İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/1569 GEÇ CEVAPLANDI · 127 GÜN

Koruculuk sistemine ve koruculara ilişkin

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. Bakanlığa iletildi
  3. 15. gün
  4. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 127 gün, bakanlığa iletilmesinden cevaba 118 gün. Tarihler TBMM kaydından ve cevap yazısından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Ali YERLİKAYA tarafından Anayasa'nın 98 inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Denetimden uzak, eğitimsiz, yeterli donanımda olmayan sivil birlikleri "askerleştirme" yöntemi toplumun her alanına nüfuz edemeyen devletler için uygulanan bir yöntem haline gelmiştir. Guatemala, Peru, Cezayir, Kolombiya ve Afganistan bunlardan sadece bir kaçıdır. Türkiye'de 1985 yılında 22 ilde "geçici" köy koruculuğu (GKK) sistemi uygulaması sonra 13 il daha eklenerek yaygınlaştırılmıştır. 1988 yılında 14 bin olan korucu sayısı, 1992 yılında koruculara maaş bağlanması ile hızla artmış, 1995 yılında bu sayı 62 bine, 2000 yılına doğru 90 bine yükselmiştir. Uygulaması 40 yıla yaklaşan "koruculuk sistemi" siyasal iktidarlar tarafından çok amaçlı bir aparata dönmüş durumdadır. Bir tür paramiliter yapı olarak kurumsallaştırılan koruculuk sistemi ülkenin genelinden ziyade Kürt nüfusun yoğun yaşadığı doğu ve güneydoğu illerinde yoğunlukla uygulanmaya devam ediyor. Görev sırasında binlerce korucunun yaşamını yitirdiği bu süreçte koruculara daha düşük maliyetli güvenlik personeli gibi yaklaşılmıştır. "GKK politikasının uygulandığı bölgede, meydana getirdiği toplumsal, siyasal ve ekonomik olumsuzluklar, politika içindeki aktörlerin neden olduğu insan hakları ihlalleri ve kendilerinin bir kamu görevlisinin sahip olduğu asgari haklara sahip olamamaları açılarından başarısız bir politika" olduğu ifade edilmektedir.

Bölgedeki idari, askeri ve ekonomik işleyişin önemli bir parçası olan koruculuk sosyolojik bir vaka halini almış durumdadır. İlk kuşak koruculardan günümüze korucuların kullanılma süreçleri farklılaşmıştır. İlk dönem korucularının önemli bir bölümü köylerinden zorla çıkarılma tehdidi altında silah altına alınırken son dönemlerde bölgedeki yüksek işsizlik sorunu koruculuğu kamusal bir istihdam alanına dönüştürmüştür. Koruculuğun ilk dönemlerindeki "zorunlu tutulma" ve "gönülsüzlük" halleri dönem dönem toplu silah bırakma veya köy-yaşam alanlarını terk etme gibi sonuçlara yol açarken gelinen aşamada "referansla işe alınılan bir kamu işine dönüştürülmüş durumdadır."

Koruculuk tarihi içerisinde "silah, uyuşturucu, insan kaçakçılığı, cinayet, yağma vb." suçlara bulaşan kişi ve birimlerin olduğu birçok vakada kamuoyuna yansımıştır. İçişleri verilerine göre, 2003 yılına kadar, muhtelif adli suçlara karışan 2 bin 376 köy korucusu hakkında yasal işlem yapılmıştır. Gönüllü Köy Korucularından 264'ü "insan öldürme", "öldürmeye teşebbüs", ateşli silahlarla ilgili yasaya muhalefet, "meskun mahalde silah atmak" ve "orman kaçakçılığı" gibi adi suçlardan ötürü hüküm giymiştir. 44 kişinin yaşamını yitirdiği Bilge Köyü katliamı (4 Mayıs 2009), "Hançer Timi cinayetleri (2010)" gibi vakaların dışında da savcılıklara yansıyan, TBMM Medlis Araştırma raporlarında yer alan birçok vakada korucuların suç işlediği, sivillere ve sivil yerleşim alanlarına kamu gücü ve devlet silahını kullanarak zarar verdiği defaten kamuoyuna yansımıştır. Özellikle zorla boşaltılan birçok köye korucuların yerleştirildiği bilinen bir durumdur. Son dönemlerde de devletin kendisine verdiği silah ve sağladığı kamu gücünü kullanarak kadına yönelik şiddet, orman yakma-ağaç kesme, gasp ve insan kaçırma ve benzeri suçlara bulaşan korucuların olduğu kamuoyuna yansımaktadır. Bir bütün olarak koruculuk rejiminin rehabilite edilerek ortadan kaldırılması, korucular için alternatif istihdam alanlarının geliştirilmesi, "15 Temmuz ve Wagner vakalarından" hareketle silahlı güçlerin kamuyararına aykırı örgütlenmelerine alan açılmaması amacıyla kapsamlı bir politika uygulanması gerekiyor.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Türkiye'de koruculuk sisteminin uygulanmaya devam etmesinin gerekçeleri nelerdir? Koruculuk sisteminin lağv edilmesi amacıyla yürütülen bir çalışma mevcut mudur?

  2. 2023 itibariyle Türkiye'de korucu sayısı kaçtır? Bu kişilerin yaş, cinsiyet, eğitim ve coğrafi il dağılımı nedir?

  3. 2013-2023 yılları arasında korucu istihdamı yıllar itibariyle kaç kişi olmuştur? Bu alımların illere göre dağılımı nasıldır?

  4. 1985-2023 yılları arasında görevi nedeniyle yaşamını yitiren korucu sayısı kaçtır? Bu kişilerin yaş, cinsiyet, eğitim ve coğrafi il dağılımı nedir?

  5. 1985-2023 yılları arasında kullandığı kamu gücü ve devlet silahını istismar ederek suça bulaşan korucu sayısı kaçtır? Bu kişilerin yaş, cinsiyet, eğitim ve coğrafi il dağılımı nedir?

  6. Kurulduğu günden bugüne kadar yüzlerce ağır insan hakları ihlaline sebep olan korucularla ilgili toplam kaç dava açılmıştır? Suçun kategorisine göre kaç kişiye ne kadar ceza verilmiştir?

  7. İşledikleri suçlar nedeniyle halen tutuklu ve hükümlü olan korucu sayısı kaçtır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Ali Yerlikaya, İçişleri Bakanı ·

İlgi yazınız ekinde yer alan Van Milletvekili Mahmut DİNDAR tarafından verilen 1569 esas numaralı soru önergesi incelenmiştir.

Bölücü terör örgütü ilk silahlı eylemini gerçekleştirdiği 1984 yılından itibaren sayısız terör eylemiyle binlerce insanın hayatını kaybetmesine ve başta Doğu, Güneydoğu bölgelerinde olmak üzere Türkiye'nin her anlamda kalkınmasına ve gelişmesine engel olmaya çalışmış, zaman içerisinde, ülkemize ve vatandaşlarımıza verdiği zararın yanında, bölgesel ve uluslararası barış ve güvenliği tehdit eden bir terör örgütü haline de gelmiştir.

Bölücü terör örgütü yaklaşık 40 yıla yakın bir sürede gerçekleştirdiği kanlı terör eylemlerinde; bebek, çocuk ve kadınlar da dâhil olmak üzere binlerce sivili katletmiş, cinayet, yol kesme, silahlı saldırı, sabotaj, patlayıcı madde kullanma, adam kaçırma, yağma, haraç, silah ve uyuşturucu kaçakçılığı gibi faaliyetlerde bulunmuştur.

Bölücü terör örgütünün gerçekleştirdiği terör eylemlerinde bugüne kadar; aralarında çok sayıda öğretmen, din görevlisi, doktor, hemşire, muhtar, memur, mühendis, işçi, çiftçi ve öğrencinin bulunduğu, 299'u 10 yaş altı çocuk olmak üzere binlerce silahsız ve masum sivil şehit edilmiştir.

Terör örgütünün Doğu ve Güneydoğu illerinde başlattığı silahlı eylemlerini artırması üzerine vatandaşların can ve mal güvenliklerinin sağlanması maksadıyla 442 sayılı Köy Kanununun 74 üncü maddesinde, 26 Mart 1985 tarih ve 3175 sayılı Kanunla değişiklik yapılarak, İçişleri Bakanlığı uhdesinde olmak üzere Güvenlik Koruculuğu (GK) sistemi ihdas edilmiştir. Adı geçen Kanunla görevlendirilebilecek toplam Güvenlik Korucusu sayısı 40.000 kişiyle sınırlandırılmış, gerektiğinde bu sayıyı yüzde elliye kadar artırma yetkisi Cumhurbaşkanına verilmiştir.

Köy Kanununun 74 üncü maddesinde öngörülen hallerin ortaya çıkması üzerine Cumhurbaşkanınca tespit edilen illerde valiler talep ettikleri Güvenlik Korucusu sayısını gerekçeli olarak İçişleri Bakanlığına bildirmekte ve Bakan onayı ile illere tahsis edilecek sayı belirlenmektedir.

Bölücü Terör Örgütü faaliyetlerine karşı Güvenlik Korucuları sadece ikamet ettikleri köylerde değil, mülki amir onayı ile köy hudutları dışında da görevlendirilmekte, güvenlik ve asayişin sağlanmasına yönelik operasyonlara katılmalarının yanı sıra mayın ve patlayıcı madde eylemlerine karşı kara ve demir yolu emniyeti ile doğalgaz ve petrol boru hatlarının güvenliğini sağlamakta, baraj ve bent gibi ekonomik ve kritik önemi haiz tesisler ile büyük yatırımların güvenliğini almakta, yol ve menfez kontrolü yapmaktadırlar.

Görevleri esnasında yaralanan veya engelli hale gelenler ile şehit olan Güvenlik Korucuları hakkında, "2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun" hükümleri uygulanmaktadır.

Suça karışan Güvenlik Korucuları hakkında Köy Kanununun ilgili maddeleri gereğince disiplin işlemleri yürütülmekte olup, yapılan soruşturmalar neticesinde görevle ilişiğinin kesilmesine karar verilenlerin görevlendirilmeleri iptal edilmektedir.

Ali YERLİKAYA Bakan Telefon No: (312)422 4353 Dahili: 4354 Faks No: (312)418 96 89 ça. Yüzbaşı .x .

Ali YERLİKAYABakan

Metin otomatik okundu. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir