İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/15212 GEÇ CEVAPLANDI · 58 GÜN

İstanbul Atatürk Havalimanı'nın akıbetine ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlığa iletildi
  4. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 58 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 36 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir URALOĞLU tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını, Anayasa'nın 98 ve İçtüzüğün 96'ncı maddeleri gereğince talep ederim.

Doç. DNSelçuk ÖZDAĞ Milletvekili

Dünyanın en itibarlı ve işlevsel havalimanlarından biri olarak kabul edilen ürk Havalimanı arazisine/pistine Pandemi sürecinde hastane yapılacağı söylenmiş ardından da Millet Bahçesi yapımı için pistlerinin yıkılmasına karar verilmiş, akabinde de apar topar yıkılmıştır. Bu durum birçok kesim tarafından "Türkiye'ye ihanet' şeklinde yorumlanmıştır. İktidarın, seçimden kısa bir zaman önce Atatürk Havalimanı'nı yıkmaya karar vermesi ise konunun siyasi mülahazalarla olduğu algısını güçlendirmiştir.

Gerekçenin tamamını göster (5 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Halihazırda çalışan ve işlevselliği konunun uzmanları tarafından belirtilen bir havalimanını tamamen siyasi mülahazalarla işlevsiz hale getirilmesinin ve akabinde yıkmak için ihale süreçlerinin başlatılmasının kamuya büyük bir zarar oluşturacağı ifade edilmişti.

Atatürk Havalimanı'nın yıkılmasının ise, yapımında ve işletilmesi aşamasında kamuoyunda ciddi tartışmalara sebep olan ve iktidara yakın şirketlerin işlettiği iddia edilen İstanbul Havalimanı'na ekonomik manada yol ve imkân vermek adına hayata geçirildiği hep dillendirilmiş ve konunun uzmanları tarafından raporlanmıştır.

İşler halde olan Atatürk Havalimanı'ndaki tarifeli seferlerin durdurulması, iktidarın pandemiyi gerekçe göstererek alternatif pek çok yer ve seçenek olmasına rağmen Atatürk Havalimanı'ndaki pistin üzerine hastane yapması çok ciddi kamu zararına neden olurken, gelinen süreçte millet bahçesi yapılmak suretiyle kamu zararının boyutları devasa miktarlara ulaşmıştır. Atatürk Havalimanı'nın yıkılması, ülkemizdeki en önemli ulaşım hublarından belki de en önemlisinin ortadan kaldırılmasına yol açmıştır.

Kamuoyundaki eleştirileri soran ve araştıran gazetecilere yetkililer: "Bu yıkımın kamuya maliyeti en az 10-12 milyar euro şeklinde yanıt vermişler ve bu kadar büyük bir meblağın Türk halkına fatura edilmesinin çok acı ve çok büyük bir yanlış olduğunu ifade etmişlerdir.

Bu bağlamda:

SORULAR

  1. Dünyanın en itibarlı ve işlevsel havalimanlarından biri olarak kabul edilen Atatürk Havalimanı'nın Pandemi sürecinde hastane yapılması, ardından da pistlerinin yıkılarak Millet Bahçesi yapılmasında nasıl bir kamu yararı gözetilmiştir.?

  2. Atatürk Havalimanı'nın yıkılmasının, İstanbul Havalimanı'na ekonomik manada yol ve imkân vermek adına hayata geçirildiği iddiaları hakkında idari ve adli bir süreç işletilmiş midir? Konu bağımsız uzmanların denetimine açılmış mıdır? Sayıştay'ın bu konuda düzenlediği bir rapor var mıdır? Varsa gereği niçin yapılmamıştır?

  3. Atatürk Havalimanı'nın yıkılmasının, ülkemizdeki en önemli ulaşım hublarından belki de en önemlisinin ortadan kaldırılmasına yol açtığını düşünüyor musunuz?

  4. Yetkililerin: "Bu yıkımın kamuya maliyeti en az 10-12 milyar euro" şeklindeki değerlendirmeleri hakkında bir yanıtınız olmuş mudur? Bu maliyet gerçekte ne kadardır? Bu kadar büyük bir meblağın Türk halkına fatura edilmesinin kamu maliyesi ve devlet yönetimi açısından bir nakısa teşkil ettiğini düşünüyor musunuz?

  5. Atatürk Havalimanı'nın yıkılması ile birlikte ortadan kaldırılan trijenerasyon sisteminin 2005 yılında devreye sokulduğunda havalimanı ile birlikte dışarıya dahi enerji satacak durumda olmasının da ortadan kaldırılması karşısında ne gibi bir alternatif geliştirilmiştir? Atatürk havalimanı yıkılmasına rağmen pistlerden birine dokunulmadığı, özel bir VİP terminal binası yapıldığı ve Cumhurbaşkanı'nın zaman zaman uçuşlarını buradan yaptığı haberlere yansımıştır. Bu durumda; gerçekte rantabıl bir Havalimanı'nın sebepsiz yere (ya da kayırmacılık iddiaları gerekçesiyle) yıkıldığını ve halkımızın bir anlamda cezalandırıldığını düşünüyor musunuz?

  6. Atatürk Havalimanı yıkılırken pist ve etrafındaki milyarlarca lira değerindeki hurda bakır kablo, hurda demirin hesabı yapılmış mıdır? Sonuç nedir?

  7. Sabiha Gökçen Havalimanı'nın yolcu kapasitesinin, işlerliğinin ve performansının artırılmaması adına yeni yatırım yapılmaması yüzünden yolcuların İstanbul Havalimanı'nı tercihe zorlandığı iddiaları hakkında kamuoyunu bilgilendirmeyi düşünüyor musunuz?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Abdulkadir Uraloğlu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı ·

İstanbul Atatürk Havalimanının zamanla şehrin içinde kalması, havalimanını geliştirme olanaklarının bulunmaması, uçak ve yolcu trafiğinin artmasıyla birlikte yaşanan kapasite sorunları sonucunda mevcut talebi karşılayamaz hale gelmiştir. Bu ihtiyaçlar (o çerçevesinde (İstanbul (Havalimanı projesi YİD modeli ile gerçekleştirilmiştir. İstanbul Atatürk Havalimanı, İstanbul Havalimanının faaliyete geçmesiyle birlikte ticari uçuşlara kapatılmış olup 05/23 pistinden genel havacılık, bakım onarım, müstakil kargo ve özel VIP/CIP uçuşları gerçekleştirilmektedir.

İstanbul Havalimanının 1. Etap 1. Fazının 07.04.2019 tarihi itibarı ile açılmasına müteakip İstanbul Atatürk Havalimanında yapılması planlanan çalışmalar kapsamında bahse konu arazilerin pandemi hastanesine ve millet bahçesine denk gelen kısımları 13.05.2019 tarihinde Milli Emlak Genel Müdürlüğüne devredilmiştir.

Bu kapsamda yapılan çalışmalar dahilinde; Atatürk Havalimanının her iki pistinin üzerindeki Pist Özel Aydınlatma Armatürleri (Pist eksen, pist sonu, tekerlek temas, eşik ve pist kenar armatürleri ile yönlendirme levhaları), Akım Regülatörleri, 3 adet yaklaşma direği sökülerek DHMİ Genel Müdürlüğü'nün işletim sorumluluğunda olan diğer havalimanlarında değerlendirilmiştir.

Ayrıca; her iki pisti besleyen E Trafo Merkezi tüm altyapısı ile sökülerek malzemeler ihtiyaç halinde kullanılmak üzere depolanmıştır. Pistlerin altındaki orta gerilim kabloları deplase edilerek enerji iletimi devamlılığı sağlanmaktadır. Atatürk Havalimanı kojenerasyon ünitesinin toplam kurulu gücü 9,78 MW olup havalimanının toplam kurulu gücü 30 MW'tir. Söz konusu elektrik üretim tesisinin, havalimanı kurulu gücünün altında olması nedeniyle havalimanın faal olması durumunda bile kendi ihtiyacını karşılaması ve dışarıya enerji satışı yapılmasının mümkün olmadığı görülmektedir.

Diğer yandan, İstanbul Havalimanı; Türkiye'nin havacılık merkezi konumunda olan İstanbul'un ticari, ekonomik ve finansal potansiyeli paralelinde alt ve üstyapılarıyla birlikte önemli bir hub konumunda bulunmakta olup, havayolu ve kargo şirketleri tarafından hub olarak kullanılmakta ve küresel rekabette ülkemizi üst sıralara taşımaktadır. Ayrıca; Atatürk Havalimanının yolcu trafiğine kapanış tarihi itibariyle İstanbul Havalimanının faaliyete geçmesi ile birlikte Havalimanını işletmekle sorumlu olan Görevli Şirketin mali yükümlülüklerinin başlamış olması nedeniyle herhangi bir kamu zararı söz konusu olmamıştır.

Sabiha Gökçen Havalimanının 2. pisti ise, 25.12.2023 tarihinde hizmete verilmiş olup, Sabiha Gökçen Havalimanı Savunma Sanayi Başkanlığına bağlı HEAŞ (Havaalanı İşletme ve Havacılık Endüstrileri A.Ş.) tarafından işletilmektedir.

Abdulkadir URALOĞLUBakan

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir