıcılar tarafından gerekli politikaların geliştirilmediği ve çocukların korunması amacıyla yeterli aksiyonun alınmadığı düşüncesini haklı biçimde güçlendirmektedir.
Resmi ve bağımsız kurumlarca yapılan istatistikler, Türkiye'de özellikle son on yılda çocuğa yönelik şiddet ve cinsel istismar, vakalarının üç kat arttığını söylemektedir. Ceza mahkemelerinde, çocuğa yönelik cinsel şiddet ve istismar suçu dosya sayısı on binleri aşmış durumdadır. Sadece 2023 yılında, çocuğa yönelik cinsel istismar suçundan 7.088 kişi cezaevine girmiş ve öte yandan 7.108 kişi de beraat ettirilmiştir. Son dönemde özellikle.Diyarbakır'da vuku bulan vakalar, Türkiye'de çocukların fiili ve hukuki anlamda şiddetten korunamadığının, hukuki ve fiziki güvenliklerinin sağlanamadığının ve bilhassa çocuklara yönelik cinsel şiddet ve istismar vakalarında faillerin bir tür cezasızlık ile hesap vermekten uzak kaldıklarının ispatı olarak karşımızda durmaktadır.
Bundan 8 yıl önce Diyarbakır'ın Kulp ilçesinde zihinsel engelli bir kız çocuğunu istismar eden failler hakkında verilen karar da bu gerçekliği ortaya koymaktadır.
Zili
Diyarbakır'da yaşayan 14 yaşındaki zihinsel engelli çocuk F.B, aralarında kamu görevlilerinin de bulunduğu 21 kişi tarafından sistematik biçimde cinsel istismara maruz bırakılmıştır. 14 yaşındaki zihinsel engelli çocuk, pedagoglar eşliğinde kendisini istismar edenleri isim isim teşhis etmiş ve her bir sanık hakkında açık biçimde cinsel istismar beyanında bulunmuş, yapılanları anlatmıştır. Cinsel istismarın varlığı, çocuğun vücudundaki görünür izler nedeniyle öğretmenleri tarafından da beyan edilmiştir. Dava süresince, sanıklar cinsel istismar mağduru çocuğu ve ailesini ölümle tehdit etmiş ve bu durum kovuşturma süreci sonucunda ispatlanmıştır. Çocuğun cinsel istismara uğradığını kanıtlayan Adli Tıp Raporu da dahil olmak üzere tüm somut delillere ve ispatlanabilen beyanlara rağmen, ceza davası 8 yıl sürmüştür.
Mahkeme mağdurun birden fazla istismara uğradığı tarihteki yaşı göz önüne alındığında olayın uzun zaman sonra adli makamlara intikal etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu vurgulayarak 21 fail hakkında beraat kararı vermiştir.
Bu bağlamda;
, 1. Bakanlığınız yaşanan istismar olayından ve faillerin beraat aldığı bilgisinden haberdar mıdır?
SORULAR
"Somut delil yok" diyerek ne kastedilmek istenmektedir? Çocuğun istismar edildiğine dair tanık beyanı, ATK raporu, çocuğun vücudunda ki darp izleri somut delil değil midir?
İstismar olayının uzun zaman sonra adli makamlara yansıması nedeniyle söz konusunu faillere cezai yaptırımın hayatın olağan akışına aykırı olacağı gerekçesi istismarın üzerini örtmek değil midir? Ortada tanık, delil, rapor olmasına rağmen faillere beraat kararı verilmesi hayatın olağan akışına uygun mudur?
Sanıkların cinsel istismar mağduru çocuğu ve ailesini ölümle tehdit ettiği kovuşturma süreciyle ispatlanmasına rağmen bakanlığınız mağduru ve aileyi korumak için hangi girişimlerde bulunmuştur?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1473941 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/14767 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
ADALET BAKANLIĞI ri onam iv Mevzuat Genel Müdürlüğü Sayı : E-56020453-610-1034-4172/5977 Konu : Yazılı soru önergesi (4/93/2024
Sayın Kezban KONUKÇU İstanbul Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/14767 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;
A) "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,
B) "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinin birinci fıkrasında, hâkimlerin görevlerinde bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri; ikinci fıkrasında, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu; bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği,
Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
Belirtilen hükümler çerçevesinde, Anayasanın 9 ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce verilen ara karar, karar ve hükümlerin hukuki dayanakları ile gerekçelerine dair Bakanlığımızda bilgi bulunmadığı gibi, sözü edilen karar ve hükümlerin olağan yargısal denetimi, başvuru usulü ve şartları ilgili kanunlarda gösterilen yargı mercilerine aittir.
11- Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 19/08/2024 tarihli cevapta; soru önergesinde bahsi geçen olayla ilgili yapılan yargılama sonucunda verilen hükme karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosyanın Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi ilgili ceza dairesine gönderildiği, yapılan istinaf incelemesi sonucunda bir sanık hakkında davanın düşmesine, bir kısım sanıklar hakkında hükmün bozulmasına ve diğer sanıklar hakkında istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, dosyanın mahkemesine gönderilerek yeni esas sırasına kaydedildiği ve yargılamanın hâlen devam ettiği bildirilmiştir.
Yılmaz TUNÇ Bakan
DEDİ hirs
Yılmaz TUNÇBakan