Diyarbakır'ın Kulp ilçesinde bulunan bir yaylaya yapılması planlanan maden projesine ilişkin
Kaynak göster
Evrim Rızvanoğlu Emir (DEVA Partisi), 23 Ağustos 2024 tarihinde 7/15685 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 90 gün sonra, 21 Kasım 2024).
Evrim Rızvanoğlu Emir (DEVA Partisi, İstanbul). “Diyarbakır'ın Kulp ilçesinde bulunan bir yaylaya yapılması planlanan maden projesine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/15685, 23 Ağustos 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-15685-diyarbakir-in-kulp-ilcesinde-bulunan-bir-yaylaya-yapilmasi-planlanan-maden-projesine-ilisk (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/20609177-1ad9-41ec-a00d-019192a27ec3
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 90 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat KURUM tarafından Anayasanın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99Yuncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.
Diyarbakır'ın Kulp ilçesinde bulunan Hasandin Yaylası, uzun süredir bölge halkının geçim kaynakları arasında yer alan tarım, hayvancılık ve arıcılık faaliyetleri için vazgeçilmez bir alan olarak öne çıkmaktadır. Yaylada yer alan yeraltı su kaynakları, bu faaliyetlerin sürdürülebilirliği için hayati öneme sahiptir ve aynı zamanda bölgenin ekolojik dengesi için kritik bir rol oynamaktadır. Hasandin Yaylası, endemik bitki türleri açısından zengin bir çeşitliliğe sahiptir ve bu türler, bölgenin biyolojik çeşitliliği için büyük önem taşımaktadır. Ayrıca, Dicle Nehri üzerinden onlarca köyün su kaynağını besleyen yaylanın korunması gerektiği, aksi halde ciddi bir halk sağlığı sorununun ortaya çıkabileceği, Türk Tabipleri Birliği tarafından ifade edilmiştir. Ancak, Hasandin Yaylası'nda yapılması planlanan maden projesi, bu hassas ekosisteme ve yeraltı su kaynaklarına geri dönüşü olmayan zararlar verme riski taşımaktadır. Dinamit gibi ağır müdahale yöntemlerinin kullanılması, bölgenin doğal yapısını tahrip edebilecek ve su kaynaklarının kirlenmesine yol açabilecektir. Bu durum, yalnızca çevresel tahribata yol açmakla kalmayacak, aynı zamanda bölge halkının geçim kaynakları üzerinde de olumsuz etkiler yaratabilecektir. Bu nedenlerle, Hasandin Yaylası'nın korunması gereken bir alan olarak ilan edilmesi ve bölgenin ekosisteminin, su kaynaklarının ve yerel ekonomik faaliyetlerin sürdürülebilirliğinin sağlanması büyük bir önem taşımaktadır. Bölgeye yapılması planlanan maden projesinin çevresel ve ekonomik etkilerinin titizlikle değerlendirilmesi elzemdir.
Bu bağlamda;
I. Bölge halkının karşı durduğu projenin ısrarla yapılmak istenmesinin gerekçesi nedir? Projeye alternatif arazi seçenekleri değerlendirilmiş midir?
SORULAR
Hasandin Yaylası'nda yapılması planlanan maden projesi hangi şirket veya şirketlere ruhsatlanmıştır?
Bahse konu maden projesine ilişkin bir Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporu hazırlanmış mıdır? Hazırlandıysa, bu raporun bulguları nelerdir? Bakanlığınızın görüşü ne yönde olmuştur?
Hasandin Yaylası'nda planlanan maden projesinin, bölge ekonomisi üzerinde yaratabileceği olası etkiler konusunda Bakanlığınız tarafından yapılmış bir çalışma mevcut mudur?
Hasandin Yaylası'nda bulunan yeraltı su kaynaklarının korunmasına yönelik olarak Bakanlığınız tarafından hangi önlemler alınmaktadır? Hasandin Yaylası'nda yapılması planlanan maden projesinin, Dicle Nehri üzerindeki su kaynaklarını etkileme potansiyeline dair bir inceleme yapılmış mıdır?
Bölge halkının tarım, hayvancılık ve arıcılık faaliyetlerine doğrudan etki edebilecek bu maden projesi hakkında Bakanlığınıza ulaşan herhangi bir itiraz veya şikayet var mıdır? Varsa, bu şikayetlerle ilgili olarak hangi adımlar atılmıştır?
Hasandin Yaylası'nın korunması gereken bir alan olarak ilan edilmesine düşünülmekte midir?
Hasandin Yaylası'nda yapılması planlanan maden projesinin halk sağlığı üzerindeki olası etkilerine yönelik herhangi bir çalışma veya değerlendirme yapılmış mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Murat Kurum, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ·
İLİŞKİN SORULAR VE CEVAPLAR
SORULAR
Diyarbakır'ın Kulp ilçesinde bulunan Hasandin Yaylası, uzun süredir bölge halkının geçim kaynakları (o arasında yer alan tarım, hayvancılık ve arıcılık faaliyetleri için vazgeçilmez bir alan olarak öne çıkmaktadır. Yaylada yer alan yeraltı su kaynakları, bu faaliyetlerin sürdürülebilirliği için hayati öneme sahiptir ve aynı zamanda bölgenin ekolojik dengesi için kritik bir rol oynamaktadır. Hasandin Yaylası, endemik bitki türleri açısından zengin bir çeşitliliğe sahiptir ve bu türler, bölgenin biyolojik çeşitliliği için büyük önem taşımaktadır. Ayrıca, Dicle Nehri üzerinden onlarca köyün su kaynağını besleyen yaylanın korunması gerektiği, aksi halde ciddi bir halk sağlığı sorununun ortaya çıkabileceği, Türk Tabipleri Birliği tarafından ifade edilmiştir. Ancak, Hasandin Yaylası'nda yapılması planlanan maden projesi, bu hassas ekosisteme ve yeraltı su kaynaklarına geri dönüşü olmayan zararlar verme riski taşımaktadır. Dinamit gibi ağır müdahale yöntemlerinin kullanılması, bölgenin doğal yapısını tahrip edebilecek ve su kaynaklarının kirlenmesine yol açabilecektir. Bu durum, yalnızca çevresel tahribata yol açmakla kalmayacak, aynı zamanda bölge halkının geçim kaynakları üzerinde de olumsuz etkiler yaratabilecektir. Bu nedenlerle, Hasandin Yaylası'nın korunması gereken bir alan olarak ilan edilmesi ve bölgenin ekosisteminin, su kaynaklarının ve yerel ekonomik faaliyetlerin sürdürülebilirliğinin sağlanması büyük bir önem taşımaktadır. Bölgeye yapılması planlanan maden projesinin çevresel ve ekonomik etkilerinin titizlikle değerlendirilmesi elzemdir.
Bu bağlamda;
I- Bölge halkının karşı durduğu projenin ısrarla yapılmak istenmesinin gerekçesi nedir? Projeye alternatif arazi seçenekleri değerlendirilmiş midir?
2- Hasandin Yaylası'nda yapılması planlanan maden projesi hangi şirket veya şirketlere ruhsatlanmıştır?
3- Bahse konu maden projesine ilişkin bir Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Raporu hazırlanmış mıdır? Hazırlandıysa, bu raporun bulguları nelerdir? Bakanlığınızın görüşü ne yönde olmuştur?
4 Hasandin Yaylası'nda planlanan maden projesinin, bölge ekonomisi üzerinde yaratabileceği olası etkiler konusunda Bakanlığınız tarafından yapılmış bir çalışma mevcut mudur?
"- Hasandin Yaylası'nda bulunan yeraltı su kaynaklarının korunmasına yönelik olarak Bakanlığınız tarafından hangi önlemler alınmaktadır? Hasandin Yaylası'nda yapılması planlanan maden projesinin, Dicle Nehri üzerindeki su kaynaklarının O etkileme potansiyeline dair bir inceleme yapılmış mıdır?
6- Bölge halkının tarım , hayvancılık ve arıcılık faaliyetlerine doğrudan etki edebilecek bu maden projesi hakkında Bakanlığınıza ulaşan herhangi bir itiraz veya şikayet var mıdır? Varsa, bu şikayetlerle ilgili olarak hangi adımlar atılmıştır?
7- Hasandin Yaylası'nın korunması gereken bir alan olarak ilan edilmesine düşünülmekte midir?
8- Hasandin Yaylası'nda yapılması planlanan maden projesinin halk sağlığı üzerindeki olası etkilerine yönelik herhangi bir çalışma veya değerlendirme yapılmış mıdır?
CEVAPLAR
Diyarbakır Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü teknik personeli tarafından Çevresel Etki Değerlendirmesi ( ÇED ) Süreci Yönetimi Sistemi (e-ÇED) üzerinden yapılan incelemede; Diyarbakır İli'ne bağlı Kulp İlçesi sınırları dahilinde 4 tanesi I(a) grubu kum-çakıl ocağı, 2 tanesi 1I(b) grubu mermer ocağı, 2 tanesi (a) grubu kalker ocağı, 1 tanesi IV(c) grubu manganez ocağı (arama faaliyeti) olmak üzere 9 tane faal maden ocağı olduğu, yine Kulp İlçesi, Karabulak Mahallesi Mevkii'nde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından Kulp Madencilik ve Dış Ticaret Anonim Şirketi adına düzenlenen 200800284 numaralı maden işletme ruhsatıyla manganez cevheri arandığı belirlenmiştir. (a) grubu madenler dışında kalan diğer maden gruplarına ilişkin ihaleler 3213 sayılı Maden Kanunu kapsamında MAPEG tarafından yapılmaktadır.
Ayrıca, 3213 sayılı Maden Kanunu'nun arama faaliyetleri başlıklı 17. maddesi'nde ( Ek fıkra: 28/11/2017-7061/48 md.) yer alan "Jeolojik haritalama, jeofizik etüd, sismik, karot, kırıntı ve numune alma ile bunlara yönelik sathi hazırlık işlemleri içeren faaliyetler için çevresel etki değerlendirmesi kararı aranmaz." hükmü gereği bu yöntemlerle yapılan maden arama faaliyetleri Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nden muaftır.
Önergedeki diğer hususlara ilişkin bilgilerin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nden (MAPEG) edinilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.