İzmir Kadın Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun tutuklanma gerekçesine ilişkin
Kaynak göster
Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti), 11 Eylül 2024 tarihinde 7/16019 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 41 gün sonra, 22 Ekim 2024).
Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti, Kocaeli). “İzmir Kadın Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun tutuklanma gerekçesine ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/16019, 11 Eylül 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-16019-izmir-kadin-kapali-cezaevinde-bulunan-bir-mahkumun-tutuklanma-gerekcesine-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/6d696fd1-7f0e-47c6-bbc2-0191e53ae763
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 41 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Sayın Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.
Tarafıma iletilen bilgide; "Ben Seda Kaya, Şakran Kadın Kapalı Cezaevi'nde kalıyorum. Kendi mahallemde açtığım sağlık kabinimde çalışıyordum. 6 Şubat depremi sonrası Hatay'a giderek depremzedelere sağlık hizmeti verdim. 42 köyü gezip Hataylıların sağlık hizmetini karşıladım. Şimdi ise tüm bu yaptığım sağlık hizmetleri yargılanmama sebep oldu. Sözde gizli bir tanığın Sağlık Kabinimin bir örgüt tarafından kurulduğunu söylemesi üzerine yargılanıyorum. Buna dair hiçbir kanıt yokken 2 satır yazıyla tutukladılar beni. 7 aydır cezaevindeyim. Sağlık kabinimi açarken çok zorlanmıştım. Birçok kurumu gezerek tek tek yasal evrakları çıkartmıştım. Her şeyim yasal olmasına rağmen saçma sapan gerekçelerle tutukladılar." ifadeleri yer almaktadır.
Bu bağlamda;
SORULAR
Tarafıma iletilen iddialar doğru mudur?
Seda Kaya'nın tutuklanma sebebi nedir?
Eğer bu iddialar doğruysa sağlık kabinini bir örgütün kurduğuna dair kanıtlar nelerdir?
Seda Kaya'nın verdiği sağlık hizmeti nasıl bir suçla bağlaştırıldı?
TBMM Halkla İlişkiler Binası 2. Kat, 2 Nolu Banko Oda: F214 Bakanlıklar/Ankara
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1494857 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/16019 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
ERİ i
ADALET BAKANLIĞI nd miz Mevzuat Genel Müdürlüğü
Sayı : E-56020453-610-1306-5610/7705 Konu : Yazılı soru önergesi 20 /1012024
Sayın Ömer Faruk GERGERLİOĞLU Kocaeli Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/16019 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- A) Anayasanın;
I- "Yargı yetkisi" kenar başlıklı 9. maddesinde, yargı yetkisinin Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılacağı,
2- "Mahkemelerin bağımsızlığı" kenar başlıklı 138. maddesinde, hâkimlerin görevlerinde: bağımsız oldukları; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verecekleri, hiçbir organ, makam, merci veya kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremeyeceği, genelge gönderemeyeceği, tavsiye ve telkinde bulunamayacağı; görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılmasıyla ilgili soru sorulamayacağı, görüşme yapılamayacağı veya herhangi bir beyanda bulunulamayacağı,
B) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun;
I- "Soruşturmanın gizliliği" kenar başlıklı 157. maddesinde, Kanunun başka türlü hüküm koyduğu hâller saklı kalmak ve savunma haklarına zarar vermemek koşuluyla soruşturma evresindeki usul işlemlerinin gizli olduğu,
2- "Bir suçun işlendiğini öğrenen Cumhuriyet savcısının görevi" kenar başlıklı 160. maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı,
3- "Cumhuriyet savcısının görev ve yetkileri" kenar başlıklı 161. maddesinin birinci fıkrasında, Cumhuriyet savcısının, doğrudan doğruya veya emrindeki adli kolluk görevlileri aracılığı ile her türlü araştırmayı yapabileceği,
4- "Kamu davasını açma görevi" kenar başlıklı 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında ise, kamu davasını açma görevinin, Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği; soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde, Cumhuriyet savcısı tarafından iddianame düzenleneceği,
Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
Sözü edilen bu düzenlemeler çerçevesinde, işlendiği iddia edilen bir suçla ilgili delillerin takdiri ve olayın vasıflandırılması da dâhil olmak üzere, soruşturma yürütülmesi, koruma tedbirlerine başvurulması ve sonucuna göre kamu davası açılmasında tüm yetki ve
ADALET BAKANLIĞI TOMA İİ Mevzuat Genel Müdürlüğü sorumluluk yargı mercilerine aittir. Bununla birlikte, açılan davalara ilişkin yapılan yargılamalar Anayasanın 9. ve 138. maddelerindeki yetki ve teminata dayalı olarak görev yapan bağımsız ve tarafsız mahkemelerce sürdürülüp sonuçlandırılmaktadır.
• İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 02/10/2024 tarihli cevapta; soru önergesinde bahsi geçen olayla ilgili olarak yapılan soruşturma sonucunda açılan kamu davasının aynı konuda daha önceden devam eden kamu davasıyla birleştirildiği ve yargılamanın devam ettiği bildirilmiştir.
Yılmaz TUNÇ Bakan
RA ERER MÜKMEN
KACAR Ce
Yılmaz TUNÇBakan