İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
YAZILI SORU ÖNERGESİ · 7/16536 GEÇ CEVAPLANDI · 503 GÜN

Sincan Kadın Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun sağlık durumuna ilişkin

Kaynak göster

Öznur Bartin (DEM Parti), 18 Eylül 2024 tarihinde 7/16536 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 503 gün sonra, 3 Şubat 2026).

Öznur Bartin (DEM Parti, Hakkari). “Sincan Kadın Kapalı Cezaevinde bulunan bir mahkumun sağlık durumuna ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/16536, 18 Eylül 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-16536-sincan-kadin-kapali-cezaevinde-bulunan-bir-mahkumun-saglik-durumuna-iliskin (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/ad621633-fede-4dd8-9d83-0192095add41

Sade metin (Markdown) →

ÖNERGENİN YOLCULUĞU

  1. TBMM'ye verildi
  2. 15. gün
  3. Bakanlık cevapladı

Verilişten cevaba 503 gün. Tarihler TBMM kaydından.

Önerge metni

PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Aşağıdaki sorularımın, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından Anayasanın 98 ve İç Tüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Öznur Bartin

Türkiye'de hapishanelerde hasta mahpusların durumu, insan hakları örgütleri ve sivil toplum kuruluşları tarafından uzun süredir dile getirilen bir sorundur. İnsan Hakları Derneği'nin (İHD) verilerine göre, hapishanelerde 651'i ağır olmak üzere en az 1517 hasta mahpus bulunmaktadır. Hasta mahpusların yaşam mücadelesi verdiği bu hapishanelerde, yaşam hakkı ihlalleri giderek artmaktadır. Başta siyasetçiler ve gazeteciler olmak üzere, iktidara muhalif her kesim, sırf ifade özgürlüğünü kullandıkları için 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve özel yargılama biçimleri kullanılarak "terörist" ilan edilip cezaevlerine konulmaktadır.

Gerekçenin tamamını göster (13 paragraf daha)Gerekçeyi kısalt

MED-TUHADFED (Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Federasyonu) verilerine göre, cezaevlerinde 2021 yılında 52, 2022 yılında 78, 2023 yılında 43, ve 2024 yılının ilk altı ayında 26 mahpus yaşamını yitirmiştir. Aynı şekilde, Adalet Bakanlığı'nın verilerine göre 2018-2023 yılları arasında toplam 2.258 mahpus cezaevlerinde yaşamını yitirmiştir. Bu veriler, cezaevlerinde hasta mahpusların sağlık hizmetine erişiminin ciddi bir sorun teşkil ettiğini ve devletin yaşam hakkını koruma görevini yerine getirmediğini göstermektedir.

Bu kapsamda, ağır sağlık sorunları yaşayan hasta mahpus Özge Özbek, 2020 yılında beyninde tespit edilen tümör nedeniyle İstanbul Acıbadem Hastanesi'nde açık beyin ameliyatı geçirmiştir. Ameliyatın hemen ardından hastanede tutuklanarak Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi'ne götürülmüş, durumunun ağır olması sebebiyle İstanbul Adli Tıp Kurumu tarafından kendisine 3 aylık infaz erteleme kararı verilmiştir. Ancak bu süre bittikten sonra Özbek yeniden tutuklanmış ve Gebze Kadın Kapalı Cezaevi'ne gönderilmiştir. Sağlık durumunun kötüleşmesi üzerine yapılan başvurular sonucunda, Darıca Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden "cezaevi koşullarında kalamaz" raporu alınmış; ancak bu rapor Adli Tıp Kurumu tarafından kabul edilmemiş ve "cezaevinde kalabilir" raporu düzenlenmiştir.

Son olarak, Özbek 2023 yılı itibarıyla Sincan Kadın Kapalı Cezaevi'ne nakledilmiş olup, burada sık sık bayılmalar, baş dönmeleri, düşme ve yaralanmalar yaşamaktadır. 10 Temmuz 2023 tarihinde yaşadığı bir düşme sonucunda beyin kanaması geçirmiş, götürüldüğü hastanede beyninde yeni tümörlerin tespit edilmesine rağmen cezaevine geri gönderilmiştir. a İgrma1Z926 .16536

Özbek'in bu sağlık sorunları, tedavi edilmediği takdirde kalıcı hasarlar bırakabileceği ve yaşamını riske atabileceği bir noktaya ulaşmıştır.

Hasta mahpusların sağlık hizmetlerine erişimi hem Türkiye Anayasası hem de uluslararası hukuk normları tarafından güvence altına alınmıştır. Özge Özbek'in tahliye edilmesi gerektiğini belirten hukuki dayanaklar şu şekilde özetlenebilir:

Anayasa'nın 17. maddesi, "Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir" hükmünü içermektedir. Özge Özbek'in cezaevinde tutulmaya devam edilmesi, bu Anayasal hakkın ihlali anlamına gelmektedir.

"e Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi Madde 25: Bildirge, herkesin yeterli sağlık hizmetine erişim hakkını güvence altına alır. Hasta mahpuslar bu hakkın en savunmasız grupları arasındadır ve devlet onların tedaviye erişimini sağlamakla yükümlüdür. e Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Madde 2 (Yaşam Hakkı): Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne taraf olan Türkiye, yaşam hakkını korumakla yükümlüdür. Özge Özbek'in durumu, yaşam hakkı ihlaline işaret etmekte ve acil müdahale gerektirmektedir.

"e BM Mahpuslara Muamele Standart Minimum Kuralları (Nelson Mandela Kuralları): Bu kurallar, cezaevlerindeki mahpusların sağlık durumlarının gözetilmesini ve gerektiğinde tahliye edilmelerini öngörmektedir. Özge Özbek'in sağlık durumu, bu kurallar çerçevesinde değerlendirilerek acil tahliye gerektirmektedir.

İHD ve MED-TUHADFED gibi sivil toplum kuruluşlarının verileri, cezaevlerinde hasta mahpuslar arasında ölüm oranlarının giderek arttığını göstermektedir. İktidarın hasta mahpusların tedaviye erişimini sağlayamaması, sağlık hizmetleri konusunda ihmalkâr davranması ve yetersiz raporlara dayanarak tahliye başvurularını reddetmesi, ciddi insan hakları ihlallerine yol açmaktadır. Özellikle Adli Tıp Kurumu'nun beyin cerrahının imzasını taşımayan raporlarla karar alması, hukuki ve tıbbi açıdan sorgulanması gereken bir durumdur.

Türkiye'de hasta mahpusların yaşam hakları, iktidarın cezaevi politikaları ve sağlık hizmetlerine erişim konusundaki ihmalleri nedeniyle ciddi bir tehdit altındadır. Özge Özbek'in sağlık durumu, cezaevinde tutulmasının yaşam hakkı ihlaline yol açtığını göstermekte ve acil tahliyesi için gerekli adımların atılmasını zorunlu kılmaktadır.

İktidar, Özge Özbek'in ve diğer hasta mahpusların yaşam haklarını korumak için derhal harekete geçmeli ve cezaevi koşullarında tedavisi mümkün olmayan hasta mahpuslar için tahliye süreçlerini hızlandırmalıdır. Özge Özbek'in cezaevinde tutulmaya devam etmesi, geri döndürülemez zararlara ve insan hakları ihlallerine neden olmaktadır.

Adalet Bakanlığı'nın bu konuda üzerine düşen sorumlulukları yerine getirerek, Özge Özbek ve diğer ağır hasta mahpusların acil tahliyelerini sağlaması gerekmektedir.

Bu bağlamda;

SORULAR

  1. Özge Özbek'in cezaevi koşullarında kalamayacağına dair Darıca Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden alınan sağlık raporu neden Adli Tıp Kurumu tarafından reddedilmiştir? Beyin tümörü olan bir mahpusun sağlık durumu konusunda uzman bir hastanenin raporunu dikkate almamanızın gerekçesi nedir?

  2. Sincan Kadın Kapalı Cezaevi'nde sık sık bayılma, düşme ve beyin kanaması geçiren Özge Özbek'in sağlık durumu nasıl bir değerlendirmeye tabi tutulmuştur? Adli Tıp Kurumu'nun beyin cerrahının imzasını taşımayan raporlarla karar almasının hukuki dayanağı nedir?

  3. 2020 yılında beyin ameliyatı geçirmiş bir mahpusun, gerekli tıbbi desteği almadan cezaevinde tutulması, Anayasa'nın 17. maddesindeki "yaşama hakkı" ihlaline neden olmamakta mıdır? Bu konuda Adalet Bakanlığı bir inceleme başlatmayı planlıyor mudur?

  4. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin 25. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 2. maddesi uyarınca, hasta mahpusların sağlık hizmetlerine erişim hakkı güvence altına alınmıştır. Özge Özbek'in tahliye edilmemesi bu yükümlülüklere aykırı değil midir?

  5. Bir mahpusun cezaevi koşullarında kalamayacağına dair hastane raporları göz ardı edilerek cezaevinde tutulmaya devam edilmesi, iktidarın cezaevlerindeki mahpusların yaşam hakkını koruma görevine aykırı değil midir?

  6. Özge Özbek'in acil tahliye edilmesi için yürütülen hukuki süreçler neden hızlandırılmamaktadır? Sağlık durumunun kritik olduğuna dair ciddi bulgular varken, bu konuda daha fazla gecikme yaşanması durumunda bakanlık ne tür sorumluluk alacaktır?

  7. Mahpusların sağlık hizmetlerine erişiminin yetersiz olduğu yönünde insan hakları örgütleri tarafından uzun süredir dile getirilen sorunlar Adalet Bakanlığı tarafından nasıl değerlendirilmektedir? Bu sorunların çözümüne yönelik somut adımlar atılmış mıdır veya atılacak mıdır? i

  8. Cezaevlerindeki sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesi ve özellikle ağır hasta mahpuslar için tıbbi desteğin artırılması konusunda Adalet Bakanlığı'nın 2024 yılı itibarıyla herhangi bir yeni politikası var mıdır? Varsa bu politikaların uygulamaya geçirilme süreci nedir?

  9. Adli Tıp Kurumu'nun raporlarının doğruluğu ve güvenilirliği konusunda bir denetim mekanizması mevcut mudur? Özge Özbek gibi ağır sağlık sorunları olan mahpuslar için bağımsız bir sağlık kurulu oluşturulması planlanmakta mıdır?

  10. Son yıllarda cezaevlerinde yaşamını yitiren hasta mahpus sayısındaki artış, iktidarın mahpusların yaşam hakkını koruma yükümlülüğünü yerine getirmediğini göstermektedir. Bu konuda Adalet Bakanlığı'nın bir sorumluluk üstlenerek bu ölümleri önlemeye yönelik bir eylem planı var mıdır?

Bakanlığın cevabı

Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)

Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·

1503002 sayılı yazı.

İlgi yazınız ekinde alınan, Hakkâri Milletvekili Öznur Bartin tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/16536 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.

Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)

Mevzuat Genel Müdürlüğü

Sayı : E-56020453-610-1362-1077/1368 Konu : Yazılı soru önergesi 01/01/2026

Sayın Öznur BARTİN Hakkâri Milletvekili

Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/16536 Esas Nolu soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.

I- A) Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaş gibi tüm sağlık hizmetlerinden tıbbi gereklilik çerçevesinde ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda faydalanmakta olup, her türlü muayene ve tedavileri Devletin teminatı altında ve ücretsizdir. Hükümlü ve tutukluların beden ve ruh sağlığının korunması ve hastalıklarının tanısı için ilk muayene ve tedavi hizmetleri ceza infaz kurumlarında verilmekte; ileri tetkik, tedavi ve rehabilitasyon gerekenler Devlet hastanelerine, daha ileri sağlık hizmeti gerekenler ise üniversite hastanelerine sevk edilmektedir.

B) Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutuklulara ilişkin sağlık koşullarının düzenlenmesi ve sağlık hizmetine erişimin daha da etkili ve verimli hale gelebilmesi için 30/04/2009 tarihli Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı Arasında Ceza İnfaz Kurumlarındaki Sağlık Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkında Protokol ve 26/01/2017 tarihli Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları Arasında Düzenlenen Protokol hükümleri dikkate alınarak her türlü çalışma ve düzenleme yapılmaktadır.

C) Öte yandan; hastalığı nedeniyle Adli Tıp Kurumundan rapor bekleyen ya da tek başına öz bakım becerisini yapamayan ve başkasının bakımına muhtaç olan hasta tutuklu ve hükümlülerin barındırılması, rehabilite ve tedavilerini sağlamak amacıyla Metris ve Elazığ R Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumları ile Menemen R Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu faaliyete geçirilmiştir.

I- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun;

A) "Hapis cezasının infazının hastalık nedeni ile ertelenmesi" kenar başlıklı 16. maddesinin ikinci fıkrasında, akıl hastalığı dışındaki hastalıklarda cezanın infazına, resmi sağlık kuruluşlarının mahkumlara ayrılan bölümlerinde devam olunacağı, ancak bu durumda bile hapis cezasının infazının, mahkumun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa iyileşinceye kadar geri bırakılacağı; üçüncü fıkrasında, belirtilen geri bırakma kararının, Adli Tıp Kurumunca düzenlenen ya da Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet başsavcılığınca verileceği; altıncı fıkrasında ise maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır ve somut tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkumun cezasının infazının, üçüncü fikrada belirlenen usule göre

UY AP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap. gov.tr adresinden SE BgG3p - FENFSAN - S#V$O4Z - T/ RerUz ile erişebilirsin Mevzuat Genel Müdürlüğü iyileşinceye kadar geri bırakılabileceği,

B) "Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı" kenar başlıklı 105/A maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde, maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen ve koşullu salıverilmesine üç yıl veya daha az süre kalan hükümlülerin, bu durumlarını, Adli Tıp Kurumundan alınan veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumunca onaylanan bir raporla belgelendirmeleri ve diğer şartları da taşımaları hâlinde denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezanın infazı usulünden yararlanabileceği,

C) Geçici 6. maddesinin ikinci fıkrasında, 30/03/2020 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar ve İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar hariç olmak üzere; sıfir-altı yaş grubu çocuğu bulunan kadın hükümlüler ile yetmiş yaşını bitirmiş hükümlüler hakkında 105/A maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "iki yıl"lık sürenin, "dört yıl" olarak uygulanacağı; maruz kaldığı ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatını yalnız idame ettiremeyen altmışbeş yaşını bitirmiş hükümlülerin koşullu salıverilmeleri için ceza infaz kurumlarında geçirmeleri gereken sürelerin, azami süre sınırına bakılmaksızın 105/A maddesinde düzenlenen denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilebileceği; ağır hastalık, engellilik veya kocama hâlinin, Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca veya Adli Tıp Kurumunca düzenlenen bir raporla belgelendirileceği,

Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.

MI- Ankara Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen cevapta;

A) Soru önergesinde adı geçen hükümlünün Sincan Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmaktayken farklı tarihlerdeki şikâyetleriyle ilgili Kurum revirinde muayene edildiği gibi gerektiğinde Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüs Devlet Hastanesi, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi, Etlik Şehir Hastanesi ve Bilkent Şehir Hastanesinin ilgili polikliniklerinde muayene, tetkik ve tedavisinin yapıldığı, reçete edilen ilaçların kendisine teslim edildiği,

B) Adı geçenin, başlatılan infaz erteleme işlemleri kapsamında 21/04/2025 tarihinde Kurumdan tahliye edildiği,

©) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, Bildirilmiştir.

Yılmaz TUNÇ Bakan

UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden DEBgG3p - FONF4#N - S4#V404Z - T/RerUz ileerişebilirsin

Yılmaz TUNÇBakan

Metin otomatik okundu. 3 yer belgede seçilemedi. Yanlış okunan bir yer görürseniz bildirin. Hata bildir