Cezaevlerinde bulunan ağır hasta mahkumların tedavilerine ve tahliye edilmeleri talebine ilişkin
Kaynak göster
Mahmut Dindar (DEM Parti), 6 Temmuz 2023 tarihinde 7/1516 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 237 gün sonra, 28 Şubat 2024).
Mahmut Dindar (DEM Parti, Van). “Cezaevlerinde bulunan ağır hasta mahkumların tedavilerine ve tahliye edilmeleri talebine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/1516, 6 Temmuz 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-1516-cezaevlerinde-bulunan-agir-hasta-mahkumlarin-tedavilerine-ve-tahliye-edilmeleri-talebine-i (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/d88f26e5-15f9-4760-8328-01893f9d4e00
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 237 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasa'nın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ıncı maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Mahmut DİNDAR Van Milletvekili
Türkiye cezaevlerinde, kapasite aşırı doluluk oranları, uzun süren yargılama süreçleri ve haksız tutuklamalar nedeniyle adaletsiz birçok uygulama yaşanmaktadır. Cezaevlerinde tutulan yüzbinlerce kişinin yaşam koşulları insan onuruna aykırı bir şekilde ulusal ve uluslararası mevzuatın ihlaline neden olmaktadır. Türkiye'nin bir hukuk devleti olduğu ve kanuna aykırı işlemlerin olmayacağının görülmesi gereken yerlerden biri de yargılama süreçleri ve devamında infaz alanları olan cezaevleridir. Hakkında herhangi bir hüküm verilmemiş onbinlerce tutuklu çok fazla uzun sürelerle tutuklu kalmakta, hasta tutukluların sağlık hakkı kapsamındaki talepleri tam olarak yerine getirilmemekte ve bu nedenle dönem dönem yaşam kayıpları yaşanmaktadır. 2017-2022 döneminde de en az 220 kişinin cezaevlerinde yaşamını yitirdiği kamuoyuna yansımıştır. Önceki yıllarda da bu ölümlerin sistematik bir şekilde devam ettiği bilinmektedir. Alınmayan tedbirler ve verilmeyen sağlık hizmeti sonucu fiilen bir ölüm cezasına dönüşen bu durum ortaya çıkarmaktadır. Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği ve İnsan Hakları Derneği'nin verilerine göre halen ölüm riski altında yüzlerce tutuklu ve hükümlü bulunmaktadır. İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Merkezi'nin verilerine göre; mahpusların sağlık ve iletişim hakları ihlal edilmekte, çeşitli disiplin suçları ile tecrit ve izolasyona tabi tutulmaktadır. Özellikle sağlık hakkı ihlalleri hala devam etmektedir. İHD'nin hapishanelerdeki "Ağır Hasta ve Hasta Mahpus Listesi 2023 yılı verilerine göre, Türkiye hapishanelerinde halen 651'ü ağır 1.517 hasta mahpus bulunuyor.
Gerekçenin tamamını göster (5 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Aralarında Hamdin Ördek (72), Necip Bulut, Cengiz Karlı, Kasım Sarıdoğan, Talip Alan, Bayraktar, Hakan Dernekçi, Beyza Sağ (21), Alparslan Aslan, Abdulhalim Kırtay, Duygu Koral (26) Divali Güzel, Sıddık Durğun (72), Abdullah Oran, Behçet Kaplan (31), Abdullah Kaynar'ında bulunduğu en az 26 kişi Türkiye cezaevlerinde 2023 yılında yaşamını yitirmiştir. Cezaevlerinde hayatını kaybeden 26 kişiden 15'i şüpheli şekilde yaşamını yitirmiş ve 11 kişisi de hastalığı olmasına karşın tahliye edilmemesi sonucu hayatını kaybetmiştir.
Hasta mahpusların nitelikli sağlık hizmetine erişiminin sağlanmadığı ve cezaevinde yaşamlarını yitirdiği bir cezaevi politikası sürmektedir. Ailesi, görüşçüleri ve avukatlarının kamuoyuna yansıyan bilgilere göre; Batman T Tipi Cezaevi'ndeki ağır hasta tutuklu Fırat Nebioğlu için ATK raporu beklenirken, böbreklerinin iflasın eşiğinde olduğu, iki böbreğinin de kaybedilme, ömür boyu diyalize bağımlı kalma riski ile karşıya olunduğu ifade edilmektedir. Hastalığına rağmen Nebioğlu, tutuklu kaldığı süre boyunca sırasıyla Batman, Gümüşhane ve Elazığ cezaevlerine sevk edilmiştir. En son Batman T Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi'ne gönderilen
Nebioğlu'nun, "Böbrek yetmezliği, görme ve işitme" konusunda ciddi sağlık sorunları yaşadığı ve 7 Mart 2022'de Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılan Nebioğlu'na, iki böbreğini kaybetme riskinin olmasından kaynaklı "cezaevinde kalamaz" raporu verildiği ancak bu rapor yetersiz görülerek 14 Mart 2022'de İstanbul ATK"ye sevk edildiği ifade edilmektedir. Böbrek sorunu dışında görme ve işitme sorunlarının da hızla ilerlediği ve bu süreçte koronavirüse yakalandığı ifade edilen Nebioğlu'nun ve bu durumdaki mahpusların cezaevinde kalmasının ağır hak ihlallerine ve hatta ölüme yol açacağı bilinmelidir.
Bu durumdaki mahpusların cezaevinde kalmasının ağır hak ihlallerine ve hatta ölüme yol açacağı bilinmelidir. Ağır hasta tutsakların cezaevi ve sağlık koşulları nedeniyle de sağlık hizmeti alamadığı bilinmektedir. Adalet Bakanlığı'nın cezaevinde yaşanan hukuk dışı koşullara son vermesi, mahpusların nitelikli sağlık hizmetinden yararlanmasını sağlaması anayasa, hukuk devleti ve uluslararası sözleşmelerin gereğidir.
Bu bağlamda:
SORULAR
Türkiye cezaevlerinde hasta olduğu sağlık raporlarla ortaya konulmuş kaç mahkum bulunmaktadır? Bunların kaçı kadın, engelli ve 65 yaş üzerindedir? Hasta mahkumlardan kaçı KHK/lidir?
Ömrünün çoğunu cezaevinde geçirmiş ve şu an bakıma muhtaç, kanser ve benzeri ağır hastalığı olan mahpusların cezaevinde tutulmasının hukuki gerekçeleri nelerdir?
İnfazının çoğunu yerine getirmiş yaklaşık 650 ağır hasta mahpusun yaşam hakkının korunması amacıyla hükmün geriye bırakılması veya diğer adli kontrol hükümleri için bakanlığın bir girişimi olacak mıdır?
Avrupa Cezaevi Kurallarının "özgürlüğünden yoksun bırakılan herkese, insan haklarının gerektirdiği gibi saygılı davranılmalıdır" ilkesi ağır hasta tutsaklar için geçerli midir?
Ağır hasta mahpuslar 5275 sayılı yasanın 16. Maddesinin hangi şartlarını yerine getirmemektedir? Bu şartları uymasına rağmen serbest bırakılmayan ağır hasta tutuklu ve hükümlü sayısı kaçtır?
Hasta mahpusların salıverilmesi veya tahliyesi hakkında Bakanlığınızın yapmakta olduğu bir çalışması mevcut mudur?
2017 yılından bu yana cezaevlerinde en az 246 kişinin yaşamını yitirmesi hakkında başlattığınız bir soruşturma mevcut mudur?
Böbrek ve kalp yetmezliğinin yansına yüzde 91 engelli raporu ve diğer bazı rahatsızlıkları olan Fırat NEBİOĞLU"nun cezaevi koşuları nedeniyle sağlık hizmeti alamaması, yaşam haklarının risk altına sokulması ve diğer hak ihlallerine dair yürütülen bir soruşturma mevcut mudur?
Bakanlığınızın 02/01/2023 tarihli 20/1 nolu genelgesi Fırat NEBİOĞLU hakkında uygulanmış mıdır?
Ağır hasta tutsakların ölmeye yakın hastaneye gönderilmesi politikasına son verecek misiniz? 11) Türkiye cezaevlerinde 2017-2023 yılları arasında gerçekleşen ölüm sayısı kaçtır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1248701 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Van Milletvekili Mahmut Dindar tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/1516 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
TIR
Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-354-3491/6483 Konu : Yazılı soru önergesi yg (0120284
Sayın Mahmut DİNDAR Van Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/1516 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- Türk ceza mevzuatında "tutsak" kavramı yoktur. Ceza infaz kurumlarında, haklarında verilen mahkumiyet kararı kesinleşen "hükümlü"ler ve mahkumiyet kararı verilen ancak hükmü kesinleşmemiş "hükümözlü"ler ile mahkemeler ve sulh ceza hâkimliklerince tutuklama kararı verilen "tutuklu"lar barındırılmaktadır.
II- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun;
A) "İnfazda temel ilke" kenar başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasında, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin kuralların hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefi inanç, milli veya sosyal köken ve siyasi veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanacağı,
B) "Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları" kenar başlıklı 9. maddesinin ikinci ve dördüncü fikralarında, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olanlar ile süresine bakılmaksızın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek suçlarından veya bu örgütün faaliyeti çerçevesinde bu fıkrada sayılan suçlardan mahkum olanların cezalarının, yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında, bu kurumların ihtiyacı karşılama bakımından yetersiz olması hâlinde diğer kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümlerinde infaz edileceği,
Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
Gerek yüksek güvenlikli kurumlarda gerekse diğer kapalı ceza infaz kurumlarında tecrit ve izolasyon şeklinde bir uygulama bulunmamaktadır.
IM- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.
B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden n&mog30 - SicMH1J - e6tA9nw - afYZWS- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.
IV- 5275 sayılı Kanunun;
A) "Hapis cezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi" kenar başlıklı 16. maddesinin ikinci fıkrasında, akıl hastalığı dışındaki hastalıklarda cezanın infazına, resmi sağlık kuruluşlarının mahkumlara ayrılan bölümlerinde devam olunacağı, ancak bu durumda bile hapis cezasının infazının, mahkumun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa iyileşinceye kadar geri bırakılacağı; üçüncü fıkrasında, belirtilen geri bırakma kararının, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet başsavcılığınca verileceği; altıncı fıkrasında ise maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkumun cezasının infazının, üçüncü fıkrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabileceği,
B) "Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı" kenar başlıklı 105/A maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde, maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen ve koşullu salıverilmesine üç yıl veya daha az süre kalan hükümlülerin, bu durumlarını, Adli Tıp Kurumundan alınan veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan bir raporla belgelendirmeleri ve diğer şartları da taşımaları hâlinde denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezanın infazı usulünden yararlanabileceği,
O) 14/04/2020 tarihli ve 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla, 5275 sayılı Kanuna eklenen geçici 6. maddenin ikinci fıkrası uyarınca, 30/03/2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar ve İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar hariç olmak üzere; sıfır-altı yaş grubu çocuğu bulunan kadın hükümlüler ile yetmiş yaşını bitirmiş hükümlüler hakkında 105/A maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "iki yıl"lık sürenin, "dört yıl" olarak uygulanacağı; maruz kaldığı ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatını yalnız idame ettiremeyen altmışbeş yaşını bitirmiş hükümlülerin koşullu salıverilmeleri için ceza infaz kurumlarında geçirmeleri gereken sürelerin, azami süre sınırına bakılmaksızın 105/A maddesinde düzenlenen denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilebileceği; ağır hastalık, engellilik veya kocama hâlinin, Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca veya Adli Tıp Kurumunca düzenlenen bir raporla belgelendirileceği,
Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.
Söz konusu geçici 6. madde hükmü, 15/04/2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olup, ilgili makam ve mercilerce bu madde hükmü uyarınca işlem yapılmaktadır.
Mevzuat Genel Müdürlüğü
IV- Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 08/09/2023 tarihli cevapta; i
A) Soru önergesinde adı geçen hükümlünün Diyarbakır I Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırıldığı,
B) Adı geçenin şikâyetleriyle ilgili olarak bir çok kez Kurum revirinde muayene edildiği gibi bir çok kez de Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesinin diyaliz, nefroloji, kardiyoloji ve kulak burun boğaz polikliniklerinde muayene, tetkik ve tedavi işlemlerinin yapıldığı, yapılan muayeneler sonucu reçete edilen ilaçların kendisine teslim edildiği,
C) Adı geçen hakkında re'sen başlatılan infaz erteleme işlemleri kapsamında alınan Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 26/08/2021 tarihli Sağlık Kurulu raporunda, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. İhtisas Kurulunun 23/03/2022 tarihli Sağlık Kurulu raporunda ve Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 21/02/2023 tarihli Sağlık Kurulu raporunda hükümlünün ceza infaz kurumu koşullarında hayatını tek başına idame ettirebileceğinin belirtildiği,
©) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak gerçekleştirildiği,
D) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı,
Bildirilmiştir.
Yılmaz TUNÇ Bakan
Yılmaz TUNÇBakan