Kandıra 1 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun kötü muameleye maruz kaldığı iddiasına ilişkin
Kaynak göster
Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti), 4 Eylül 2024 tarihinde 7/16252 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. Cevaplanmadı (TBMM: “Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”).
Ömer Faruk Gergerlioğlu (DEM Parti, Kocaeli). “Kandıra 1 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun kötü muameleye maruz kaldığı iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/16252, 4 Eylül 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-16252-kandira-1-nolu-f-tipi-kapali-cezaevinde-bulunan-bir-mahkumun-kotu-muameleye-maruz-kaldigi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/ff077bbc-cb0d-4c42-b4a6-0191c25445e7
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bugün · cevap yok
TBMM kaydına göre cevaplanmadı (“Cevaplanmadığı Gelen Kağıtlarda İlan Edildi”). Verilişinden bu yana 771 gün geçti.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Sayın Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.
Tarafıma iletilen bilgide; "Ben Ayten Öztürk Kandıra I Nolu F Tipi Cezaevinde kalıyorum. Temmuz ayında hakkımda 2 ağırlaştırılmış müebbet cezası onandı. 2008 yılında yaşanan bir linç olayıyla ilgili bir iftiracının "Linç olayını kaldırımda izliyordu" iddiasına dayanılarak verilen bu cezanın ne hukukta ne de insanlıkta yeri yoktur. Hakkımda yalan beyanda bulunan şahıs linç olayından yer alan sanıklardan biridir. Kendisini kurtarmak için aleyhimde ifade verdiği açıktır. Hakkımda verdiği yalan ifade sebebiyle ödüllendirilmiş ve kendisine ceza indirimi yapılmıştır. Ben 8. Mart 2018 yılında Lübnan Refik Hasiri Havalimanında pasaportumdaki sorun nedeniyle gözaltına alındım. Lübnan"da 6 gün gözaltında kaldıktan sonra Türkiyeli yetkililer tarafından gayri resmi bir şekilde ellerim arkadan kelepçelenip gözlerim bağlanarak ve kafama çuval geçirilerek özel bir uçakla zorla Türkiye'ye getirildim. Lübnan'la yapılan gizli anlaşmalar sonucu Türkiye'ye getirilmem tamamen gizli tutuldu. Ailem ve çevrem beni 6 ay boyunca her yerde aradı. Bu duruma dayanamayan babam yaşadığımı öğrenemeden hayata gözlerini yumdu. Nasıl bir yerde olduğumu aylar boyunca anlamaya çalıştım. Zorla sokulduğum yerde ilk başta beni çırılçıplak soydular. Ben bu gizli işkence merkezinde tam 6 ay boyunca küçük bir hücrede tutuldum. Aylar süren fiziki işkencenin yanında psikolojik işkenceye de maruz kaldım. Elektrik, elektroşok, taciz, tecavüz girişimi, suda boğmaya çalışma, tabutlukta bekletme, işkence gören insanların sesini dinletme gibi her türlü işkence sonucu 25 kilo verdim. Bedenimde 898 yara izi oluştu. 6 ay boyunca temiz hava, güneş ışığı ve insan yüzünden yoksun kaldım. 6 ay boyunca benden tanımadığım insanlar hakkında yalan beyanlarda bulunmamı istediler. O işkencelere rağmen tanımadığım insanlar hakkında yalan beyanda bulunmayı kabul etmedim. 29.08.2018'te akşam saatlerinde işkenceciler beni Ankara'daki açık bir araziye gizlice terk ettiklerinde sağlığımı yitirmiş haldeydim. Beni hiç bilmediğim o araziye bırakıp hızla uzaklaşan işkencecilerin hemen
TBMM Halkla İlişkiler Binası 2. Kat, 2 Nolu Banko Oda: F214 Bakanlıklar/Ankara
( | (6252. ardından Ankara siyasi şube polisleri tarafından sözde bir ihbar üzerine gözaltına alındım. 3 gün gözaltında kaldıktan sonra savcı ve hakim karşısına çıktığımda yaşadığım işkenceleri anlatmama ve bedenimdeki bariz yaralara rağmen yüzüme bakmadılar bile. O araziye nasıl geldiğim ve neden o halde olduğumu sormadan ne olduğu belirsiz bir ihbara dayandırılarak tutuklandım. Tutukluyken 2008"deki bir linç olayıyla ilgili SEGBİS"e çıkarıldım. İstanbul'un bir mahallesinde bir tecavüzcünün linç olayını izlediğime dair iftiracının beyanı üzerine yargılanıyordum. İftiracının yalan ve soyut beyanı dışında somut tek bir delile dayanmayan bu yargılamayla ilgili katıldığım ilk mahkemede hakkımda serbest bırakılma kararı verildi. Ancak Ankara'daki araziye bırakılmam sonrası açılan dosyadan tutukluydum. Sonra iki dosya birleştirildi. Yargılanmam linç dosyası üzerinden devam edildi. Ankara'daki arazide bulunmam yok sayıldı. Böylece benim oraya işkenceciler tarafından getirilerek hayatımdan çalınan 6 aylık süreçte yok sayıldı. Yaklaşık 3 buçuk yıl tutuklu kaldım. Bu süre zarfında tüm mahkemelerimde sözlü olarak suç duyurularımda işkenceyi anlattım. Buna rağmen işkence soruşturulmadı. Kovuşturmaya yer yok kararı verildi. Yaklaşık 20 kişinin yargılandığı linç dosyasında tutuklu tek kişi bendim. 3 buçuk yıl tutsaklığın ardından Haziran 2021'de 2 ağırlaştırılmış müebbet cezası verilerek ev hapsiyle tahliye edildim. Bana cezayı veren heyet bile bu cezanın adil olmadığını biliyordu. 2 buçuk yıl ev hapsinde kaldım. Ev hapsindeyken denetim adı altında psikolojik işkence sürdü. Evim sürekli basıldı ve herhangi bir suç unsuru bulunamadı. 06.02.2024 tarihinde Çağlayan Adliyesindeki olay gerekçe gösterilerek evim basıldı. Gözaltına alınıp kurulmaya çalışılan bir komployla tutuklandım. Yaşadığım sıkı denetimli ev hapsi koşullarında fiili ve gerçeğe uygun hiçbir koşulu olmadığı halde hala tutukluyum. Tutukluluğum devam ederken 2 ağırlaştırılmış müebbet cezam onandı. Üstelik son tutuklandığını olayda tahliye edilme olasılığını çok yüksekken, Yargıtay"ın önünde pek çok dosya varken benimkinin öne alınarak hızla onanmasının sebebi işkence merkezini teşhir ettiğim içindir. Beni susturamadıkları için cezalandırıyorlar. Linç olayını kaldırımdan izledi iddialarına somut delil olmadan 2 ağırlaştırılmış müebbet ceza verilemeyeceğini herkes bilir." ifadeleri yer almaktadır.
Bu bağlamda;
SORULAR
Tarafima iletilen iddialar doğru mudur?
Ayten Öztürk'ün Lübnan'dan getirilmesinin sebebi nedir?
Ayten Öztürk'ün 6 ay boyunca işkence gördüğü iddiası doğru mudur? Eğer iddia doğruysa konuya ilişkin başlatılan bir soruşturma var mıdır? Soruşturma varsa akıbeti ne durumdadır?
Ayten Öztürk'ün linç olayına karıştığına dair hakkında verilen ifade dışında somut deliller var mıdır?
Ayten Öztürk'ün Ankara'daki arazide bulunduktan sonra tutuklanmasının sebebi nedir?
Ayten Öztürk'e verilen 2 ağırlaştırılmış müebbet cezasının sebebi nedir?
Ayten Öztürk'ün iddialarının araştırılarak yeniden yargılanması için bakanlık olarak yapılan çalışmalar var mıdır? Varsa bunlar nelerdir?
Bu önerge cevaplanmadı; bakanlığın bir cevap yazısı yok.
Hata bildir