İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/15564 SÜRESİNDE CEVAPLANDI · 55 GÜN

İki ağır hasta mahkumun tahliye edilmeleri talebine ilişkin

Kaynak göster

İbrahim Akın (DEM Parti), 22 Ağustos 2024 tarihinde 7/15564 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresinde cevaplandı (verilişinden 55 gün sonra, 16 Ekim 2024).

İbrahim Akın (DEM Parti, İzmir). “İki ağır hasta mahkumun tahliye edilmeleri talebine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/15564, 22 Ağustos 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-15564-iki-agir-hasta-mahkumun-tahliye-edilmeleri-talebine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/c4f107c5-6bc7-4070-b0e9-01917f2862c9

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 55 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasa'nın 98"inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

İsi

Hapishanelerdeki en yakıcı insan hakları ihlallerinin başında hasta mahpusların durumu . gelmektedir. Tahliyesi için defalarca başvuru yaptığımız ve tahliyesi önündeki yasal engelin kaldırılması için kanun teklifi verdiğimiz ancak hala Metris R Tipi hapishanesinde olan Abdulkadir Kuday'ın durumu günden güne ağırlaşmaktadır. Kuday, 2021'de bel fitığı ameliyatı olmuş, 3 ay sonra yanlış teşhis konulduğu fark edilmiş, daha sonra ALS hastalığı teşhisi konmuş ve kısmi felç geçirerek yatalak duruma gelmiştir. 30 Ekim 2023'te Adli Tıp Kurumu "yaşamını tek başına idame ettiremez" raporu vermiştir. Şu anda 40 kilonun altında, nefes almakta "güçlük çekiyor, hastalığı iç organlarına yayılmış durumda, mamayla bile beslenemiyor. Ayda bir kez ring aracıyla hastaneye sevk ediliyor, ring aracının sağlıksız koşulları da hastalığını ilerletiyor. Ayrıca hastanede bu hastalıkla ilgili uzman hekim de bulunmuyor. Kuday'ın tahliye edilmeme gerekçesi ise İnfaz Kanunu'nun 25. maddesindeki "ağırlaştırılmış müebbette infaza hiçbir surette ara verilemez" düzenlemesi.

Gerekçenin tamamını göster (3 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

Kuday ile aynı koğuşta bulunan iki eli bilekten kesilmiş koah ve tüberküloz hastası olan Ergin Aktaş'ın da 2013'ten beri Adli Tıp Kurumu tarafından ayrı ayrı 6 kez verilmiş "cezaevinde kalamaz" raporu bulunuyor ancak Aktaş, emniyetten gelen "tehlikeli" ibaresinin yer aldığı "güvenlik" raporu nedeniyle serbest bırakılmıyor. İnfaz Kanunu'nun 16. maddesinin 6. fıkrasına göre "toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturacağı" değerlendirilerek tahliyesi engelleniyor.

Bu iki hasta mahpusla aynı koğuşta bulunan Serdal Yıldırım'ın 19 Ağustos 202/"te tahliyesiyle birlikte Ergin Aktaş ve Abdulkadir Kuday'ın ihtiyaçlarını birbirinin gidermesi imkansız hale gelmiş durumda. Kaldı ki hasta mahpusların tahliyeleri gerekirken bu yöntemle birbirlerine bakımla yükümlü kılınması onları hem fiziksel hem psikolojik olarak ayrıca zorlamaktadır. Bakanlığın bu yaklaşımı mahpusların insan onuruna uygun bir yaşam sürdürebilmesi temel ilkesine aykırıdır.

Bu bağlamda,

SORULAR

  1. Durumları yukarıda açıklanan iki hasta mahpus Ergin Aktaş ve Abdulkadir Kuday'ın bu şartlar altında cezaevinde kalması insan onuruna aykırı değil midir?

  2. Adli Tıp Kurumu tarafından verilen tek başına cezaevinde kalamayacaklarına dair rapor bulunmasına rağmen tahliye edilmemeleri sağlığa erişim ve yaşam hakkının ihlali değil midir?

  3. İnfaz Kanunu'nun 25. maddesindeki infaza hiçbir surette ara verilmeyeceği düzenlemesi, umut hakkı bağlamında işkence ve kötü muamele değil midir? Bu konuda Türkiye aleyhine verilmiş AİHM'in Öcalan/Gurban/Kaytan kararlarını ne zaman uygulayacaksınız?

  4. İnfaz Kanunu'nun 16. maddesinin 6. fıkrasındaki "toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturacağı" düzenlemesi keyfi ve belirsiz bir uygulamaya dönüştüğünden yeni bir yasal düzenleme yapmayı düşünüyor musunuz?

  5. Yasal engeller ve keyfi idari uygulamalar sebebiyle yaşamını yitiren hasta mahpusların sorumluluğunun Bakanlığınızda olduğu düşünüldüğünde Ergin Aktaş ve Abdulkadir

    Kuday'ın ATK raporları doğrultusunda tahliyeleri konusunda adım atacak mısınız?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·

1485265 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, İzmir Milletvekili İbrahim Akın tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/15564 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

ADALET BAKANLIĞI nine rma Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı :E-56020453-610-1214-5390/7445 Konu : Yazılı soru önergesi (9112 (2024

Sayın İbrahim AKIN İzmir Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/15564 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.

Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.

Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT),27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme organınca Ziyaretler düzenlenebilecektir.

Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.

Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.

I- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden OWDPS4V - c5 eidiZ - d4Z84B3 - 9edoJÇ- ileerişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.

B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.

C) Öte yandan; hastalığı nedeniyle Adli Tıp Kurumundan rapor bekleyen ya da tek başına öz bakım becerisini yapamayan ve başkasının bakımına muhtaç olan hasta tutuklu ve hükümlülerin barındırılması, rehabilite ve tedavilerini sağlamak amacıyla Metris ve Elazığ R Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumları ile Menemen R Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu faaliyete geçirilmiştir.

MI- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun;

A) "Hapis cezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi" kenar başlıklı 16. maddesinin ikinci fıkrasında, akıl hastalığı dışındaki hastalıklarda cezanın infazına, resmi sağlık kuruluşlarının mahkumlara ayrılan bölümlerinde devam olunacağı, ancak bu durumda bile hapis cezasının infazının, mahkumun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa iyileşinceye kadar geri bırakılacağı; üçüncü fıkrasında, belirtilen geri bırakma kararının, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet başsavcılığınca verileceği; altıncı fıkrasında ise maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkâmun cezasının infazının, üçüncü fıkrada belirlenen usule göre iyileşinceye kadar geri bırakılabileceği,

B) "Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı" kenar başlıklı 105/A maddesinin üçüncü fikrasının (b) bendinde, maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen ve koşullu salıverilmesine üç yıl veya daha az süre kalan hükümlülerin, bu durumlarını, Adli Tıp Kurumundan alınan veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan bir raporla belgelendirmeleri ve diğer şartları da taşımaları hâlinde denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezanın infazı usulünden yararlanabileceği,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

IV- 5275 Sayılı Kanunun "Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının infazı" kenar başlıklı 25. maddesinin birinci fıkrasının (1) bendinde; hükümlünün cezasının infazına, hiçbir surette ara verilemeyeceği, hükümlü hakkında uygulanacak tüm sağlık tedbirlerinin, tıbbi tetkik ve zorunluluklar hariç ceza infaz kurumlarında, mümkün olmadığı takdirde tam teşekküllü Devlet ya da üniversite hastanelerinin tek kişilik ve yüksek güvenlikli mahkum koğuşlarında uygulanacağı hükmüne yer verildiği malâmlarıdır.

Mevzuat Genel Müdürlüğü

V- Anayasanın, "Kanunların teklif edilmesi ve görüşülmesi" kenar başlıklı 88. maddesinde kanun teklif etmeye Bakanlar Kurulu ve milletvekillerinin yetkili olduğu, kanun tasarı ve tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul ve esaslarının içtüzükle düzenleneceği hükmü yer almakta iken söz konusu hüküm, 16/04/2017 tarihinde yapılan referandumla kabul edilen 21/01/2017 tarihli ve 6771 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 16. maddesiyle; kanun teklif etmeye milletvekillerinin yetkili olduğu, kanun tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul ve esaslarının içtüzükle düzenleneceği şeklinde değiştirilmiş, söz konusu düzenleme 09/07/2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

10/07/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilâtı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 38. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde; adalet hizmetleriyle ilgili konularda gerekli araştırmalar ve mevzuat hazırlıklarını yapmak ve görüş bildirmek Bakanlığımızın görevleri arasında sayıldığından çalışmalarımız bu çerçevede yürütülmektedir.

VE İşlendiği iddia edilen bir suçla ilgili delillerin takdiri ve olayın vasıflandırılması da dâhil olmak üzere, soruşturma başlatılması, koruma tedbirlerine başvurulması ve sonucuna göre kamu davası açılmasında tüm yetki ve sorumluluk yargı mercilerine aittir. Bununla birlikte açılan davalara ilişkin yapılan yargılamalar, Anayasanın 9. ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce sürdürülüp sonuçlandırılmaktadır.

VI0- Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 03/10/2024 tarihli cevapta;

A) Soru önergesinde adı geçen hükümlülerden birinin Metris R Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna kabul muayenesinde, motor nöron hastalığının mevcut olduğuna ve herhangi bir bulaşıcı hastalığının bulunmadığına dair rapor düzenlendiği,

Adı geçenin rahatsızlıkları nedeniyle Kurum revirinde muayene edildiği gibi gerektiğinde Bakırköy Dr. Sadi. Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi, İstanbul Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi ile Okmeydanı Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesine sevkinin sağlanarak muayene, tetkik ve tedavisinin yapıldığı, reçete edilen ilaçların kendisine teslim edildiği,

Hükümlünün 21/08/2024 ve 22/08/2024 tarihlerinde Kurum revirinde yapılan muayeneleri neticesinde Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Acil Servis Polikliniğine sevkinin sağlandığı, ancak adı geçenin tedaviyi reddetmesi üzerine Kuruma geri getirildiği,

Adı geçen hakkında başlatılan infaz erteleme işlemleri kapsamında 22/07/2024 tarihinde Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından hayatını yalnız idame ettiremeyeceğine dair rapor düzenlendiği, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 29/07/2024 tarihinde 5275 sayılı Kanunun 25. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendi gereğince hükümlünün erteleme talebinin reddine karar verildiği,

02/10/2024 tarihinde saat 07.15'te rutin sağlık kontrolü yapılmak üzere odasına girildiğinde hükümlünün sağlık durumunun stabil olduğunun tespit edildiği, saat 08.16'da görevli personel tarafından sayım yapmak üzere odasına girildiğinde ise hükümlünün sağlık durumunun iyi olmadığının görülmesi üzerine Kurum sağlık görevlileri tarafından müdahale edildiği ve 112 Acil Servise haber verildiği, adı geçenin İstanbul Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevkinin sağlandığı ancak yapılan müdahalelere rağmen hayatını kaybettiği, Mevzuat Genel Müdürlüğü ölüm olayına ilişkin olarak başlatılan adli ve idari soruşturmanın devam ettiği,

Hükümlünün hastane sevklerinin tekerlekli sandalye kullanılmak suretiyle, engelli aracı ve ambulansla sağlandığı, ring aracıyla hastane sevkinin yapıldığı iddialarının gerçeği yansıtmadığı,

B) Soru önergesinde adı geçen ve Metris R Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılan diğer hükümlü hakkında başlatılan infaz erteleme işlemleri kapsamında 24/03/2021 tarihinde Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından hayatını yalnız idame ettiremeyeceğine dair rapor düzenlendiği, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 30/03/2021 tarihinde 5275 sayılı Kanunun 25. maddesinin birinci fıkrasının (4) bendi gereğince hükümlünün erteleme talebinin reddine karar verildiği,

28/08/2024 tarihinde hükümlünün rutin sağlık kontrolleri için Başakşehir Çam ve Sakura Eğitim ve Araştırma Hastanesine ve 09/09/2024 tarihinde ise infaz erteleme işlemleri kapsamında Adli Tıp Kurumuna sevk edilmek istendiği, ancak gitmek istemediğini bildirmesi üzerine sevklerin gerçekleştirilemediği,

C) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü,

Ç) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı,

Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana htip://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden OWbDPSs4v - c5eidTZ - d4Z81B3 - 9edolJO- ileerişebilirsin

Yılmaz TUNÇBakan

Metin otomatik okundu. 7 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir