Adana Suluca 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Cezaevinde bulunan bir mahkumun kötü muameleye maruz kaldığı iddiasına ilişkin
Kaynak göster
Heval Bozdağ (DEM Parti), 20 Eylül 2024 tarihinde 7/16540 esas numaralı yazılı soru önergesi verdi; muhatap: Adalet Bakanlığı. TBMM’nin kaydına göre süresi geçtikten sonra cevaplandı (verilişinden 235 gün sonra, 13 Mayıs 2025).
Heval Bozdağ (DEM Parti, Ağrı). “Adana Suluca 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Cezaevinde bulunan bir mahkumun kötü muameleye maruz kaldığı iddiasına ilişkin”. TBMM 28. Dönem yazılı soru önergesi 7/16540, 20 Eylül 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/soru-onergesi/7-16540-adana-suluca-1-nolu-yuksek-guvenlikli-cezaevinde-bulunan-bir-mahkumun-kotu-muameleye-maruz (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/Denetim/Yazili-Soru-Onergesi-Detay/21085e7c-01df-4d2d-b23a-01921f14eb94
ÖNERGENİN YOLCULUĞU
- TBMM'ye verildi
- 15. gün
- Bakanlık cevapladı
Verilişten cevaba 235 gün. Tarihler TBMM kaydından.
Önerge metni
PDF’ten yazıya döküldü · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Yılmaz TUNÇ tarafından Anayasanın 98'inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ıncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Dr. Heval BOZDAĞ Ağrı Milletvekili
Metin SERHAT isimli siyasi mahpus Elazığ 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan, Adana Suluca 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna ailesi ya da avukatlarına haber verilmeden sürgün edilmiştir. Ailesi, cezaevinde bulunan diğer mahpuslardan sürgün haberini alabilmiş, sürgün gerekçesini ise öğrenememişlerdir. Metin SERHAT sürgün edildiği cezaevi girişinde "çıplak arama" dayatmasına maruz kalmıştır. Metin SERHAT ile yapılan telefon görüşmesinde ailesine aktarımları şu şekildedir: "Bizi Adana'ya sürgün ettiler. Yüksek Güvenlikli Cezaevine kuyu tipi olanlardan. Cezaevi de yeni açılmış. Biz de yeni geldik çok fazla kişi yok burada, siyasi tutuklular olarak 11-12 kişiyiz. Biz burada tekli odalarda kalıyoruz. Cezaevi üç katlı, her birimiz bir odada kalıyoruz. Defter ve kitaplarımızı daha vermediler. Bizi buraya getirdikten sonra hesabımızdaki paraları da geç yatırdılar. Burası çok sıcak insan tahammül edemiyor. Kaldığımız bu cezaevi tekli hücrelerden oluşuyor pencereler yukarıda ve tel örgülü, bizi günde bir saat havalandırmaya çıkarıyorlar. Onun dışında kalan 23 saatte odada kalıyoruz ve kapılarımız kilitli. Onun dışında da iki haftada bir sadece bir saat spor hakkı veriyorlar. Yani şartları tam bir tecrit. Bize yaklaşimları'da "burası yüksek güvenlikli cezaevi ve kurallara uyacaksınız' tarzında ilerliyor. Cezaevine girdiğimizde bize çıplak arama dayattılar fakat biz kabul etmedik. Bize psikolojik savaş açmışlar, istiyorlar ki yalnız kalalım. "
Bu bağlamda;
SORULAR
Metin SERHAT isimli siyasi mahpusun nakil edilme gerekçesi nedir?
Aile yada avukatlarına Adana Suluca 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Cezaevine nakli heder haber verilmemiştir?
İ6SUOo
Metin SERHAT isimli siyasi mahpusun nakli 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik
Tedbirlerinin İnfazi Hakkında Kanun çerçevesinde ve mevzuata uygun şekilde yapılmış mıdır? Bakanlığınızca konu hakkında herhangi bir inceleme başlatılacak mıdır? Bakanlığınız Türkiye cezaevlerinde çıplak arama olmadığını iddia etse de tarafımıza ve komuoyuna tutuklu ve hükümlüler tarafından çıplak arama uygulamasının yapıldığına/dayatıldığına dair bilgiler yansımaktadır. Türkiye cezaevlerindeki çıplak arama iddialarına ilişkin bir açıklamanız olacak mıdır?
Ceza infaz kurumlarında tüm aramalar 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun çerçevesinde ve mevzuata uygun şekilde yapılmaktadır mıdır? İnsan onuru neden cezaevlerinde gözetilmemekte ve bu tür yöntemler Zorla tutuklu/hükümlülere dayatılmaktadır?
Türkiye'de hangi cezaevlerinde "çıplak arama" uygulamasının dayatıldığına ve uygulandığına dair Bakanlığınızca başlatılan herhangi bir soruşturma var mıdır?
Bu uygulamanın yapılacağına dair talimat kim ya da kimler tarafindan ve hangi gerekçeler ile verilmektedir?
Çıplak arama uygulaması cezaevi yönetimlerinin kendi kararları neticesinde mi uygulanmaktadır?
"Detaylı arama" adı altında keyfi biçimde onur kırıcı eylemlerde bulunan cezaevi yöneticileri hakkında başlatılmış bir soruşturma var mıdır?
Cezaevi idarelerinin mahpuslara yönelik kötü muamelede bulunmaları ve çıplak aramanın dayatılması Bakanlığınızca alınmış bir karar mıdır?
Özgürlüğünden mahrum kalma cezasının dışında bir cezalandırma yöntemi olarak Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumlarında uygulanan, insan onuruyla bağdaşmayan bu ağır tecrit ve izolasyon uygulamaları hukuken hapis cezası kavramıyla açıklanması mümkün olmadığı halde Bakanlığınızca nasıl uygulanabilmektedir? Anayasanın 17/1. Maddesi ile güvenceye alınmış kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı ile bağdaşmayan, kötü muamele ve zamana yayılmış işkence kavramlarıyla açıklanabilecek söz konusu bu uygulamalardan vazgeçilecek midir?
Tutuklu ve hükümlülerin insan onuruna uygun bir yaşam sürmeleri sağlanacak, yaşam ve sağlık hakları korunacak mıdır?
Bakanlığın cevabı
Taranmış belgeden okundu · Orijinal PDF ↗ (yeni sekmede açılır)Yılmaz Tunç, Adalet Bakanı ·
1503002 sayılı yazı.
İlgi yazınız ekinde alınan, Ağrı Milletvekili Heval Bozdağ tarafından Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/ 16540 Esas Nolu soru önergesine ilişkin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddesi uyarınca hazırlanan cevap ilişikte sunulmuştur.
Yılmaz TUNÇ Bakan Soru önergesi cevabı (1 adet)
UYAP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandaş.uyap.gov.tr adresinden ile erişebilirsin Sayı : E-56020453-610-1366-6142/8534 Konu : Yazılı soru önergesi 15./852025
Sayın Heval BOZDAĞ Ağrı Milletvekili
Bakanlığımıza yöneltilip yazılı olarak cevaplandırılması istenilen 7/16540 Esas Nolu Soru önergesinin cevabı aşağıda sunulmuştur.
I- Ceza ve infaz mevzuatımızda "siyasi mahpus" veya "siyasi tutuklu" kavramları bulunmamaktadır. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 2. maddesinde terör suçlusu, 3. maddesinde ise terör suçları tanımlanmıştır. Ayrıca 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun, hükümlülerin gruplandırılmasını düzenleyen 24. maddesi ile hükümlünün barındırılması ve yatırılmasını düzenleyen 63. maddesinde "terör suçluları"ndan söz edilmektedir. Buna göre ceza infaz kurumlarında, terör suçlarından hükümlü terör suçluları ile terör suçlarından tutuklu veya hükümözlü kişiler barındırılmaktadır.
11- 5275 sayılı Kanunun;
A) "İnfazda temel ilke" kenar başlıklı 2. maddesinin birinci fıkrasında, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin kuralların hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefi inanç, milli veya sosyal köken ve siyasi veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanacağı,
B) "Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları" kenar başlıklı 9. maddesinin ikinci ve dördüncü fıkralarında, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olanlar ile süresine bakılmaksızın, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek suçlarından veya bu örgütün faaliyeti çerçevesinde bu fikrada sayılan suçlardan mahkum olanların cezalarının, yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarında, bu kurumların ihtiyacı karşılama bakımından yetersiz olması hâlinde diğer kapalı ceza infaz kurumlarının yüksek güvenlikli bölümlerinde infaz edileceği,
Hükümlerine yer verildiği malumlarıdır.
Gerek yüksek güvenlikli kurumlarda gerekse diğer kapalı ceza infaz kurumlarında tecrit ve izolasyon şeklinde bir uygulama bulunmamaktadır.
I11- Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulara karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması ve bu tür şikâyet sebeplerinin ortadan kaldırılması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmıştır.
Bu çerçevede, ceza infaz kurumları; yargı denetimi kapsamında 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu ile oluşturulan infaz hâkimleri; idari denetim kapsamında Adalet Bakanlığı müfettişleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri; sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında 4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu hükümleri gereğince oluşturulan izleme kurulları; idari özerkliğe sahip kurumların denetimi kapsamında 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu uyarınca kurulan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu; parlamento denetimi ile erişebilirsin e Mevzuat Genel Müdürlüğü TM en <E 03 i ) ADALET BAKANLIĞI ,
57 ADALET BAKANLIĞI di Mevzuat Genel Müdürlüğü Tav kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ya da araştırma komisyonlarının başkan ve üyeleri; uluslararası denetim kapsamında Avrupa İşkencenin Önlenmesi Sözleşmesi gereğince Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi tarafından denetlenmesinin yanı sıra, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği ve Birleşmiş Milletler Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubu tarafından denetlenmektedir.
Ayrıca, Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Sözleşmeye Ek İhtiyari Protokolü (OPCAT),27/10/2011 tarihinde Ülkemiz bakımından yürürlüğe girmiştir. Bilindiği üzere, Ek Protokol çerçevesinde kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı gözaltı merkezleri ve ceza infaz kurumlarına Ek Protokolde belirtilen denetleme oorganınca ziyaretler düzenlenebilecektir.
Ceza infaz kurumları, yukarıda belirtilen hem ulusal hem de uluslararası bağımsız kuruluşlar tarafından düzenli aralıklarla haberli ve habersiz olarak ziyaret edilmekte, hükümlü ve tutukluların sağlık ve yaşam koşulları, iç güvenlik, sevk ve nakil işlemleriyle ilgili aksaklık ve eksiklikler yetkili mercilere bildirilmektedir.
Hükümlü ve tutuklular veya sivil toplum örgütleri, resmi ya da özel insan hakları kuruluşları tarafından yapılan başvurular titizlikle incelenmekte, adli ve idari yönden yapılan soruşturmalar sonucunda kusur ve ihmali olan görevliler hakkında yasal gereğine tevessül edilmektedir.
IV- Arama, 5275 sayılı Kanunun "Arama" kenar başlıklı 36. ve 28/3/2020 tarihli ve 2324 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmeliğin, "Arama, güvenlik tatbikatı ve sayım" kenar başlıklı 34. maddesinde düzenlenmiştir.
Arama hükümlerini düzenleyen ceza infaz mevzuatımız, Ülkemizin taraf olduğu sözleşmeler ve uluslararası düzenlemeler dikkate alınmak suretiyle hazırlanarak yürürlüğe konulmuştur. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere Avrupa Cezaevi Kuralları Hakkında REC (2006) 2 sayılı Tavsiye Kararının "Arama ve Kontroller" başlığını taşıyan 34. maddesinde, görevlilerin arama yaparken uyacakları detaylı prosedürlerin olması, arama yapılacak hallerin ve arama şekillerinin ulusal mevzuatta düzenlenmesi, aranan kişilerin küçük düşürülmemesi, aramanın hemcins olan görevliler tarafından yapılması gibi hususlara yer verilmiştir. Yönetmeliğin 34. maddesinde yer alan düzenleme de söz konusu Tavsiye Kararındaki hükümler ile paralellik arz etmektedir.
Aramanın amacı, kurumda bulundurulması yasak olan eşya ve kanunla yasaklanan uyuşturucu maddelerin yanı sıra telefon ve sim kartı gibi haberleşme araçları ile bıçak ve jilet gibi kesici ve bereleyici aletlerin kuruma girişinin önüne geçmektir. Ayrıca, terör örgütlerinin ceza infaz kurumundaki hükümlü ve tutuklularla bağlantılarını kesmek için örgütsel iletişim niteliğinde değerlendirilebilecek haberleşme evrak ve belgelerinin kuruma girişinin engellenmesi hedeflenmektedir.
Bu çerçevede insan onuru ve haysiyetine saygı ile utanma duygusunun ihlal edilmemesi esasları doğrultusunda yapılan aramalar, kurumların güvenliğinin sağlanabilmesi için tedbir amaçlı gerçekleştirilmekte olup, herhangi bir keyfi uygulama söz konusu değildir.
V- 5275 sayılı Kanunun;
A) "Hükümlülerin Nakilleri" başlıklı Dokuzuncu Bölümünün "Kendi istekleri ile nakil" kenar başlıklı 54. maddesinin birinci fıkrasında, hükümlülerin kendi istekleri ile bulundukları kurumdan başka kurumlara nakledilebilmeleri için; gitmek istedikleri kurumlardan durumlarına uygun en az üç yeri belirten bir dilekçe vermeleri, çocuk hükümlüler ile maddi durumunun yetersiz olduğunu belgelendiren hükümlüler hariç olmak naim j EE Ni ADALET BAKANLIĞI li Mevzuat Genel Müdürlüğü lv üzere nakil giderlerini peşin olarak ödemeyi kabul etmeleri, ceza infaz kurumlarında bulunması gereken sürenin üç aydan fazla olması, iyi hâl göstermeleri, disiplin cezası almamış veya kaldırılmış olması, istekte bulunulan kurumda yer, kapsama gücü ve sınıfının uygun bulunması ve tutukevi olmaması, mahkumiyet sürelerine uygun hükümlülerin barındırıldığı bir kurum olması, daha önce disiplin nedeniyle ayrılmak zorunda kaldıkları kurum olmaması gerektiği; ikinci fıkrasında ise bu hükümlülerin nakledildikleri kurumlarda, eğitim öğretim veya hastalık nedeniyle nakil hariç, bir yıl kalmak zorunda olduğu, çocuklar bakımından bu sürenin altı ay olarak uygulanacağı,
B) "Zorunlu nedenlerle nakil" kenar başlıklı 56. maddesinde, kurumların elverişsiz ve yetersiz kalması, kapsama gücünün aşılması, kullanılamaz hâle gelmesi, asayiş, güvenlik, doğal afet, yangın ve büyük onarım gibi zorunlu nedenlerle başka kurumlara nakledilmeleri gerekli görülen hükümlülerin, yargı çevresi dışında Adalet Bakanlığınca belirlenen ve konumlarına uygun olan diğer kurumlara nakledilebileceği,
Hükümlerinin yer aldığı malumlarıdır.
Ceza infaz mevzuatımızda "sürgün" şeklinde bir uygulama bulunmamakta olup başta zorunlu nakiller olmak üzere, hükümlü ve tutuklular mevzuata uygun olarak bulundukları ceza infaz kurumlarından, başka ceza infaz kurumlarına nakledilmektedirler. Hükümlü ve tutukluların sevklerinden önce gerekli sağlık kontrolleri yapılmakta ve güvenlik önlemleri alındıktan sonra nakil işlemleri gerçekleştirilmektedir.
VI 5275 sayılı Kanunun "Yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları" kenar başlıklı 9. maddesinin birinci fıkrasında; yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumlarının, iç ve dış güvenlik görevlilerine sahip, firara karşı teknik, mekanik, elektronik ve fiziki engellerle donatılmış, oda ve koridor kapıları sürekli kapalı tutulan, ancak mevzuatın belirttiği hâllerde aynı oda dışındaki hükümlüler arasında ve dış çevre ile temasların geçerli olduğu sıkı güvenlik rejimine tâbi hükümlülerin bir veya üç kişilik odalarda barındırıldıkları tesisler olduğu, bu kurumlarda bireysel veya grup hâlinde iyileştirme yöntemlerinin uygulandığı hükmüne yer verildiği malumlarıdır.
VI- Adana Cumhuriyet Başsavcılığıyla yapılan yazışmaya verilen 14/10/2024 tarihli cevapta;
A) Soru önergesinde adı geçen hükümlünün Elazığ | Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmaktayken 16/09/2024 tarihinde zorunlu nedenlerle Adana Suluca 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna nakledildiği,
B) Kurumda tüm iş ve işlemlerin mevzuat hükümlerine uygun olarak yürütüldüğü, C) Soru önergesinde belirtilen aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı,
Bildirilmiştir.
Yılmaz TUNÇ Bakan
Yılmaz TUNÇBakan