Espiye L Tipi Kapalı Cezaevinde bulunan hasta bir mahkumun tedavisine ve nakil talebine ilişkin
Kaynak göster
Beritan Güneş Altın (DEM Parti), 7 Temmuz 2023 tarihinde 7/1522 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 236 gün sonra, 28 Şubat 2024).
Beritan Güneş Altın (DEM Parti, Mardin). “Espiye L Tipi Kapalı Cezaevinde bulunan hasta bir mahkumun tedavisine ve nakil talebine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/1522, 7 Temmuz 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-1522-espiye-l-tipi-kapali-cezaevinde-bulunan-hasta-bir-mahkumun-tedavisine-ve-nakil-talebine-il (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/9120f35a-808f-4901-b8f6-01893fde9cec
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 236 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)WU TBMM e .. > MÜŞİLLER VE SOL GELECEK PARTİSİ
M KANLIĞI N lr Ten ADİL çi ikiiesieekein TT E BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞPNA
Gerekçenin tamamını göster (6 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt
Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Sayın Yılmaz T UNÇ tarafından Anayasa'nın 98'inci, TBMM İçtüzüğü'nün 96'ıncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını rica ederim. ardin Milletvekili
Türkiye'deki cezaevlerinde mahpusların maruz kaldıkları hak ihlalleri v nceler ulusal-uluslararası birçok insan hakları kurumu tarafından defalarca kez rapor haline getirilmiş, derhal hak ihlallerinin son bulması çağrısında bulunulmuştur. Ancak bu durumun sonlandırılması bir yana cezaevlerindeki bu uygulamalar, her geçen gün katlanarak büyümektedir.
2016 yılından beri tutuklu olan Şeyhmus Koç sırasıyla Tokat T Tipi Kapalı Cezaevi, Bafra T Tipi Kapalı Cezaevi'nde kalmış, son olarak da Giresun Espiye L Tipi Kapalı Cezaevi'ne sevk edilmiştir. Tutuklandığı esnada da parmaklarında kopuklar, astım, migren gibi birçok rahatsızlığa sahip olan Koç'un sağlık durumu, sağlık hizmetlerine erişim hakkı engellendiği için daha kötü bir hale gelmiştir.
Ailesi Mardin'de ikamet etmesine rağmen Koç'un ailesinin sürekli ziyaretinin mümkün olmadığı çok uzak cezaevlerinde tutulması, mahpusun aile desteğinden mahrum bırakılmasına sebebiyet vermektedir. Koç ayrıca uzun bir süredir psikolojik problemlerle de başa çıkmaya çalışmaktadır. 2 yıl önce anksiyete bozukluğu teşhisi konulan Koç'a yalnızca bir tablet ilaç verilmiş ve daha sonra herhangi bir kontrole götürülmemesine rağmen kendisine bu ilacı ömür boyu kullanması gerektiği söylenmiştir. Verilen bu ilaç, rahatsızlıklarını azaltmak bir yana psikolojik problemlerini arttırmaya ek olarak mahpusu sürekli uyutmaktadır.
Şeyhmus Koç'un acilen tam teşekküllü bir hastaneye sevki sağlanıp hastanede tedavisi sağlanmalıdır ayrıca aile desteğine ihtiyaç duyan bir durumda olmasından ötürü Mardin iline yakın bir yerdeki cezaevine sevki sağlanmalıdır.
Bu bağlamda;
SORULAR
Hasta mahpus Şeyhmus Koç'un tam teşekküllü bir hastaneye sevki neden gerçekleştirilmemektedir?
Şeyhmus Koç'un ailesinin ikamet ettiği ile yakın bir cezaevine sevki neden engellenmektedir?
Hasta mahpuslara dair bir infaz düzenlemesine gidilecek midir?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1248701 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Mardin Milletvekili Beritan Güneş Altın tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/1522 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-360-3864/7052
Konu : Yazılı soru önergesi A$ ML20284,
Sayın Beritan GÜNEŞ ALTIN Mardin Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/1522 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.
Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu yada araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler
Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.
Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT), 27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca Ziyaretler düzenlenebilecektir.
Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.
Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafindan yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.
1. A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde
ELİZ ile erişebilirsin mare Senti aml
Mevzuat Genel Müdürlüğü ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.
B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.
11- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun;
A) "Hapis cezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi" kenar başlıklı 16. maddesinin ikinci fıkrasında, akıl hastalığı dışındaki hastalıklarda cezanın infazına, resmi sağlık kuruluşlarının mahkumlara ayrılan bölümlerinde devam olunacağı, ancak bu durumda bile hapis cezasının infazının, mahkumun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa iyileşinceye kadar geri bırakılacağı; üçüncü fıkrasında, belirtilen geri bırakma kararının, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet başsavcılığınca verileceği; altıncı fıkrasında ise maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkumun cezasının infazının, üçüncü fıkrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabileceği,
B) "Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı" kenar başlıklı 105/A maddesinin üçüncü fikrasının (b) bendinde, maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen ve koşullu salıverilmesine üç yıl veya daha az süre kalan hükümlülerin, bu durumlarını, Adli Tıp Kurumundan alınan veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan bir raporla belgelendirmeleri ve diğer şartları da taşımaları hâlinde denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezanın infazı usulünden yararlanabileceği,
C) 14/04/2020 tarihli ve 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla, 5275 sayılı Kanuna eklenen geçici 6. maddenin ikinci fıkrası uyarınca, 30/03/2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar ve İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar hariç olmak üzere; sıfır-altı yaş grubu çocuğu bulunan kadın hükümlüler ile yetmiş yaşını bitirmiş hükümlüler hakkında 105/A maddesinin üçüncü fikrasında yer alan "iki yıl"lık sürenin, "dört yıl" olarak uygulanacağı; maruz kaldığı ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatını yalnız idame ettiremeyen altmışbeş yaşını bitirmiş hükümlülerin koşullu salıverilmeleri için ceza infaz kurumlarında geçirmeleri gereken sürelerin, azami süre sınırına bakılmaksızın 105/A maddesinde düzenlenen denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilebileceği;
Dinin
Mevzuat Genel Müdürlüğü ağır hastalık, engellilik veya kocama hâlinin, Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca veya Adli Tıp Kurumunca düzenlenen bir raporla belgelendirileceği,
Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.
Söz konusu geçici 6. madde hükmü, 15/04/2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olup, ilgili makam ve mercilerce bu madde hükmü uyarınca işlem yapılmaktadır.
IV- 5275 sayılı Kanunun "Hükümlülerin Nakilleri" başlıklı Dokuzuncu Bölümünün "Kendi istekleri ile nakil" kenar başlıklı 54. maddesinin birinci fıkrasında, hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, çocuk hükümlüler ile maddi durumunun yetersiz olduğunu belgelendiren hükümlüler hariç olmak üzere nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, ceza infaz kurumlarında bulunması gereken sürenin üç aydan fazla olması, iyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, istekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, mahkumiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması gerektiği; ikinci fıkrasında ise bu hükümlülerin nakledildikleri kurumlarda, eğitim öğretim veya hastalık nedeniyle nakil hariç, bir yıl kalmak zorunda olduğu, çocuklar bakımından bu sürenin altı ay olarak uygulanacağı hükmünün yer aldığı malumlarıdır.
V- Giresun Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 27/11/2023 tarihli cevapta;
A) Soru önergesinde adı geçen ve Espiye L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılan tutuklunun, 17/07/2023 tarihinde Giresun İl Sağlık Müdürlüğü tarafından görevlendirilen psikiyatri uzman doktoru tarafından yapılan muayenesi neticesinde reçete edilen ilacın kendisine teslim edildiği, farklı tarihlerde diğer şikâyetlerine istinaden de Kurum revirinde muayenesinin, sevk edildiği üst sağlık kuruluşlarında muayene, tetkik ve tedavisinin yapıldığı, B) Tutuklunun 01/02/2023 tarihli nakil talebinin talep edilen ceza infaz kurumlarının kapasitesinin uygun olmaması nedeniyle karşılanamadığı, bu tarihten sonra herhangi bir nakil talebinde bulunmadığı, C) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak gerçekleştirildiği, Ç) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Bildirilmiştir.
Yılmaz TUNÇ Bakan biti 3,3 Kayi ar ile
Yılmaz TUNÇBakan