İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/15398 GEÇ CEVAPLANDI · 161 GÜN

Silivri 9 Nolu F Tipi Cezaevinde bulunan bir mahkumun tahliye edilmediği iddiasına ilişkin

Kaynak göster

Serhat Eren (DEM Parti), 14 Ağustos 2024 tarihinde 7/15398 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 161 gün sonra, 22 Ocak 2025).

Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır). “Silivri 9 Nolu F Tipi Cezaevinde bulunan bir mahkumun tahliye edilmediği iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/15398, 14 Ağustos 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-15398-silivri-9-nolu-f-tipi-cezaevinde-bulunan-bir-mahkumun-tahliye-edilmedigi-iddiasina-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/feb06cf0-27c2-4d5f-abdb-019155253450

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 161 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın 98 ve İçtüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

• Serhat Eren Diyarbakır Milletvekili

Tarafıma iletilen bilgilere göre Silivri 9 Nolu F Tipi Cezaevi'nde 5 yıldır tek kişilik hücrede tutulan müebbet hükümlüsü ağır hasta tutuklu Soydan Akay'ın infazı, İdare ve Gözlem Kurulu kararıyla 3. Kez 6 ay ertelenmiştir. Akay, ağırlaştırılmış müebbet hükümlü olarak 30 yıllık infazı ardından koşullu salıverme haklarından yararlandırılmamış infazın tamamını doldurmasına rağmen cezaevinde tutulmaya devam edilmektedir. Silivri 9 Nolu F Tipi Cezaevi'nde tutulan Soydan Akay, 1993 yılında İzmir'de tutuklanmış, Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde yapılan yargılamada müebbet hapis cezası almıştır. 30 yıldır cezaevinde bulunan Akay, bugüne kadar İzmir, Aydın, Nazilli, Kırıklar, Siirt,. Diyarbakır ve Maltepe cezaevlerinde tutulmuştur.

Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ardından bulunduğu Silivri Cezaevi'nden Maltepe

Cezaevi'ne sürgün edilen Akay, burada adli tutukluların koğuşuna konulduktan kısa bir süre sonra saldırıya uğramış, saldırı sonrasında yeniden Silivri Cezaevi'ne sürgün edilen Akay, tek kişilik hücreye konmuştur. 2018 yılında prostat kanseri teşhisi konulan ve eklem romatizması, Hepatit B, kalp spazmı gibi birçok hastalığı bulunan Akay 5 yıldır tek kişilik hücrede tutulmaktadır. 30 yıllık tutukluluğun ardından geçtiğimiz yıl 11 Ağustos'ta tahliye edilmesi gerekirken Cezaevi İdare ve Gözlem Kurulu'nun "mahkumiyetine esas oluşturan terör örgütünden ayrılmadığına dair" hazırlanan raporlar gerekçesiyle infazı 3. Kez 6 ay sonraya ertelenmiştir. Ayrıca 2018 yılının nisan ayından beridir Soydan Akay'ın avukat görüşmelerinin "avukatları ile görüşmesinin kaydedilmesine ve görüşme esnasında konuşmaları duyacak şekilde bir görevlinin hazır bulundurulması" kararı ile kamera kaydına alındığı, Anayasal bir hak olan haberleşme hakkını kullanarak başka mahpuslarla yazışmalarının "örgüt üyeliğinden hüküm giyen hükümlüler ile mektuplaşıyor" denilerek kriminalize edilmeye çalışıldığı ve cezaevi denetiminden geçirilerek kendisine verilen kitapların infaz ertelemeye gerekçe gösterildiği tarafıma iletilmiştir.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Cezasının tamamı infaz edilmesine rağmen Soydan Akay'ın tahliye edilmemesinin hukuki dayanağı nedir?

  2. 5 yıldır cezaevi yönetimi tarafından yoğun gözetim halinde bulunan ve başka mahpuslarla iletim kurmasına izin verilmeyen bir mahpusun "örgütle bağı" nasıl tespit edilmiştir? İ e

    Mahpusun "terör örgütlerine sempatisinin devam ettiği" kanaatinin somut dayanağı nedir? Bu gerekçeyle mahpusun tahliye edilmemesi, "Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz." hükmünü amir olan Anayasa m. 25e aykırı değil midir? i

    Mahpusun "cezaevinde örgütle temasının devam ettiği"ne dair kanaat, 7/24 izlenen ve denetlenen, idarenin gözetimindeki cezaevlerinde örgütle iletişim kurulması anlamına gelmekte olup cezaevi idaresinin bu konudaki sorumluluğu hakkında herhangi bir soruşturma başlatılmış mıdır?

  3. Halihazırda hükümlü olan Akay hakkında verilen red kararları idari gözlem kurullarının mahkemelere ait yargılama yetkisini gasp ettiği anlamına gelmekte değil midir? İdari gözlem kurullarının "örgüte üyelik ve ilişki" konusunda adeta ikinci bir hüküm kurmasının yasal dayanakları nelerdir?

  4. Soydan Akay'ın 30 yıllık cezaevi sürecinde birçok sağlık problemi yaşadığı ve özellikle 2018 yılında prostat kanseri teşhisi konulduğu belirtilmektedir. Bu durum göz önünde bulundurularak, Akay'ın sağlık durumu hakkında bağımsız bir sağlık raporu talep edilmiş midir? Eğer talep edilmişse, bu raporun sonuçları nelerdir ve bu sonuçlar infazın ertelenmesinde dikkate alınmış mıdır?

  5. Akay'ın, avukatlarıyla yaptığı görüşmelerin kamera ile kayıt altına alınması ve görüşme esnasında bir görevlinin hazır bulunmasının, Anayasal bir hak olan savunma hakkını ihlal ettiği düşünüldüğünde, bu uygulamanın hukuki dayanağı nedir? Bu tür uygulamalara hangi durumlarda ve hangi kriterlere göre karar verilmektedir?

    İnfazın ertelenmesine gerekçe gösterilen "terör örgütünden ayrılmadığı" iddiasının somut delillere dayanmaması ve yalnızca cezaevi idaresinin istihbari bilgilerine dayanması, hukukun evrensel ilkelerine aykırı değil midir? Bu tür erteleme kararlarının alınmasında denetleyici bir mekanizma bulunmakta mıdır? i

    Soydan Akay'ın başka mahpuslarla mektuplaşmasının "örgüt üyeliğinden hüküm giyen hükümlüler ile mektuplaşıyor" denilerek kriminalize edilmesi, cezaevi içinde haberleşme hakkının kısıtlanması anlamına gelmiyor mu? Bu uygulamanın hukuki dayanağı nedir ve bu tür haberleşmelerin içeriği hangi ölçütlere göre değerlendirilmekte ve engellenmektedir?

  6. Bakanlığınıza bağlı idari bir organ olan İdare ve Gözlem kurullarının aldıkları kararlar bakanlığınızca ne sıklıkla denetlenmektedir?

  7. İdare ve Gözlem Kurullarının keyfi ve siyasi kararlarının önüne geçmek adına bir çalışmanız var mı?

  8. İdare ve Gözlem Kurullarının AİHS "e ve Anayasa'ya aykırı kararları ile kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı ihlal edilen mahpuslar hakkında bir girişimde bulunacak mısınız?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·

1483619 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/15398 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur. gm -

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-1177-6618/9167 Konu : Yazılı soru önergesi 22/9l 1/2024

Sayın Serhat EREN Diyarbakır Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/15398 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

1. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun;

A) "Hükümlülerin Nakilleri" başlıklı Dokuzuncu Bölümünün "Kendi istekleri ile nakil" kenar başlıklı 54. maddesinin birinci fıkrasında, hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, çocuk hükümlüler ile maddi durumunun yetersiz olduğunu belgelendiren hükümlüler hariç olmak üzere nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, ceza infaz kurumlarında bulunması gereken sürenin üç aydan fazla olması, iyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, istekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, mahkumiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması gerektiği; ikinci fıkrasında ise bu hükümlülerin nakledildikleri kurumlarda, eğitim öğretim veya hastalık nedeniyle nakil hariç, bir yıl kalmak zorunda olduğu, çocuklar bakımından bu sürenin altı ay olarak uygulanacağı,

B) "Zorunlu nedenlerle nakil" kenar başlıklı 56. maddesinde, kurumların elverişsiz ve yetersiz kalması, kapsama gücünün aşılması, kullanılamaz hâle gelmesi, asayiş, güvenlik, doğal afet, yangın ve büyük onarım gibi zorunlu nedenlerle başka kurumlara nakledilmeleri gerekli görülen hükümlülerin, yargı çevresi dışında Adalet Bakanlığınca belirlenen ve konumlarına uygun olan diğer kurumlara nakledilebileceği,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

Ceza infaz mevzuatımızda "sürgün" şeklinde bir uygulama bulunmamakta olup başta zorunlu nakiller olmak üzere, hükümlü ve tutuklular mevzuata uygun olarak bulundukları ceza infaz kurumlarından, başka ceza infaz kurumlarına nakledilmektedirler. Hükümlü ve tutukluların sevklerinden önce gerekli sağlık kontrolleri yapılmakta ve güvenlik önlemleri alındıktan sonra nakil işlemleri gerçekleştirilmektedir.

1. A) 5275 sayılı Kanunun "Koşullu salıverilme" kenar başlıklı 107. maddesinde, "Mükerrirlere ve bazı suç faillerine özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri" kenar başlıklı 108. maddesinde ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun "Koşullu salıverilme" kenar başlıklı 17. maddesinde, koşullu salıverilme süreleri ve oranları ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.

B) 5275 sayılı Kanunun;

I- "Disiplin cezasını gerektiren eylemlerin tekrarı, disiplin cezalarının infazı ve kaldırılması" kenar başlıklı 48. maddesinin üçüncü fikrasının (b) bendinde, disiplin

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.ir adresinden myYdP87E - tu3z6Vw - NFOYKCN - ©2HTGC- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü cezalarının tamamı infaz edilip kaldırılmadıkça koşullu salıverilme işleminin yapılmayacağı, ancak bu sürenin hakederek salıverme tarihini geçemeyeceği; dördüncü fıkrasında, infaz edildiği tarihten itibaren disiplin cezasının kaldırılmasında ve iyi hâlin kazanılmasında verilen disiplin cezasının niteliğine göre fıkrada belirlenmiş sürelerin (onbeş gün ilâ bir yıl) esas alınacağı ve bu süreler sonunda yeni bir disiplin cezası almamak ve iyi hâlli olmak koşuluyla bu cezaların kaldırılacağı,

2. "Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi" kenar başlıklı 89. maddesinin birinci fıkrasında hükümlülerin, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulacağı; ikinci fıkrasında, birinci fıkra uyarınca yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirme ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetler, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikalar, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezalarının dikkate alınacağı; altıncı fıkrasında, açık ceza infaz kurumuna ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu salıverilmeye ilişkin olarak tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma sürelerinin bir yılı geçemeyeceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

5275 sayılı Kanunun 89. maddesinde, 14/04/2020 tarihli ve 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla yapılan ve yukarıya alınan değişiklikler, 01/01/2021 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

C) 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin;

I- "Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi" kenar başlıklı 109. maddesinin; birinci fıkrasında hükümlülerin, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme risklerinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulacağı; ikinci fıkrasında, birinci fıkra gereğince yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirmeye yönelik psiko-sosyal ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetleri, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikaları, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezalarının dikkate alınacağı,

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden myd P87E - tu3z6Vw - NFOYKCN - 62HTgc- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

2- "Disiplin eylemi nedeniyle iyi hâl kararı verilmesine engel hâller ve şikâyet" kenar başlıklı 110. maddesinin birinci fıkrasında, gözlem değerlendirme raporu veya gelişim değerlendirme raporunda yazılı olup da henüz kaldırılmamış disiplin cezası bulunan hükümlü hakkında iyi hâl kararı verilemeyeceği, hükümlünün iyi hâline ilişkin değerlendirmenin, ancak daha önceden verilmiş olup da disiplin cezası infaz edilmiş ve bu cezası kaldırılmış olanlar hakkında yapılabileceği; ikinci fıkrasında, disiplin cezasını gerektiren bir eylemi işlemiş olmasına rağmen, koşullu salıverilme tarihinde bu eyleminden dolayı disiplin soruşturması henüz sonuçlandırılmayan hükümlüler hakkında iyi hâl kararının verilip verilmemesinin idare ve gözlem kurulunca takdir edileceği; üçüncü fıkrasında, idare ve gözlem kurulunca, hükümlü hakkında, süre belgesindeki muhtemel koşullu salıverilme tarihi de dikkate alınarak iyi hâle ilişkin olarak bir karar verileceği,

Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Bu kapsamda idare ve gözlem kurulunca verilen kararlara karşı infaz hâkimliği nezdinde şikâyet, infaz hâkimliği kararlarına karşı da ağır ceza mahkemesi nezdinde itiraz kanun yoluna başvurulabilmektedir.

I1- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.

B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzanlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.

IV- 5275 sayılı Kanunun;

A) "Hapis cezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi" kenar başlıklı 16. maddesinin ikinci fikrasında, akıl hastalığı dışındaki hastalıklarda cezanın infazına, resmi sağlık kuruluşlarının mahkumlara ayrılan bölümlerinde devam olunacağı, ancak bu durumda bile hapis cezasının infazının, mahkumun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa iyileşinceye kadar geri bırakılacağı; üçüncü fıkrasında, belirtilen geri bırakma kararının, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet başsavcılığınca verileceği; altıncı fıkrasında ise maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkumun cezasının infazının, üçüncü fıkrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabileceği,

B) "Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı" kenar başlıklı 105/A maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde, maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen ve koşullu salıverilmesine üç yıl veya

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden mydP 87E - tu3z6Vw - NFOYKCN - 62HTgc- ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü daha az süre kalan hükümlülerin, bu durumlarını, Adli Tıp Kurumundan alınan veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan bir raporla belgelendirmeleri ve diğer şartları da taşımaları hâlinde denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezanın infazı usulünden yararlanabileceği,

C) 14/04/2020 tarihli ve 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla, 5275 sayılı Kanuna eklenen geçici 6. maddenin ikinci fıkrası uyarınca, 30/03/2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar ve İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar hariç olmak üzere; sıfir-altı yaş grubu çocuğu bulunan kadın hükümlüler ile yetmiş yaşını bitirmiş hükümlüler hakkında 105/A maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "iki yıl"lık sürenin, "dört yıl" olarak uygulanacağı; maruz kaldığı ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatını yalnız idame ettiremeyen altmışbeş yaşını bitirmiş hükümlülerin koşullu salıverilmeleri için ceza infaz kurumlarında geçirmeleri gereken sürelerin, azami süre sınırına bakılmaksızın 105/A maddesinde düzenlenen denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilebileceği; ağır hastalık, engellilik veya kocama hâlinin, Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca veya Adli Tıp Kurumunca düzenlenen bir raporla belgelendirileceği,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

Söz konusu geçici 6. madde hükmü, 15/04/2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olup, ilgili makam ve mercilerce bu madde hükmü uyarınca işlem yapılmaktadır.

V- 5275 sayılı Kanunun "Avukat ve noterle görüşme hakkı" kenar başlıklı 59. maddesinin birinci fıkrasında, hükümlünün avukatlık mesleğinin icrası çerçevesinde avukatları ile vekâletnamesi olmaksızın en çok üç kez görüşme hakkına sahip olduğu; ikinci fıkrasında, avukat ve noter ile görüşmenin, meslek kimliklerinin ibrazı üzerine, tatil günleri dışında ve çalışma saatleri içinde, bu iş için ayrılan görüşme yerlerinde, konuşulanların duyulamayacağı, ancak güvenlik nedeniyle görülebileceği bir biçimde yapılacağı; beşinci fıkrasında, Türk Ceza Kanununun 220. maddesinde ve İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümlerinde tanımlanan suçlar ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkum olanların avukatları ile görüşmelerinde, toplumun ve ceza infaz kurumunun güvenliğinin tehlikeye düşürüldüğüne, terör örgütü veya diğer suç örgütlerinin yönlendirildiğine, bu örgütlere emir ve tâlimat verildiğine veya yorumları ile gizli, açık yada şifreli mesajlar iletildiğine ilişkin bilgi, bulgu veya belge elde edilmesi hâlinde, Cumhuriyet başsavcılığının istemi ve infaz hâkiminin kararıyla, üç ay süreyle; görüşmelerin teknik cihazla sesli veya görüntülü olarak kaydedilebileceği, hükümlü ile avukatın yaptığı görüşmeleri izlemek amacıyla görevlinin görüşmede hazır bulundurulabileceği, hükümlünün avukatına veya avukatın hükümlüye verdiği belge veya belge örnekleri, dosyalar ve aralarındaki konuşmalara ilişkin tuttukları kayıtlara elkonulabileceği veya görüşmelerin gün ve saatlerinin sınırlandırılabileceği; altıncı fıkrasında, infaz hakimliğinin hükümlünün; kurallara uyumunu, toplum veya ceza infaz kurumu bakımından arz ettiği tehlikeyi ve rehabilitasyon çalışmalarındaki gelişimini değerlendirerek, kararda belirttiği süreyi üç aydan fazla olmamak üzere müteaddit defa uzatabileceği gibi kısaltılmasına veya sonlandırılmasına da karar verebileceği,

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden MYJP87E - tu3z6Vw - NFOYKCN - ©2HTgC ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

VI- 5275 sayılı Kanunun, "Hükümlünün mektup, faks ve telgrafları alma ve gönderme hakkı" kenar başlıklı 68. maddesinin birinci fıkrasında, hükümlünün, bu maddede belirlenen kısıtlamalar dışında, kendisine gönderilen mektup, faks ve telgrafları alma ve ücretleri kendisince karşılanmak koşuluyla, gönderme hakkına sahip olduğu, hükümlünün usul ve esasları Adalet Bakanlığınca belirlenmek suretiyle, gerekli teknik altyapının bulunduğu kurumlarda elektronik yöntemlerle de mektup alıp gönderebileceği; ikinci fıkrasında, hükümlü tarafından gönderilen ve kendisine gelen mektup, faks ve telgrafların mektup okuma komisyonu bulunan kurumlarda bu komisyon, olmayanlarda kurumun en üst amirince denetleneceği; üçüncü fıkrasında, kurumun asayiş ve güvenliğini tehlikeye düşüren, görevlileri hedef gösteren, terör ve çıkar amaçlı suç örgütü veya diğer suç örgütleri mensuplarının haberleşmelerine neden olan, kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış bilgileri, tehdit ve hakareti içeren mektup, faks ve telgrafların hükümlüye verilmeyeceği, hükümlü tarafından yazılmış ise gönderilmeyeceği; dördüncü fıkrasında, hükümlü tarafından resmi makamlara veya savunması için avukatına gönderilen mektup, faks ve telgrafların denetime tâbi olmadığı, bu iletilerin, alıcısı dışındaki kişilerin erişimini engelleyici tüm tedbirler alınarak hükümlünün talebine göre posta yoluyla veya elektronik ortamda alıcısına ulaştırılabileceği hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.

Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklular anılan maddede belirtilen kısıtlama sebeplerini içermemesi kaydıyla mektup, faks ve telgraflarını gönderebilmekte, kendilerine gelen mektup, faks ve telgrafları kabul edebilmektedirler.

VI- Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 21/11/2024 tarihli cevapta;

A) Soru önergesinde adı geçen ve Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılan hükümlünün koşullu salıverilmesinin uygun olmadığına ilişkin 12/08/2024 tarihinde Kurum İdare ve Gözlem Kurulu tarafından verilen kararın infaz hâkimliği ve ağır ceza mahkemesinin denetiminden geçerek kesinleştiği,

B) Adı geçenin şikâyetleri nedeniyle Kurum revirinde muayene edildiği gibi gerektiğinde Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüs Devlet Hastanesi, Silivri Devlet Hastanesi, Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesinin çeşitli polikliniklerinde muayene, tetkik ve tedavisinin yapıldığı, reçete edilen ilaçların kendisine teslim edildiği,

C) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü,

Ç) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Bildirilmiştir. "

Yılmaz TUNÇ Bakan

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden myd P87E - tu3z6Vw - NFOYKCN - 62HTgc- ile erişebilirsin

Yılmaz TUNÇBakan

Metin otomatik okundu. 13 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir