İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/15399 SÜRESİNDE CEVAPLANDI · 62 GÜN

Adana Suluca Y Tipi Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun hak ihlaline uğradığı iddiasına ilişkin

Kaynak göster

Serhat Eren (DEM Parti), 14 Ağustos 2024 tarihinde 7/15399 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 62 gün sonra, 15 Ekim 2024).

Serhat Eren (DEM Parti, Diyarbakır). “Adana Suluca Y Tipi Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun hak ihlaline uğradığı iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/15399, 14 Ağustos 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-15399-adana-suluca-y-tipi-kapali-cezaevinde-bulunan-bir-mahkumun-hak-ihlaline-ugradigi-iddiasina (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/c9f291bd-2348-4803-bb35-019155d44745

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 62 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın 98 ve İçtüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Serhat Eren Diyarbakır Milletvekili

Türkiye'de cezaevlerinde, özellikle siyasi mahpuslara yönelik gerçekleştirilen hak ihlalleri, uzun yıllardır ciddi bir insan hakları sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu ihlaller, mahpusların temel hak ve özgürlüklerine yönelik sistematik bir baskı ve kötü muamele şeklinde tezahür etmektedir. Tek kişilik hücrelerde uzun süreli tecrit, avukat görüşmelerinin izlenmesi ve kayıt altına alınması, haberleşme haklarının kısıtlanması, sağlık hizmetlerine erişimin engellenmesi ve cezaların keyfi olarak uzatılması, siyasi mahpusların maruz kaldığı başlıca ihlallerdir.

Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Bu uygulamalar, mahpusların fiziksel ve psikolojik sağlığı üzerinde derin yaralar açmakta, hukukun evrensel ilkelerini ve insan hakları standartlarını ciddi şekilde ihlal etmektedir. Özellikle, siyasi görüşlerinden dolayı cezaevlerinde bulunan mahpuslara yönelik bu sistematik baskı, adaletin tarafsızlığına olan güveni zedelemekte ve toplumsal barışı tehdit etmektedir. Türkiye'nin cezaevlerindeki bu insan hakları ihlalleri, acilen bağımsız ve tarafsız bir şekilde ele alınmalı, mağdurların hakları iade edilmelidir.

Son olarak Adana Kürkçüler I Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi'nden yeni açılan Adana Suluca Y Tipi Kapalı Cezaevi'ne sevk edilen İmran Esmer adlı mahpusun tek kişilik hücrede tutulduğu, kimseyle görüştürülmediği, kendisine gönderilen mektupların verilmediği tarafıma iletilmiştir. İmran Esmer'in ailesi ve avukatıyla yaptığım görüşmede, İmran Esmerin hakkında verilmiş bir hüküm bulunmamasına rağmen ağırlaştırılmış müebbet cezası almış gibi tek kişilik hücreye konduğunu, midesinden rahatsızlıkları bulunduğu, havalandırma ve. sohbet haklarından yararlandırılmadığı tarafıma iletilmiştir.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Türkiye'de cezaevlerinde özellikle siyasi mahpuslara yönelik gerçekleştirilen tecrit uygulamalarının yasal dayanağı nedir? Bu uygulamalara hangi kriterlere göre ve kimler tarafından karar verilmektedir?

  2. İmran Esmer'in tek kişilik hücrede tutulmasına ve ağırlaştırılmış müebbet hükümlüsü gibi muamele görmesine ilişkin idari karar ve uygulamanın yasal gerekçesi nedir?

  3. Esmer'in sağlık durumuna yönelik bağımsız bir sağlık raporu talep edilmiş midir? Bu raporun sonuçları ne olmuştur?

  4. Ağır ve kronik hastalıkları bulunan tutuklunun tek başına tek kişilik hücrede hayatını idame ettirebileceğine dair sağlık raporu alınmış mıdır?

  5. Tutuklu tam ve eksiksiz olarak gerekli tedaviye ve ilaçlarına erişebilmekte midir? Hastalığının iyileşmesi ve ilerlememesi için kurum tarafından hangi tedbirler alınmıştır?

  6. İmran Esmer'in Adana Kürkçüler 1 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi'nden Adana Suluca Y Tipi Kapalı Cezaevi'ne sevk edilmesinin gerekçesi nedir?

  7. Cezaevlerinde siyasi mahpusların avukat görüşmelerinin izlenmesi ve kayıt altına alınmasının yasal dayanağı nedir? Bu uygulamalar, savunma hakkını ve mahpusların temel haklarını ihlal etmiyor mu? Bu tür uygulamaların hangi ölçütlerle yapıldığı ve hangi denetim mekanizmalarına tabi tutulduğu konusunda bir çalışma yapılmış mıdır?

  8. Tutuklunun sohbet ve havalandırma haklarının engellenmesine gerekçe oluşturacak bir disiplin cezası var mıdır? Varsa bu disiplin cezasının gerekçesi nedir, hangi nedenle kendisine tebliğ edilmemiştir?

  9. Disiplin cezası bulunmadığı halde tutuklu ve hükümlülerin cezaevinde sahip olduğu hakların keyfi şekilde engellenmesi suç tekil etmektedir? Bu suçun fail ve sorumluları kimdir, haklarında adli ve idari soruşturma başlatılmış mıdır?

  10. Tutuklunun savunma hakkının engellenmesi, haberleşme özgürlüğünün ihlal edilmesi ve sağlığa erişimin hakkının kullandırılmaması, cezaevlerinde kötü muamele yasağına aykırılık oluşturmaktadır. Kötü muamele yasağını ihlal eden fail ve sorumlular, Bakanlığınız tarafından tespit edilmiş midir? Haklarında adli ve idari soruşturma başlatılmış mıdır?

  11. Cezaevlerinde omahpusların baberleşme haklarının kısıtlanması, mektupların verilmemesi ve bu hakların keyfi olarak engellenmesi, ulusal ve uluslararası hukuka ne ölçüde uygunluk göstermektedir? Bu tür ihlallerin önlenmesi için ne tür önlemler alınmaktadır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·

1483619 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren tarafindan Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/15399 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

ADALET BAKANLIĞI nane Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-1178-4843/6787 Konu : Yazılı soru önergesi 12/19/2024

Sayın Serhat EREN Diyarbakır Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/15399 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Ceza ve infaz mevzuatımızda "siyasi mahpus" kavramı bulunmamaktadır. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 2. maddesinde terör suçlusu, 3. maddesinde ise terör suçları tanımlanmıştır. Ayrıca 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun, hükümlülerin gruplandırılmasını düzenleyen 24. maddesi ile hükümlünün barındırılması ve yatırılmasını "düzenleyen 63. maddesinde "terör suçluları"ndan söz edilmektedir. Buna göre ceza infaz kurumlarında, terör suçlarından hükümlü terör suçluları ile terör suçlarından tutuklu veya hükümözlü kişiler barındırılmaktadır.

N- 5275 sayılı Kanunun;

A) "İnfazda temel ilke" kenar başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasında, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin kuralların hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefi inanç, milli veya sosyal köken ve siyasi veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanacağı,

B) "Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları" kenar başlıklı 9. maddesinin ikinci ve dördüncü fikralarında, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olanlar ile süresine bakılmaksızın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek suçlarından veya bu örgütün faaliyeti çerçevesinde bu fıkrada sayılan suçlardan mahkum olanların cezalarının, yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında, bu kurumların ihtiyacı karşılama bakımından yetersiz olması hâlinde diğer kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümlerinde infaz edileceği,

Hükümlerine yer verildiği malâmlarıdır.

Gerek yüksek güvenlikli kurumlarda gerekse diğer kapalı ceza infaz kurumlarında tecrit ve izolasyon şeklinde bir uygulama bulunmamaktadır.

HI- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.

Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsaminda 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden CAJEPKW - #ALPiu/ - TOCdpux - d bDİVZS- ile erişebilirsin

ADALET BAKANLIĞI mini Mevzuat Genel Müdürlüğü

Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.

Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT),27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca Ziyaretler düzenlenebilecektir.

Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.

Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.

IV- 5275 sayılı Kanunun;

A) "Hükümlülerin Nakilleri" başlıklı Dokuzuncu Bölümünün "Kendi istekleri ile nakil" kenar başlıklı 54. maddesinin birinci fıkrasında, hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, çocuk hükümlüler ile maddi durumunun yetersiz olduğunu belgelendiren hükümlüler hariç olmak üzere nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, ceza infaz kurumlarında bulunması gereken sürenin üç aydan fazla olması, iyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, istekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, mahkumiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması gerektiği; ikinci fıkrasında ise bu hükümlülerin nakledildikleri kurumlarda, eğitim öğretim veya hastalık nedeniyle nakil hariç, bir yıl kalmak zorunda olduğu, çocuklar bakımından bu sürenin altı ay olarak uygulanacağı,

B) "Zorunlu nedenlerle nakil" kenar başlıklı 56. maddesinde, kurumların elverişsiz ve yetersiz kalması, kapsama gücünün aşılması, kullanılamaz hâle gelmesi, asayiş, güvenlik, doğal afet, yangın ve büyük onarım gibi zorunlu nedenlerle başka kurumlara nakledilmeleri gerekli görülen hükümlülerin, yargı çevresi dışında Adalet Bakanlığınca belirlenen ve konumlarına uygun olan diğer kurumlara nakledilebileceği,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

V- 5275 sayılı Kanunun;

A) "Hükümlülerin gözlem ve sınıflandırılması" kenar başlıklı 23. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, hükümlülerin kişisel özellikleri, bedensel, akli ve sağlık durumları, suç işlemeden önceki yaşamları, sosyal çevre ve ilişkileri, sanat ve meslek faaliyetleri, ahlâki eğilimleri, suça bakış açıları, hükümlülük süreleri ve suç türleri belirlenerek, durumlarına

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.ir adresinden CAJEPKW - #ALPiu/ - TOCdpux - dbjVZS- ile erişebilirsin

ADALET BAKANLIĞI inu Mevzuat Genel Müdürlüğü uygun infaz kurumlarına ayrılmaları ve bunlara göre saptanacak infaz ve iyileştirme rejiminin; gözlem, inceleme ve değerlendirme yöntemiyle çalışan gözlem ve sınıflandırma merkezlerinde veya kapalı ceza infaz kurumlarının bu hizmete ayrılan bölümlerinde yapılacağı; hükümlülerin, işledikleri suç tiplerine, gösterdikleri eğilimlere, tutum ve davranışları nedeniyle sıkı gözetim ve denetim altında bulundurulmaları gerekip gerekmediğine göre yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya normal güvenlikli ceza infaz kurumlarına veya açık ceza infaz kurumlarına gönderilecekleri,

B) "Hükümlülerin gruplandırılması" kenar başlıklı 24. maddesinin birinci fıkrasında hükümlülerin, ilk defa suç işleyenler, mükerrirler, itiyadi suçlular veya suç işlemeyi meslek edinenler; akli ve bedensel durumları nedeniyle veya yaşları itibarıyla özel bir infaz rejimine tâbi tutulması gerekenler; tehlike hâli taşıyanlar; terör suçluları ile suç örgütlerine veya çıkar amaçlı suç örgütlerine mensup olan suçlular şeklinde gruplara ayrılacağı; ikinci fıkrasında hükümlülerin ayrıca yaşları, hükümlülük süreleri ve suç türleri itibarıyla da gruplandırılacağı,

©) "Hükümlünün barındırılması ve yatırılması" kenar başlıklı 63. maddesinin üçüncü fıkrasında, kadınların erkeklerle, hükümlülerin tutuklularla, çocukların yetişkinlerle, örgüt veya çıkar amaçlı örgüt suçluları ile terör suçlularının Kanunda sayılan hâller dışında bir araya gelmelerine ve bağlantı kurmalarına izin verilmeyeceği,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

Bu kapsamda hükümlü ve tutukluların gözlem, sınıflandırma, gruplandırma ve odalara yerleştirme işlemleri, anılan mevzuat hükümleri doğrultusunda Ceza İnfaz Kurumları İdare ve Gözlem Kurulu kararlarıyla gerçekleştirilmekte olup, bu kararlara karşı yargı yolu açıktır.

VI- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri. tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.

B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.

VI- 5275 sayılı Kanunun "Avukat ve noterle görüşme hakkı" kenar başlıklı 59. maddesinin birinci fıkrasında, hükümlünün avukatlık mesleğinin icrası çerçevesinde avukatları ile vekâletnamesi olmaksızın en çok üç kez görüşme hakkına sahip olduğu; ikinci fıkrasında, avukat ve noter ile görüşmenin, meslek kimliklerinin ibrazı üzerine, tatil günleri dışında ve çalışma saatleri içinde, bu iş için ayrılan görüşme yerlerinde, konuşulanların duyulamayacağı, ancak güvenlik nedeniyle görülebileceği bir biçimde yapılacağı; beşinci fıkrasında, Türk Ceza Kanununun 220. maddesinde ve İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümlerinde tanımlanan suçlar ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkum olanların

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden CAJEPKW - #ALPiu/ - TOCdpux - dbijVZS- ileerişebilirsin

ADALET BAKANLIĞI rms Mevzuat Genel Müdürlüğü avukatları ile görüşmelerinde, toplumun ve ceza infaz kurumunun güvenliğinin tehlikeye düşürüldüğüne, terör örgütü veya diğer suç örgütlerinin yönlendirildiğine, bu örgütlere emir ve tâlimat verildiğine veya yorumları ile gizli, açık ya da şifreli mesajlar iletildiğine ilişkin bilgi, bulgu veya belge elde edilmesi hâlinde, Cumhuriyet başsavcılığının istemi ve infaz hâkiminin kararıyla, üç ay süreyle; görüşmelerin teknik cihazla sesli veya görüntülü olarak kaydedilebileceği, hükümlü ile avukatın yaptığı görüşmeleri izlemek amacıyla görevlinin görüşmede hazır bulundurulabileceği, hükümlünün avukatına veya avukatın hükümlüye verdiği belge veya belge örnekleri, dosyalar ve aralarındaki konuşmalara ilişkin tuttukları kayıtlara elkonulabileceği veya görüşmelerin gün ve saatlerinin sınırlandırılabileceği; altıncı fıkrasında, infaz hakimliğinin hükümlünün; kurallara uyumunu, toplum veya ceza infaz kurumu bakımından arz ettiği tehlikeyi ve rehabilitasyon çalışmalarındaki gelişimini değerlendirerek, kararda belirttiği süreyi üç aydan fazla olmamak üzere müteaddit defa uzatabileceği gibi kısaltılmasına veya sonlandırılmasına da karar verebileceği,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

VMHI- Adana Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 05/09/2024 tarihli cevapta,

A) Soru önergesinde adı geçen hükümözlünün Adana I Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmaktayken 06/06/2024 tarihinde zorunlu nedenlerle Adana Suluca 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledildiği, Kuruma ilk kabul muayenesinde herhangi bir kronik veya bulaşıcı hastalığının bulunmadığını beyan ettiği, 31/07/2024 tarihinde Kurum hekimi tarafından yapılan muayenesinde gastrit tanısı ile reçete edilen ilacın kendisine teslim edildiği, hükümlünün sağlık durumuna yönelik bağımsız bir sağlık raporu talebinin bulunmadığı,

B) Kurumda oda veya koğuş yerleştirme işlemlerinin 5275 sayılı Kanun ile Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmelik hükümleri çerçevesinde suç grupları ve türleri, risk durumları, yaş, cinsiyet, Kurum güvenliği gibi kriterlere göre, Kurum İdare ve Gözlem Kurulu tarafından yapıldığı,

C) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, Ç) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden CAJEPKW - -ALPiu/ - TOCdpux - dbjVZS- ileerişebilirsin

Yılmaz TUNÇBakan

Metin otomatik okundu. 4 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir